KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/49 Esas
- Karar no
- 2024/233
- Dava
- MARKAYA TECAVÜZ TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI, MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT
- Dava tarihi
- 18/12/2023
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya tecavüz tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket yetkilisi ... Türk Patent nezdinde tescilli ... sayılı ''...'' isimli markanın sahibi olduğunu, müvekkili şirket ... tarihinde tescil edilmiş olup ticaret sicilinde tescilli ticaret unvanı ...
ŞİRKETİ biçiminde olduğunu, ticaret unvanının ayırıcı unsuru ''...'' ibaresinden oluştuğunu, müvekkil şirket, tescilli ticaret unvanı üzerinde tüm Türkiye'de geçerli TTK m.50 devamı hükümlerine göre Ticaret Unvanının korunmasını ve TTK m.54 ve devamı hükümlerine göre de Haksız Rekabet Koruması elde ettiğini, davalı ...
Şirketi 31.03.2014 tarihinde ...Şirketi ünvanı ile ... tarafından kurulduğunu, ilgili şirket zaman içerisinde ticaret ünvanında üçüncü kişileri aldatıcı nitelikte değişiklikler yaptığını ve ... unvanını ayırıcı ek olarak kullanma eylemleri müvekkili şirketin ticaret unvanı tescilinden doğan haklarını ihlal ederek haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı ve markalarıyla karışıklığa neden olan, davalı şirketin ...LTD. biçimindeki ticaret unvanınından...baresinin terkinine, müvekkilin ticaret unvanı tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan tüm fiillerin önlenmesi ve durdurulmasına, davalı şirketin ...
Ve ... Sınıftaki gıda ürünlerinin ticaretinde '...' ibareli ticaret unvanını veya bununla karışıklık yaratacak başka işaretlerin kullanmasının önlenmesini, davalı şirketin İTO kayıtlarından müvekkile ait internet adresi olan ... adresinin silinmesine yönelik ihtiyari tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirket lehine fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 Türk Lirası Maddi Tazminata ve 40.000 Türk Lirası Manevi Tazminata Hükmedilmesine,
müvekkili kararın ilanında ve kamuya duyurulmasında haklı bir sebebinin veya menfaatinin bulunması nedeniyle, masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği tespit edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; TPMK nezdinde tescilli ... sayılı ''...'' isimli markaya ve ticaret sicilinde tescilli ''... ŞİRKETİ'' ibareli ticaret unvanına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosyanın ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. -... K. ve 19/12/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. TPMK'ya yazılan yazımıza yanıt verildiği, dava dışı ... adına kayıtlı ... numaralı marka tescil dosyasının gönderildiği ve davalı " ...Şti " nin ticaret sicil kayıtlarının dosyada mübrez olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın TPMK nezdinde tescilli...sayılı ''...'' isimli markanın ve ticaret sicilinde tescilli ticaret unvanının ... ŞİRKETİ biçiminde olması ile birlikte davalı şirketin, ... ibareli ticaret unvanının aynısını veya karışıklığa neden olacak benzerini kullanarak ticari faaliyette bulunmasına dayalı eylemlerinin davacının ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün durdurulması,
men'i ve kaldırılması ve davalı tarafın maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde talep ettiği, tescilli marka yönünden markaya tecavüz hükümleri uygulandığından bahisle davacının, TPMK nezdinde tescil edilmiş bir tescilli marka hakkına dayandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın çözümünde Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile karar verilmesi ve kararın istinaf edilmemesi ile birlikte gelinen aşamada uyuşmazlığın, davacı şirketin marka hakkına tecavüz hükümleri kapsamında hukuki koruma talep edebilme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Hukukun uygulanması başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi uyarınca Hâkim, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlüdür. Dolayısıyla bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.
Bu kapsamda dava dilekçesi içeriğinde davacı tarafça tescilli markaya yönelik karıştırılma eylemi iddiası ile ticaret unvanına dayalı tecavüz istemleri ileri sürülmüş ise de Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7. maddesi gereğince; bu Kanunla sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edilmesi mümkün olup tescilli marka sahibinin, SMK'nın 7/3-e maddesi gereğince işaretin ticaret unvanı olarak kullanılmasını engelleme hakkı mevcuttur.
Bununla birlikte somut olayda davacı şirketin tescilli marka sahibi olmadığı sabittir.
Teorik düzeyde doktrin ve uygulama düzeyinde yargısal içtihatlar kapsamında istikrarlı şekilde belirtildiği üzere; husumet yahut diğer bir ifade ile sıfat, (defi olmayıp) itiraz olduğundan, diğer itirazlar gibi hâkim tarafından (taraf sıfatının) resen nazara alınması gerekmektedir. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu sübjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir konu olup tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur.
Aksi durumda davacı yönünden aktif, davalı yönünden ise pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekecektir.
İşbu hukuksal kabul ışığında; davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında yapılan değerlendirmede, SMK'nın 7. maddesi gereğince marka koruması tescil yolu ile elde edilmekte olup marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olması nedeni ile tescilli marka sahibi olmadığı anlaşılan davacı şirketin aktif husumet ehliyetini hâiz olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/49, K. 2024/233, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama