İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/529 K.2024/357

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/529Karar2024/357Tarih4 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.222 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
4 Haziran 2024
Esas no
2023/529 Esas
Karar no
2024/357
Dava
Tazminat (Rücuen Tazminat
Dava tarihi
14/08/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.222 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 14.08.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle.

Dava dışı ...'ın (TCN: ...) kıdem tazminatı ödemesinin davalılar nezdinde ki çalışmaları da hesaplanarak son işveren sıfatı ile müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalılar ile müvekkili şirket arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlenmiş olup, davalılarca sorumluluklarına düşen miktarın taraflarına ödenmediğini, taraflarınca Arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve ... dosya açıldığını, yapılan görüşme sonunda anlaşmaya varılamadığını, dava dışı ....'ın müvekkili şirket bünyesinde 01.01.2014-07.07.2021 tarihleri arasında ...

İli Vektörlerle Mücadele ve Uygulama Çalışmalarına İlişkin Hizmet Alım İşi projesi kapsamında İşçi (Filit İşçisi) olarak çalıştığını, bu süreçte emekliliğe hak kazanması sebebi ile iş akdinin sonlandığını, müvekkili şirketin ...'ın son çalıştığı şirket olması sebebi ile davalı şirketlerdeki çalışma süreleri de dahil olacak şekilde 11.03.211-31.12.2013 (Davalılar bünyesinde) 01.01.2014-31.12.2018müvekkili şirket bünyesinde çalışmaları karşılığı kıdem tazminatı ödemesinin banka aracılığı ile yapıldığını, davalı işverenlerin dava dışı ...'ı çalıştırdıkları dönem itibari ile sorumlu olduklarını,

dava dışı ...''a 11.03.2011-31.12.2013 tarihleri arasında davalılar bünyesindeki çalışması karşılığı brüt 22.432,49 TL ve müvekkil şirket bünyesindeki 01.01.2014-31.12.2018 Tarihleri arasındaki çalışması karşılığı toplam olarak net 63.360,99 TL 08.09.2021 tarihinde öncelikle işçinin icra dosyalarına ödeme yapılarak banka aracılığı ödendiğini, bu sebeple huzurdaki davanın kabulünün gerektiğini beyan ederek,

davanın kabulü ile dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı 22.432,49 TL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihi olan 08.09.2021'den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Şirketi ve ... Şirketi vekili 12.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği, müvekkil şirketlere rücu edebileceği hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, müvekkili şirketlerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında, davacı şirketin (gerçekte ...) kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, bu ve benzeri ihaleler kapsamında ihaleyi kazanan şirketlerin farklı olsalar da hizmet aynı işçilerce yerine getirildiğini,

bu işçilerin işverenleri sözleşme süresinin bitiminde aynı ihaleyi alamasalar bile ihaleyi alan müteakip firmaların yanında ve gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam ettiklerini dolayısıyla davacının gerçekte kesintisiz olarak ...işçisi olduğunu, davacının tüm çalışmasını ve mesaisini müvekkili şirkete değil, gerçekte işçisi olduğu ...'e tahsis ettiğini, tüm emir ve talimatları da ... 'den aldığını, bu durumda da feshe bağlı hak ve alacaklardan da ...'in (...) tek başına sorumlu olacağını, müvekkili şirketlere husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını,

bu durumun iş mevzuatı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, dava dışı işçinin iş akdinin feshi hususunda da müvekkil şirketin hiçbir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı işçinin 31.12.2018 tarihine kadar davacı nezdinde çalışmış ve emekliliğe hak kazanmış olması sebebiyle işten ayrılarak davacıdan kıdem tazminatını aldığını, dolayısıyla iş akdinin feshi hususundaki tüm irade, yetki ve sorumluluğun dava dışı işçi ve onun gerçek işvereni olan ...'e ait olduğunu, bu sebeple de tüm alacak kalemlerinden davacının gerçek işvereni olan kamu kurumunun ...' sorumlu olduğunu,

bununla birlikte işçilik maliyetlerinin nasıl hesaplanacağı, teklif fiyata dahil edilecek ve edilmeyecek kalemlerin, Kamu İhale Kanunu ve Tebliğlerinde, Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde ve ilgili kamu kurumuyla ... yapılan hizmet alım sözleşmelerinde açık olarak düzenlendiğini, ancak belirtilen yasal düzenlemelerin ve sözleşmelerin hiçbirisinde kıdem tazminatı teklif fiyata dahil edilecek kalemler arasında belirtilmediğini, dava dışı işçinin... Ltd. Şti.

Bünyesinde 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında ve ... Ltd.

Şti. bünyesinde de 01.01.2013-31.01.2013 tarihleri arasında çalıştığını, davanın konusunun talepler açısından zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketlere ilişiğinin kesildiği tarihlerin 2012 ve 2013 olduğunu, aradan geçen zaman dikkate alındığında müvekkili şirkteler yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği hiçbir hak ve alacağının olmadığını beyan ederek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasını arz ve talep etmiştir.

Davalılar ... Şirketi ve ...Limited Şirketi'ne usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen cevap dilekçesi ibraz etmedikleri anlaşıldı.

DELİLLER

Bilirkişi Raporu, SGK yazı cevabı, ... Bankası Anonim Şirketi, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

05.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. "Her ne kadar hizmet bilgileri dökümünde dava dışı şirketler yer almış olsa da; dava dilekçesinde yer alan şirketler bakımından hesaplama yapılmıştır.

Ayrıca alt işverenler bünyesinde çalışan dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemelerine dair dosyaya sözleşme veya teknik şartname ibraz edilmemiş olduğundan olması dolaysıyla sözleşme veya teknik şartnamelerde kıdem tazminatından kaynaklanan sorumluluğa dair açık hüküm bulunup bulunmadığı belli olmadığından; her ne kadar Yargıtay’ın alt işverenlerin %100 sorumluluğu olduğu yerleşik olsa da; davacı ve diğer davalılar ile birlikte %50 ( yarı yarıya ) sorumlu olduklarına dair hesap dosyaya sunulmuştur.

Rücu davalarında ve müteselsil sorumluluk davalarında rücu hakkının doğduğu an olan ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceği ve her ne kadar Yargıtay kararlarında tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiğine yönelik kararlar yerleşik durumda olup; davacı tarafında dava dilekçesinde de ticari faiz ve faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olan 08.09.2021 tarihinden itibaren taleplerinde bulunduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREKÇE

Dava, davacı şirketin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarını davalı şirketten asıl işveren ve alt işveren ilişkisi kapsamında rücuen tazmini davasıdır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin mevcut olup olmadığı tartışılacaktır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup; "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir.

Taraflar arasındaki davaya konu alacak, dava dışı işçi tarafından herhangi bir şekilde yargı yoluna götürülmediğinden taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartnamelerdeki düzenlemeler kapsamında ele alınması gerekecektir.

Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar.

İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler.

6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.

O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar.

Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır.

Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir.

(Y.13. HD. 24/05/2018 T, 2015/38873 E.-2018/6205 K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, 2016/2779 E.- 2018/6452 K. ve 11/05/2017 tarih, 2016/7790 E. 2017/5936 K. sayılı ilamları)

Açılan davada davalı yanca zamanaşımı itirazında bulunulmuş olmakla, öncelikle alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. TBK’da haksız fiillerde rücu zamanaşımı süresinin düzenleyen 73. maddesi dışında ayrıca özel olarak bir rücu zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, sözleşmeye dayalı rücuen tazminat davalarında aynı Kanunun 125. maddesi gereğince on yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ödeme tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06/11/2019 tarih, 2019/703 Esas ve 2019/8836 Karar sayılı kararı).

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.

SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/3158 Esas 2023/3315 Karar sayılı ilamı).

Dosya kapsamında yer alan, davacı ile davalılar arasında imzalanan İlaçlama Çalışmalarında Görevlendirilecek Personel Temini Hizmeti Alım İşine ait sözleşmelerin 8. maddesinde sözleşme ekleri başlığı altında 8.1. bentte, ihale dökümanının bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dökümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dökümanlarında yer alan hükümlerin esas alınacağı, 8.2. bentte ise ihale dökümanını oluşturan belgelerin sayıldığı,

bu belgelerden biri olan teknik şartnamede, işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının, teklif fiyatının içeresinde işçilere ödenecek kıdem tazminatının bulunmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.

Öte yandan davalı, dava dışı işçinin emir ve talimatları davacıdan aldığını ve müvekkili şirket ile davacı şirket arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, bir başka anlatımla muvazaanın bulunduğunu ileri sürmüş ise de, taraf, kendi muvazaasına dayanamayacağından, davalının, dava dışı işçi için ödenen tazminattan sorumlu tutulmasında da bir yanlışlık yoktur (İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 03/11/2022 Tarih, 2019/2008 Esas ve 2022/1304 Karar ve İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 28/03/2024 Tarih, 2020/2264 Esas ve 2024/418 Karar sayılı kararları).

Dosya kapsamına göre; dava dışı işçinin işçi alacaklarına ilişkin borç miktarının tüm fer'ileri de dahil olmak üzere borcun tasfiyesi konusunda dava dışı işçiye davacının 22.432,49 TL ödemeye yaptığı, sözleşme ve teknik şartname kapsamında davacı yanca yapılan ödemeden davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile sınırlı olmak üzere tamamından sorumlu oldukları ve davalıların sorumlu oldukları miktarların da ayrıca belirtildiği görülmekle davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

1.Davanın KABULÜ İLE;

A- 7.147,61 TL'nin ödeme tarihi olan 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine,

B- 7.345,54 TL'nin ödeme tarihi olan 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,

C- 7.279,56 TL'nin ödeme tarihi olan 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ltd Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,

D- 659,78 TL'nin ödeme tarihi olan 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 1.532,36 TL harçtan, peşin alınan 383,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.149,26 TL harcın davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 377,68 TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den; 372,95 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 376,33 TL'sinin davalı ... Şti.'den; 33,80 TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 1.070,59 TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 1.090,35 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 1.100,23 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 98,82 TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 7.147,61 TL'nin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den; 7.279,56 TL'nin davalı ... Ltd. Şti.'den; 7.345,54 TL'nin davalı ... Şti.'den; 659,78 TL'nin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı tarafa verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 383,10 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.776,75 TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.468,10 TL yargılama giderinin davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 1.423,66 TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den; 1.449,94 TL'sinin davalı ... Şti.'den; 1.463,08 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 131,14 TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı tarafa verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.04/06/2024

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/529, K. 2024/357, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/529
Karar No
2024/357
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/530 K.2024/369
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/530 K.2024/480
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/530 K.2024/525
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/530 K.2024/492
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/530 K.2024/364
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/530 K.2024/467

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.