KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Esas no
- 2018/1147 Esas
- Karar no
- 2025/105
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/07/2014
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılardan... A.Ş. arasında akdedilen faktoring sözleşmesinde diğer davalı ...'un da kefil olarak yer aldığını sözleşme ilişkisi kapsamında oluşan cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine müvekkilince davalılar aleyhine girişilen takibe itirazlar sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davacıya borcu bulunmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
DELİLLER
... 8. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası, bilirkişi raporları, bankalar ile yapılan yazışmalar ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce verilen 2007/198 esas, 2010/328 karar sayılı kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile, " Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İlk bilirkişi raporunda davacının alacağını kanıtlayamadığı yönünde görüş bildirilmiş, ikinci bilirkişi raporunda ise davacının 3464,00 TL miktarında alacaklı olduğunu, bunun dışındaki alacağını kanıtlayamadığı görüşüne yer verilmiştir.
Görüldüğü gibi bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmaktadır.
Mahkemece bu çelişkinin giderilmesi yönünden konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan iddia ve savunma çerçevesinde Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı incelemeyi içeren rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davacının 3.464,00 TL alacaklı olduğunu saptayan ikinci bilirkişi raporu hükme esas alındığı halde davanın asıl alacak yönünden tümden kabulüne karar verilerek gerekçeyle hüküm arasında çelişki yaratılmış olması da usul ve yasaya aykırı görülmüştür.Yukarıda açıklanan nedenlerle
hükmün davalılar yararına BOZULMASINA," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Bunun üzerine mahkememizce yargılamaya devam olunmuş ve Mahkememizin ...E - ...K. sayılı 14/09/2015 tarihli " 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davalıların ... 8. İcra Müdürlüğünün...
E sayılı takip dosyasındaki itirazlarının 10.200,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Haksız olarak itiraz edilen asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine..." ilişkin kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ... Esas,...
Karar numaralı, 14/11/2016 tarihli kararında "...Davacı ...A.Ş, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağını yargılama sırasında ... A.Ş.'den temlik almıştır.
Davacının alacağını dayandırdığı faturalar davalı defterlerinde kayıtlı değilse de, davalı bu alacak karşılığında 07.04.2006 tarihli çek çıkış bordrosu ile davacıya 2 adet çek verdiğini savunmuş, davacı ise 21.03.2008 tarihli dilekçesinde 5000 TL ve 5200 TL bedelli çeklerin firmalardan tahsil edilmeden iade edildiğini bildirmiştir. Somut olayda davacı, davalı tarafından verilen çekleri tahsil etmeden bedelsiz olarak iade ettiğini kanıtlamak yükümlülüğündedir.
Mahkemece bu konuda ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek teslim bordrosunda numaraları ve bankası bildirilen çeklerin örneklerinin getirtilip kim tarafından tahsilat yapıldığının belirlenmesi, davacıya bedelsiz iade edildiği hususunda ispat imkânı tanınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA..." ifadelerine yer vererek bozmuştur.
Yargıtay ilamı doğrultusunda mahkememizce yargılamaya devam edilerek, davaya konu edilen 15/07/2006 vadeli, 5.000,00 TL bedelli ve ... numaralı, 29/07/2006 vadeli 5.200,00 TL bedelli çeklerin ibraz edilip edilmediği, tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmiş ise kim tarafından hangi tarihte tahsil edildiği yönünde araştırmaya gidilmiştir.
Somut olayda; davacının söz konusu çeklerde cirosunun olmadığı çek görüntülerinden, davaya konu çekleri ibraz ve tahsil edenin davacı olmadığı banka yazı cevaplarından anlaşıldığından davalının ödeme savunmasına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce bozma öncesi aldırılan 21/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketinin takip tarihi itibari ile davalılardan 10.200,00 TL asıl alacak, 1.413,71 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 11.613,71 TL alacaklı olduğunu, 10.200,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar avans faizi talep edebileceğini, davalı...'un da diğer davalı şirket ile davacı faktoring şirketi arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, kefalet limitinin 1.800.000 TL olduğunu, borcun kefalet sınırları içerisinde kaldığının belirtildiği görülmüştür.
Davacı ile davalı şirket arasında faktoring sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'un sözleşmeyi müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, bilirkişiler..., ... ve ... tarafından mahkememize ibraz edilen, dosya kapsamına uygun ve hüküm kurulmaya elverişli 21/01/2015 tarihli rapora göre.
Davacı şirketinin takip tarihi itibari ile davalılardan 10.200,00 TL asıl alacak, 1.413,71 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 11.613,71 TL alacaklı olduğu, ancak mahkememizce daha önce verilen 22/06/2010 tarihli kararda davacının 10.200,00 TL alacaklı olduğunun tespitine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği ve verilen bu kararın sadece davalılar tarafından temyiz edildiği, buna göre bu durumun davalılar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulü ile davalı ... yönünden, ...
8. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı takip dosyasındaki itirazlarının 10.200,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
haksız olarak itiraz edilen asıl alacağın(10.200,00 TL) % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine dair ve Davalı şirketin 19/12/2019 tarihinde dava açıldıktan sonra iflasına karar verildiğinden bu davalı yönünden davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiş ve takip tarihi ile iflas tarihi arasında resen mahkememizce yapılan faiz hesaplamasına göre Davalı muflis şirket ...
A.ş. yönünden, davacının alacağının 10.200,00TL asıl alacak ve 21.523,54 TL iflas tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.723,54 TL'nin muflis şirket ... A.ş.'nin ... 3. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1147, K. 2025/105, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama