İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/204 K.2024/165

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2022/204Karar2024/165Tarih26 Eylül 2024Okuma18 dk · 3.617 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Esas no
2022/204 Esas
Karar no
2024/165
Dava
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Dava tarihi
18/11/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.617 kelime·18 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkillerine ait "..." isimli müzik grubu bulunduğunu, ... grubu, çok daha önce müzikal çalışmalarına başlamış olmakla beraber, 16/12/2020 tarihinde "..." isimli single çalışmalarının teaserını sosyal medya mecralarında yayınlandığını ve 18/12/2020 tarihinde söz konusu single çalışmalarının yayınlanacağını duyurduğunu, ... grubunun çıkar çıkmaz dünyaca ünlü dijital müzik platformlarında 1 numaraya ulaştığını, davalıya ait müzik grubu, önceleri “...” ismiyle müzik yapmaya başlamış; bir süre bu isimle devam etmiş;

daha sonra ise “...” ismini kullanmaya başladığını, grup bu isimle hiçbir şekilde tanınmamış; bilinir hale gelmediğini, davalının grup ismini tescil ettirmek gibi bir girişimde de bulunmadığını, davalının dahil olduğu "..." grubunun diğer üyeleri, müvekkillinin "..." ibaresi ile çıkış yapacağını, çıkış tarihlerinin öncesinde de öğrendiğini fakat itiraz etmediklerini, davalının başvurusundan haberi olmayan “...” grubu ise, çıkış tarihlerinden bir hafta sonra,

yani 25/12/2020’de, o anda bile son derece tanınmış olan “...” ibaresi için tescil başvurusu yaptıklarını ancak bu kötü niyetli itirazla karşılaştıklarını, müvekkillerinin "..." ibareli müzik grubunun piyasaya çıkacağını öğrendiğinde itiraz etmeyip onları destekleyen davalı grubun, müvekkilleri "..." isimli şarkılarını yayınlayıp müzik dünyasında çok büyük bir ses getirerek yüksek bir tanınmışlığa eriştikten sonra dava konusu "..." ibareli markasının tescil başvuru yaptığını,

davalının yapmış olduğu kötü niyetli tescil başvurusu hukuka aykırı şekilde kabul edilerek "..." ibareli marka tescil edildiğini ve davalı bu suretle müvekkillerinin "..." ibareli markasının tanınmışlığından faydalanarak haksız menfaat elde etme yolu açıldığını müvekkillerinin "..." ibaresinin kullanımı ile ilgili tehdit edildiğini, müvekkillerinin halihazırda planlanmış çokça konseri ve etkinliği bulunduğundan olası bir isim engellemesi,

müvekkillerini telafisi imkansız zararlar içine sokacağını beyan ve gerekçelerle davalı tarafından kötü niyetli şekilde tescil edilen ".." ibareli markanın hükümsüzlüğünün tespitine ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini, HMK m.389, SMK m.157 ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uyarınca; davalı tarafından kötü niyetli şekilde tescil edilen "..." isimli markanın kullanımın durdurulmasına, ilgili markaya ait hesaplara erişimin engellenmesine, müvekkillerine ait grup adı olan "..." ibaresinin müvekkilli tarafından kullanımına engel olunmamasına ilişkin olarak,

ivedilikle, en geç tensiple beraber ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yukarıda bahsi geçen tüm kararların icrası için ilgili yerlere talimat yazılmasına karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ... adına kurum nezdinde tescilli "..." ibareli marka üç kişiden oluşan bir müzisyen ekibin bir araya gelmesiyle bir sanat icra ettikleri müzik grubunun ismi olarak tescile uygun bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin kurucusu olduğu Müzik Grubu, her ne kadar mazisi çok daha eski olsa da 2017 yılı itibariyle ..., ... ve ..olarak üç kişiyle birlikte "..." ismiyle kendini duyurduğunu, ..., sözü ve müziği ... ve ...'na ait olan "..." şarkısını 30.10.2019 tarihinde ilk resmi çalışması olan yayınlandığını, müvekkilinin daha ... isimli müzik grubu henüz piyasada dahi yokken,

müzik piyasasında sanatlarını icra etmekte ve bir çok sahne performansına imza atmaktaydı.

Bu bakımdan, müvekkilinin "..." isimli ibareyi davacıdan çok önceki tarihlerden bu yana kullanıyor olduğu apaçık bir şekilde ortada olduğunu, davacılar, "..." ibaresine yönelik kuruma 25.12.2020 tarihinde tescil başvurusunda bulunmuşlar ve akabinde 12.03.2021 tarihinde başvurunun Bültende ilan edilmesine karar verildiğini, ilan üzerine, davacıların başvurusuna yönelik müvekkilinin tarafından itiraz bulunulmuş ve işbu itiraz kurum tarafından haklı bulunarak,

itirazın kabulü ile davacıların tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, davacılar, işbu ret kararına yönelik kurumun yeniden inceleme ve değerlendirme kuruluna başvurduklarını ilgili bu kurul da itirazın ve tescil başvurusunun tekrardan reddine karar verdiğini, müvekkilinin "..." markası için 19.12.2020 tarihinde başvuru yapmış olduğunu bu başvuru kurum tarafından haklı görülerek tescil edildiğini, davacıların ise 25.12.2020 tarihinde yani müvekkilinin 6 gün sonra marka tescil başvurusunda bulunmaları manidar olduğunu,

... markası ile "..." ibaresi kök itibariyle aynı kelimelerdir. "..." ibaresi müvekkilimize ait ... markasının çoğul hali olduğunu, davacının yüksek tanınmışlık düzeyi olduğu gerekçesiyle ayırt edici niteliğe sahip olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, davacılar dava dilekçesinde belirtilen müzik platformlarında belli bir düzeyde tanınmışlığa sahip olsalar da bu husus müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağını, müvekkilimin marka tescil başvurusunu kötü niyetli olarak nitelendirilen davacıların, aslında kendi tutum ve davranışlarının kötü niyetli olduğunu,

müvekkilinin ... markasını 2017 yılından bu yana her platformda kullandığını, davacıların bundan haberdar olmamaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Türk Hukuk mevzuatı kapsamında "marka tescili" gerçekleştirme görev ve yetkisi TÜRKPATENT'e ait olup marka tesciline dair idari süreçlerde TÜRKPATENT münhasır yetkili olduğunu, davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin kötü niyetli olduklarını, davacıların, haksız açılan davasının ve davadaki tüm taleplerinin hem usul hem de esas yönünden reddine, davacıların ihtiyati tedbir yönündeki taleplerinin reddine,

tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen ...

4. FSHHM'nin...Esas sayılı dava dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Müvekkiline ait olan ve tescili bulunan ... markasının çoğul halinin, benzer alanda daha sonra faaliyet göstermeye başlayan davalılar tarafından “...” isimli müzik grubunda kullanılmasını, davalıların tüm faaliyetlerini hukuka aykırı olarak ve tescilli marka korumasını ihlal etmek suretiyle bu isim çerçevesinde yürüttüğünü, bu ihlallere yönelik müvekkili tarafından davalılara bildirilen tüm ihtar ve uyarılara rağmen ihlalin sonlandırılmadığını, müvekkili T.C.

Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen ... marka numaralı Marka Tescil Belgesine istinaden “...” isimli markanın 19.12.2020 tarihinden itibaren kesintisiz ON YIL süre ile sahibi olduğunu, müvekkilinin kurucusu olduğu müzik grubu, her ne kadar mazisi çok daha eski olsa da 2018 yılının sonu itibariyle ... (...), ...(...) ve ...(...) olarak üç kişiyle birlikte "..." ismiyle kendini duyurduğunu, ..., sözü ve müziği ... ve ...'na ait olan "..." şarkısını 30.10.2019 tarihinde ilk resmi çalışması olarak yayınlandığını, aynı dönemlerde çevrimiçi platformlardan çalışmalarına devam eden müvekkiline ait ... markası,

takip eden süreçte de benzer faaliyetlerini artırarak devam ettirdiğini, ... ibaresinin tescil başvurusunun reddi sebebiyle davalıların bu ibareyi haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanmasını kabul etmediklerini, davalılar, müvekkilinin "ilgili tüketici kesimine" yönelik de benzerlik düzeyinde hareket ettiklerini, davalıların kullandığı "..." ibaresi ile müvekkile ait tescilli "..." markası her yönüyle karıştırıldığını, davalılar kötü niyetle tescil talebinde bulunduklarını, müvekkilleri "..." markasını 30.10.2019 tarihinde yayınlanmış video klipte dahi kullanmışlarken,

davalıların bu ibareleri sonradan kullanmaya başlamış olmaları kötü niyetli olduklarını göstermekte olduğunu, uzun yargılama süreleri düşünüldüğünde her şeyin bu kadar apaçık bir şekilde ortada olduğunu, marka tescilinin bulunduğu yerde tedbiren davalıların kullandığı ibarelere yönelik bir engelleme getirilmesi gerektiğini, davalıların, müvekkili adına tescilli markanın korumasını ihlal ettiklerinin tespitini, müvekkili adına tescilli "..." markasına yönelik davalılar tarafından yukarıda sayılan tecavüz fiillerinin önlenmesini, durdurulmasını ve sona erdirilmesini,

marka hakkına yönelik korumaların ihlal edilmesi sebebiyle ihlale sebep olan her türlü kullanımın sonlandırılması gerektiğini, yayına erişim engeli getirilmesi ile ihlale sebep olan ibarenin bulunduğu her türlü ekipman ve materyalin toplanarak imha edilmesine karar verilmesini, yargılama süresince, "..." ibaresinin kullanılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Birleşen ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E.-K. sayılı dosyasında 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesi gözetilerek Mahkememizin işbu dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilme karar verildiği görülmüştür.

Bilirkişiler marka vekili .., Bilgisayar Mühendisi ...ve Sektör bilirkişisi ... tarafından sunulan 13/05/2024 tarihli raporda;"Davacı vekili tarafından belirtilen URL adreslerinde yapılan inceleme; davacılara ait olduğu belirtilen ... adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; hesap adının “... ” olduğu, hesabın Kasım 2020 tarihinde oluşturulduğu, hesapta “...” açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir. ...

URL adresinde ... grubuna ait 16.07.2021 tarihinde yayınlanan ... adlı şarkının yer aldığı tespit edilmiştir. ... URL adresinde 18.12.2020 tarihinde yayınlanan ... adlı şarkının yer aldığı tespit edilmiştir. ... URL adresinde ... adlı kanaldan 18.12.2020 tarihinde yayınlanan ...-... adlı şarkının yer aldığı tespit edilmiştir. davacıya ait olduğu belirtilen ... URL adresinde yer alan kanalda yapılan incelemede.

Hesap adının ... olduğu, Hesabın 1.12.2020 tarihinde oluşturulduğu, Hesapta ... ibaresinin yer aldığı, Hesaptan 03.02.2021 tarihi itibariyle video paylaşımı yapıldığı tespit edilmiştir. ... URL adresinde 30.06.2021 tarihinde paylaşımı yapılan “...'e İlk Ödül” başlıklı haberin yer aldığı tespit edilmiştir. 6.2 Davalı vekili tarafından belirtilen URL adreslerinde yapılan inceleme; ...

URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; o Hesap adının “...” olduğu, hesabın Şubat 2014 tarihinde oluşturulduğu, hesapta “...” açıklamasının yer aldığı, hesaptan 499 adet gönderi paylaşımı yapıldığı, hesabın takipçi sayısının 7.505 olduğu, hesaptan yapılan 20.08.2019 tarihli paylaşımda “...” açıklamasının ve ... ibaresinin yer aldığı, hesaptan yapılan 24.10.2019 tarihli paylaşımda “..., ilk single'ı ... ile birlikte ...günü ...” açıklamasının ve ... ibaresinin yer aldığı, Hesaptan yapılan 24/10/2019 tarihli paylaşımda "... ile birlikte ... günü..." açıklamasının ve ... ibaresinin yer aldığı,

hesaptan yapılan 06/01/2020 tarihli paylaşımda ..." açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ...

URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; hesap adının “...” olduğu, hesabın Ekim 2017 tarihinde oluşturulduğu, hesapta “...” açıklamasının yer aldığı, hesaptan 27.03.2018 tarihi itibariyle 159 adet gönderi paylaşımı yapıldığı, hesabın takipçi sayısının 7.105 olduğu, Hesapta ... ibaresinin kullanıldığı, hesaptan yapılan 20.08.2019 tarihli paylaşımda “...” ibaresinin yer aldığı, Hesaptan yapılan 27.03.2018 tarihli paylaşımda “...” açıklamasının yer aldığı, Hesaptan yapılan 26.10.2019 tarihli paylaşımda “... ile birlikte 30 Ekim Çarşamba günü...” açıklamasının yer aldığı,

Hesaptan yapılan 07.02.2020 tarihli paylaşımda “...” açıklamasının yer aldığı, Hesaptan yapılan 10.02.2020 tarihli paylaşımda ... ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ...URL adresinde yer alan youtube hesabında yapılan incelemede.

Hesap adının “...” olduğu, hesabın 09.11.2018 tarihinde oluşturulduğu, hesapta “...” açıklamasının yer aldığı, hesaptan 95 video paylaşımı yapıldığı, hesabın abone sayısının 45.2B (bin) olduğu, hesapta ... ibaresinin kullanıldığı, hesapta ... URL adresinde 31.10.2019 tarihli paylaşımda... şarkısının yer aldığı, hesapta ... adresinde 22.11.2019 tarihli paylaşımda ...

Klibi şarkısının yer aldığı, hesapta ... adresinde 27.03.2020 tarihli paylaşımda ... şarkısının yer aldığı, hesapta ... adresinde 10.12.2020 tarihli paylaşımda ... şarkısının yer aldığı, hesapta ... adresinde 23.02.2020 tarihli paylaşımda ... videosunun yer aldığı, hesapta ...adresinde 06.01.2020 tarihli paylaşımda ... videosunun yer aldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ...

URL adresinde yer alan facebook hesabında yapılan incelemede; hesap adının “...” olduğu, hesabın 25.10.2019 tarihinde oluşturulduğu, Ekim'de dijital müzik platformlarında yerini alıyor. ...” açıklamasının yer aldığı, hesabın takipçi sayısının 136 olduğu, ... o hesapta ... ibaresinin kullanıldığı, hesaptan yapılan 25.12.2019 tarihli paylaşımda ... ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ...URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede.

Hesap adının “...” olduğu, Hesabın Ekim 2019 tarihinde oluşturulduğu, Hesapta “...” açıklamasının yer aldığı, Hesabın takipçi sayısının 70 olduğu, Hesaptan 20.03.2020 tarihi itibariyle paylaşım yapıldığı, hesapta ... ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. ...

URL adresinde ... adlı hesaptan 31.12.2021 tarihinde yapılan “...” başlıklı videonun yer aldığı tespit edilmiştir. ... adresinde sdi adlı hesaptan 30.10.2019 tarihinde yapılan “...” adlı şarkının yer aldığı tespit edilmiştir.

Davalı tarafından ... hususunda belirtilen URL adreslerinde yapılan incelemede; ... adresinde ... adlı şarkıcıya ait 30.10.2019 tarihinde paylaşılan ... isimli şarkının yer aldığı, ... adresinde ... adlı şarkıcıya ait 2019-2020-2021-2022 tarihli albümlerin yer aldığı tespit edilmiş.

Davalı tarafından BASIN HABERLERİ VE BİLET SATIŞI HABERLERİ hususunda belirtilen URL adreslerinde yapılan incelemede; ... adresinde “..., 18 Ekim Pazar akşamı ...sahnesinde sizlerle...”açıklamasının yer aldığı, ... adresinde “...” açıklamasının yer aldığı, .. adresinde 22.03.2020 tarihinde yapılacak olan ...

Canlı Performans Konserine ilişkin bilet bilgilerinin yer aldığı, ... adresinde ...'lılara hediye biletler açıklamasının yer aldığı, ... adresinde 04.11.2019 tarihli “...” açıklamasının yer aldığı, ... adresinde müzik kategorisinde ... ibaresinin aratılmasıyla elde edilen sonuçlarda “...” ve “...” gruplarının yer aldığı, ... adresinde “...” grubuna ait ... adlı şarkının yer aldığı, ...

URL adresinde ... grubuna ait 30.10.2019 tarihinde paylaşımı yapılan ... adlı şarkının yer aldığı, ... adresinde yer alan 10.03.2021 tarihinde yayınlanan ...adlı şarkının yer aldığı tespit edilmiştir. 6.3 Asıl dava yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, birleşen dava yönünden de da- valı tarafa ait markaya SMK mad.29 atfıyla SMK mad.7/2b kapsamında tecavüz koşullarının oluştuğu," şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.

KANAAT VE GEREKÇE

6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru,

marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine,

marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı,

benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu,

önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.

6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.

Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.

Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.

Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." belirtilmiştir.

6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.

Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak,

marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.

İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,

anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.

6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün,

cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi,

üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür.

Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava dosyasında davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacıların "..." ibareli müzik grubunun bulunduğunun, davacıların müzik grubu tarafından icra edilen "..." isimli müzik eserinin 18/12/2020 tarihinde sosyal medya platformlarında ve çeşitli dijital mecralarda yayınlanmaya başladığının, yayınlandığı tarihte dinlenme rekorları kırdığının, davacılara ait müzik grubunun tanınır ve bilinir hale geldiğinin,

davalının kötüniyetli olarak marka başvurusunda bulunarak davaya konu markayı tescil ettirdiğinin beyan edilerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talepli asıl davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davalının "..." ibareli müzik grubunun bulunduğunun, davalının bu ibareyi davacılardan daha önce kullandığının, davacılar tarafından müzik gruplarında "..." ibaresini kullandığını öğrenince davalının davacılardan daha önce kullandığı davaya konu markayı tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunun beyanında bulunulduğu,

birleşen dosyada sunulan dava dilekçesinde ise davacı birleşen davalıların kullanımlarının davalı birleşen davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun beyan edilerek birleşen davanın açıldığı, asıl davadaki hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde, hükümsüzlüğü istenilen... numaralı "..." ibareli markanın davalı birleşen davacı adına ... numaralı sınıflarda bulunan mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, ... ibaresinin içkili toplantılarda içki dağıtan kimse anlamına geldiği, markada bulunan bu ibarenin markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu,

tarafların kullanımlarının tespiti hususunda sosyal medya hesaplarında inceleme yapılarak bilirkişi raporu alındığı, raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, rapordaki tespitler incelendiğinde, davalı birleşen davacının "..." ibaresini müzik grubunda davacılar birleşen davalılardan daha önce kullanmaya başladığı, davalı birleşen davacının öncelikli kullanım hakkının bulunduğu, davaya konu markanın başvuru tarihinin 19/12/2020 tarihi olduğu, davacıların icra ettiği dünyadan uzak isimli müzik eserinin yayınlanma tarihinin 18/12/2020 olduğu,

müzik eserinin yayınlanmasından bir gün sonra davalı tarafından marka başvurusunda bulunulduğu, yukarıda belirtildiği üzere davalı birleşen davacının kullanımlarının davacı birleşen davalının kullanımlarından önce olduğu, öncelikli kullanım hakkı bulunan davalı birleşen davacının davacı birleşen davalıların kullanımlarını öğrenmesiyle 6769 sayılı SMK kapsamında marka korumasından yararlanmak amacıyla tescil başvurusunda bulunabileceği bu nedenle bu hususta davalı birleşen davacının kötüniyetli olduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağı,

davalı birleşen davacının kötüniyetli olduğu yönündeki iddiasının davacı birleşen davalı tarafça somut ve yeterli delille ispat edilemediği anlaşıldığından asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ... numaralı "..." ibareli markanın davalı birleşen davacı adına ... numaralı sınıflarda bulunan mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, ... ibaresinin içkili toplantılarda içki dağıtan kimse anlamına geldiği, markada bulunan bu ibarenin markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu,

alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacılar birleşen davalıların müzik grubu bulunmakla, müzik faaliyetlerinde "..." ibaresini kullandıkları, davacılar birleşen davalıların kullanımlarının davalı birleşen davacının tescilli markasıyla karşılaştırıldığında, davalı birleşen davacı markasında bulunan ibareye "ler" çoğul ekinin eklenmesiyle kullanımın bulunduğu, bu şekildeki kullanımın davalı birleşen davacı markası yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,

davacılar birleşen davalıların kullanımlarının müzik faaliyetlerine ilişkin olmakla, davalı birleşen davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin bu faaliyetleri kapsadığı anlaşılmakla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı birleşen davalıların kullanımlarının davalı birleşen davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı anlaşıldığından birleşen davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Asıl dava yönünden davanın reddine,

2-Birleşen dava yönünden davanın kabulü ile davacılar birleşen davalıların "..." ibareli kullanımlarının davalı birleşen davalının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sona erdirilmesine,

Davacılar birleşen davalılara ait "..." ibaresinin bulunduğu ekipman ve tüm materyallerden mümkün olması halinde üzerilerinden bu ibarelerin silinmesine, mümkün olmaması halinde bu ürünlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, davalılara ait yayınlardan "..." ibaresinin çıkarılmasına mümkün olmaması halinde erişimin engellenmesine

Asıl dava yönünden;

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60-TL karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL bakiye karar harcının davacılar-birleşen davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen asıl dava yönünden davalı-birleşen davacı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılar birleşen davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı-birleşen davacıya verilmesine,

Birleşen dava yönünden;

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60-TL karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL bakiye karar harcının davacılar-birleşen davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen birleşen dava yönünden davalı-birleşen davacı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılar-birleşen davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı-birleşen davacıya verilmesine,

7-Davalı-birleşen davacı tarafından yapılan 2.050,00-TL posta masrafı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 49,90-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.761,30-TL yargılama giderinin davacılar-birleşen davalılardan alınarak davalı-birleşen davacıya verilmesine,

8-Davacılar-birleşen davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

9-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının ve teminatın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/204, K. 2024/165, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kanaat Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/204
Karar No
2024/165
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/204 K.2024/335
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/205 K.2024/1537
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/206 K.2024/130
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/207 K.2024/659
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/207 K.2024/142
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/208 K.2024/905

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.