KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2026
- Esas no
- 2024/179 Esas
- Karar no
- 2026/86
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
1.890 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DİLEKÇELER AŞAMASI
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olup gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, müvekkilinin tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulmakta olduğunu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin ulaşması akabinde;
huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1(bir) adet “...” marka ve logolu forma takımı satın alınmış ve satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slip dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık gelmekte olduğunu,
davalı tarafa ait işletmeden satın alınan ve dilekçe ekinde sunulan ürüne ait görseller ile vekil edeni adına tescilli markalara ilişkin tabloya dava dilekçesine yer verilmiş olduğunu beyan edilerek davalıya ait iş yeri adresinde hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise;
işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/ veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına,
6769 sayılı SMK'nın 149/1-d hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmemiştir.
II.DELİLLER
A.TPMK Kayıtları Davaya konu TPMK kayıtlarının gönderildiği görüldü. B.Bilirkişi Raporları
1.11/11/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Tespit talep edilen “...” adresinde tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, ilgili kullanımlar ile talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve buna binaen ilgili kullanımların talep eden yan adına tescilli markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, tespit mahalinde bulunan ürünlerin malzeme ve işçilik kalitesi göz önünde bulundurulduğunda orijinal ürünler olmadıklarının değerlendirilebileceği, “..." adresinde yer alan işletmede,
mahalde bulunan Pos cihazı üzerinde yer alan fiş üzerinden görüldüğü üzere ... Vergi Kimlik Numaralı... isimli şahsın ticari faaliyet gösterdiğinin değerlendirilebileceği bildirilmiştir.
2.09/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı tarafça davalı işyerinden satın alındığından bahisle dava dosyasına sunulmuş olan ürünün yukarıda karşılaştırmalı olarak incelendiğinde orijinal ürün olmadığı, ürün ile sunulmuş olan satın alma fişine göre satıcı bilgilerinin ..., iş yeri adresinin ...ve ürün fiyatının 1.000,00 TL olduğu, ürün açıklamasının ayakkabı olarak yer aldığı, 14.11.2024 tarihli dosyada mübrez bilirkişi raporu ve ekinde sunulan tutanağa göre davalıya ait ... iş yeri adresinde 13.11.2014 tarihinde inceleme yapıldığı, 100 adet alt üst forma tespit edildiği,
inceleme yapılan iş yerinin davalı ....'a ait olduğunun anlaşıldığı, tespit edilen formaların orijinal ürün olmadığı, tespit edilen ürünlerin davacı markası ile iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunun rapor edilmiş olduğu, bilirkişi raporu ile sunulan davalı iş yerinden alınmış olan fiş üzerinde yer alan iş yeri bilgilerinin, davacı tarafça sunulan fiş bilgileri ile aynı olduğu,
davalıya ait iş yerinde yapılan incelemeye ilişkin tutulan tutanak ve bilirkişi raporunda yer verilen resimlere göre bilirkişi marifeti ile tespit edilmiş 100 adet alt üst forma ürünün iş yeri içerinde satışa hazır vaziyette sergilenmekte olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça dava dosyasına sunulmuş tişört forma ürünü ile dava dosyasında mübrez bilirkişi raporunda yer verilen alt - üst forma tekstil - giyim ürünleri üzerinde kullanılan marka ibare ve şeklinin davacı tescilli marka ibare ve şekli ile bire bir aynı olduğu ve taraf marka kullanımlarının aynı sınıfta örtüşmekte olduğu,
takdir ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere, davacı tarafça dava dosyasına sunulmuş tişört forma ürünü ile dava dosyasında mübrez bilirkişi raporunda yer verilen davalı iş yerinde tespit edilmiş tekstil ürünleri üzerinde davacıya ait ... başvuru nolu şekilli markanın, davacı marka tescil sınıfı kapsamında kalan ...
Sınıf ürünler üzerinde bire bir aynen kullanılmış olduğu ve bu kapsamda davalı marka kullanımlarının SMK Madde 7/2-a uyarınca marka ihlalini oluşturduğu bildirilmiştir.
III.DAVA VE UYUŞMAZLIK
Davada uyuşmazlığın; Davacıya ait tescilli tanınmış "..." markalı ürünlerin taklitlerinin davalı tarafından üretim ve satışının yapılması nedeniyle davacı yana ait tescilli markaya tecavüz oluşturduğunun tespiti, önlenmesi, taklit ürünlere el konulması hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
IV.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
TPMK kayıtları, dava dilekçeleri, delil dilekçeleri konu kayıtlar, 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ve ilgili diğer deliller kapsamında dosya kül halinde incelendiğinde;
Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklife dilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır. (TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491)
Davacıların marka haklarına tecavüz edilerek ihlal edildiği iddiasına istinaden gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme; marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir.
7. maddede “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.
Buna göre, tescilli markanın aynısının/benzerinin aynı/benzer mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır.
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ... E.,...
K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E., ... K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T....
E.... nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır.
Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan.
“Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında tecavüz eylemlerinin değerlendirilmesinde;
14.11.2024 tarihli dosyada mübrez bilirkişi raporu ve ekinde sunulan tutanağagöre davalıya ait ... iş yeri adresinde 13.11.2014 tarihinde inceleme yapıldığı, 100 adet alt üst forma tespit edildiği, inceleme yapılan iş yerinin davalı ...'a ait olduğunun anlaşıldığı, tespit edilen formaların orijinal ürün olmadığı, tespit edilen ürünlerin davacı markası ile iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunun rapor edilmiş olduğu, bilirkişi raporu ile sunulan davalı iş yerinden alınmış olan fiş üzerinde yer alan iş yeri bilgilerinin, davacı tarafça sunulan fiş bilgileri ile aynı olduğu,
davalıya ait iş yerinde yapılan incelemeye ilişkin tutulan tutanak ve bilirkişi raporunda yer verilen resimlere göre bilirkişi marifeti ile tespit edilmiş 100 adet alt üst forma ürünün iş yeri içerinde satışa hazır vaziyette sergilenmekte olduğu tespit edilmiştir.
İncelenen davacı tarafça sunulan orijinal ürünlerde; kullanılan etiket, kumaş ve baskı kalitesinin daha net ve düzgün olduğu, ürün renginin canlı ve parlak olduğu, ürünlerde iç ve dış dikişlerin çok düzgün, çıkan, sallanan iplik olmadığı, dikişlerin cetvelle çizilmişçesine doğrusal olduğu, şekil ve işçilik kalitesinin, logo baskılarının kalitesi ile dokuma ve boya kalitesinin yüksek olduğu, ana malzemenin yüksek kalitede olduğu, ürünün bütününün düzgün orantılı ve simetrik olduğu, hatasız ölçülerde olduğu, orijinal ürün satış fiyatının ... web sitesinde büyükler için tişört forma ürününde rapor tarihinde en düşük fiyatının 2.999,99TL (...), şort forma ürününde rapor tarihinde en düşük fiyatının 2.499,99TL ... olarak yer aldığı görülmektedir.
Davalı taraf iş yerinde ele geçirilen taklit ürünler incelendiğinde ise;
Kullanılan kumaş ve baskı kalitesinin düşük olduğu, ürün renginin cansız ve soluk olduğu, ürünlerde bulunan dikişlerin aynı biçimde olmadığı, standart olmadığı, şekil ve işçilik kalitesinin, logo baskısının kalitesinin düşük olduğu, ana malzeme kalitesinin zayıf olduğu, ürünün şekil ve duruşunun genel olarak düzgün olmadığı, ucuz ham maddeden yapıldığı, davacı tarafça sunulan satın alma fişine göre tişört forma ürün satış fiyatının 1.000,00 TL olarak orijinal ürün satış rakamından düşük olduğu görülmektedir. Orijinal olmayan ürünlerin fotoğrafları bilirkişi raporlarında bulunmaktadır.
Davacı tarafça dava dosyasına sunulmuş tişört forma ürünü ile dava dosyasında mübrez bilirkişi raporlarında da yer verilen alt - üst forma tekstil - giyim ürünleri üzerinde kullanılan marka ibare ve şeklinin davacı tescilli marka ibare ve şekli ile bire bir aynı olduğu görülmüş olup marka kullanımı davacı tescilli markası ile ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığı tespit edilmiştir.
Markalar arası benzerlik karşılaştırması yapılır iken dikkate alınacak kriterlerden bir tanesi de markaların “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler” kapsamında kalıp kalmadığı olacaktır.
Davacı markaları ... Sınıfta “iç - dış giysiler” alt grubunda tescilli olup davacı tarafça dava dosyasına sunulmuş tişört forma ürünü ile dava dosyasında mübrez bilirkişi raporlarında yer verilen alt - üst forma ürünlerin de tekstil - giyim ürünleri olduğu ve bu ürünler üzerinde marka kullanımının .... Sınıfta “iç - dış giysiler” Alt grubu kapsamında kaldığı, bu kapsamda taraf marka kullanımlarının aynı sınıfta örtüştüğü görülmüştür.
Dosya kül halinde değerlendirildiğinde davacı tarafça dava dosyasına sunulmuş tişört forma ürünü ile dava dosyasında mübrez bilirkişi raporlarında yer verilen davalı iş yerinde tespit edilmiş tekstil ürünleri üzerinde davacıya ait ... başvuru nolu şekilli markanın, davacı marka tescil sınıfı kapsamında kalan ... Sınıf ürünler üzerinde bire bir aynen kullanılmış olduğu ve bu kapsamda davalı marka kullanımlarının SMK Madde 7/2-a uyarınca marka ihlalini oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılarak davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüze neden olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulması yönünde hüküm tahsis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/179, K. 2026/86, 18 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama