KÜNYE
T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/237
- Karar no
- 2024/136
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/12/2022
Karar Metni
2.176 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil firma adına uzun senelerdir tescilli “...” ibareli markalar bakımından hak sahibi olduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen “...” ibareli markasal kullanımların iltibas ve karıştırılma tehlikesi yarattığı izahtan vareste olduğunu, Davalı taraf bu bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarından haberdar olmasına rağmen kötü niyetli olarak “...” ibaresi bakımından markasal kullanımlara devam ederek Müvekkil firma markalarından kaynaklı haklara tecavüz ettiğini, davanın bahsi geçen kullanımları ile müvekkile ait markaları ile karıştırılacak derecede benzer olduğu izahtan vareste olduğu,
davalı yanın yapmakta olduğu kullanımlar gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenleme alanı bulmuş olan markaya tecavüz, gerekse de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunumuz ile düzenleme alanı bulmuş olan haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davalı yanın kullanımları haksız rekabet teşkil ettiği, davalı yan ticari faaliyetlerini çok sayıda özgün marka tercih ederek sürdürebilme imkanına sahip olmasına rağmen müvekkil tarafından ihdas edilmiş olan ve nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirilmiş olan markanın kullanımı yolunu seçtiğini,
davalı yanın bu yolu seçmesinin tek gerekçesi müvekkilin ve markasının haklı itibarından, adından ve seneler süren yatırım ve emekle oluşturulan kalite algısından haksız yararlanmak olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı yanın söz konusu haksız kullanımlarda kötü niyetli olduğunu Hükmün etkinliğini sağlamak ve Müvekkilimizin zarara uğramasını engellemek için öncelikle, Müvekkile ait hâlihazırda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan marka/markalar bakımından, “nicol” hakim unsurlu markalar ile iltibas yaratan davalı yanın haksız kullanımları sebebi ile.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun amir hükümleri çerçevesinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 149. maddesi uyarınca; davalı yanların Müvekkilin tescilli markaları korunmasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla, Davalı tarafa ait ... internet sitesi içesinde yer alan “...” ibareli içeriklere engellenmesi/ içeriğin yayından kaldırılması, İlgili ürünlerin üretilmesi, satılması,
kullanılması tecavüz teşkil eden eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, kalıp, makine gibi vasıtalara öncelikle davalıya ait işyerinde arama yapılarak - el koyulmasını ve tecavüz teşkil eden eylemlerin huzurdaki dava neticelenene kadar tedbiren önlenmesi, dava neticelendiğinde ise ilgili ürünlerin imhası, fazlaya ilişkin hakları ve alacakları ile talep ve dava hakları saklı tutulması kaydı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketin merkezi anadolu yakasında olup yetkisiz mercide dava açıldığını, Şirket dava konusu ürünleri üretmediğini, Yalnızca üretici/tedarikçi firmalardan üretimine müteakip yalnızca satışını yaptığını, Ürünlerin firmadaki isimleri ...,..., ... şeklinde ürünleri tedarikçi firmalardan temin ettikten sonra tedarikçi firma ile çakışmasını önlemek ve kendi tarzımıza uygun isimler belirleme amacıyla satış isimlerini değiştirdiklerini, vermiş oldukları isimler genelde yabancı kişi isimleri , ülke yada şehir isimleri şeklinde olduğunu,
Bu örnekte de olduğu gibi farklı ülkelerde farklı yazılışları ve farklı kullanım şekli bulunan bir şahıs ismi olarak kullanıldığını, Örneğin; ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adının çeşitli dil biçimleri Batı ve Doğu Avrupa kültürlerinde yaygın olduğunu, ... ve ... örneklerinin tümü ... olduğunu, ... ve ... genellikle Batı Avrupa kökenli olduğunu, Davacının bahsettiği ürünleri müvekkillerinin internet sitesinde 12.04.2022 tarihinde satışa açmış olduğunu, dava dilekçesinin tarafımıza tebliğ edildiği 09.01.2023 tarihinde siteden kaldırdığını,
müvekkillerinin davacı tarafın iddia ettiği gibi bir haksız kazanç sağlama ve haksız rekabete yol açacak davranış içerisinde olmadığını, Öte yandan ürünlerin internet sitesinde Waybil olarak değiştirildiğini, bu sebeple hukuka aykırı bir durum bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
19/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; marka hakkı sahibine ait işaretin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde izinsiz veya meşru bağlantı bulunmamasına rağmen kullanılmasının marka hakkı ihlali yarattığı belirtildiğini, Dosya kapsamında mevcut; ... 39. Noterliğinin ... tarihli ...
Yevmiye Numaralı, E-tespit tutanağı ile, ... alan adlı internet sitesi içeriğinde, “...” ibareli kullanımlar tespit altına alındığını, noter onaylı e-tespit tutanağında yer alan ... alan adlı internet sitesinde yer verilen kullanımlar yer aldığını, “...” ibaresinin site içeriğinde, ..., ... ürünleri bakımından seri isim olarak kullanıldığını. Davalı kullanımlarına konu mobilyalar “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar.” Nice Sınıflandırmasının...
Sınıfında yer aldığını, Bu kapsamda, davacı adına tescilli ..., ..., ..., ... markaların ...
Sınıfta yer alan “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar.” Emtiaları bakımından tescilli olduğu tespit edilmekle, 6769 Sayılı SMK’ nın 7/3 – d bendi atfı uyarınca, SMK 29. Maddesi uyarınca, ... alan adlı internet sitesi içeriğindeki kullanımların davacı marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, ... alan adlı internet sitesinin sahiplik bilgileri sorgulandığında ise, anılan internet sitesinin ...Şirketi adına tescilli olduğunu, Basiretli bir tacir olmak durumundaki davalı ekonomik alanda, kendi emeği nispetinde sonuç alması gerekirken, haklı olmayan bir gelişmeyi temin edecek vasıtalara başvurması ve bu anlamda,
vekil edene ait tasarımlar ve iş ürünleri ile iltibas tehlikesi yaratacak derecede benzerini kullanması haksız rekabet kastını oluşturduğunu, Bu kapsamda, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğinin tespiti ile, davacı adına tescilli ... markasının, sayısız seçenek özgürlüğüne sahip olunmasına rağmen davalı ..., ..., “Özel Hukukta Meseleler ve Görüşler-IV: Rekabet Hukuku – Marka Hukuku”, s.62.16 yanca aynı ürünler bakımından seri isim olarak kullanılmasının haksız rekabete sebebiyet verebileceği kanaatine ulaşıldığını, Davacı adına tescilli ..., ..., ..., ... markaların ...
Sınıfta yer alan “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar.” Emtiaları bakımından tescilli olduğu, ... 39. Noterliğinin... tarihli ...
Yevmiye Numaralı, E-tespit tutanağı ile, ... alan adlı internet sitesi içeriğinde yer alan kullanımların, 6769 Sayılı SMK’ nın 7/3 – d bendi atfı uyarınca, SMK 29. Maddesi uyarınca, davacı marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, Tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğinin tespiti ile, davacı adına tescilli ... markasının, sayısız seçenek özgürlüğüne sahip olunmasına rağmen davalı yanca aynı ürünler bakımından seri isim olarak kullanılmasının 6102 Sayılı TTK’nın 54ncü maddesi uyarınca haksız rekabete sebebiyet verebileceği, sonuç ve kanaatlerine ulaşıldığı yönünde bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti ile tespiti halinde bunun durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.
Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak,
marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,
tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,
bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,
anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün,
cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre marka hakkı sahibine ait İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.”, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir.
Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
Somut olaya dönüldüğünde, dosya kapsamında bulunan ... 39. Noterliğinin...tarihli ... yevmiye Numaralı, E-tespit tutanağı ile, ... alan adlı internet sitesi içeriğinde, “...” ibareli kullanımlar tespit altına alındığı, davacı adına tescilli ..., ..., ..., ... markaların .... Sınıfta yer alan “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar.” emtiaları bakımından tescilli olduğu, “...” ibaresinin site içeriğinde, berjer, puf ve koltuk ürünleri bakımından seri isim olarak kullanıldığı, 6769 Sayılı SMK’ nın 7/3 – d bendi atfı uyarınca, SMK 29. Maddesi uyarınca, ... alan adlı internet sitesi içeriğindeki kullanımların davacı marka haklarına tecavüz teşkil ettiğine dair dosya kapsamındaki denetime açık bilirkişi heyet raporuna itibar edilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli, 2021/4883 E., 2022/9613 K. sayılı kararınında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, fikir ve sanat eserleri hukukunun, marka hukukunun endüstriyel tasarım ve patent hukukunun konusu, sırasıyla eser, marka, tasarım ve patent üzerindeki haklar ile bunların sahiplerinin korunması iken, haksız rekabet hukukunun konusu, dürüstlük ilkesine aykırı ticaret yöntem ve uygulamalarına karşı emek ilkesi uyarınca, işletmesel çabayı, birikimi ve yatırımı kapsayan emeğin korunmasıdır.
Yani, korumanın dayandığı ilkeler birbirinden farklıdır. (Sevilay Uzunallı, Markanın Korunmasının Kapsamı ve Tazminat Talebi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2012, s. 516 vd..) İki grup hükmün öngördüğü kriterler birbirinden farklı olduğundan birinin uygulanması, diğerinin uygulanmaması veya tam tersini gerektirmez, eğer şartları varsa her iki mevzuatın yan yana veya biri diğerinin yokluğunda uygulanabilir (Şehirali Çelik, Haksız Rekabet,s. 65).
Böylece haksız rekabet koruması fikri haklar korumasını tamamlayan bir konumda olmayıp bağımsız ve kendi kurallarını takip eden bir koruma olduğundan haksız rekabet kaynaklı talepler fikri haklar korumasından bağımsız olarak ileri sürülür. O halde korumanın şartları mevcut olduğu halde haksız rekabet hükümleri fikri mülkiyet hukukuna ilişkin hükümler yanında doğrudan ve birinci dereceden uygulama alanı bulur (Ünal Tekinalp Fikri Mülkiyet Hukuku 5. Bası s.37, 2012).
Dolayısıyla davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti halinde bu eylem aynı zamanda haksız rekabet ettiği de gözetilerek; davanın kabulü ile; davalı kullanımlarının davacıya ait ..., ..., ..., ... tescil numaralı marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüz ve haksız rekabetin men'ine, durdurulmasına ve önlenmesine, ... alan adlı internet sitesinde ..., ..., ..., ... numarasıyla tescilli markalarına tecavüz teşkil eden ürünlerin kullanımların kaldırılmasına, aksi halde siteye erişimin engellenmesine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/237, K. 2024/136, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama