İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/97 K.2025/92

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/97Karar2025/92Tarih29 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.848 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
29 Nisan 2025
Esas no
2023/97 Esas
Karar no
2025/92
Dava
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/04/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.848 kelime·14 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava dileçesinde özetle; müvekkillerinin tescilli markasına yönelik tecavüz fillerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava sonunda SMK m.149 kapsamında fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini ve tecavüzün kaldırılmasını, masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini,

fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kalması ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme neticesinde SMK m.151/2-b hükmü gereğince karşı tarafın elde ettiği net kazanç üzerinden şimdilik 10.000-TL maddi ve 20.000-TL manevi tazminat taleplerinin kabulünü ile dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesini talep ve dava etmiştir. .

Cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin markasal kullanımının “...” marka kullanımı olduğunu ve “...” haricindeki tüm kullanımlarının sadece tanınmış “...” markası ile birlikte ayakkabı modeli kullanımı olduğunu ve taraflara ait ürünlerin tüketici nezdinde hiçbir şekilde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kaldı ki Davacı’nın “...” markasına ilişkin olarak tecavüz iddiasına konu .... sınıftaki başta ayakkabı emtiası olmak üzere, tescile konu ayak giysileri ile ihlal iddiasına konu mal ve hizmetler üzerindeki son 5 yıllık ciddi kullanımının öncelikle ispat edilmesi gerektiğini bildirdiklerini,

haksız ve mesnetsiz iddialara dayanan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkillerinin spor giyimi, spor ekipmanı, spor ayakkabısı üretim ve pazarlamasında, “...” markası ile Türkiye’nin öncü firmalarından olup Türkiye’de toplam 80 “...” mağazası ile faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkillerinin aynı zamanda ... internet sitesi üzerinden de “...” marka ürün satışı gerçekleştirmekte olduğunu, ..., 1923 yılında kurulmuş olan Danimarka merkezli bir spor giyim firması olduğunu,... firmasının Türk Patent ve Marka Kurumu (“TPMK”) nezdinde ... sayı ile tescilli “...” markası bulunmakta olup ... tarafından müvekkillerinin,

“...” markalı ürünlerin Türkiye, ..., satış ve pazarlaması için lisans hakkı verildiğini, Bu kapsamda davacı’nın davaya mesnet ... sayılı 20.10.2003 tescil tarihli “...” markasına ilişkin olarak tarafımızca kullanmama def’i ileri sürülmekte olup işbu dava tarihinden geriye doğru beş yıldır markanın ciddi kullanımının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, Aksi halde, davacı’nın işbu davadaki ihlal iddialarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte, kullanımı

ispatlanamayan bir markaya dayanılarak ileri sürülen ihlal iddialarının da hukuken kabulü imkanı bulunmamakta, SMK uyarınca işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı’nın haksız ve mesnetsiz davasının tüm talepleri ile birlikte reddini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan ettikleri görülmüştür. Cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin .... başvuru numaralı markasını 2002 yılından beri, 20 yılı aşkın bir biçimde faal olduğu ve sektörde belirli bir tanınmışlığa ulaştığının sabit olduğunu, müvekkillerinin markası işitsel,

anlamsal ve kavramsal olarak diğer markalardan ayrıştığı gibi müvekkilleri marka örneği de kendine has ayırt edici unsurları içinde barındırarak ve ortalama bir tüketici kitlesinin aklında yer almayı başararak, müvekkillerinin sektöründe başarılı girişimlerde bulunmasına aracılık ettiğini, müvekkillerinin tescilli markası ile birlikte 25. mal ve hizmet sınıfında tescilli olduğu "Ayak giysileri: Ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar,

sayalar..." emtiaları yönünden belirli bir pazar payına ulaşmış olmasına rağmen davalı şirket müvekkillerinin marka ibaresinin esas unsuru olan "..." ibaresini, esas unsur olarak tescil başvurusu dahi yapmadan kullanmaya başlayarak kendisini haksız şekilde müvekkilleri pazar payına ortak ettiğini, bu durum başlı başına SMK m. 7 ve 29 hükümleri gereğince marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, tamamen veya özet olarak ilan edilmesini, fazlaya ilişkin talep haklarını saklı tutarak, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme neticesinde SMK m.151/2-b hükmü gereğince karşı tarafın elde ettiği net kazanç üzerinden şimdilik

10.000-TL maddi ve 20.000-TL Manevi tazminat taleplerinin kabulü ile dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan ettikleri görülmüştür.

Davalı İkinci Cevap Dilekçesinde Özetle; davacı tarafından sunulan kullanım delillerinin; firmanın boş antetli kağıdı ve sipariş fişi gibi basılı evrakı, üzerinde “...” yazan ayakkabı kutusu fotoğrafları, “...” marka kışlık bot ve kot kumaşında ayakkabı görseli, 2020 yılına ait 2 adet sevk irsaliyesi (sevk irsaliyesine konu ürünler farklı markalı ürünler olup “...” marka ürün satışını kanıtlamaya yönelik irsaliyeler dahi değildir.) olduğunu, sayılan görsel ve belgeler incelendiğinde, davacı tarafından “...” ürün satışını gösteren hiçbir belge bulunmadığı gibi, bir an için sunulan sevk irsaliyelerinin “...” marka ürünlere ilişkin olduğunun kabul edilecek olması halinde dahi, irsaliyelerin sadece 2 taneden ibaret olduğu, ayrıca

ikisinin de 2020 yılına ait olduğu gözetildiğinde, ilgili belgelerin “...” markasının ciddi kullanımı kanıtlamaya yönelik olmadığının son derece açık olduğunu, bu kapsamda davacı’nın davaya mesnet ... sayılı ...tescil tarihli “...” markasına ilişkin olarak tarafımızca kullanmama def’i ileri sürülmekte olup işbu dava tarihinden geriye doğru beş yıldır markanın ciddi kullanımının mevcut belgelerle ispatlanamadığının görüldüğünü, devamla davacı’nın işbu davadaki ihlal iddialarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte, kullanımı ispatlanamayan bir markaya dayanılarak ileri sürülen ihlal iddialarının da hukuken kabulü imkanı bulunmamakta, SMK uyarınca işbu davanın reddedilmesi gerektiğini beyan ve talep ettikleri görülmüştür.

18/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan incelemeler sonucunda ulaşılan .../ web sitesine ulaşıldığını, ... alan adı sahibi/yetkilisi bilgileri kontrol edildiğinde alan adının 05.04.2010 tarihinde alındığı/kayıt edildiğini, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... ŞİRKETİ yazdığını,

- ... içerisinde mevcut durumda bulunan web sitesi ve web archive kaydı kontrol edildiğinde ilgili alan adı içerisinde bulunan web sitesinin 28 Kasım 2010 ile 01 Ocak 2024 tarihleri/aralığında toplamda 80 kez kaydedildiğini, mevcut web sitesinde ve örnek olarak 2022, 2021, 2020, 2019, 2018 yıllarından web archive kaydı ekran görüntülerinde görüleceği üzere şeklinde kullanımın olduğunu, davalı yönüyle inceleme;

dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen hummel.com.tr alan adı kontrol edildiğinde alan adının 04.10.2005 tarihinde alındığı/kayıt edildiğini, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... yazdığını, ...içerisinde bulunan web sitesinde mevcut durumda ... ibaresi ile arama yapıldığında sonuç bulunamadığını, ... web archive kaydı kontrol edildiğinde 05 Temmuz 2022 tarihli kayıtta ...urunler linkinde ... ibaresi aratıldığında 2 adet sonuç çıktığını, bu sonuçlarda ... şeklinde kullanım olduğunu, ... ve ... pazaryerlerinde ... mağazalarında

bulunan ürünler içerisinde mevcut durumda ... ibaresi ile arama yapıldığında sonuç çıkmadığını, MARKAYA TECAVÜZ AÇISINDAN; sektörel tespitlerde de yer aldığı üzere, “...” ibaresinin ayakkabı sektöründe “...”

olarak farklı yerli ve yabancı markalar tarafından asıl marka ile birlikte kullanılmakta olduğu ve aynı zamanda ürünün kullanıcıları olan ortalama tüketici açısından “...” markasının bilinirlik arz ettiğini, dolayısıyla, her ne kadar “...” ibaresi, e-tespit tutanağında aynı kelimeyi içermekte ise de, o davalı mevcut fiili kullanımında yer alan internet satışında, asıl marka olan “...” ibaresi ile beraber kullanılmakta olduğunu, o Web archive kayıtlarında bulunan ürün/ürünler üzerinde “...” ibaresinin kullanımının olmadığını,

o dolayısıyla mevcut ibarenin yer almasının sektörel tespiti destekler nitelikte ayakkabı sektöründe “...” olarak kullanım şeklinde değerlendirilmesinin mümkün olduğunu, o ürünün kullanıcıları olan ortalama tüketiciler açısından “ ...” ibaresinin bilinirliği de söz konusu olduğundan, üründe öne çıkacak olan asıl unsurun “...” markası olacağı ve tüketicinin de “...” ibaresini markadan ziyade bir ... olarak değerlendireceğini,

o bu yüzden markalar arasındaki farklılığın, malın/hizmetin yöneldiği tüketici kesimince fark edilip algılanabilecek nitelikte olduğu ve bu açılardan markaların karıştırılmayacağını, o bu haliyle davalı kullanımının davacı markasına yanaşma iradesi göstermediğini, o markalar arasında bir ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma ihtimalinin söz konusu olmadığını, genel anlamda iltibasın oluşmayacağı tespit, sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup,

işbu tespitler uyarınca davalı kullanımının SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdir sayın mahkemenize ait olduğunu, kullanmama defi nedeniyle markasal açıdan inceleme davalı savunması nedeniyle, davacının kullanımın ispatı noktasında dosyaya sunduğu tüm deliller incelendiğinde; davacının sunduğu delillerin, uyuşmazlık konusu olan ....

Sınıfta yer alan “Ayak giysileri: Ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar...

Bebekler için bu sınıfa dahil özel eşyalar: Bebekler için tekstilden bezler, bebekler için tekstilden kundak bezleri, zıbınlar, naylon donlar, mama önlükleri (kağıt mama önlükleri hariç) Çoraplar.” emtialarında, yasanın aradığı anlamda ciddi kullanım olarak değerlendirilemeyeceği ve kullanmama define ilişkin şartların mevcut olacağı yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.

KANAAT VE GEREKÇE

Uyuşmazlığın; davacının marka hakkına SMK m.149 kapsamında tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması ve maddi manevi tazminat taleplerinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.

Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.

Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ).

SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille;

Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”

İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, üçüncü /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,

anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.

Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün,

cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.

Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir.

Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır.

Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir.

Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir.

Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545).

Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, ... sayılı “...”" markası ... sınıfta tescil edilmiştir. Marka tescil başvurusu 26/06/2002 tarihinde yapılmış olup 20/10/2003 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın 29/12/2021 tarihinde yenileme işlemi yapılmış olup, sicil kayıtlarında Marka sahibi olarak davacı ...

Şirketi gözükmektedir. ... tescil no.lu “...” markası ...Sınıfta; ... tescil no.lu “...” markası ...Sınıfta, ... tescil no.lu “...” markası... Sınıfta sicil kayıtlarında marka sahibi olarak davalı ... A.Ş. adına gözükmektedir. Davacı markası ile davaya konu davalı kullanımı yönünden yapılan incelemede. Davacıya ait dayanak markanın ve keza Davalı markaları ile fiili kullanımların ....

Sınıf kapsamında yer alan “ayak giysileri” üzerine olduğu ve bu açıdan sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu, davacıya ait görselini taşıyan markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, elips bir alt zemin üzerine büyük dolgun siyah harflerle yazıldığı, kelime unsurunun üstünde büyükten küçüğe üst üste 3 adet sağa doğru kıvrılan formun yer aldığı, en altta yer alan elips zeminin ise siyah ve beyaz renginden oluştuğu ve dikine çizgiler barındırdığı sabittir.

Davacıya ait fiili markasal kullanımların ise tescil kapsamında yer alan görselden uzaklaşılan bir kullanım sergilendiği bilirkişi heyetince kök rapor içeriğinde şekilleri ile birlikte tespit edilmiştir.

Bilişim uzmanının rapor içeriğindeki tespitlerde davalı kullanımlarında “...” şeklinde çıkan ibare ile birlikte “...” ibaresinin de yer aldığı görülmekle birlikte, ürün görseli net olmadığından, ürün üzerinde “...” ibaresinin kullanıldığı hususu tespit edilememiş olup; sektörel tespitlerde de yer aldığı üzere, “...” ibaresi ayakkabı sektöründe “...” olarak farklı yerli ve yabancı markalar tarafından asıl marka ile birlikte kullanılmakta olduğu, davalı mevcut fiili kullanımında yer alan internet satışında, asıl marka olan “...” ibaresi ile beraber kullanılmakta olduğu, ürünler üzerinde “...” ibaresinin kullanımının tespit edilemediği,

dolayısıyla mevcut ibarenin yer almasının sektörel tespiti destekler nitelikte ayakkabı sektöründe “...” olarak kullanım şeklinde değerlendirilmesinin mümkün olduğu, tüketicinin de “lennox” ibaresini markadan ziyade bir ... olarak değerlendireceği, davalı kullanımlarının bu haliyle markasal kullanım olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş olup; davalı kullanımının davacı markasına yanaşma iradesi göstermediği, denetime açık rapor içeriği de dikkate alınarak davalı kullanımının SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı kanaatine varılmış olmakla;

varılan sonuç uyarunca da davalının kullanmama define yönelik ayrıca bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmediğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615.40 TL karar harcından peşin yatırılan 179.90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan tecavüz talebi yönünden davalı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

4-Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/2 uyarınca davalı yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

5-Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/4, 13/2 uyarınca davalı yararına hesap olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk sarf ücretini davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025

Katip · ¸ Hakim · ¸

İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/97, K. 2025/92, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kanaat Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/97
Karar No
2025/92
Tarih
29 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/98 K.2025/172
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/100 K.2025/468
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/102 K.2025/416
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/105 K.2025/236
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/107 K.2025/80
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/108 K.2025/97

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.