KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/204
- Karar no
- 2024/229
- Dava
- MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
- Dava tarihi
- 14/11/2022
Karar Metni
1.732 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin İngiltere'de faaliyet göstermek üzere ... şirketini kurduğunu, şirketin internet üzerinden köpeklere yönelik ürünler pazarladığını, müvekkilinin bu faaliyetler sırasında ürün temin etmek amacıyla davalı ile de görüştüğü ve kendisinden ürünler aldığını, tarafların arasında bir satış/tedarik sözleşmesi kurmaya karar verdiğini ancak davalının birtakım eylemleri sonrası sürecin akamete uğradığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının müvekkilince aktif bir şekilde kullanılan dava konusu markayı kendi adına tescil ettirdiğinin öğrenildiğini,
müvekkilinin ... ibaresini içerir bir sosyal medya hesabı açtığı, ... domain adresini tescil ettirdiğini, ... ibaresini içeren ürünlerin müvekkilinin talebi ve siparişi üzerine davalıca üretildiğini, davalının daha önce marka üzerinde herhangi bir hak iddiasının bulunmadığını, müvekkilinin marka üzerinde önceye dayalı hak sahipliğinin bulunduğu, SMK 10 maddesi gereği markanın müvekkiline devrinin gerekeceğini, devir talebinin kabul görmemesi halinde markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının hiçbir zaman "..." markasının hak sahibi veya yetkilisi olmadığını, müvekkiline ait markayı gizlice ve haksız yere kullanarak menfaat elde ettiğini, müvekkilinin markasının büyümesi sonrası davacının, müvekkiline ait ürünleri ...'da satmak maksadıyla müvekkili ile iletişime geçtiğini, davacının dosyaya sunduğu sözleşmenin imzalanmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki sözlü anlaşma kapsamında davacının satış yapması maksadıyla domain adının davacı adına tahsis edildiğini, sosyal medya hesabının açılmasının taraflar arasında kararlaştırıldığını,
davacı kullanımlarının müvekkilinin izniyle gerçekleştirildiğini, akabinde bu davanın açılmasının kötü niyeti gösterdiğini, davacının İngiltere'de "..." ve "..." markalarının tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından ilgili başvurulara itiraz edildiğini, davacının SMK 10. maddesi bağlamında devir talebinde bulunamayacağını, davanın reddini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
10/07/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 22.07.2021 tarihinde kayıt olunduğu, alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğu,
ilgili internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde içerik sağlayıcısının firma adının "...", açık adresinin "..., ..., ... ,..." olarak internet sitesinin "Şirket Bilgisi" sayfasında açıkça belirtildiği ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak "..." adıyla "..." vb. ürünlerin tanıtım yapıldığı internet sitesi olarak kullanıldığı,
davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin "..." adresinde davacı tarafından ne zamandan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2022 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve ilk arşivin 20 Mart 2022 olduğu ve tarihten bu yana davacı tarafından "..." adıyla "..." vb. ürünlerin tanıtımların yapıldığı internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği,
davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen karşı tarafın ilgili "..." ... sosyal medya hesabının "..." profil sayfası incelendiğinde hesap adının "..." yazılı olduğu, hesabın açılış tarihinin "Temmuz 2021" olduğu, hesaptan "618" farklı paylaşımın yapıldığı, hesaptan yapılan ilk paylaşımın "06 Aralık 2021" olduğu ve ilgili hesaptan yapılan paylaşımların içerikleri kontrol edildiğinde genel olarak "..." vb. ürünler olduğu tespit edilmiş olup ilgili hesaptan yapılan ilk paylaşımları bilişim değerlendirme kısmında sunulduğu, ayrıca ilgili ... hesabının tespite konu "..." internet sitesi ile bağlantılı olduğu,
tüm bu bulgular neticesinde bahsi geçen ... hesabı ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğu anlaşıldığı, bilişim incelemesi ve dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde erişilen ilk kullanım tarihlerinin davalı yanın marka tescil başvurusundan önce davacı yanın markayı kullanım yolu ile maruf hale getirdiğinin anlaşılmasına yeterli olmaması nedeni ile davalı yana ait ... kod numaralı marka bakımından SMK 10 maddesi bağlamında markanın devri koşullarının ve SMK 6/3 ve 6/9 maddeleri bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
04/11/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin devam ettiği, ilgili görüş ve kanaatlerini değişterecek herhangi bir durumun olmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının davacıya devredilmesi, devrin mümkün olmaması halinde markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir.
Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde ... numaralı "..." markasının,...ve ... sınıflarda davalı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
SMK 10.maddede: "Marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescillinin yapılması halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi mahkemeden, markasının kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu tescilin kendisine devredilmesini de talep edebilir" hükmü yer almaktadır. Markanın devri talebinde bulunabilmek için davacının, dava konusu markanın gerçek hak sahibi olması gerekmektedir. Sunulan delillerden; davacının, dava konusu marka üzerinde gerçek hak sahipliğini ispatlayamadığı, bu nedenle SMK 10. maddesi bağlamında markanın devri koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişiler tarafından yapılan incelemede: Davalının marka tescil başvurusundan önce davacının markayı kullanım yolu ile maruf hale getirdiğinin kanıtlanamadığı, bu nedenle ... numaralı markanın SMK 6/3 ve 6/9 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
DAVANIN REDDİNE
1-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından; peşin harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.12/12/2024
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/204, K. 2024/229, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama