KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/313 Esas
- Karar no
- 2025/485
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/05/2024
Karar Metni
1.335 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin profesyonel ses ışık sistemleri tedarik eden, konser, toplantı ve etkinlik organize eden şahıs şirketi olduğunu, davalının da müvekkilinden hizmet aldığını, verilen hizmet ile ilgili davalıya 171.100,00 TL bedelli 30.06.2023 tarihli ... no.lu. 8.850,00 TL bedelli 30.08.2022 tarihli, ... no.lu. 59.767,00 TL bedelli 02.08.2022 tarihli, ... no.lu.
70.800,00 TL bedelli 30.08.2022 tarihli ... no.lu faturaların tebliğ edildiğini, davalının faturalara herhangi bir itirazı olmadığını ve ilgili faturaların davalının ticari defterlerine işlendiğini, buna rağmen takip tarihine kadar müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle ... 30. İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı dosyası ile davalıya takip başlatıldığını, fakat davalı şirketin kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, açıklanan sebeplerle itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, faturaların tek başına alacağın varlığını ispat etmeye yetmeyeceğini, taraflar arasında yazılı ya da sözlü bir sözleşme olmadığını, açıklanan sebeplerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 30. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyası, BA / BS formları, taraflar arasındaki yazışmalar, ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler ile alınan Mali Müşavir Bilirkişi raporları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, ... 30. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır.
...30 İcra Müdürlüğü’nün... E Sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturalardan ve faizden kaynaklanan toplam 394.930,30 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra davacı tarafın ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için talimat mahkemesi aracılığı ile dosya mali müşavir bilirkişi...'a tevdi edilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu raporunda özetle; "..Davacı ve Davalı taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu görülmüştür. Davalının davacıdan 2022 ve 2023 yılında 377.178,56 TL hizmet aldığı , alınan hizmet karşılığında 120.599,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Buna göre Davacı ve davalının defter kayıtlarına göre Davalının Davacıya 217.179,56 TL borçlu olduğu Davacının Davalıdan 217.179,56 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Yukarıdaki açıklamalarda görüldüğü gibi Davacı ve davalının defter kayıtlarına göre Davalının Davacıya 217.179,56 TL borçlu olduğu Davacının Davalıdan 217.179,56 TL alacaklı olduğu..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacının defterlerinin incelenmesinin ardından dosya bu defa davalı defterleri de incelenerek bütüncül rapor düzenlenmesi hususunda mali müşavir bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu raporunda özetle; "...Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde.
A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, takibe konu faturaların her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, takip tarihi itibariyle davacının 217.179,56 TL alacağının bulunduğu değerlendirilmiştir.
C- Faiz yönünden: Taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla belirli bir ödeme günü tayin edilmediği, takip tarihi öncesinde tebliğ şerhine havi bir ihtarname ile davacı temerrüde düşürülmediğinden davacının takip öncesinde işlemiş faiz talep edemeyeceği, ancak takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, takip sonrasında ise tacir olan tarafların sözleşme ile belirlenmeyen vadelerine paralel olarak takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamındaki ıskonto avans faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir..." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle.
Davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, lehine delil teşkil ettiği, Davalı kayıtlarına göre taraflar arasında cari ilişkinin olduğu, bu kapsamda davacının tanzim ettiği faturaların davacı hesabına alacak olarak; davalı tarafından yapılan ödemelerin ise borç olarak kaydedildiği, davacının icra takibine konu ettiği faturaların cari hesap kayıtlarında yer aldığı, davalının kendi kayıtlarında 14.03.2024 tarihi itibariyle 217.179,56 TL davacıya borçlu olduğu, davacı kayıtlarında da davalıdan 217.179,56 TL alacaklı olduğu alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir.
Hizmetin verildiğini, malın teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Davalı taraf aradaki ticari ilişkiyi inkâr etmemiş, kendi defter kayıtlarında davacı alacaklının tüm faturalarını kaydetmiştir.
Satışın veresiye yapıldığını, fatura konusu malı/hizmeti teslim ve ifa ettiğini davacının ispatlaması gerekirken davacı faturasını kendi defterlerine eksiksiz, itirazsız kaydeden davalı tarafın yer değiştiren ispat külfeti ile bu defa fatura içeriği malı teslim almadığını somut delillerle ispat etmesi gerekmektedir.
Dava dosyasında belge ve bilgilerde, faturaların davalı defterlerine kaydedildiği, buna rağmen davacı faturalarına usulüne uygun itirazın olmadığı, ödeme belgesi de sunulmadığı görülmekle davacının ticari ilişkiyi, fatura içeriği malı teslim ettiğini, yapılmamış ödeme ile de alacağını ispat ettiği, her iki tarafın defterlerinde de 217.179,56 TL alacak kayıtlı olduğundan Davanın kısmen kabulü ile, davalının ...
30. İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 217.179,56 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen asıl alacağın(217.179,56 TL) % 20 oranında( 43.435,91 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alacaklının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddedilen kısım yönünden davalının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip öncesi faiz istenemeyeceğinden davacının takip öncesi faiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/313, K. 2025/485, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama