KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Esas no
- 2023/220 Esas
- Karar no
- 2024/227
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 13/12/2016
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili hakkında davalı tarafça ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı şirketin elinde bulunan ve işleme konulan senetlerin müvekkil tarafından, taraflar arasında açık hesaba teminat olarak verilen senetler olduğunu, müvekkilinin daha önce ... firmasının şubesi olarak hizmet verdiğini ve davalı firmadan da bir kısım malzemeler temin edildiğini, taraflar arasında cari hesap bulunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ödemeleri müvekkil tarafından davalının ...
Bankası - ... Şubesi hesabına ödendiğini, müvekkilinin davalı şirkete borcu olmadığı halde davalının elinde bulunan senetlerin kötü amaçlı olarak icra takibine konulduğunu ve haksız kazanç sağlama amacında olduğunu ileri sürerek davalı tarafça açılan ...
25. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine, ödeme olması halinde ödenen miktarın davalı şirketten istirdadına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, menfi tespit davasında borçlunun ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebileceğini, borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükünün kendisine düşeceğini, davalı borçlunun iddiasından başka birşey olmayıp HMK 200 gereği bunu yazılı belge ile ispat etmesinin kanuni bir zorunluluk olduğunu,
her ne kadar senette malen kaydı yazılı olsa da senette lehtar ve keşideci sıfatlarının birleşmiş olması dolayısı ile bu kaydın alacaklı hamil ciranta konumunda olan davalıyı bağlayıcılığının bulunmadığını, borçlu ile davalı alacaklı arasındaki ilişkinin karz ilşkisi olup senetteki imzasına ve senet metnine itirazı olmayan davacı borçlunun borcunu ödediğini HMK 200 gereği yazılı delille ispat etmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, davalı ile davacı arasındaki ilişkinin ciranta hamil ilişkisi olduğunu,
ister malen kaydı olsun ister nakten kaydı olsun senetteki imzaya ve senet metnine itirazı olmayan davacı alacaklının malı teslim aladığını veya ödünç para almadığını HMK 200 gereği yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu, takip konusu senetlerin kambiyo vasfında olmamasının ispat külfetininin yer değiştirmeyeceğini, herşeyden önce senet metnindeki malen kaydı lehtar konumunda bulunmayan davalı alacaklıyı bağlamayacağını, kaldı ki lehtar ciranta olan davacı borçlu ile hamil alacaklı arasındaki ilişkinin karz ilişkisi olduğunu,
senedin teminat senedi olduğu iddiasını borçlu yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 25. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosya sureti, ... Bankasının ... ve ... tarihli yazıları, senet örnekleri.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, İİK 72/3. maddesi gereğince icra takibinden sonra takip konusu bononun teminat bonosu olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... 25. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına konu 8 adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarındadır. İlgili ... 25 İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 24/10/2016 tarihinde senet alacağı ve faizinden kaynaklanan 9.389,65 TL tutarındaki alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin... E sayılı dosyasından verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekilince istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/956 E - 2023/290 K sayılı 23.02.2023 tarihli kararı ile " ...Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde, davacının ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında 06.09.2018 tarihinde öldüğü belirlenmiştir.
HMK'nın 50. maddesi uyarınca, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine sahiptir. Buna göre, taraf ehliyeti, bir davada taraf olarak bulunabilme ehliyeti olup, maddi hukuktaki hak ehliyeti kavramının medeni usul hukukundaki yansımasıdır. Bu nedenle, yaşayan her insanın (gerçek kişinin) taraf ehliyeti vardır (Prof Dr. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2013, s. 508).
Davanın taraflarından birinin ölümü, onun taraf ehliyetini sona erdirir. HMK'nın 114/1-d maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır. Dava sırasında ölen bir kişinin taraf ve dava ehliyeti sona ereceğinden, ölen kişi hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilemez.
Mahkemece, HMK'nın 50 ve devamı maddelerindeki usul izlenerek davada taraf teşkilinin sağlanmasından sonra yargılamaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ölü kişi hakkında yargılamaya devam edilip karar verilmesi, dava şartlarına aykırı olmuştur... " ifadelerine yer verilerek kaldırılmıştır.
İstinaf Mahkemesi kararı doğrultusunda davacı vekiline davacının veraset belgesini almak üzere yetki verilerek davacının veraset ilamının alınması ve davacı mirasçılarının davaya dahil edilmesi hususunda gerekli işlemleri yapması için süre verilmiş, davacı vekiline yetki belgesi verildiği halde verilen süre içerisinde davacı vekilince veraset ilamının alınması ve davacı mirasçılarının davaya dahil edilmesi işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmış, bu defa davacı tarafa veraset belgesi alınması ve mirasçıların davaya dahil edilmesi hususunda iki haftalık kesin süre verilmiş,
kesin süreye uyulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunda ihtarda bulunulmuş ancak kesin süreye rağmen davacı vekilince davacının veraset belgesi dosyaya sunulmamış olup ihtar uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/220, K. 2024/227, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama