İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/55 K.2026/75

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2025/55Karar2026/75Tarih4 Mart 2026Okuma13 dk · 2.523 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
4 Mart 2026
Esas no
2025/55 Esas
Karar no
2026/75
Dava
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.523 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I.DİLEKÇELER AŞAMASI

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket grup şirketleri ile birlikte kuyumculuk sektöründe ve borsada da aracı kuruluş olarak faaliyet gösteren, kuyumculuk sektöründe ürünlerindeki yüksek kalite ile tanınan ve tüm Türkiye'de gerek sektördeki şirketler ve gerekse tüketiciler tarafından tanınmış saygın bir şirket ve şirketler topluluğu olduğunu, müvekkili şirketin eski unvanları ... A.Ş., ... A.Ş. grup şirketleri ise ... Tic, A.Ş., ... Şti., ...

A.Ş olduğunu, müvekkili şirketin ... markası T.C.

Türk Patent Enstitüsü Markalar siciline ... tarihinde .. no ile tescil edilmiştir. ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., .... müvekkilin markaları olduğunu, müvekkili şirket tarafından, davalı şirketin ticaret unvanında müvekkil şirkete ait “...” markasını kullandığını, internet sitesinde ve yine internet üzerinde yer alan görsellerde "..." markasını öne çıkararak ve esas unsur şeklinde kullandığı tespit edildiğini, bu tespit akabinde müvekkil şirket yetkilileri sözlü olarak davalı şirket ile iletişim kurmuş ise de olumlu bir geri dönüş alamamış olduğunu, akabinde taraflarınca ...

16.Noterliği'nin ... tarih ve ... Yev.

Nolu ihtarnamesi keşide edilerek özetle markanın haksız kullanımına son verilmesini, ticaret ünvanından terkini ihtar edildiğini, iş bu ihtarnameye davalı tarafça cevap verilmiş olup, kullanıma devam edecekleri taraflarına bildirdiklerini, davalı şirketin unvanında kullandığı ve öne çıkardığı "..." ibaresi, müvekkil şirkete ait "..." markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmakta olduğunu, bu şekli ile kullanım ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek, karıştırma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğunu,

müvekkili şirket ve grup şirketleri ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin müvekkili şirkete ait markayı ticaret unvanında esaslı unsur olarak kullandığı açık ve net olduğunu, davalının ticaret unvanını markasal olarak kullanması da şart olmadığı gibi aslolan tanıtma işaretlerinin iltibas tehlikesine yol açıp açmadığını, resmi kuruluşu 2003 yılına dayanan müvekkil şirketin 2003 yılından bu yana "..." markasını hem ticari unvanında ve hem de ürünlerinde kullandığını,

tüm grup şirketlerinin aynı markayı unvanlarında kullandıkları ve dolayısıyla davalı şirketin resmi kuruluşu olan 2018 yılından çok önce marka haklarına sahip olduğunu, hukuki korumanın da müvekkili şirketin markasına ait olduğu İzahtan vareste olduğunu, müvekkili şirkete ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men'ine, müvekkili şirkete ait markanın davalıya ait ticaret unvanından terkinine, terkin kararının sicile işlenmek üzere ...

Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesini, müvekkili şirkete ait markanın davalı şirket tarafından her türlü kullanımına son verilmesini, hükmün masrafı davalı tarafça karşılanmak üzere tirajı en yüksek beş gazeteden biri ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı, dilekçesinde kendi adına tescilli “...” ibaresinin müvekkil şirketin ticaret unvanında kullanıldığını iddia ederek marka hakkına tecavüzün tespitini talep etmiş ise de, davacı adına tescilli marka içeriğindeki “...” ibaresinin müvekkili şirket tarafından sadece ticaret unvanında kullanılması marka hakkına tecavüz oluşturmayacağını, her ne kadar 6769 sayılı SMK m.7/3-e maddesine göre işaretin ticaret unvanında yer alması durumunda marka hakkına tecavüzün mümkün olabileceği belirtilmiş ise de kanun koyucunun bu maddeyi koymaktaki amacı,

işaretin markasal kullanımının söz konusu olması durumu olduğunu, dava konusu iddia ve taleplere gelince, davacının tescilli markası olup "... ve renk unsurlarından oluşmakta olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanı ise ...

A.Ş. olup yukarıda da belirtildiği gibi davacıya ait marka içeriğindeki ibare, ticaret unvanında kullanılmış ise bile söz konusu ibarenin markasal kullanımı söz konusu olmadığından marka hakkına tecavüzü mümkün olmadığını, müvekkili şirket gerek internet sitesinde gerekse diğer iş ve işlemlerinde şeklinde logo kullanmakta olup kullandığı logonun davacının tescil ettirdiği isim ve şekil ile hiçbir alakasının bulunmadığı rahat bir şekilde görüleceğini, davacı şirket tescil ettirdiği markada “Nil” ibaresini yuvarlak bir şekil içerisinde kullanmış,

müvekkili şirket ise internet sitesindeki logosunda “...” harfini sekizgen bir şekil içerisinde kullanmış ve yanına değişik bir yazı stiliyle “...” yazdığının görüleceğini, bu iki şeklin birbirinden tamamen farklı olduğu ortada olup müvekkil şirketin markasal bir kullanımı olmadığından davacının marka hakkına tecavüzün tespiti talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı, kendi adına tescilli markalardan “...” ibaresi soyut, coğrafi veya şahsi bir kelimeden ibaret olup tek başına korunabilirliği mümkün olmadığını,

söz konusu ibare herkesçe kullanılabilen bir isim veya coğrafi bir yer adı olarak (...vs.) kullanılabilmesi nedeniyle bu ibarenin yazı olarak başka bir firma tarafından kullanılması marka hakkına tecavüz oluşturmaz. “...” ibaresi bir çok farklı sektörde de kullanıldığı gibi müvekkili şirket ve davacı şirketin faaliyette bulunduğu sektörlerde de çokça kullanılmakta olduğunu, müvekkili şirketin unvanı "...

A.Ş." olup, “...” ibaresi hiçbir zaman tek başına kullanılmamış, görsel ya da tanıtıcı nitelikte markasal bir rol üstlenmemiş olduğunu, bu ibare yalnızca unvanın ayrılmaz bir parçası olarak kullanılmakta, ticari evrak ve belgelerde de bu şekilde veya “...” olarak yer almakta olduğunu, davacının iddiasının aksine, bir ibarenin ticaret unvanında bulunması tek başına markasal kullanım anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirketin logosunda, tanıtımlarında ya da ürün etiketlerinde “...” ibaresinin ayırt edici bir marka gibi ön plana çıkarılması söz konusu olmadığını,

davacı taraf ile müvekkili şirketin sektörel olarak “...” alanında faaliyet gösteriyor olması, karıştırılma ihtimalini doğurmayacağını, zira her iki şirketin faaliyet konusu ve hizmet sınıfları temelde farklı olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet alanı, yalnızca “değerli madenlerin toptan ticareti” ile sınırlıdır.

(NACE kodu: 46.72.03) şirketin internet sitesinde de ticaretin uluslararası yapıldığı, ithalat ve ihracat işlemlerinde öncülük ettiği görülmekte olduğunu, şirketin altın alım-satımına dair herhangi bir ofis, şube, kuyumcu dükkanı vs, işyeri bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin borsada işlem yapmakta olup uluslararası ithalat ihracat yapmakta olduğunu, davacı şirketin faaliyet alanı ise işlenmemiş altın üretimi, kuyumculuk mamullerinin perakende satışı, mücevher imalatı ve diğer işleme hizmetlerini kapsamakta olduğunu, bu fark, markaların ve ticaret unvanlarının hitap ettiği müşteri kitlesini,

sunulan hizmetlerin mahiyetini ve kullanım alanlarını doğrudan etkilemekte, karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmakta olduğunu, her iki şirketin hedef kitlesi düşünüldüğünde karıştırılma ihtimali mümkün olmadığını, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Cevaba cevap dilekçesi sunulmamıştır.

II.DELİLLER

A.TPMK Kayıtları Davaya konu marka tescil belgeleri celp edilmiştir. B.Bilirkişi Raporları

1.29/01/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Her iki tarafın da iştigal alanlarının değerli madenler, kuyumculuk ürünleri üzerinde olduğu, bu nedenle davalının illerinin davacı marka tesciline konu sınıfların alanına girdiği, davalı yanın “...” asli unsurunu ihtiva eden davacı markası ile aynı ve benzer sınıfta olarak kabul edilebilecek kullanımlarının, davacı yanın ... asli unsurlu markalarından ayrıştırılacak mahiyette olmadığı, bu kullanımların ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak kadar benzerlik teşkil ettiği, davacı yanın ... asli unsurlu ticaret unvanının ilk olarak ...

Ticaret Sicil Odası'nda... tarihinde tescil edildiği, Davacının ilk tescilli markası...numaralı ... markasının tescil başvurusunun ise 23.03.2001 tarihinde yapıldığı.

Davalı ...ŞİRKETİ'nin ... asli unsurlu ticaret unvanının ise 19.04.2018 tarihinde Ticaret Odası'na kaydedildiği, davalı yanın ticaret unvanında tescillemiş olduğu ... asli unsurlu ibarenin şekli eklemeler ile kelime unsuru olarak markasal biçimde de kullanıldığı, Bu kullanımlarda eklenen şekli unsur ile tali kıymetli madenler ibaresinin davacı markasından ayrıştırılabilecek kadar ayırt edicilik katmadığı, diğer yandan ticaret unvanında bu ibarenin da gözetildiğinde davalının tüm bu eylemlerinin davacı markalarına tecavüz teşkil ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır.

III.DAVA VE UYUŞMAZLIK

Davada uyuşmazlığın; Davalının markasının, davacının markasına tecavüz ettiğinin tespiti, men'i, ref'i noktasında toplandığı anlaşıldı.

IV.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

TPMK kayıtları, dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, delil dilekçelerine konu kayıtlar, müzekkere cevapları, 29/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ve ilgili diğer deliller kapsamında dosya kül halinde incelendiğinde;

Huzurdaki davada davacı yan, davalı şirketin ticaret unvanında ve internet sitesinde müvekkili adına tescilli NİL asli unsurlu markasını kullandığını ve bu markayı öne çıkararak esas unsur şeklinde kullandığı, bu fiillerin markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitine konudur.

6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre tescilli marka ile aynı veya benzer sınıfta aynı veya benzer mal/hizmetlerin kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.

Davacının marka hakkına tecavüz iddialarını değerlendirmek maksadıyla davacı yan adına tescilli, dava dilekçesinde mesnet gösterilen ... markası ile davalının kullanımlarının aynı/benzer sınıfta olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

Davacı yanın markası “Taklitleri (imitasyon) de dahil mücevherler ve değerli taşlar, değerli metaller ile bunların alaşımları ve bunlardan mamul veya bunlarla kaplanmış eşyalardan takılar mücevherler: Kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar, halhallar, bilezikler, yüzükler, altınlar, takılar, mücevherler ve kıymetli taşlar, madalyonlar, saatler ve zaman ölçme cihazları: Kronometreler, metronomlar (rakkaslar) ve parçaları, saat kordonları, takılar hariç değerli metallerden ve bunların alaşımlarından yapılmış veya bunlarla kaplanmış eşyalar: Süs eşyaları, heykeller, biblolar, vazolar, spor müsabakalarında verilen kupalar.” Mallarında yani kuyumculuk eşyalarında tescilli olduğu görülmüştür.

Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklife dilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır. (TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491)

Davacıların marka haklarına tecavüz edilerek ihlal edildiği iddiasına istinaden gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme; marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir.

7. maddede “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.

Buna göre, tescilli markanın aynısının/benzerinin aynı/benzer mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır.

Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ... E., ...

K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E.,... K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., ...

E.... nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır.

Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan.

“Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında tecavüz eylemlerinin değerlendirilmesinde;

Bilirkişi raporu sayfa 5-6 da yer aldığı üzere davacı ve davalı taraf kullanımlarının görsel karşılaştırmaları incelendiğinde; davacı yanın ... numaralı markası kelime markası olup kelime unsuru “...” ibaresinden ibarettir. Davacının diğer markaları ise “...” kelimesi asli unsur korunmakla içerisinde “...” yazan çember şekline haizdir. Davacının içerisinde ...şekli asli unsurlu unvanı ve ... numaralı markasını ihtiva eden “...” kelimesi ile yanına eklenen ve kuyumculuk/kıymetli madenler alanına ilişkin olan sektörel tali unsurlardır.

Davalı yanın kullanımları incelendiğinde ise; asli şekil unsuru iki karenin köşelerden çapraz olacak şekilde üst üste hizalanmış ve içerisinde...harfi bulunan şekil unsuru ile kelime unsurunun “...” şeklinde yer aldığı, tali unsurun ise Kıymetli Madenler şeklinde belirtildiği görülmüştür.

Tarafların markasal kullanımları karşılaştırıldığında vurgulanan ve öne çıkarılan asli unsurun her iki kullanımda da “...” ibaresi üzerinde olduğu görülmüştür.

Dosya kapsamında yer alan görsel karşılaştırmaları incelendiğinde davalı yanın “...” asli unsurunu ihtiva eden davacı markası ile aynı ve benzer sınıfta olarak kabul edilebilecek kullanımlarının, davacı yanın “...” asli unsurlu markalarından ayrıştırılacak mahiyette olmadığı, bu kullanımların ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak kadar benzerlik teşkil ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Diğer yandan dosya somutunda mevcut ticaret sicil kayıtları üzerinde gerçekleştirilen incelemelerde, davacı yanın “...” asli unsurlu ticaret unvanının ilk olarak ... Ticaret Sicil Odası'nda 17.01.2003 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Davacının ilk tescilli markası ... numaralı “...” markasının tescil başvurusunun ise 23.03.2001 tarihinde yapıldığı görülmüştür.

Davalı yanın ise ... asli unsurlu ticaret unvanını 19.04.2018 tarihinde Ticaret Odası'na kaydedildiği görülmüştür.

6769 Sayılı SMK'nın 7/3 maddesinin e bendi, “İşaretin ticaret unvanına da işletme adı olarak kullanılması” şeklinde bu fiili marka hakkına tecavüz olarak düzenlemiştir.

SMK'nın 6. Maddesi ise “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” hükmünü havidir.

Herhangi bir işaretin marka gibi kullanılması “Markasal kullanım” olarak adlandırılmaktadır. Bir işaretin marka olarak kullanılıp kullanılmadığı ise o işaretle karşı karşıya gelen ortalama niteliklere sahip bir tüketicinin algısına göre belirlenmelidir. Şayet ortalama tüketici, o işareti bir mal veya hizmetin markası gibi algılıyorsa markasal kullanımdan söz edilecektir. Markasal kullanımdan söz edebilmek için işaretin sadece mal veya hizmet üzerinde kullanılması zorunlu olmayıp, ilanlarda, kataloglarda, ticari belgelerde kullanılması mal veya hizmetle bağlantılı olarak markasal etki doğuracak şekildeki tüm kullanımları markasal kullanım oluşturacaktır. (Bilge, Mehmet Emin; Ticari Ad ve İşaretler Arasında Karıştırılma Tehlikesi, Ankara, 2014, s. 116)

Dosya somutunda mevcut tüm bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere davalı yanın "..." şeklindeki kullanımı ile davacı yanın markalarının tescilli olduğu sınıftaki aynı ve benzer mal ve hizmetlerde olduğu görülmüştür.

Her iki tarafında iştigal alanının değerli madenler ve kuyumculuk ürünleri üzerinde olduğu, davalı yanın ticaret unvanında tescillemiş olduğu “NİL” asli unsurlu ibarenin şekli eklemeler ile kelime unsuru olarak markasal biçimde de kullanıldığı, bu kullanımlarda eklenen şekli unsur ile tali kıymetli madenler ibaresinin davacı markasından ayrıştırılabilecek kadar ayırt edicilik katmadığı, diğer yandan ticaret unvanında bu ibarenin markasal olarak kullanıldığı da gözetildiğinde davalının tüm bu eylemlerinin davacı markalarına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılarak,

davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüze neden olduğunun tespitine, tecavüzün men'ine ve davalının ticaret unvanından ''NİL' ibaresinin terkinine dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

Davacının haksız rekabet yönünden taleplerinin değerlendirilmesinde ise; Yargıtay 11.HD’nin... esas - ... karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre : 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından, kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin reddine dair karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

DAVANIN KISMEN KABULÜNE

1-Davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüze neden olduğunun tespitine, tecavüzün men'ine,

2- Yargıtay 11.HD’nin ... esas -... karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre : 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin REDDİNE,

3-Davalının ticaret unvanından ''...' ibaresinin terkinine karar kesinleştiğinde ticari sicil müdürlüğüne gönderilmesine,

4-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde; SMK m.149/1/g gereği, masrafları davalılardan alınmak üzere, tirajı yüksek ülke genelinde yayın yapan bir gazetede takdiren 1 kez yayınlanmasına,

A-) Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 615,40.-TL harçtan mahsubu ile bakiye harç 116,60.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

B-) Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

C-) Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

D-) Davacı tarafından yapılan 7.970,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

E-)Davalı yanın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

F-)Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 04/03/2026

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/55, K. 2026/75, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. I.dilekçeler Aşaması
  5. Iı.deliller
  6. Iıı.dava Ve Uyuşmazlık
  7. Iv.delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Davanın Kısmen Kabulüne
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/55
Karar No
2026/75
Tarih
4 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/55 K.2026/38
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2025/56 K.2026/365
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/57 K.2026/191
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/57 K.2026/488
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/57 K.2026/239
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/57 K.2026/289

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.