İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/362 K.2024/232

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2021/362Karar2024/232Tarih12 Aralık 2024Okuma24 dk · 4.809 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
12 Aralık 2024
Esas no
2021/362 ESAS
Karar no
2024/232
Dava
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Dava tarihi
09/09/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.809 kelime·24 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilin uzun yıllardır sektör lideri olan "..." markası altında sunduğu göz , el ve vücut ürünlerinin yanı sıra kuru göz piyasasına yönelik olarak ... damlalarını dünya geneline 2019 yılında sunduğunu, müvekkilin "... " ürünlerinin T.C.Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun "Ürün Takip Sistemi'nde tıbbi cihaz olarak kayıtlı olduğunu, davalı şirketin öncelikle 06/11/2019 tarihinde ...sınıf ürünleri için ... marka başvurusunda bulunduğunu,

müvekkili şirketin davalının ...sınıftaki marka başvurusunu fark ettikten hemen sonra ...sınıftaki ... marka başvurusuna ilişkin olarak 11/03/2020 tarihinde karşı tarafla iletişime geçerek anılan başvurunun müvekkilin tanınmış ... markası ile benzer ve ilişkilendirilebilir olduğunu, aynı ürünler için aynı sektörde kullanılması durumunda müvekkili şirketin markası ile karıştırılma, ilişkilendirilme riski ve müvekkil şirketin tanınmışlığından ileri gelen bir ilişkilendirmenin söz konusu olacağını, davalının, müvekkilin yazılı talebinden 2 gün sonra 13/03/2021 tarihinde aynı ibare için ...sınıf marka başvurusunda bulunduğunu,

müvekkilin bu esnada davalının 05.sınıf için yaptığı ... başvurusu ile ilgili süreci takip ettiğini, davalının olumsuz dönüşü akabinde söz konusu marka başvurusunun yayınına karşı müvekkili şirket tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itiraz edildiğini, Türk Patent'in Yeniden İnceleme Ve Değerlendirme Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile kurulun ... başvurusunun müvekkilin ... markasına benzer olduğunu, başvurusunun müvekkilin tescilli ile aynı tür ürünleri kapsadığı gerekçesiyle ...sınıftaki ... başvurusunun müvekkilin markasına karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalleri sektöründe tanınmış olduğunu,

davalının müvekkilin markasının itibarından haksız kazanç sağlayacağına da kararda değinildiğini, müvekkilin itirazının kabul edildiğini, ...sınıftaki ... marka başvurusunun tümden reddine karar verildiğini, müvekkilin davalıya gönderdiği geri çekme talebinden 2 gün sonra davalının ... ibaresi için ...sınıfta yeni bir marka başvurusunda bulunduğunu, davalının temeldeki amacının müvekkilin ... markasının tanınmışlığından haksız menfaat elde etmek suretiyle müvekkilin kuru göz tedavisinde kullanılan ... ürünün pazar payına yönelmek olduğunu, internet üzerindeki ürün arama motorlarına davalı ürün adı olan ... yazıldığından,

sonuç raporunda davalı ürünleri ile müvekkili ürünlerinin geldiğini, bu ürünlerin bir arada gelmesinin kaçınılmaz olarak tüketiciler ve kullanıcılar nezdinde bu ürünler arasında bir bağlantı olduğunu, hatta ... ürünlerinin müvekkilin ... serisi ürünlerin bir yenisi olduğu yönünde gerçek dışı bir izlenime kapılmalarının mümkün olduğunu, davalıya ait aşağıdaki internet sitelerinde dava konusu “...” markasının kullanımlarının bilirkişi marifetiyle tespitine ve bu kullanımları gösterir dökümlerin mahkeme dosyasına alınmasını;

.... pdf , Davalı adına ... sayı ile ... sınıfta yer alan mallar için tescilli " ..." markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davalı adına tescilli ve hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil sayılı “...” markasının 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumu'na müzekkere yazılmasını, davalıya ait fiillerin davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, hükümsüzlüğü talep edilen “...” markasının davalıya ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulması ve önlenmesini,

müvekkili şirketin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını; bu amaçla, üzerinde “...” ibaresinin bulunduğu ürün, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına el koyularak imhasını, “...” ibareli ürünlerin davalı tarafından üretim, dağıtım, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasını ve önlenmesini,

marka ihlali yaratması sebebiyle “...” markalı ürünlere ilişkin aşağıda sayılan kayıtlar da dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmaksızın tüm tıbbi cihaz ve varsa diğer ürün/ilaç kayıtlarının ve ruhsatlarının iptali için T.C Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’na yazı yazılmasını, Birincil ürün numarası ... ve ürün adı “...” olan tıbbi cihaz kaydı, Birincil ürün numarası...ve ürün adı “... tek dozluk göz damlası” olan tıbbi cihaz kaydı, Birincil ürün numarası ... ve ürün adı “...

(Bedelsiz Numune)” olan tıbbi cihaz kaydı, Birincil ürün numarası ..ve ürün adı “...” olan tıbbi cihaz kaydı, “...” markalı ürünlerin davalı tarafından ithalat ve ihracatının durdurulması ve önlenmesini, bu hususta verilecek kararın kesinleşmesi halinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na ithalat ve ihracatının durdurulması ve önlenmesi yönünde müzekkere yazılmasını, Mahkeme karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanını, ilan ücretinin peşin olarak davalılardan alınmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil ..A.Ş.'nin 1958 yılında kurulduğunu, ...

Ticaret Odası’na ... sicil nosu ile kayıtlı olduğunu, 63 yıldır devam eden faaliyetleri, 2200'ü aşkın çalışanı ile sağlık sektöründe Türkiye'nin en köklü ilaç üreticilerinden olduğunu, müvekkil şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş 750'nin üzerinde markası bulunduğunu, 13.03.2020 başvuru tarihli, 2020/31884 sayılı ve ... ibareli marka olduğunu, davacı tarafça markanın yayınına itiraz edilmeksizin, 'Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar.' sayılı emtialar bakımından 23.09.2020 günü tescil edildiğini,

davacının tescil edilen müvekkil markasının kendi markaları ile iltibas yarattığını, müvekkil markası altında tanıtılan ürünün tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmekte, müvekkil markasının hükümsüzlüğü ile tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, müvekkil markasının kullanımının durdurulması, önlenmesi, maddi durumun ortadan kaldırılması,

markalı ürün ve tanıtım araçlarının imhasını ve buna bağlı diğer taleplerini ileri sürdüğünü, davacı yan iddiaları gerçekleri yansıtmadığını, davacının ... ye ibareli ürünleri, müvekkile ait ....sayılı marka başvurusundan ve bu marka altında piyasaya ürün arzından sonra piyasaya sürüldüğünü, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin dava konusu ürünü bakımından 13.02.2019 tarihli başvuru neticesinde aldığı 20 Mayıs 2020 tarihli ... ve ... sertifikaların mahkemeye sunulduğunu, müvekkilin hükümsüzlüğü talep edilen dava konusu ... sayılı '...' markası yönünden ise, kuruma başvuru tarihi ise 13.03.2020 olduğunu,

bu tarihte davacı yanın kurum nezdinde, '... ' ibaresi yönünden gerek müvekkilin tescilli olduğu 10 uncu sınıfta gerekse başka sınıflarda herhangi bir tescili ve/veya başvurusu bulunmadığını, 13.03.2020 itibariyle, davacı yanın, Türkiye'de, '... ' ibaresi altında herhangi bir ürün kullanımının mevcut olmadığını, davacı yanın dava dilekçesine ek olarak sunduğu T.C.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 'ürün takip sistemi' ne ilişkin kayıtlarda dahi, ürünün sisteme giriş tarihi 27.05.2020 olduğunu, kaydın müvekkilin 13.03.2020 tarihli başvurusundan sonra yapıldığını, diğer taraftan, davalının ürün takip sistemine kayıt yaptırmaksızın piyasaya ürün arzetmesi mümkün olmadığından,

davacı, dilekçesi ekindeki bu belge ile '... ' adlı ürünü 27.05.2020 den sonraki bir tarihte piyasaya arz ettiğini, davacıya ait ... ibareli ürünün veritabanlarında görülen ilk satış tarihi ise Ağustos 2021 olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu pek çok delil tarih içermediğini, tarih içerenler ise müvekkilin kuruma başvuru tarihinden ve müvekkil ürününün tescilli markası altında piyasaya arzından sonraki tarihlere ilişkin olduğunu, sunulan delillerin işbu davada ispat kabiliyeti bulunmadığını,

her ne kadar davacı yan '... ' ibareli ürününün müvekkil başvurusundan önce Türkiye'de piyasaya sürülmüş olduğunu ileri sürmekte ise de bu iddiasını kanıtlayamadığını, davacı yanın Kasım 2021 itibariyle de ... adlı ne marka tescili ne de marka başvurusunun bulunmadığını, davacının adı geçen ürünü yurtdışında 'Bepanthene' markası altında satışa çıkarmış olmasına karşın, aynı ürünü Türkiye'de sırf bu davaya konu etmek üzere kötüniyetli olarak '... ' markası altında piyasaya sürdüğünü , bu hususun internet üzerindeki basit bir araştırma ile dahi anlaşıldığını, bazı linklerin mahkemeye sunulduğunu, "....html" olduğunu, davacı ürünleri ..., ...,

..., ... gibi genel satış mecralarında piyasaya sürdüğünü, internet üzerinden ulaşılabilen bir prospektüsü bulunmadığını, davacının ürününü sırf bu davaya konu etmek üzere davadan çok kısa süre önce piyasaya sürdüğünün bir göstergesi olduğunu, davacının '... ' ibaresi bakımından ileri sürdüğü asılsız ve kötü niyetli iddialarının işbu davada değerlendirme dışında bırakılmasını, müvekkilin ... sayılı ... ibareli başvurusu ... inci sınıfta 06.11.2019 tarihli olmak üzere, ... sayılı ... ibareli başvurusu ise ... uncu sınıfta ve 13.03.2020 tarihli olmak üzere yapıldığını, davacı yanın ...eli ...

Sınıfta yapılan müvekkil başvurusunun yayınına 25.03.2020 tarihinde yani müvekkilin .. uncu sınıfta yaptığı ikinci başvurudan sonra itiraz ettiğini, müvekkilin davacının iddia ettiği gibi, ... uncu sınıftaki ...sayılı ... ibareli başvurusunu, ... inci sınıftaki .. sayılı ... ibareli marka başvurusu reddedildikten sonra değil, dört aylık bir periyod içinde ve ilk başvurusu davacı tarafça itiraza uğramadan yaptığını, kurumun ... sayılı ... ibareli marka yönünden verdiği 20.08.2020 tarihli ve... sayılı Daire kararında taraf markaları arasında iltibas olmadığı tespit edildiğini ve davacının itirazlarının reddedildiğini,

davacının yayına itirazın yeniden değerlendirilmesi talebi neticesinde verilen 23.12.2020 tarihli ve ... sayılı YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu, bu kararın iptali bakımından dava açılmaması, kararın yerinde ve hukuka uygun olmadığını, Sağlık Bakanlığı tarafından '...' adlı müvekkil ürününün, 'tıbbi cihaz' kategorisinde olduğu tespit edilmekle, bakanlıkta bu kategoride kayıtlı olduğunu, ... uncu sınıfta tıbbi cihaz emtiası bakımından yapılan başvurunun 23.09.2020 günü tescile bağlanması müvekkilce yeterli görülmüş, .. inci sınıfta yapılan başvuru aleyhine verilen YİDK kararının iptali yoluna gidilmesine gerek duyulmadığını,

diğer taraftan, müvekkilin .. inci sınıfta yapılan ... sayılı başvurusu bakımından verilen 23.12.2020 tarihli ve ...8 sayılı YİDK kararı, mukayese edilen markaların aynı/aynı tür malları kapsadığı gerekçesine dayanmakta olup, bu husus, işbu dava konusu müvekkil tescilli markasının durumundan farklı olduğunu, davaya konu müvekkil markası, 2019/108977 sayılı başvurudan farklı olarak 10 uncu sınıf emtialar bakımından tescil edildiğini, dava dilekçesi içeriği ve ekindeki kurum ve mahkeme kararları işbu dava ile ilgisiz olduğunu, müvekkil üründeki renk, yazı, şekil, kutu özellikleri, prospektüs ve diğer tüm unsurlar,

davacı ürününden farklı olduğunu, davacı yana ait ... eye ibareli ürünler, müvekkil marka başvurusundan ve müvekkil ürünlerinin tanıtılmasından daha sonra piyasaya sürüldüğünü, müvekkil ürün kutu tasarımlarının davacı ürününe benzemediğini, bu bakımdan davacının haksız rekabet iddialarının gerçek dışı olduğunu, davada yetkisizlik kararı verilmesi ve dosyanın yetkili ...

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini, 26.09.2021 tarihli tensip zaptı ile müvekkil markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünden verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun bir teminata bağlanmasını, davacının fazlaya ilişkin tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, davanın esastan reddini talep ettiği görülmüştür.

Mahkememize sunulan 12/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

Davacıya ait "... " markası ile davalıya ait "..." markasının orta seviyedeki tüketici nezdinde fazlasıyla karıştırılmaya müsait durumda olduğu, her iki tarafın hizmet verdiği kitle özel bir tüketici grubu ya da uzmanlık sahibi bir tüketici grubu olmadığı, bu sebeple ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiği, markaların aynı sınıfta kullanıldığı tespiti ile aynı zamanda yüksek oranda karıştırılma ihtimali olduğu,

iltibas yarattığı, şekil, yazılış ve ambalajlamada benzerlik yaratılarak ve gözde veya kulakta yanılmaya sebebiyet vererek tüketicinin davalıya ait ürünlere yönelmesi neticesinin ortaya çıktığı, ... ürününün tüm özellerini irdelendiğinde, ürün ile karşılaşan tüketici üzerinde üreten firmaya dikkat etmeden sanki bildiği ürününün yeni bir versiyonu üretilmiş ve satışa sunulmuş gibi bir algı yaratmak amacıyla tasarlanmış ve satışa sunulmuş olduğu, davacıya ait ürünler ... ile davaya konu ürünlerin ... kutu tasarımları , kutu renkleri ve özellikle iki ürün arasında tek farkın davacının ürününün başındaki "..." ve "..." harflerinin olması,

ürün markasının yazıldığı yazı karakterinin aşırı benzerlik içinde olması, davalının ürününün davacının piyasadaki tanınırlığından faydalanma amacı ile bu tasarımla piyasaya sürülmüş olduğu, dava konusunun aynı amaç ve tüketici kitleleri için üretilmesi neticesinde kimyasal olarak içeriğinin birebir aynısı olması Bepahthol ve ... içeriği Sodyum hiyalüronat (%0.15 ) ve dekspantenol (%2) iken, ... göz damlasının içeriğinin %2 dekspantenol ve %0,15 sodyum hiyalüronat olması ve ürün içeriğinin davacının içerik maddesi sırasının tam tersi şekilde kullanıcıya açıklandığı,

davalıya ait “...” markasında yer alan “...” kelimesinin davacının markasında da bulunan “...” ifadesi ile aynı seçilmiş olması ve ... harfi dışında y ve e harflerinin yazı karakterinin davacıya ait “... ” markasındaki “...” harfleri ile birebir aynı yazı karakterinden seçildiği; ... arama sayfasında “..” şeklinde arama yapıldığında arama sonuçlarının en üstünde “...için olan sonuçlar da gösteriliyor” şeklinde görülen ifade açıkça göstermektedir ki, davalı tarafa ait “...” markalı ürün açıkça “... ” markasının tanınırlığından faydalandığı, neticede arama sonuçlarında davacıya ait “... ” markasına dair arama sonuçları” arasında listelendiği,

davaya konu ... ürününe ait kullanım talimatı ile Davacı tarafa ait ... ait kullanım talimatı olağana aykırı benzerlik içeren metin içeriğine sahip olduğu, ürünlerin hitap ettiği konu/alan aynı olsa dahi bu derecede benzerliğin hayatın olağan akışına aykırı olduğu; davaya konu ... ürününe ait kullanım talimatının davacı tarafa ait ... ürününe ait kullanım talimatına hayatın olağan akışına aykırı biçimde benzerlik gösterdiği, her iki ürünün de aynı içeriğe sahip olduğu ve aynı amaç için kullanılsa bile bu derece benzerliğin hayatın olağan akışına aykırı olduğu;

“...” ürününe ait kullanım talimatı davacı tarafa ait “... ” ürününün kullanım talimatının nerdeyse aynısı olduğu, davalı tarafça ... markası için yapılan marka tescil başvurusunun ... ilaç sınıfında reddedilmiş olduğu ancak 10 sınıfında tıbbi cihaz mahiyetinde tescilli belgesi alınmış olduğu, davalıya ait “...” markalı ürünlerin görüntülendiği ... adresli internet sitesinin alan adı sahibinin; ...adresinde faaliyet gösteren ...A.Ş.

Olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.

Mahkememize sunulan 09/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ... başvuru numaralı “...” markasının “kozmetikler, ispençiyari maddeler ve sağlık bakımı mamulleri” sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, tescil ve yenileme tarihleri dikkate alındığında halen koruma kapsamında olduğu,

... başvuru numaralı “...” markasının “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” sınıflarında davalı ..Şirketi adına tescilli oldukları, tescil ve yenileme tarihleri dikkate alındığında markaların halen koruma kapsamında oldukları , davacının ...başvuru numaralı tanınmış marka tescil başvurusunun tescilli olmaması ve başvuru tarihinin dava tarihinden sonraki tarihte yapılmış olması nedeniyle inceleme ve değerlendirmede ... başvuru numaralı markanın dikkate alınmasının mümkün olmadığı,

Raporda detaylı şekilde incelenen ve görsellerine yer verilen davalıya ait markasal kullanımların davacıya ait markaya benzerlik teşkil etmediği, “...” ibaresinin sektörde yaygın şekilde kullanılan bir ibare olduğu ve ayrıştırıcı unsurunun bulunmadığı bu nedenle davalı iş ve eylemlerinin davacı marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, Taraflara ait marka tescillerinin farklı sınıflarda olması nedeniyle, ... başvuru numaralı “...” markasının tescilli olduğu sınıfta davacının markasal korumasının bulunmaması nedeniyle ... başvuru numaralı “...” markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,

Davalı ürün ve ambalajlarında kullanılan renk kombinasyonları ve geçişlerinin başlı başına karıştırılma ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, markasal kullanımlar ile diğer açıklama, ibare, şekil ve detaylar açısından tamamen farklılık teşkil eden ambalajlardaki renk seçimlerinin ayırt ediciliğe engel teşkil etmeyeceği, raporda örneklerine ve görsellerine yer verilen aynı sektörde satışa sunulan diğer ürünlerde de mavi-beyaz renk kombinasyonuna geçişli şekilde yer verildiği gözetildiğinde bu seçimin bir taraf tekeline bırakılmasının mümkün olmayacağı,

davalının markasal kullanımlar ile davalının ürün ve ambalaj tasarımındaki seçimleri dışında, davacıya yönelik olarak gerçekleştirdiği iddia edilen bir eylemi olduğuna yönelik davacı tarafın bir iddiası da bulunmadığından, davalı iş ve eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği, kötü niyet incelemesinin hukuk değerlendirmeye ilişkin olması nedeniyle uzmanlıkları kapsamında kalan hususlar açısından tespitlere yer verilse de bu kötü niyetin olup olmadığına yönelik tarafımızca bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı ve bu hususta takdir ve kanaatine mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.

Mahkememize sunulan 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davaya konu her iki firmaya ait söz konusu ürünlerin içeriklerinin bire bir aynı olduğu tıbbi kayıtlardan görüldüğü, davalıya ait markasal kullanımların davacıya ait ... başvuru numaralı markaya benzerlik teşkil etmediğinin ve marka hakkına tecavüz olmadığının değerlendirilebileceği , davacının ... başvuru numaralı markasının...

Sınıflarda , davalının ... başvuru numaralı markasının ise ...sınıfta tescilli olması sebebiyle , davalının markasına ilişkin hükümsüzlük şartlarının oluşmadığının değerlendirilebileceği, davalının ürün ve ambalajlarında kullanılan renk kombinasyonlarının , markasal kullanımlarının , diğer ibarelerinin davacının kullanımları ile benzer olmadığının ve haksız rekabetin oluşmadığının değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.

KANAAT VE GEREKÇE

6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.

Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak,

marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.

İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,

anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.

6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün,

cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi,

üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür.

Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." belirtilmiştir.

6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru,

marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine,

marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı,

benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu,

önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.

6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.

Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.

Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.

Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." belirtilmiştir.

6769 sayılı SMK'nun 155.maddesinde "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." belirtilmiştir.

Haksız rekabete ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” belirtilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararında " Her ne kadar Mahkemenin yetkili olmadığı ileri sürülmüş ise de; davacı taleplerinin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüze ilişkin haksız fiil niteliğinde olduğu, SMK 156/4 madde gereğince yurt dışı menşeli şirketin tescil kaydındaki vekilinin adresi ve internet üzerinden fiilin işlendiği iddia edilmekle fiilin etkilerinin görüldüğü her yerde ileri sürülebileceği anlaşıldığından yetki itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır." belirtilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin ...

Esas ...Karar sayılı kararında "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davalının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalarda "..." ibaresinin ortak olarak bulunduğu,

dava konusu başvuruda yer alan ".." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ortak olan “..” ibaresinin ilaç etken maddesi olmadığı, bir ilaç etken maddesi olan “...” ibaresinden türetilmiş olduğu,

bu haliyle uyuşmazlık konusu.... sınıf emtia ve bunların satışına özgü mağazacılık hizmetleri bakımından tanımlayıcı bir ibare olduğundan söz edilemeyeceği, tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, öte yandan davalıya ait “...” markasının “onarıcı bakım, dudak bakım, cilt bakım kremleri, pişik merhemleri, kaşıntı önleyici kremler ve vücut losyonları”nın eczacılık, kişisel bakım, ilaçlı kozmetik ve sağlık sektörlerinde" tanınmış olduğu, bu nedenle davacı tarafındn "..." ibareli markanın uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde kullanılması halinde davacının tanınmış "..." markasından haksız bir yararın sağlanması,

tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşebileceği, dolayısıyla 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların da davalı yararına oluştuğu, benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/03/2018 tarih, ...Esas,.. karar sayılı kararında, "..." markasının yüksek derecedeki tanınmışlığı ve yaygın kullanımının markanın etken maddeden uzaklaşmasına,

ayırt ediciliği yüksek ve tüketicinin algısında yer alan bir marka haline gelmesine yol açtığı, bu nedenle "..." ibaresinin tescili halinde markanın tanınmışlığına zarar gelebileceği kabulü ile verilen ilk derece mahkemesi kararının onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir." belirtilmiştir.

Tüm bu dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli ... ibareli marka yönünden davalının tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının bulunduğunun ve davalı adına tescilli ... numaralı marka yönünden 6769 sayılı SMK'nun 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, ... başvuru numaralı, ... tescil numaralı "..." ibareli ... numaralı sınıflarda bulanan"kozmetikler, ispençiyari maddeler ve sağlık bakımı mamulleri" ürünlerinde tescilli markanın davacı adına tescilli olduğu,

hükümsüzlüğü talep edilen 13/03/2020 başvuru tarihli, ...tescil tarihli ... numaralı "..." ibareli 10.sınıfta bulunan "cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar" ürünlerinde tescilli markanın davalı adına tescilli olduğu, davalının kullanımlarının tespiti yönünden davacı vekilince dava dilekçesinde delil tespiti talebinde bulunulduğu, delil tespiti talebi kabul edilerek davalının kullanımlarının tespit edildiği, 12/11/2021 tarihli raporun alındığı,

davalının kullanımlarının adına tescilli hükümsüzlüğü istenilen "..." ibaresinden oluştuğu, delil tespiti kapsamında alınan 12/11/2021 tarihli bilirkişi raporu dışında iki farklı bilirkişi heyetinden raporlar alındığı, davacının tecavüz ve haksız rekabet iddiaları yönünden değerlendirme yapıldığında davalının ... ibaresini göz damlası ürününde kullandığı, ... ibaresinde bulunan eye ibaresi İngilizce olup Türkçe göz anlamına geldiği, tanımlayıcı ibare olduğu bu nedenle davalı kullanımın asıl ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu,

davacı markası "..." ibaresinden oluşup davalı kullanımın asıl ve ayırt edici unsuru olan ... ibaresinin davacı markası içerisinde bulunduğu, yukarıda belirtildiği üzere davalı kullanımlarının göz damlası ürününe ilişkin olmakla bu ürünün davacı markasının tescilli olduğu ürünlerin kapsamında bulunduğu,

davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli marka bulunsa da davacı adına tescilli "..." ibareli markanın başvuru ve tescil tarihinin daha önce olması nedeniyle 6769 sayılı SMK'nun 155.maddesi kapsamında davalı tarafça savunma olarak ileri sürülemeyeceği, 09/11/2023 tarihli raporda ... ibaresinin ürün içeriklerinde bulunan dekspantenol maddesinin yaygınlaşmış kullanımından ibaret olduğu bu nedenle ayrıştırıcı unsur ihtiva etmediği tespitinde bulunulmuş ise de raporda belirtildiği üzere üründe kullanıldığı belirtilen etken madde dekspantenol olmakla bu etken madde ibaresinin tanımlayıcı ibare olacağı,

yukarıda belirtilen istinaf ilamında da belirtildiği üzere ... ibaresinin ilaç etken maddesi olmamakla türetilmiş bir ibare olduğundan tanımlayıcı bir ibare olduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağı, yukarıda karşılaştırması yapılan davalı kullanımları ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu anlaşılmakla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının bu kullanımlarının davacının markası yönünden hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu,

davacının marka hakkına tecavüz oluşturan bu kullanımlarının 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet de oluşturacağı, davacının davalı adına tescilli 2020/31884 numaralı markanın hükümsüzlüğü talepleri yönünden değerlendirme yapıldığında 6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi yönünden yukarıda açıklandığı üzere davacı markasının başvuru ve tescil tarihinin daha önce olduğu, marka ibareleri yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ancak davalı markasının davacı markasından farklı sınıfta tescilli olduğu,

davalı markasının tescilli olduğu ürünler ile davacı markasının tescilli olduğu ürünlerde benzerlik bulunmadığı bu nedenle 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı, 6/9 maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi yönünden davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunun davacı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediğinden bu madde kapsamında da hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı, 6/5 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında yukarıda açıklandığı üzere davacı markasının başvuru ve tescil tarihinin daha önce olduğu,

davacı tarafça sunulan delillerden ve yukarıda belirtilen İstinaf ilamında da tespit edildiği üzere davalının marka başvurusu yaptığı tarihte davacı markasının tanınmış marka olduğu, tarafların marka ibareleri yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu açıklanan bu nedenlerle 6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının bulunduğu,

6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük değerlendirilmesi yapılırken tescilli ürün ve hizmetler yönünden aynı veya benzer olmasına bakılmayacağı anlaşılmakla davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de davacı taleplerinin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüze ilişkin haksız fiil niteliğinde olduğu, SMK 156/4 maddesi gereğince yurt dışı menşeli şirketin tescil kaydındaki vekilinin adresi kapsamında ve davalının internet üzerinden kullanımlarının bulunduğu anlaşılmakla fiilin etkilerinin görüldüğü her yerde ileri sürülebileceği anlaşıldığından yetki itirazının yerinde olmadığı,

davalı tarafça davacının hükümsüzlük talebi yönünden 6769 sayılı SMK'nun 25/7 ve tecavüz talebi yönünden 6769 sayılı SMK'nun 29/2 maddesi kapsamında kullanmama definde bulunulmuş ise de 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler ve davacı tarafça sunulan delillerden davacının markasını dava tarihinden geriye dönük beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullandığının anlaşıldığı bu nedenle davalının kullanmama define yönelik itirazının da yerinde olmadığı anlaşıldığından yukarıda açıklanan tüm nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davacının hükümsüzlük talebi yönünden davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,

2-Davalının tespit edilen "..." ibareli kullanımlarının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, kaldırılmasına ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden kullanımların bulunduğu davalı tarafa ait ürün, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarından tecavüz oluşturduğu tespit edilen bu ibarenin silinmesine, mümkün olmaması halinde bu ürünlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, tecavüz oluşturduğu tespit edilen ürünlerin davalı tarafından üretim, dağıtım, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine,

3-Karar kesinleştiğinde gerekçeli kararın bir suretinin Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı'na ve T.C. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna gönderilmesine,

4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hükümsüzlüğü talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından yapılan: 17. 000,00 TL bilirkişi ücreti, 164,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.164,50 TL ve 118,60 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 17.283,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024

KATİP

¸e-imzalıdır

HAKİM

¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/362, K. 2024/232, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kanaat Ve Gerekçe
  5. Katip
  6. Hakim
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/362
Karar No
2024/232
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/363 K.2024/782
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/367 K.2024/921
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/370 K.2024/295
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/372 K.2024/1050
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/372 K.2024/998
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/375 K.2024/577

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.