İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/243 K.2024/1170

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/243Karar2024/1170Tarih4 Temmuz 2024Okuma13 dk · 2.676 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Temmuz 2024
Dosya no
2022/243 Esas
Karar no
2024/1170 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2019/639 Esas - 2021/746 Karar
Tarihi
22/10/2021
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.676 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket ile davalı şirket arasında 29/03/1019 tarihli Gürcistan/Batum'a ev eşyası taşıma sözleşmesi yapıldığını, davacı şirketin taşıma hizmetini gerçekleştirdiğini, bu hizmet karşılığında davalı şirkete fatura düzenlediğini, bu faturalara istinaden davalı şirketten bakiye alacağının kaldığını, bu alacak için icra takibi başlattıklarını ancak davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli yapılmış olan itiraza karşılık davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirketin davacı şirkete borcunun olmadığını, davacının, taraflar arasında 29/03/1019 tarihli sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı şirketi zarara uğrattığını, sözleşmede gümrük varış işlemlerinin davacı şirkete ait olduğunun kabul edildiğini ancak davacı şirket ödemediği için davalının yaklaşık 5.000 USD ödemek zorunda kaldığını, davacı şirketin taşıma montaj işlemlerini yapmadığını, bu sebepten davalı şirketin 2,500 USD + KDV ek ücret ödemek zorunda kaldığını, davacı şirket tarafından taşınan eşyaların hasara uğratıldığını,

eşyalarda 17.200 TL ve 1.800 USD zarar meydana geldiğini, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmediği ve davalı şirketi zarara uğrattığı için davacı şirketin bakiye ücret alacağına hak kazanamadığını beyanla davanın reddine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 22/10/2021 tarih ve 2019/639 Esas - 2021/746 Karar sayılı kararında;"Huzurdaki dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; tarafların ticari defterlerinin uyumlu olduğu ve alacak borç durumunun birbirini doğruladığı, davacının davalıya 2019 yılında toplam 7.300,00 USD fatura düzenlendiği, davalı tarafın davacı tarafa 5.200,0 USD ödeme yaptığı neticesinde takip tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten kaydi 2.100,00 USD alacaklı olduğu,

davacının davalı adına düzenlemiş olduğu aylık bildirim limiti üstünde kalan tüm faturaları davanın taraflarının form BS/BS ile ilgili vergi dairesine bildirdiği tarafların beyanlarının birbirleriyle uyumlu olduğu ayrıca davalının ilgili faturalara yasal süre içerisinde itiraz etmediği ve iade faturası düzenlemediği görülmüştür.

Taşıma esnasında vinç marifetiyle yapılan uygulamanın davacı taşıyıcının yardımcısı adamı sürücü tarafından tespit edilerek CMR-Taşıma senedi üzerinde ihtirazi kayıt çekince koyulmak suretiyle derç edildiği, ayrıca yerinde tespit ile fotoğraflandığı, ev eşyalarının alıcısı sahibi tarafından düzenlenen hasar tutanağı tek taraflı düzenlendiği, davacı taşıyıcının ifa sorumlusu adamının imzasına havi olmadığı, davacının taşıma sözleşmesi gereğince edimini yerine getirdiği, eşyalardaki hasarın davacı tarafından sağlanan vinç ile taşınırken oluşabileceği, vinç ile taşınmadan önce eşyalarda hasar olduğuna dair ispata yeter delil bulunmadığı,

sözleşmede asansör kurularak eşyaların eve çıkarılması ücrete tabi olmadığından, 11 yada 12 kata çıkarılmaya ilişkin davacının vinç bedelinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalı tarafın Gürcistan gümrüğünde iddia ettiği ödemelere ilişkin net belge sunmamakla birlikte, teklif mektubunda Türkiye ve Gürcistan gümrük işlemlerinin fiyata dahil olduğu, ancak Gürcistan gümrüğünde oluşacak gümrük vergilerinin teklif edilen fiyata dahil olmadığının belirtildiği, dolayısıyla davalı tarafın Gürcistan gümrüğünde yapmış olduğunu beyan ettiği ödemelere ilişkin davacıdan bir hak iddiasında bulunamayacağı görülmüştür.

Açıklanan tüm bu gerekçelerle davacının davalıdan 2.100,00-usd alacaklı olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, "Davanın KABULÜNE, İstanbul Anadolu ....

İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 2.100,00 USD üzerinden devlet bankalarınca mevduat hesabına USD cinsinden uygulanan en yüksek faizi ile birlikte DEVAMINA," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;davacı ile davalı müvekkil şirket arasında, müvekkili şirket çalışanına ait ev eşyalarının Beykoz/İstanbul'dan Gürcistan'ın Batum şehrindeki ... taşınması konusunda 29.03.2019 tarihli Uluslararası Nakliye Sözleşmesi'nin imzalandığını, müvekkili şirket işbu sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olup hal böyleyken aleyhinde işbu davanın ikame edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, işbu dava konusu uyuşmazlığın davacı yanın ticari ilişki kapsamında müvekkilinden alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığını,

konuya ilişkin işbu sözleşmenin 5. maddesinde 7.000,00 USD tutarındaki taşıma bedelinin %70'inin eşyaların İstanbul'dan yüklenmesi anında ve kalan %30'unun ise eşyaların Gürcistan'daki adrese, sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmesi halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre davacının;

"- Eşyaların İstanbul adresindeki paketleme ve yüklemesi (Madde 2/a),- Eşyaların Gürcistan'daki adreste indirilmesi ve konuta taşınması (Madde 2/a),- Eşyalardaki muhtemel hasarın tespit edilerek dosyalanması (Madde 2/c) - Eşyaların montaj ve demontajı (Madde 2/d),-Taşıyıcının (Davacının) demonte ve monte ambalajını yaptığı eşyalara ilişkinhasar sorumluluğu (Madde 3/a)- Türkiye ve Gürcistan'daki gümrük işlemleri (Madde 5/a),- Sigorta bedeli (Madde 8), - Eşyayı yerleştirip sahibine teslim ettikten sonra, eşyayı teslim alacak kişiye taşıyıcı tarafından CMR imzalatılması (Madde 6)" ile yükümlü olduğunu.

Davacı şirketin işbu sözleşme kapsamında kararlaştırıldığı şekilde eşya taşıma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu suretle müvekkilinin pek çok bakımdan mağduriyetine yol açtığını, bu kapsamda Yerel mahkemenin "davacının taşıma sözleşmesi gereğince edimini yerine getirdiği" yönündeki tespitlerinin son derece hukuka aykırı olduğunu, davacının icra takibine konu uluslararası nakliye işlemi için araç şoförü dışında başkaca çalışan görevlendirmediğini, eşyalar Batum'a geldikten sonra araçtan indirilmediğini ve taşınması gereken kata taşınmadığını, günlük ücret karşılığı çalışan hamallara taşıtılmak istendiğini,

eşyaların kararlaştırılan teslim adresindeki kata çıkartılmasının da yine davacı tarafından reddedildiğini, araç şoförü dışında davacının hiçbir çalışanının bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından tırdan eşyaların indirildiğini, davacı tarafından yapılmayan taşıma ve montaj işlemleri için müvekkili şirketin 3.kişiye 2.500,00-USD+KDV tutarında ek ücret ödemek zorunda kaldığını;Davacının sözleşmeye aykırı tutum ve davranışlarının varış gümrüğünde yaşanan mağduriyetle sınırlı kalmadığını,

davacı teslimat adresine yalnızca nakliye aracının sürücüsü olan çalışanı ile gelmiş olup taşıma ve montaj işini gerçekleştirecek başkaca çalışanın bulunmadığının fark edilmesi üzerine müvekkili şirket çalışanlarının taşımayı kimin yapacağını sorduğunu ve araç şoföründen başka çalışan olmadığının, dilerlerse yevmiye ile çalışan birkaç hamal tutulabileceğinin söylendiğini, bunun akabinde eşyaların belirtilen konuta kadar taşınması kararlaştırılmış olmasına rağmen yine davacı çalışanı tarafından eşyaların yalnızca tırla getirildiğinin, araçtan eşyaların getirilmesini kendisinin yapamayacağının, tek başına olduğunun,

tutacağı adamlarla ilk kata kadar taşınabileceğinin ve üst katlara asla taşınmayacağının beyan edildiğini, Yerel Mahkemece her ne kadar işbu hükümde. "11 ya da 12 kata çıkarılmaya ilişkin davacının vinç bedelinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı" yönünde gerekçe gösterilmişse de taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinden de görüleceği üzere, eşyaların 1. kata taşınması gibi bir anlaşma yapılmamış olup sözleşme içeriğinde de;

''Ev adresi 1. Kat üstü ise her kat başına 120 Euro yansıyacaktır.'' denilmek suretiyle belirtildiği üzere davacının üst katlara ücret mukabilinde taşıma yapmayı peşinen kabul etmiş bulunduğunu;Davacı tarafından araçtan bile indirilmeyen ve konuta taşınmayan eşyaların, araçtan indirilme, konuta taşınma ve montaj işlemleri için müvekkili şirketin 2.500,00 USD+KDV tutarında ücret ödemek zorunda kaldığını,

sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmeyen ve ayrıca müvekkili şirketi zarara uğratan davacının bakiye ücrete hak kazanmadığının açık olduğunu,CMR Konvesiyonu'nun (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) Taşımacının Sorumluluğu'nu düzenleyen 17. maddesinde de belirtildiği üzere;

''Taşımacı, yükü teslim aldığı andan yükü teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından veya doğacak hasardan sorumludur.'', ''Taşımacı, taşımayı yapmak için kullandığı ... çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumludur.'' şeklinde olduğunu, alıcı tarafından imzalanmamış bir CMR belgesinin, malın kusursuz şekilde teslim edildiği hususunda delil vasfı taşımadığının da açık olduğunu;Müvekkili şirket,

CMR düzenlenmesini ayrıca teslim edilen eşyalardaki hasar ve eksikliklerin tutanağa yazılmasını ısrarla talep etmişse de davacı şirket çalışanının CMR belgesi düzenlemekten kaçındığını,CMR belgesi düzenlenmekten imtina edilmesi dahi mal tesliminin usulüne uygun şekilde yapılmadığının göstergesi olup ayrıca belgenin geçersiz olduğunu, CMR taşıma senedinin ispat etkisinin ortaya çıkabilmesi için öncelikle taşıyıcı ve gönderen tarafından imzalanmış olması gerektiğini, taşıma senedinin ister taşıyıcı isterse gönderen tarafından düzenlenmesi bir problem teşkil etmemekle birlikte,CMR Konvansiyonun 4. maddesi uyarınca taşıma senedinin tanziminin,

her iki tarafın da birlikte katılımı ile gerçekleşmesi şeklinde taraflara bir yükümlülük getirildiğini, sadece taşıyıcının imzasının bulunduğu, bunun yanı sıra gönderenin imzasının bulunmadığı bir CMR-taşıma senedinin sadece taşıyıcı bakımından senet hükmünde kabul edilebilir olduğunun açık olduğunu, Yerel Mahkemece bilirkişi raporları doğrultusunda kurulan hükmün taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,

kendi uzmanlık alanı olan bir bilirkişinin bu denli önemli bir hususa dikkat etmemiş olmasının son derece hukuka aykırı olduğunu;Davacı tarafından taşınan eşyalar hasara uğratılmış olup 17.200,00 TL ve 1.800,00 USD tutarında zarar meydana geldiğini, davacıya ait olan eşyaların bir kısmında ciddi hasarlar olduğunun tespit edildiğini, yaklaşık 10.000,00 TL değerindeki ...

Tv'nin ekranının sol arka kısmındaki ekran kasasının kırık olduğunu, adedi 50,00 USD olan ... marka 5 adet kırmızı şarap ve 1 adet su bardağının kırıldığını, 120x160 cm boyutlarında ve piyasa değeri 1.500,00 USD olan siyah toros mermer sehpada kırık ve kopuklar bulunduğunu, 220x110 cm boyutlarındaki ByKepi marka yemek masasında derin çizikler ve cilasında bozulma meydana geldiğini, cila bedelinin nakliye hariç 2.600,00 TL+KDV olduğunu, ByKepi marka yemek konsolunda derin çizikler ve cilasında bozulma meydana geldiğini, cila bedelinin nakliye hariç 2.600,00 TL+KDV olduğunu,

giysi dolaplarındaki ray kapakların yavaşça kapanmasını sağlayan 2.000,00 TL değerindeki stoperlerin bulunamadığını, belirtilen firmalara ve yetkili servislerine müzekkere yazılarak hasar karşılıklarının ve tamir masraflarının sorulması gerektiğini;Davacının varış gümrüğünde başlayan sözleşmeye aykırı davranışlarının devam ettiğini ve müvekkilinin mağduriyetinin katlanarak arttığını, Mahkemece konuya ilişkin "eşyalardaki hasarın davacı tarafından sağlanan vinç ile taşınırken oluşabileceği" yönündeki tespitlerin de hukuksuz olduğunu,

"oluşabileceği" yönündeki ihtimalli değerlendirmeler taraflarınca kabulünün mümkün olamayacağı gibi eşyaları taşıma yükümlülüğünün sözleşme kapsamında davacıya ait olduğunun açık olduğunu, sözleşmede davacıya yüklenmiş olmasına rağmen varış gümrüğü işlemleri için dahi müvekkili çalışanlarınca emek ve mesai harcandığını, ayrıca gümrük ücretlerinin de müvekkili tarafından ödendiğini, davacının varış ülkesi gümrük işlemlerini yaptırmak ve gümrük ücretini ödemekten kaçındığını,

nakliye aracını kullanan davacı çalışanının ''eşyalarınız gümrükte kalır yahut geri dönerim'' söylemi üzerine müvekkili çalışanlarının gümrüğe giderek işlemleri gerçekleştirmek ve 13.475,00 Gürcistan Larisi (yaklaşık 5.000,00 USD) tutarındaki gümrük ücretini ödemek zorunda bırakıldığını;Sözleşmenin ücrete ilişkin 5-a maddesinde; ''Anlaşılan ücrete. Türkiye gümrük masrafları dahildir.

Taşıtanın ev adresinde eşyaların paketlenmesi, yüklenmesi, Türkiye gümrüğü, varış ülkesi gümrüğü dahildir.'' denilmekle bu husustaki sorumluluğun davacı taşıyıcıya ait olduğunun açıkça belirlendiğini, eşyaların gümrükte takılması yahut geri dönmesi tehdidi karşısında ücretin müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, taraflarca akdedilmiş olan işbu taşıma sözleşmesi kapsamında iddia edildiğinin aksine müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklere uygun davrandığını, davacının ise sözleşme hükümlerini ihlal ettiği gibi işbu haksız ve mesnetsiz davayı ikame ettiğini beyanla istinaf başvurusunun kabulüne,

kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, uluslararası karayolu ile yapılan taşımadan doğan ücretin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile Türkiye-Gürcistan arasında ev eşyası taşınması konusunda taşıma sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca eşyaların Gürcistan'ın Batum şehrindeki adrese hasarsız teslim edildiğini ve davalı adına fatura düzenlendiğini, davalının taşıma ücretinin bir kısmını ödediğini, kalan kısmın ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf,

sözleşmede kararlaştırılan ücretin %70'inin peşin kalan kısmının ise eşyaların sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmesinden sonra ödeneceğinin kabul edildiğini, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yine sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, eşyaların araçtan indirilmesi ve ev içerisine taşınması ile montaj işlemlerinin davacı tarafından yapılmadığını, bu işlemler başkasına yaptırıldığından ek ücret ödendiğini, eşyalarda hasar oluştuğunu, hasarın tutanak altına alındığını, ayrıca davacının Gürcistan gümrük masraflarını ödemesi gerekirken ödemediğini,

bu nedenle de ücretin kalan kısmını talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kök ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir.

HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır.

Davalı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; taraflar arasında ev eşyalarının Türkiye'den Gürcistan'ın Batum şehrine 7.000 USD + KDV ücret karşılığında taşınması konusunda sözleşme akdedildiği ve davacı tarafından davalı adına bu miktarda navlun faturasının düzenlendiği, faturanın davalı tarafından kabul edildiği,

bir kısmının ödendiği ve kalan 2.100 USD ücretin ödenmediği hususunda bir ihtilaf olmadığı, ihtilafın davacının taşıma sözleşmesi ile üstlendiği edimleri sözleşmeye uygun şekilde yerine getirip getirmediği ve ücretin tamamına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplandığı, zira sözleşmenin 5. maddesinde ücretin %70'inin peşin, kalan kısmının ise taşıma aracının Gürcistan ev adresine gelmesi ile ödeneceğinin kabul edildiği,

her ne kadar uluslararası bir taşıma söz konusu ise de CMR Konvansiyonu'nun 1/4. maddesi uyarınca taşınan emtia ev eşyası olduğundan uyuşmazlığa konvansiyon hükümlerinin uygulanamayacağı, uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşme ve TTK'nın öncelikle taşınma eşyası taşınmasına ilişkin 894-901 maddeleri ile 894. maddesinde yer ala atıf nedeniyle eşya taşınmasına ilişkin düzenlemeleri uyarınca çözümlenmesi gerektiği, sözleşmenin 2/1-a maddesinde davacının üstlendiği taşıma işinin kapsamının belirlendiği, buna göre eşyaların Türkiye'deki adreste ambalajlanması, araca yüklenmesi,

Türkiye ve Gürcistan gümrük işlemlerinin yapılması ile teslim adresine sevkinin davacının sorumluluğunda bulunduğu, sözleşmenin eki olan teklif mektubunda eşyaların Gürcistan'daki evin içerisine kadar taşınacağının ve birinci kata kadar taşımanın ücrete dahil olduğunun, sözleşmede ise asansör kurularak eşyaların eve çıkarılmasının ücrete dahil olmadığının kabul edildiği,

Gürcistan'daki evin 11. katta olduğu ve bu kata kadar taşıma yapılacağı konusunda tarafların anlaşmadıkları, her ne kadar birinci kat üzeri taşımalarda ek ücret talep edileceği belirtilmiş ise de, 11. kata taşımanın davalı tarafça görevlendirilen kişiler ve vinç ile yapıldığının sabit olduğu, davalı tarafça, davacıya ücreti karşılığında taşımanın 11. kata kadar yapılmasının teklif edildiği,

davacı tarafından kabul edildiği ancak teslim adresinde bu anlaşmaya uyulmadığı veya aynı teklifin teslim adresinde yapıldığı ve davacı tarafından kabul edilmediğine dair bir delil sunulmadığı gibi davacının çalışanı fiili taşıyıcı araç şoförü tarafından taşıma senedine, 11. kata kadar taşıma işleminin davalı tarafça yapıldığı ve kendilerinin taşımayı yapmalarının kabul edilmediği şeklinde şerh düşüldüğü,

bu nedenle davacının teslim adresine gelmekle taşıma işlemini tamamladığının kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar davalı taraf Gürcistan gümrük ücretlerinin de sözleşme ve ücrete dahil olduğunu iddia etmiş ise de, sözleşmenin 5. maddesinde açıkça Türkiye Gümrük masraflarının ücrete dahil olduğunun kabul edildiği, Gürcistan gümrük masrafları yönünden böyle bir kabulün olmadığı, davacının sorumluluğunun yalnızca her iki gümrük işlemlerinin yapılması yönünden olduğu ve bu sorumluluğun yerine getirildiği,

davalının ödediği Gürcistan gümrük masrafından davacıyı sorumlu tutamayacağı gibi gümrük işlemlerinin davacı değil kendisi tarafından yapıldığına dair herhangi bir delil sunmadığı, son olarak davalı taraf davacının eşyaları hasarsız şekilde teslim etmediğini ve oluşan hasar nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiş ise de, gerek taraflar arasındaki sözleşme gerekse TTK'nın 894. maddesinin atfı ile 875 ve 879. maddeleri uyarınca davacı taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından doğan zararlardan sorumlu olduğu,

davacı tarafından eşyaların teslim edildiğine dair düzenlenen taşıma senedinde eşyaların hasarsız şekilde teslim edildiğinin şerh edildiği, tutanak alıcı tarafından imzalanmamış ise de, teslim anında eşyaların hasara uğradığına dair her iki tarafça imzalanmış bir tutanağın olmadığı, davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen tutanağın ispat kuvvetinin bulunmadığı, yine davacı tarafından sunulan fotoğraflardan eşyaların ambalajlarında vinçle taşındığı sırada herhangi bir hasar görülmediği,

dolayısıyla hasar ispat edilemediği gibi bu halde dahi hasarın eşyaların vinç ile taşınmasından önce oluştuğunun söylenemeyeceği, Mahkemenin bu yöndeki gerekçesinde bir isabetsizlik olmadığı, sonuç olarak davacı tarafından taşıma işleminin sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiği ve ücretin kalan kısmına hak kazanıldığı, davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından ve Mahkemece kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,

davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 826,54 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 206,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 619,84 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/243, K. 2024/1170, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/243
Karar No
2024/1170
Tarih
4 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/244 K.2024/495
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/244 K.2024/487
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/245 K.2024/500
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/246 K.2024/664
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/246 K.2024/558
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/247 K.2024/561

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.