KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/354 Esas
- Karar no
- 2025/317
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/05/2023
Karar Metni
1.687 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle. Müvekkili şirketin davalı şirkete mal ve hizmet satımında bulunduğunu, bunun karşılığında faturalardan kaynaklı 41.300,39 TL alacaklarının bulunduğunu, davalının borcunu üzerine ...
29. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde, müvekkilinin reçetede belirtilen ölçülere göre yıkama yapmadığı,
standart dışı yıkama ve kurutma yaptığını, müvekkilinin davalıya teslim ettiği malların ayıplı mal niteliğinde olduğunu, müvekkilinin ayıplı hizmet ifa ettiğini ve bu sebeple davalının maddi zarara uğradığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiğini, ticari ilişkilerde ayıplar bakımından hukuki durumun belirtildiğini, ticari ilişkide ayıbın belli olması halinde alıcının iki gün, ayıp açıkça değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunun net bir şekilde belirtildiğini,
belirtilen sürelerde ayıbın satıcıya ihbar edilmemesi durumunda, alıcının malı o haliyle kabul ettiğinin farz edildiğini, taraflar arasında en son olarak 04.11.2022 tarihinde bir ticari ilişki yapıldığını, davacının bu son ticari ilişki sonrası müvekkili şirkete reklamasyon açıklamasıyla fatura kestiği müvekkilinin bu faturaya süresinde itiraz ettiğini ve kayıtlara almadığını, davalının itiraz dilekçesinde ayıptan bahsettiğini ise de ayıbın ne olduğu ve muayene ve tespit sonucu olarak ayıplı malı ispatlar nitelikte bir işlem yapmadığını, basiretli tacirden beklenen özen ve inceleme yükümlülüklerinin yerine getirilmeyip,
aradan 5 aydan geçtikten sonra sadece reklamasyon faturası keşide etmesinin kabul edilebilir olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetliği olduğundan %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı hükmedilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle. İcra dosyasına yaptıkları itirazda ayrıntılı olarak belirttikleri üzere, müvekkili şirketin dava dışı ...Tic. A.Ş.'nin tedarikçilerinden olduğunu, bu firmanın vermiş olduğu ... sipariş numaralı (...) modelinin üretim aşamalarının müvekkili - tarafından gerçekleştirildiğini, söz konusu siparişin üretim aşamalarının; a. Örgü süreci, b.
Yıkama süreci (üründe ölçü sapmalarının engellenmesi ve temiz olması için), c. Dikim süreci, d. Ütü paket- sevkiyat süreci şeklinde olduğunu, davacı firmaya ürün numunesi yıkatılıp onaylandıktan sonra, müvekkili şirketin örgü sürecini tamamlanan ürünlerden.
09.09.2023 4050 adet ... (...), 13.09.2022 1680 adet ... (...), 19.09.2023 1645 adet ... (...), 19.09.2023 4085 adet ... (...), 23.09.2023 655 adet ... (...), 23.09.2023 2335 adet (bej) olmak üzere toplam 14.450 adet parçanın yıkama fason işçiliği yapılmak üzere davacı şirkete sevk edildiğini, davacı firma tarafından yıkaması yapılan ürünlerin yıkama süreci tamamlandığında olması gereken ölçüden 20 cm küçük ölçülerin tespit edildi;
ünlerin yıkama sürecindeki hatalar nedeniyle ölçülerinin bozulduğunu, yapılan numuneyle uyumsuz, müşteriye teslim edilemez durumda ayıplı olduğunun teknik personel tarafından düzenlenen raporlarla tespit edilerek davacıya bildirildiğini, davacı firma yetkililerinin tespit edilen hatalarının düzeltilmesi için hiçbir girişimde bulunmaması üzerine yıkama için davacıya ürün sevkıyatının durdurulduğunu, siparişin devamı olan 15.519 adet ürünün ... firmasına yıkatılarak sorunsuz bir şekilde bitirildiğini,
davacının kusuru nedeniyle bozulan ürünlerin zararın azaltılması için sipariş veren ... firması ile yapılan görüşmeler neticesinde ikinci kalite ürün olarak kabul ettirildiğini, alıcı firmaya fatura edilen birinci kalite ürün fiyatının 93,50 TL iken, ikinci kalite ürün fiyatının 65,45 TL olarak kabul ettirildi in 1256x28,05=35.230 TL zararının oluştuğunu, müvekkilinin, davacının kusuru nedeniyle uğramış olduğu zararının 35.000 TL+KDV olarak davacı firmaya reklamasyon faturası düzenleyerek cari hesabına borç kaydettiğini,
davacının kusurlu imalat yapmasından dolayı müvekkilinin zararının gerçekte çok daha fazla olduğu halde reklamasyon fatura bedelinin cari hesaptan düşüldükten sonra fason işçilik bedellerinin davacı firmaya ödendiğini, davacının kusurlu imalatlarının numune ile uyumsuzluğunu gösterir ürün örneklerinin incelemesine esas olmak üzere saklanmakta olup, bilirkişi incelemesine sunulacağını, yapılacak bilirkişi incelemesi ile reklamasyon faturası ve diğer ticari kayıtların uyumlu olduğunu, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığının tespit edileceğini, bu nedenlerle davanın reddine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından üretilen ürünlerde ayıp olup olmadığı var ise gizli ayıp mı, açık ayıp mı olduğu, davalı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı, davacının ... 29. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının çıkartılarak dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 41.300,39-TL lik cari hesap alacağı için takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 12/03/2023 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 13/03/2025 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 13/02/20242 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve tekstil alanında uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 24/06/2024 tarihli raporda özetle;
"A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Davalı şirketin 2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
B-Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, dava konusu olan ve ayıplı olduğu iddia edilen ... model ürünün tarafların üzerinde tarafların anlaşacağı ve işlem öncesi ve işlem sonrası temin edilen NUMUNELERİNİN bağımsız-akredite bir laboratuvarda test edilip sonuçların elde edilmesi ve bir rapor halinde sunulması sonrası taraflar arasında imzalı olarak daha önce yapılmış anlaşmaya uygun olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu olan ve iddia edilen ayıp GİZLİ AYIP olarak değerlendirildiği, davalının reklamasyon adı altında tanzim ettiği faturanın dayanak belgesinin olmaması nedeniyle davacının 06.03.2023 icra takip tarihi itibariyle, 41.300,39 TL'lik alacağını talep edebileceği,
C- Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz talebinin yerinde olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin 03/12/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız heyete ayıp konusunda uzman bilirkişinin de eklenerek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 02/01/2025 tarihli ek raporda özetle;
"1. Nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkeme'ye ait olmak üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin “(...) Ancak taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi bulunduğu, dava konusu yapılan ve iş sahibine ait tekstil ürünlerinin yıkama işinin yüklenici tarafından yapıldığı, ürünlerin iş sahibine teslim edildiği, iş sahibince ürünlerin ihraç edildiği, işin bedeli ve iş sahibi tarafından yapılan ödemeler konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
İhtilaf yüklenici tarafça işin ayıplı yapılıp yapılmadığı, ihraç edilen firma tarafından iş sahibine düzenlenen reklamasyon faturasından kaynaklı zararın yükleniciye yansıtılıp yansıtılamayacağı, bu doğrultuda yüklenicinin bakiye alacağı olup olmadığı noktasında çıkmaktadır (...)” içtihatı da nazara alındığında taraflar arasındaki akdi ilişkinin “Eser Sözleşmesi” niteliğini haiz olduğu,
2. Heyetimiz teknik üyesi davacının ifası ile ilgili “bu dosyada da söz konusu olan boyutsal değişim test sonuçlarının; ürünün/malzemenin sadece görsel olarak değerlendirilmesi ile diğer bir ifade ile laboratuvar testleri yapılmadan değerlendirilmesi mümkün değildi. Bu sebeple söz konusu iddia edilen ayıp gizli ayıp olarak değerlendirilmektedir.
Şüphesiz bu durumda tarafların üzerinde anlaşacağı ve işlem öncesi ve işlem sonrası temin edilen NUMUNELERİN bağımsız-akredite bir laboratuvarda test edilip sonuçların elde edilmesi ve bir rapor halinde sunulması sonrası taraflar arasında imzalı olarak daha önce yapılmış anlaşmaya uygun olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.” şeklinde tespitte bulunduğu, bu noktada heyetimizce ürünlerin ayıplı olduğu sonucuna varıldığı, yerinde yapılacak bir tespitin laboratuvar sonuçları olmadan belirleyici olamayacağı hususu belirtilmiştir.
Fakat hemen ve önemle belirtelim ki nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye aittir. Mahkemenin verdiği yerinde inceleme yetkisi kapsamında ürünler üzerinde laboratuvar analizi olmadan ayıp incelemesi yapılmasının teknik olarak uygun olamayacağı ve buna bağlı olarak kök raporda belirtilen görüşe ekleyeceğimiz bir görüşe sahip olunmadığı,
Davalı tarafın, ürünlerin teslim edilemez durumda ayıplı olduğu, teknik personel tarafından düzenlenen raporlarla tespit edilerek davacıya bildirildiğini savunmakta olduğu, dosyaya mübrez teknik personel tarafından düzenlenen raporlara göre ürünlerin ayıplı olduğu yazılmış olsa da ilgili makama yöneltilen raporların davacı tarafa yöneltilip yöneltilmediğinin anlaşılamadığı (EK-İ, EK-2, EK-3), dosya münderecatında davalının davacıya karşı bildirim külfetini yerine getirip getirmediği anlaşılamadığı, şöyle ki ayıpların davacıya bildirildiğini tevsik eden herhangi bir belge, mail, yazışmaya rastlanılamadığı, bu açıklamalar kapsamında, Mahkemece davalının ihbar külfetini yerine getirmediği sonucuna varılır ise davacının ayıptan sorumlu olmayacağı,..."sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından üretilen ürünlerde ayıp olup olmadığı var ise gizli ayıp mı, açık ayıp mı olduğu, davalı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre davaya konu ürünlerde gizli ayıp olduğu tespit edilmiş ise de davalı tarafça süresi içerisinde usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunulduğuna dair herhangi bir bilgi ya da belge sunulmadığı nazara alındığında davalının bu haliyle ürünleri kabul ettiği ve netice itibariyle davacının alacak iddiasını ispatladığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne, alacak miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/354, K. 2025/317, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama