KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/357 Esas
- Karar no
- 2024/432
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/09/2014
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 18/09/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davalının davacı aleyhine 12.09.2012 tarihli 100.000.00 TL bedelli adet senede istinaden ...
12.icra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine müstenit icra takibi başlattığını,davacının takipden taşınmazlarına konulan haciz işlemi nedeni ile haberdar olduğunu,davacı tarafından takibe dayanak senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığının tespit edildiğini bu nedenle davacının iddia edildiği gibi bir borcu bulunmadığını,
bu hususta ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu,davacının söz konusu takip nedeni ile daha fazla zarara uğramaması amacıyla takibin davanın hükme bağlanıncaya kadar tedbir kararı ile durdurulmasına ,asıl alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 09/09/2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; avacının öne sürdüğü iddiaların gerçek olmadığını ödeme emrinin davacı ...'a usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğunu, davacının ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğünün tespitine ilişkin bir dava açılmadığını, davacı ... 'ın ... 19.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı dava dosyası ile icra dairesinin yetkisine imzaya ve borcu itiraz davası açtığını ancak duruşmaya gelmediğinden davanın işlemden kaldırıldığını ve açılış tarihinin bir yılı çoktan aştığını, davanın icra takibi kesinleştikten bir yıl sonra açıldığını ve süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, icra takibine konu bono senedindeki imzanın davacıya ait olduğunu belirterek açılan davanın yersiz olduğunu reddinin gerektiğini savunma olarak ileri sürmüştür.
DELİLLER
Bilirkişi raporu, ... 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası, ... Bankası A.Ş. yazı cevabı, ... Belediye Başkanlığı yazı cevabı, PTT yazı cevabı, ... İlçe Nüfus Müdürlüğü yazı cevabı, bozma ilamı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
27/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, S523 document dedector ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde; İnceleme konusu senette ...'a atfen atılmış borçlu imzalarının karşılaştırma belgelerindeki ...'a ait imzalara kıyasla; ...'ın eti ürünü OLMADIĞI" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
12/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "İnceleme konusu senetteki...'a atfen atılmış olan borçlu imzalarının, mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran ...'ın eli ürünü olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
BOZMA
Mahkememiz 14.11.2018 tarih, 2016/178 E, 2018/1206 K sayılı kararının Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile bozulmakta mahkememiz esasına kaydı yapıldığı görüldü.
GEREKÇE
Dava; davacının ... 12. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu senetteki imzaya ve senedin iptaline ve takibin iptaline ilişkin açmış olduğu davadır.
Yapılan yargılamada; ..
12. İcra Müdürlüğünün ....sayılı dosyasında 29.01.2013 tarihli takip talebi ile 100.000 TL lik 04.09.2012 tanzim tarihli 12.09.2012 ödeme tarihli 100.000 TL bedelli senetten dolayı takip yapıldığı, ödeme emrinin borçluya 14.02.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve icra dosyasında 11.03.2013 tarihli alacak vekilinin talebinde takibin kesinleştiği ve teminatın iadesi talep edildiği ve icra müdürünce talebin yasal unsura uygun olduğu ve kabulüne karar verildiği ve bu şekilde takibin kesinleştiği, borçlunun ödeme emri tebliğine karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı,
icra dosyasında borçluya ait taşınmazların satış işlemlerinin başladığı ve borçlunun 25.08.2014 tarihli bu davayı açtığı ve dava sebebi olarak da senet altındaki imzaya itiraz ettiği ve bu nedenle senedin ve takibin iptalini istediği görülmektedir.
Mahkememiz önceki kararında olduğu gibi. "Davalı tarafça ... 12.İcra Dairesinin ... Sayılı icra dosyası ile Alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ... olan, 04/09/2012 düzenlenme, 12/09/2012 ödeme tarihli, 100.000.
TL. bedelli senede istinaden senette borçlu bulunan keşideci(Davacı) ve kefil hakkında takip başlatmış ise de;Davacı tarafın davasının İ.İ.K.' nun 72.md ifadesini bulan Menfi Tespit davası olduğu,davacı tarafın iddiasının keşideci olarak görüldüğü senetteki imzanın kendisine ait olmadığına yönelik olduğu görülmüştür.
Davacı tarafın emsal imzaları toplanarak senet üzerine ki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususununda Bilirkişi incelemeleri ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi vasıtası ile incelemeler yapılmış, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daireleri vasıtası ile yapılan incelemeler neticesinde senet üzerinde ki imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlemediği yönünde görüş bildirilmiş olmakla birlikte Bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen raporlar ile imzanın davacının El ürünü olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Dava konusu senette ki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunun tespitinde 6100 Sayılı Kanunun 190.md uyarınca ispat yükü iddia senedin davacı tarafça imzalandığını iddia eden davalı tarafa aittir.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi vasıtası ile düzenlenen 23703/2017 ve 10/05/2018 Tarihli raporlar ile imzanın davacı tarafa ait olup olmadığı belirlenememiş olmakla birlikte 12/10/2017 ve 27/12/2016 tarihli raporlar ile senette ki borçlu imzalarının...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla bu haliyle davalı tarafın senette ki imzanın davacı tarafa ait olduğunu ispat edemediği mahkememizce sübut bulmakla davacı tarafın Menfi Tespit Davasının Kabulü," yönünde hüküm tesis ettiği ve kararın bu yönüyle Yargıtayca onandığı anlaşılmakla menfi tespit talebi yönünden yeniden inceleme yapılmamıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin... Esas ....Karar sayılı kararı ile;
"...anılan hüküm gereğince keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olan davalının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü ile davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece takibin kötü niyetli yapıldığını gösterir delil elde edilemediği gerekçesi ile hatalı değerlendirme sonucu tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmediği," yönünde bozulmakla takibin kötüniyetli olarak yapıldığının dosya kapsamında da anlaşıldığı görülmekle, davacının kötüniyet tazminat talebinin kabulü ile alacağın %20’si olan 20.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/357, K. 2024/432, 19 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama