KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/196 Esas
- Karar no
- 2026/265
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/03/2025
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacıya ait ... plakalı aracın ... plakalı araçla 10.05.2024 tarihinde kaza yaptığını, olayda ...'ye göre davalının %100 kusurlu bulunduğunu, araçtaki hasar farkının ve değer kaybının tam olarak belirlenemediğini, hasar bedelinin orijinal parça cinsinden hesaplanması gerektiğini, hasardan iskonto yapılamayacağını, KDV dahil hesaplama yapılması gerektiğini, reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini,
Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli kararında plastik parçaların da değer kaybına dahil edilmesi gerektiğini belirttiğini belirtmiş ve şimdilik 10,00 TL hasar bedeli ve 10,00 TL değer kaybının davalıdan ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacının haksız olarak belirsiz alacak davası açtığını, davacının alacak miktarını ekspere belirletmesine rağmen belirsiz alacak davası açtığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, kendilerince hasar onarım bedeli olarak 19.500,00 TL ödendiğini, aracın ... şirketinde onarımının yaptırıldığını, poliçeden doğan sorumluluğunun yerine getirilmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından servise yapılmış ekstra bir ödeme yapılmamasına rağmen bakiye çıkmasının mümkün olmadığını,
davacının zararı olmamasına rağmen bakiye tazminat talep etmeye hakkının olmadığını, davacının sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, yedek parça ve işçilik bedellerine indirim uygulanması gerektiğini, davalı şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığından değer kaybı başvurusunun reddinin gerektiğini, reel değer kaybının ödendiğini, davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, araçta 10.000,00 TL değer kaybı belirlendiğini, bu miktarın davacıya ödendiğini, davanın reddinin gerektiğini, yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu ve ek raporu, dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 10/05/2024 tarihli trafik kazasında kusur durumu, bu kaza nedeniyle davacının hasar bedeli ve değer kaybı tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizin 08/07/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere kusur/hasar bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 07/01/2026 tarihli raporda özetle;
"HASAR YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEME
Dosyada bulunan ve ...Şti. Tarafından düzenlenen 02.07.2024 tarihli ekspertiz raporunda, dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2012 model olup 236.407 Km'deki ve piyasa değerin 550.000,00 TL olan araçtaki hasar miktarı 19.500,00 TL olarak belirlenmiştir.
Araç kaza tarihinde 12 yaşında olup 10 yıllık orijinal parça garanti süresi dolduğundan aracın tamirinde eşdeğer parça kullanımı zorunludur.
...
Parçalar toplamı 5.500,00 TL
İşçilikler toplamı 14.000,00 TL
Toplam 19.500,00 TL'dir.
Anılan hasar miktarı davalı şirketçe onarımı yapan servise ödendiğinden ve davacının araçtaki hasarın tamirine ilişkin olarak dosyaya başka bir belge sunulmadığından davacının davalı şirketten talep edebileceği bakiye maddi zararı mevcut değildir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan ... başlıklı listede belirtilen parça ve işçilik bedellerinin kaza tarihi itibariyle aracın marka ve modeline göre piyasa rayiçlerinden yüksek olması ve davacının araçtaki hasara ilişkin olarak herhangi bir servise bir ödeme yaptığına dair belge sunulmaması nedeniyle davacının araçtaki hasara ilişkin olarak davalı şirketten talep edebileceği bakiye maddi zararı mevcut değildir.
DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEME
...
Dosyadaki TRAMER kaydının incelenmesinden, dava konusu aracın eski hasarının olmadığı anlaşılmaktadır.
Araçta yapılan onarım işleminin, eşdeğer yedek parçalarla ve anlaşmalı serviste yapıldığı tespit edilmiştir.
Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el hasarsız piyasa rayiç satış değeri, yapılan piyasa araştırmasına göre, rutin pazarlık payı da düşüldüğünde ekte sunulan belgelerde de görüldüğü üzere ortalama 550.000,00 TLdir.
Aracın markası ve modeli, ikinci el satış işlemin kolaylığı, Pazar payı, tercih yoğunluğu, tamir işleminin eşdeğer parçalarla yapıldığı, hasarın hafif nitelikli ve kaporta kısımlarında oluştuğu, dava konusu kazadan önce maddi hasarlı trafik kazasına maruz kalmadığı, aracın kazadan önceki ikinci el hasarsız değerinin 550.000,00 TL olduğu, aracın başvuran tarafından hafif ticari araç olarak kullandırıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmasına ve ikinci el araç satışı yapılan internet sitelerinde yapılan araştırmaya göre dava konusu aracın kazadan sonra onarılmış haldeki değerinin 540.000,00 TL olduğu ve araçta dava konusu kaza nedeniyle toplam 10.000,00 TL değer kaybı oluşacağı tespit ve takdir edilmiştir.
Anılan değer kaybı miktarı davalı şirketçe davacıya ödendiğinden davacının davalı şirketten talep edebileceği bakiye değer kaybı mevcut değildir
...
"1.Dava konusu olayda davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsü ...'in %100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
2.Davacının talep edebileceği bakiye hasar miktarının olmadığı,
3.Davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı zararının olmadığı,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Bu doğrultuda bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, alınan raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli şekilde düzenlendiği anlaşılmış, Mahkememizce itibar edilebilir bulunmuştur. Buna göre, dava konusu kazada davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı belirlenmiş ise de bilirkişi tarafından davacının talep edebileceği bakiye hasar ve değer kaybı miktarının bulunmadığı tespit edildiğinden hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/196, K. 2026/265, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama