KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/133 Esas
- Karar no
- 2025/83
- Dava
- İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/08/2024
Karar Metni
2.449 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle; ... AŞ. hakkında .... 6.İcra Müdürlüğü... E.sayılı dosyası ile 22.01.2013 tarihli ...
Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan 16.724,19-TL asıl alacak ve 6.162,79-TL.faiz olmak üzere toplam 22.886,98-TL alacağın tahsiline ilişkin olarak 07.12.2023 tarihinde ilamsız takip başlattıklarını, borçlunun 29.12.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile takibe, borca, ödeme emrine, faize, faiz oranına, işlemiş faize, yetkiye, tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini,
borçlunun itirazı üzerine söz konusu lisans sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan borcun tahsil edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak belirlenen Arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, dolayısı ile işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, taraflar arasında imzalanan 22.01.2013 tarihli ...
Sözleşmesi kapsamında Lisans Alan davalının Sözleşmenin Mali Şartlar başlıklı 8.maddesinde; ‘’..Radyo yayın istasyonunda ... üyelerinin eserlerinin temsili olarak kullanılması karşılığında 82,09 TL + KDV mali hak bedelini, ...’ye aşağıdaki şartlarda ödeyecektir…’’ şeklinde kararlaştırıldığını, sözleşmenin yenilenme hususunun Yürürlük ve Süre başlıklı 14. maddesindeki düzenleme nedeniyle sözleşmenin uzayarak devam ettiğini, sözleşmenin ‘’MALİ ŞARTLAR’’ başlıklı 8.maddesinin c.bendinde ‘’31.12.2012 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik yenilendiği her bir takvim yılı için ödenecek mali hak bedelinin,
bir önceki yılın mali hak bedeli olan 985,11 TL+ KDV esas alınarak otomatik olarak, TÜİK tarafından belirlenen yıllık ortalama (ÜFE+TÜFE)/2 üzerinden belirlenir.
Yayın kuruluşu bu bedeli ilgili yılın 30 Ocak tarihinde ... hesabına ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt etmektedir.’’ hükmünden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin yenilendiği dönemler için vade ve ödeme miktarlarının ne olacağının kararlaştırıldığını, söz konusu düzenlemeler gereği sözleşmenin yenilendiği dönemler için davalı tarafından müvekkili MSG’ne ödenmesi gereken mali hak bedelinin faturalarda gösterildiğini, davalı aleyhine başlatılan davaya konu icra takibinde, sözleşmede belirtilen şartlara göre düzenlenen fatura alacağından kaynaklı davalıdan toplam 16.724,19 TL asıl alacaklarının bulunduğunu,
asıl alacağa ek olarak sözleşmenin Mali Şartlar başlıklı 8.maddesinin d.
Bendi uyarınca; ‘’Ödemelerin gecikmesi halinde yayın kuruluşu Türk Lirası için aylık % 2 oranı üzerinden hesaplanacak olan gecikme faizini ...’ye ödeyeceğini açıkça beyan, kabul ve taahhüt eder.’’ Düzenlemesi gereği aylık %2 gecikme faizi işletildiğini, davalının basiretli tacir olarak bu sözleşmeyi okuyup, anlayıp, imzalayıp, kabul ettiğini, icra takip talebinde hesaplandığı gibi 6.162,79 TL işlemiş faiz alacaklarının bulunduğunu, bu sebeple davalının işlemiş faiz alacağına itirazını kabul etmediklerini, davalının gerek sözleşmenin imzalandığı dönemde gerekse faturaları tebliğ aldığında,
faturalarla ve mali hak bedelleriyle ilgili hiçbir itirazda bulunmadığını, faturalardan ve sözleşmeden gayet haberdar olan borçlu davalının itirazının kötü niyetli olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, müvekkili lehine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan arz ve talep etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; dava ve icra takibinin yetkisiz mahkeme ve icra dairesinde ikame edildiğini, müvekkilinin davacının iddia ettiği dava değeri tutarında borcu bulunmadığını, müvekkili tarafından dilekçe ekinde yer alan banka ödeme dekontundan da anlaşılacağı üzere davacıya 16.724,19-TL ödeme yapıldığını, bu hususun davacının bilgisi dahilinde olduğunu, tüm buna rağmen sui niyetle huzurdaki dava ve davaya konu icra takibi başlatıldığını, dava hakkında öncelikle, yetki itirazları konusunda karar verilerek dosyanın yetkili ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, takip konusu olan bedel müvekkili tarafından ödendiği için ...
6.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunun tespiti ile takibin iptalini ve icra-inkar tazminatı talebinin reddini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, icra takip konusu meblağın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali ile takibin devamını, müvekkilleri lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
16/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından tanzim edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olduğu, İcra takip tarihi itibariyle davalının sözleşmeden kaynaklı olarak davacıya 16.724,19-TL asıl alacak, 8.358,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.082,26-TL borçlu olduğu, davalının icra takip tarihi sonrasında 29.12.2023 tarihinde 16.724,19-TL ödeme yaptığı, davalının yapmış olduğu ödemenin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2018 gün ve...Esas-...
Karar sayılı karar’ı uyarınca önce işleyen faizden kalanının asıl alacaktan mahsup edilmesi ( düşülmesi) sonucunda 8.358,07-TL asıl alacak miktarının borç olarak kalacağı, dava tarihi itibariyle asıl alacak miktarı 8.358,07-TL, takip tarihinden dava tarihine kadar işleyecek faiz miktarı 1.428,89-TL olmak üzere davalının dava tarihi itibariyle toplam 9.786,96-TL davacıya sözleşmeden kaynaklanan borcu olacağı yönünde görüş ve kanaatini sunmuştur.
06/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından tanzim edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olduğu, davacı kayıtlarına göre davalının icra takip tarihi itibariyle 16.724,19-TL asıl alacak borcunun bulunduğu, davalının icra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 29.12.2023 tarihinde 16.724,19-TL ödeme yaptığı, davalının yapmış olduğu ödemenin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2018 gün ve ... Esas- ...
Karar sayılı karar’ı uyarınca önce işleyen faizden kalanının asıl alacaktan mahsup edilmesi ( düşülmesi) sonucunda 29.12.2023 tarihinde 10.159,79-TL asıl alacak miktarının borç olarak kalacağı, dava tarihi itibariyle asıl alacak miktarı 10.159,79-TL, ödeme tarihinden dava tarihine kadar işleyecek faiz miktarı 1.612,02-TL olmak üzere davalının dava tarihi itibariyle toplam 11.771,81-TL borçlu olacağı, yönünde görüş ve kanaatini sunmuştur.
25.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından tanzim edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olduğu, davalının ödeme tarihi itibariyle, sözleşmeden kaynaklı olarak davacıya 16.724,19-TL asıl alacak, 6.404,72-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.128,91-TL borçlu olduğu, davalının icra takip tarihi sonrasında 29.12.2023 tarihinde 16.724,19-TL ödeme yaptığı, davalının yapmış olduğu ödemenin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2018 gün ve ...
Esas...
Karar sayılı karar’ı uyarınca önce işleyen faizden kalanının asıl alacaktan mahsup edilmesi (düşülmesi) sonucunda 8.729,87-TL asıl alacak miktarının borç olarak kalacağı, taraflarca akdedilen sözleşmede faiz oranının belirlendiği, bu nedenle sözleşmede belirlenen oran üzerinden hesaplama yapıldığı, dava tarihi itibariyle asıl alacak miktarı 8.729,87-TL, ödeme tarihinden dava tarihine kadar işleyecek faiz miktarı 1.366,16-TL olmak üzere davalının dava tarihi itibariyle toplam 10.096,03-TL borçlu olacağı, yönünde görüş ve kanaatini sunmuştur.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın; ... 6. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı sayılı dosyası ile 22/01/2013 tarihli ilama itirazın iptali ile takibin devamına, davacının lehine tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu ... 6. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; borçlu şirket hakkında müzik eserleri lisans sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olarak ilamsız takip başlattıklarını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takibe dayanak sözleşmenin davalı tarafı bağlandığının tespiti üzerine, ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, lisans sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapması, mali bilirkişinin tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği,
davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen FSEK kapsamında lisans sözleşmesi alacağının tahsiline yönelik takip dosyasından kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı ve davalı savunmaları da dikkate alınarak diğer uyuşmazlık noktaları dikkate alınarak diğer hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, bilirkişiye tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 6100 sayılı HMK'nun 278/4 maddesi gereğince yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verildiği;
dosya kapsamına göre davacı MSG ile davalı arasında 22.01.2013 tarihinde imzalanan, dava dosyasında mübrez sözleşmede 2012 dönemine ilişkin mali hak bedeli olarak ödenmesi gereken tutar. Madde 8 –Yayın Kuruluşunun ...’ye Yapacağı Ödemeler kısmında 82,09 TL+KDV olarak gösterilmiştir.
Sözleşmenin Madde 14– YÜRÜRLÜK VE SÜRE başlıklı maddesinin (1) bendi uyarınca sözleşme süresi 01.12.2012-31.12.2012 tarihleri arasındaki süredir. Aynı maddenin devamında; "taraflardan herhangi biri, sözleşmenin bitiminden en geç bir ay evvel sözleşmeyi feshettiğini ifade eden bildirimi noter kanalı ile karşı tarafa bildirmediği takdirde, sözleşme aynı şartlarla 8 (c) maddesine göre yıldan yıla yenilenir. " ifadesi bulunmaktadır.
Dosyada mübrez evrakların incelenmesi sırasında sözleşmenin feshine dair davalı tarafından yapılan bir bildirime rastlanmamıştır.
22.01.2023 tarihinde imzalanan sözleşmedeki 2013 uzamaya ilişkin esas bedel (985,11) üzerinden yıllık ÜFE+TÜFE/2 uygulanarak hesaplanan hak bedellerine ilişkin olması gereken faturalar ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar karşılaştırıldığında davacı tarafından kesilen taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olduğu bilirkişi heyetince tespit edilmiştir.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır.
Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır.
Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2004 gün, ... E.,...K, 30.03.2005 gün, ...E., ...K. 08.06.2005 gün,... E., ...K, 18.04.2007 gün, ... E., ... K., 04.07.2007 gün ve ... E.,... K.. 09.02.2011 gün ve ...
E., ...K sayılı kararları). icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekmekte olup, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılması halinde hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddi gerekmektedir. (Emsal YHGK'nın ... E- ... K., ... E- ...K., ... E - ... K.sayılı kararları) (İstanbul BAM 16. ...
Esas,...Karar)
Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu ödeme dekontu incelendiğinde 29.12.2023 tarihinde ...Fm 201-2020-2021-2022-2023 telif hakkı ödemesi açıklaması ile 16.724,19-TL ödeme yapıldığı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun kısmen yapılan ödemede mahsup hakkının düzenlendiği 100. maddesinde;
“Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.
Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir” düzenlemesi gereğince Borçlu faiz ve giderleri ödemede gecikmiş ise, yapmış olduğu kısmî ödeme ana paraya değil, ödemekte geciktiği faiz ve gider borcuna mahsup edilmesi gerektiğinden, huzurdaki davada takipten sonra davadan önce ödeme bulunduğundan, davadan önce kısmen ödeme halinde ise TBK m.100 uyarınca mahsup işlemi uygulandıktan dava tarihi itibariyle yalnızca dava konusu edilen alacak miktarı hakkında değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Borçluların takipten sonra davadan önce icra dosyalarına yaptığı ödemelerin mahsubuna ilişkin yöntemin ortaya konduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2018 gün ve ... Esas - ... Karar sayılı karar içeriğindeki "...İtirazın iptali davası yukarıda açıklandığı üzere takip ile sıkı sıkıya bağlı olduğundan icra takip tarihi itibariyle belirlenen asıl alacak ve temerrüt faizi ile ferîleri, borçlunun takip tarihindeki sorumlu olduğu miktarı gösterir.
Borçlunun takibe itirazından sonra yasal süresi içinde itirazın iptali davası açılması ve bu dava açılana kadar borçlu tarafından icra dosyasına ihtirazi kayıt konulmadan yapılan ödemeler veya alacaklının şahsına ya da onun gösterdiği üçüncü kişiye (kabul edilmek koşulu ile) haricen yapılan ödemelerin bulunması durumunda ise ödeme rızaen yapılmış olduğundan borçlunun bu ödemeler yönünden itirazından vazgeçtiğinin kabulü gerekmektedir.
Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır.
Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir.
Tüm bu tespitlerden sonra mahkemece itirazın iptali davasında, itiraz üzerine icra takibi durduğundan takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkân sağlayacak şekilde hüküm kurmak ve icra inkâr tazminatının da bu miktar gözetilerek değerlendirilmesi gereklidir..." (Aynı yönde Yargıtay 11.HD... E, ... K.,) şeklindeki tespit ve değerlendirmeler uyarınca hesaplama kriterlerine riayet edilerek hesaplama yapılması ve Davalı tarafın harici ödemesinin takip dosyası içeriğine göre ödeme emrinin tebliğinden önce olduğu anlaşılmakla;
İcra takiplerinde, takip çıkış miktarı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/I- 3. fıkrasına ve takip safhasına göre tahsil harcı alınır. Ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir (Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi).
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "İcra ve iflas müdürlükleri ile icra mahkemelerinde ücret" başlıklı 11. maddesinin 4.fıkrasında. "Borçlu ödeme süresi içerisinde borcunu öderse bu Tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir.
Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır." şeklinde yasal düzenlemeler gözetilerek Davalı tarafın dosya kapsamına uygun itirazları ve yukarıda belirtilen hususlar da dikkate alınarak bilirkişi raporu alınması neticesinde davacı tarafından tanzim edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olduğu, davalının ödeme tarihi itibariyle, sözleşmeden kaynaklı olarak davacıya 16.724,19-TL asıl alacak, 6.404,72-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.128,91-TL borçlu olduğu, davalının icra takip tarihi sonrasında 29.12.2023 tarihinde 16.724,19-TL ödeme yaptığı, bu haliyle Davalının ...
6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında dava konusu edilen tutar yönünden itirazlarının kısmen iptali ile takibin 10.096-TL üzerinden ve bu miktara dava tarihi olan 23/08/2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, takip tarihinden sonra 29/12/2023 tarihli 16.721,19-TL harici ödemenin tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde infazda icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,
takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler dikkate alınarak bakiye bedel yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın reddine, alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla 10.096-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/133, K. 2025/83, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama