KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/524 Esas
- Karar no
- 2025/828
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/09/2024
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; .... adresinde 17.09.2022 tarihinde ...A.Ş. ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait altyapı hasara uğratıldığını, işbu durumun aynı gün müvekkili şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayda alındığını, hasar mahallinde fotoğraf çekimlerinin yapıldığını, müvekkili şirket yüklenici firması olan ... Ltd.
Şti.'ne hasarın giderimini sağlattırmış olup, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedelleri ek'te sunulan tablolarla belgelendirilmiş ve faturalandırıldığını, müvekkili şirketin hasardan dolayı toplamda 12.865,50-TL zarara uğramış olup zararının giderilmediğini, bu kapsamda davalıların hasara sebep olduğu kazı ruhsatı kayıtlarından da anlaşılabilecek olup, ilgili belediyeye müzekkere yazılması durumunda hasara sebebiyet veren faillerin açığa çıkacağını, tarafları tacir olan ve ticari işletmelerini ilgilendiren işbu dava nispi ticari davalardan olduğundan dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını,
bu nedenlerle 17.09.2022 tarihli haksız fiil sonucu müvekkili şirketin uğradığı 12.865,50-TL zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle. Davacı yanın dava dilekçesinde müvekkili şirketin ... adresinde inşaat faaliyetlerinin devam ettiği bir aşamada davacı yana ait altyapının hasara uğratılmış olduğunu, bu hasarın gidertilerek yapılan ödemenin müvekkili şirketten talep edildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 49'uncu maddesinde düzenlenen haksız fiil kavramı “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde ifade edildikten sonra 50'inci maddesinde "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denmek suretiyle zarar verenin kusurunun kanıtlanması gerektiğinin düzenlendiğini, buna göre haksız fiil hukuk kurallarına aykırı bir şekilde diğer bir kişinin malvarlığı veya şahıs varlığında zarar meydana gelmesine neden olan eylem olduğunu, bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerektiğini,
hukuka aykırı fiilin maddi ya da manevi bir zarara neden olduğunu, zarara sebep olan kişinin i fiilinden dolayı kusurlu olması ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; mevcut dava ile, 17.09.2022 tarihinde ...adresinde yapılan çalışmalar sırasında alt yapının hasara uğradığından bahisle davacı tarafin 12.865,50-TL zararın ödenmesi talebi ile açılan davanın müvekkili şirkete ihbar edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve sigortalının kusuru oranı ile sınırlı olup, tazminat taleplerinin poliçede belirtilen teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davanın reddine, mevcut davanın müvekkili şirkete ihbar edilmiş olduğundan ve davada taraf sıfatı bulunmadığından müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 17/09/2022 tarihinde davacının uğradığı zararın davalıdan tahsili isteminin yerinde olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizin 11/02/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 26/09/2025 tarihli raporda özetle;
"1-Zararın, davalı ... A.Ş. nin denetiminde yapılan kazı çalışmasında meydana geldiği,
2. Dava konusu mahalde davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği,
3 Yukarda ki rapor içeriğindeki açıklanan nedenlerden dolayı, davacının %40, davalının da %60 oranında kusurlu olduğu,
5. Davacının gerçek zararının 10.461,70 TL asıl alacak (KDV dahil ), 6.175,34 TL faiz olmak üzere toplam 16.637,04 TL hesaplandığı,
6- Davacı, davalıdan gerçek zararın %60 oranında 16.637,04 TL x 660 = 9.982,22 TL alacaklı olduğu,.." yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur. Alınan raporun denetime elverişli nitelikte, ayrıntılı ve açıklayıcı şekilde düzenlendiği, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacının verdiği hizmeti tek taraflı bozan davalı yüklenici firmanın kazanın ve hasarın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu, davacının da dava konusu mahalde davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmemesi nedeniyle zararın ortaya çıkmasında %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tespit edilen bu kusur oranlarına göre davalının oluşan zarardan kusuru oranında sorumlu tutulmasının gerektiği, davacının gerçek zararının 10.461,70 TL olarak hesaplandığı,
%60 oranında hesaplama yapıldığında davacının 6.175,34 TL miktarında davalıdan tazminat talep edebileceği değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne 6.277,02 TL zararın 17/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/524, K. 2025/828, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama