KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/128 ESAS
- Karar no
- 2025/5
- Dava
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/07/2022
Karar Metni
2.372 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının Türk Patent nezdinde ... esas unsurlu tescilli markalarının olduğu söz konusu markaları kendisine ait ambalaj tasarımı ile birlikte kullandığı davalarının müvekkilinin özgün ve tescilli markası ile iltibasa sebebiyet verecek şekilde ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan tescilsiz ... ibaresini ve ambalaj tasarımını haksız ve hukuk aykırı bir şekilde kullandığını, ayrıca davası tarafın ... ibaresini ve ... internet sitesinde alan adı olarak kullandığını ve alan adı içerisinde de markasal kullandığını, davalının ... nolu başvuruyu yapmışsa da davacının itirazı üzerine söz konusu marka başvurusunun reddedildiğini,
davacının benzer kullanımları önlemek için üçüncü kişilere başka davalar açtığını, örneğin ... 1.Asliye Hukuk mahkemesinde... Esas -... karar numaralı kararının davacı lehine karara bağlandığını, davacı şirketin 32 yıl önce Ticaret hayatına ...
Ticaret unvanı ile ...'te başladığını, yerli ürünlerin ...'ne Ulaştırma görevini uzun yıllar sürdürdüğünü, daha sonra ...'da 2 şubesini açarak ... bölgelerine satış ve pazarlama yaptığını, İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, ülkenin her bölgesine ait yöresel ürünlerin hizmet sağladığı yaklaşık 7 bin noktaya üstün kalite anlayışıyla devam ettirdiğini, davanın kullanımlarının marka hakkında tecavüzün yanı sıra aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının müvekkilini tanımışlığından faydalanıp müvekkili şirketle bağlantısı olduğu izlenimini yaratmak amacıyla kötü niyetli olarak bu kullanımları yaptığını,
davanın haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin olduğun, bu nedenlerle davacınla uğramış olduğu zararlara ilişkin dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacıya ait tescilli markalara yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tespiti ile önlenmesi durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ... alan adlı internet sitesine erişimini engellenmesine yönelik ihtiyacı tedbir kararı verilmesini,
fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) ve 500.000 TL manevi tazminatın marka hakkında tecavüz teşkil eden fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle davadan tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
Davalı yanın dosyaya cevap dilekçesini ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan 20/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davalı tarafından Türk Patent nezdinde 06/02/2020 tarihinde yapılan ...nolu marka başvurusunun ... sınıflardaki mal ve hizmetlerde yapılmış olduğu, fakat yayına itiraz edilmesi üzerine başvurunun reddedilmiş olduğu, davacının rayiç bedel araştırması yönünden dosyaya emsal lisans sözleşmesi sunmadığı, ayrıca rayiç bedel araştırması yapılabilmesi için müzekkere yazılabilecek kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda bu hususta görüş bildirilmediğinin tespit edildiği,
davalının ilk marka hakkına tecavüz tarihi olarak , davalının Türk Patent nezdinde ... kod nolu marka başvurusunun yapıldığı tarih olan 06/02/2020 tarihinin esas alınabileceği, 06/02/2020 ile dava tarihi arasındaki söz konusu markasal kullanımlar nedeni ile davalının net satış cirosu üzerinden lisans oranına göre maddi tazminat hesaplanabileceği, davacının ... , ... , ... ve ... no ile tescilli markalarının Türk Patent nezdinde adına tescilli olduğu,
davalının markasal kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, davalının mali kayıtlarının ...'te olması nedeniyle ve de talebine göre lisans oranının belirlenmemesi nedeniyle heyet olarak mali inceleme yapılamadığı, manevi tazminatın takdirinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememize sunulan 28/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Davacının..., ..., ..., ... ve ...no ile tescilli markalarının Türk Patent nezdinde adına tescilli olduğu, davalının markasal kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği , davalının mali kayıtlarını verilen süre içerisinde dosyaya sunmadığı, davalı şirket adresinin Siirt'te olması nedeniyle heyetçe mali inceleme yapılamadığı, davacı yanın tazminat talebini SMK m.151/2-c maddesine dayandırmış olduğu bu nedenle tazminat talebi ile ilgili hesaplamanın davacı ticari defterlerinden çıkarılamayacağı, manevi tazminatın takdirinin ve miktarının tespitinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememize sunulan 25/07/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda özetle ; Mahkeme ara kararı uyarınca davalı tarafın, davacı adına tescil edilmiş olan markalardan doğan haklarına tecavüz fiili teşkil eden eylemlerinin tespit edilmiş olduğu ... alan adının who is kaydı incelendiğinde ; alan adının 16/08/2016 tarihinde davalı ... (... ) adına tahsis edilmiş olduğu, davacı yanın tazminat talebini SMK m.151/2-c maddesine dayandırmış olduğu, sektörel verilere göre net satış tutarının %10 'nu oranında lisans bedeli talep edilebileceği göz önüne alınarak , davacının 16/08/2016 tarihinden sonra dava tarihine kadar geçen sürede tespit edilmiş olan net satış tutarı 1.546.948,67 TL'nin %10 'u 154.694.87, TL 'nin lisans bedeli olarak tespit edilebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.
Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak,
marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,
tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,
bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,
anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün,
cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi,
üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür.
Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.
6769 sayılı SMK'nun 150.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi,
bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesinde "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında,
özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde,
patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz" belirtilmiştir.
Haksız rekabete ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli markalar yönünden davalının tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, ... numaralı "..." ibareli,... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli , ... numaralı " ... ibareli" ve ... numaralı "..." ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu, tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden; davacı tarafın tecavüz iddiaları yönünden davalının kullanımlarının tespiti için davalının internet sitesinde bilirkişilerce inceleme yapılarak rapor alındığı,
... alan adlı internet sitesinin davalıya ait olduğu, internet sitesinin 16/08/2016 tarihinde kayıt ve tescil edildiği, alınan raporda davalının kullanımlarının tespit edildiği, davacı markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu, ... ibaresinin yardım destek alan anlamına geldiği, bu hususta davacı markalarının tescilli olduğu ürün ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu, davalı kullanımın internet sitesi alan adında da kullanıldığı şekilde "..." ibaresinden oluştuğu, davalı kullanımın içerisinde davacı markalarının asıl, ortak ve ayırt edici unsuru olan "..." ibaresinin bulunduğu,
internet sitesinde yapılan inceleme kapsamında davalı tarafın bu ibareyi markasal olarak kuruyemiş ürünlerinin satışı ve pazarlaması faaliyetinde kullandığı, bu internet sitesinin kayıt ve tescil tarihinden önce davacı adına kayıtlı bulunan ..., ... numaralı markaların davacının satışını yaptığı ürünler yönünden tescilli olduğu,
davalı kullanımları ile davacının tescilli markaları arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının bu kullanımlarının davacının markası yönünden hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu,
davacının marka hakkına tecavüz oluşturan bu kullanımlarının 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet de oluşturacağı, maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun 151/2-c maddesi "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli." kapsamında maddi tazminat talebinde bulunulduğu, emsal lisans sözleşmesi araştırılması için yazılan müzekkerelere olumsuz cevap verildiği, emsal lisans sözleşmesinin tespit edilemediği,
hesaplama ve değerlendirme yapılabilmesi için davalı tarafa ticari defterlerini sunması için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerin sunulmadığı, davalının vergi kayıtlarının dosya içerisine alınması için Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı ve müzekkere cevabının dosya içerisine alındığı, kayıtların incelenerek rapor alındığı, son olarak alınan 25/07/2024 tarihli raporda davalının tespit edilen net satış tutarının %10'u oranında lisans bedeli talep edilebileceğinin, bu bedelin 154.694,87 -TL olarak hesaplandığının belirtildiği,
alınan bu raporun ve yapılan hesaplamanın dosya kapsamında mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, hükme esas alındığı, manevi tazminat talebi yönünden davacının tescilli marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı,
dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · ¸e-imzalıdır HAKİM ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/128, K. 2025/5, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama