KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/70 ESAS
- Karar no
- 2025/23
- Dava
- MARKA (MARKA HAKKINA TECAVÜZDEN KAYNAKLANAN
- Dava tarihi
- 24/04/2024
Karar Metni
2.010 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili olan şirketlerin; ..., ... ve ... markalarının lisans sahibi olduğunu, müvekkili ...Şirketi'nin içerisinde "..." ibaresinin yer aldığı 19 adet markanın marka hakları sahibi olduğunu, müvekkili olan şirketler ile davalı şirket arasında, 01.01.2023 tarihli Taşıma Sözleşmesi akdedildiği,
taşıma Sözleşmesi uyarınca davacı şirketin, müvekkili olan şirketlere ait ürünlerin, müvekkili olan şirketler tarafından belirlenecek depolama tesislerinden, rafinerilerden ve/veya terminallerden alınıp, yine müvekkili olan şirketler tarafından belirlenecek müşteri/bayi, tesislere ya da terminallere müvekkillerinin talimatlarına uygun olarak taşınmasını üstlendiğini, bu kapsamda davalı şirkete ait tanker cinsindeki araçlar üzerinde müvekkili olan şirkete ait ve müvekkilinin lisans sahibi olduğu ..., ..., ... ve ...markalarının yer aldığı görsellerin yerleştirildiğini, Taraflar arasında akdedilmiş Taşıma Sözleşmesinin,
davalı şirketin sözleşme hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle müvekkili olan şirketler tarafından ...
16. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile haklı nedenle feshedildiğini, davalı tarafın, taraflar arasındaki Taşıma Sözleşmesi feshedilmiş olmasına rağmen, araçlarında ve ...internet adresinde ..., ..., ..., ... ve ... markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafın davaya konu eylemlerinin, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. ve 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz niteliğine haiz olduğunu, davalı yanın, halen devam eden marka hakkına tecavüz eylemleri nedeniyle müvekkili olan şirketleri ağır zararlara uğrattığını,
davalının kullanımında olan tankerler üzerinde dava konusu markalar yer almakta olup, söz konusu tankerlerle akaryakıt ve LPG gibi tehlikeli maddelerin taşınmasının yapıldığını, bu tankerlerin kaza yapması durumunda oluşacak zarar taleplerinin müvekkili olan şirketlere yöneltilmesi ihtimali bulunduğu gibi, böyle bir durumda müvekkillerinin marka değerinin önemli ölçüde zarar göreceğini, akaryakıt ve LPG piyasası uyarınca, bayilerin münhasıran anlaşma yapıldıkları dağıtım şirketlerinden ürün ikmal etmekle yükümlü olduğunu, davalının kullanımında olan tankerlerde müvekkilinin markalarının yer almasının,
kötü niyetli kişiler tarafından bayilere mevzuata aykırı şekilde ürün ikmali amacıyla kullanılabileceklerini, bu durumda da müvekkili ve bayileri hakkında idari yaptırım uygulanma riskinin ortaya çıkacağını, aynı zamanda marka değerinin önemli ölçüde zarar göreceğini, davalının marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerinin , müvekkilin bu eylemlerinin devam etmesi halinde uğrayacağı zararlar göz önünde bulundurularak , dava sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile her türlü tazminat haklarının saklı kalması kaydıyla davalının , marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerinin durdurulmasını,
müvekkile ait markaya vaki tecavüzün giderilmesini, buna göre davalıya ait tüm araçların ...internet adresinde yer alan ..., ... , ... ve ... , ..., ..., ... doğal gaz ibaresini taşıyan tüm malzeme ve alanlardan bu ibarenin kaldırılmasını, masrafı davalıdan alınarak karar özetinin Türkiye çapında yayın yapan beş büyük gazeteden birinde yayınlanmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yan üzerinde bırakılmasını dava ve talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dağıtım lisansına sahip davacı şirketler ile müvekkili olan şirket arasında 01.01.2023 tarihinde "Taşıma Sözleşmesi" imzalanmış olup, davacı taraflarca gönderilen ve ...
16. Noterliği'nde düzenlenen ... tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarname ile taraflar arasında imzalanan 01.01.2023 tarihli Taşıma Sözleşmesi'nin feshedildiğinin müvekkili olan şirkete bildirildiğini, davacı taraflar sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini iddia etse de fesih beyanının sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, bu durum ile ilgili olarak,
müvekkili olan şirketin maddi haklarının elde edilmesi amacıyla, davacılara ait menkuller üzerinde hapis hakkı kullanılarak yasal işlem başlatıldığını, müvekkili olan şirkete ait araçlar üzerinde bulunan, davacılara ait ..., ..., ... ve ... markalarının, davacıların talebi ve onayı ile araçlarda kullanılmış olup, araç üzerinde bulunan markaların reklam vergilerinin de müvekkili olan şirket tarafından ödendiğini, sözleşmenin sona ermesinin ardından, anılan araçların tamamının ...'da ve ...'da bulunan garajlara çekildiğini ve araçların herhangi bir gaz veya akaryakıt taşımacılığında kullanılmadığını,
ticari hayatına devam etmek zorunda olan müvekkili olan şirketin araçlar üzerindeki logoları ve markaları kaldırdığını, dolayısıyla müvekkili olan şirkete ait araçlar üzerinde davacılara ait herhangi bir logo veya marka kalmadığını, kaldı ki, davacılar tarafından bu yönde sunulmuş bir delil de bulunmadığını, sadece müvekkili olan şirketin internet sitesinden alınan eski görsellerin sunulmuş olduğunu, tedbir kararına istinaden ... 8. İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasından başlatılan takipte, araçlar üzerinde ..., ... ve ... ibarelerine rastlanmadığının tespit edildiği, diğer yandan, müvekkili olan şirkete ait internet sitesinde de davacılara ait marka ve logoların bulunmadığını, hizmet amaçlı kullanımın söz konusu olmadığını, davacıların sözleşmenin feshi ihbarnamesinde veya daha sonra gönderdikleri ihbarnamelerde marka ve amblemlerinin kullanılmamasına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığını, esasen,
taşıma işinde kullanılan müvekkili olan şirkete ait araçların TPMK nezdindeki davacılara ait lisanstan düşmelerinin dahi geçersiz fesih bildiriminden yaklaşık iki hafta sonra gerçekleştiğini, bu durumda davacıların adeta müvekkili olan şirketi tuzağa düşürmeye yönelik beyan ve taleplerinin, ilgili davranış yasak kapsamında olduğunu ve TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Müvekkilinin davacılara ait sıvılaştırılmış doğalgaz (...) ve sıkıştırılmış doğalgaz (...) taşımacılığını da yapmış olup, sözleşmelerin sona ermesinin ardından markaların kullanılmamasına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığını, diğer yandan,
dağıtıcı bayilerin; bayilik anlaşmasında özel hükmüm yoksa, dağıtıcı tarafından temin edilen araçları taşıma işinde kullanma zorunluluğu bulunmadığını, müvekkili olan firmanın halen devam eden marka hakkına tecavüz eylemleri nedeniyle ağır zararlara uğradığının iddia edildiğini, ancak gerçekleşmiş bir zarara ilişkin herhangi bir kanıtın dosyaya sunulmadığını, davacılara ait marka haklarına tecavüz söz konusu olmayıp, müvekkili olan şirketin ticari hayatına sekte vurulması amacına yönelik davacıların beyan ve iddialarının yasal dayanaktan ve gerçeklikten uzak olduğunu , haksız davanın reddini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın taraflar arasında akdedilen 01.01.2023 tarihli Taşıma Sözleşmesi'nin feshinin sözleşmeye ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürdüğünü, bu iddianın hiçbir dayanağının bulunmadığını, mahkeme tarafından da bilindiği üzere fesih karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran hukuki bir işlem olup, geçerli olabilmesi karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığını, sözleşmenin feshedilmiş olduğu hususunun tartışılabilir bir husus olmadığını, bu kapsamda davalının sözleşmenin feshinden sonra markaları kullanmaya devam etmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığından davalının eylemlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
dava tarihinde yayında olan davalıya ait ... internet adresine ve davalı araçlarına ilişkin görsellerle sabit olduğunu, davalı tarafın dava tarihi itibarıyla dava konusu markaları haksız olarak kullandığını, mahkeme tarafından da davalının internet sitesinde müvekkil markalarını kullandığı tespit edilerek haksız kullanımın önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı tarafın mahkeme tarafından tesis edilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması (araçlar hakkında yakalama kararı verilmesi) akabinde haksız ve hukuka aykırı kullanımının sona erdirildiğini, müvekkili şirket markaları dünya çapında tanınırlığa sahip olduğunu,
davalı tarafın bu tanınırlıktan yararlanarak kendine çıkar sağlamak amacıyla müvekkil markalarını internet sitesinde ve araçlarında haksız olarak kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafın söz konusu eylemleri ile müvekkil markalarını referans olarak göstererek piyasada faaliyet göstermekte olan diğer dağıtım şirketleri ile de çalışma fırsatı yaratmayı amaçladığını, davalının dava tarihi itibarıyla dava konusu markaları internet sitesinde ve araçlarında kullandığı sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle ; Cevap dilekçesinde belirtildiği üzere davacıya ait herhangi bir marka veya logo müvekkil şirkete ait araçların üzerinde bulunmadığını, bu durumun 8. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasından tespit edildiğini, davacı tarafça kullanımına ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, bu nedenle davadan sonra logoların kaldırıldığına ilişkin beyanın dayanaksız olduğunu, davacı şirketin dünya ve ülkemiz çapındaki tanınırlığına ilişkin beyanın subjektif olduğunu, dağıtıcı lisansına sahip davacının tanınırlığı ile müvekkilin yaptığı taşıma işi arasında illiyet bağının bulunmadığını, haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
Mahkememize sunulan 31/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 02 Ocak 2018 tarihinde alındığı, alan adı sahibi bilgilerinde ...Limited Şirketi yazdığı, web sitesi iletişim bilgilerinde ...yazdığı, web sitesinde mevcut durumda davacıya ait olduğu belirtilen ... - ... ibarelerine rastlanılmadığı, ...web archive kaydı kontrol edildiğinde 22 Haziran 2018 ile 06 Eylül 2024 tarihleri aralığında toplamda 61 kez kaydedildiği,
sözleşme bitiş tarihi olarak belirtilen 05/04/2024 tarihinden sonra ilk web archive kaydı olan 22 Mayıs 2024 tarihli web archive kaydı kontrol edildiğinde davacıya ait olduğu belirtilen ... -... ibarelerine rastlanılmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan ekran görüntülerinde ... - ... - ...- ... ibareli kullanımların olduğu ancak ekran görüntülerinin hangi tarihlerde alındığının dosyada bulunan veriler doğrultusunda tespit edilemediği,
ancak sözleşme fesih tarihi olarak belirtilen 05/04/2024 tarihinden önceki web archive kayıtlarında ... - ...-...- ... ibareli kullanımların olduğu görülmüş olup örnek olarak 02 Aralık 2023 - 22 Haziran 2018 - 24 Şubat 2019 - 18 Nisan 2021 - 21 Mayıs 2022 tarihli web archive kayıtları ekran görüntülerinin sunulduğunu, taraflar arasında hazırlanmış olan taşıma sözleşmesinin fesih tarihi olan 06/04/2024 tarihine en yakın tarihli kayıt olan 22/05/2024 tarihli kayıt ve sonraki tarihli arşiv kayıtlarda davacı taraflara ait markalara tecavüz teşkil edebilecek mahiyette bir kullanım tespit edilmediği,
mahkemenin 30/04/2024 tarihinde almış olduğu ihtiyati tedbir kararının 3 nolu ara kararı gereğince ... 8. İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan takip dosyası incelendiğinde , söz konusu araçların üzerine dava konusu markaları ihtiva eden herhangi bir kullanıma rastlanmadığının tespit edildiği, dosyada araç üzerinde ya da başkaca herhangi bir mecrada sözleşmenin fesih tarihinden sonra davalı yanın markasal kullanımlarını ortaya koyan başkaca bir delil bulunmadığından davacı taraflara ait markalara tecavüz teşkil teşkil edebilecek mahiyette bir kullanım tespit edilmediği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı kararında "Fesih tek taraflı bozucu yenilik doğuran, karşı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve ulaştığı andan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuran bir irade açıklaması ve akdi son bulduran bir hukuki işlemdir." belirtilmiştir.
Tüm bu dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile feri müdahil arasında feri müdahil adına tescilli davaya konu ...numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli markalar yönünden lisans sözleşmesi düzenlendiğinin, davacı adına tescilli ... ibareli markaların da bulunduğunun, düzenlenen lisans sözleşmesi kapsamında yürütülen faaliyetlerle ile ilgili olarak davacı ile davalı arasında akaryakıt taşıma sözleşmesi düzenlendiğinin,
bu sözleşme kapsamında davalıya ait araçlarda davacının lisans sahibi ve hak sahibi olduğu yukarıda belirtilen marka görsellerinin yerleştirildiğinin, davalı tarafça taşıma sözleşmesine aykırı davranılması nedeniyle sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğinin, sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalının marka görsellerini kullanmaya devam ettiğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli markaların feri müdahil adına tescilli olduğu, bu markaların tescil kayıtlarında davacı adına lisans şerhi bulunduğu,
... numaralı "..." ibareli ve ... numaralı "..." ibareli markanın davacı ...Şirketi adına tescilli olduğu, davacı vekilince dava dilekçesinin ekinde lisans sözleşmesi ile 01/01/2023 tarihli taşıma sözleşmesinin ve fesih ihtarnamesinin sunulduğu, ...
16. Noterliği'nin... tarih ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinin davalıya 06/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, yukarıda belirtilen istinaf ilamında da açıklandığı üzere feshin tek taraflı bozucu yenilik doğuran, karşı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve ulaştığı andan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuran bir irade açıklaması ve akdi son bulduran bir hukuki işlem olduğu, somut olayda fesih ihtarnamesinin davalıya tebliğiyle davacı ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesinin sona ereceği, davalının kabulünü gerektirmediği,
fesihle sözleşme ilişkisi sona ereceğinden, davalının artık davacının adına tescilli veya lisans sahibi olduğu yukarıda belirtilen markaları sözleşme kapsamında hukuka uygun bir şekilde kullanamayacağı, feshin ulaşmasından sonraki kullanımların tecavüz oluşturacağı, dava açılmadan önce veya dava açılırken kullanımların tespiti yönünden davacının yaptırmış olduğu veya talep ettiği delil tespitinin bulunmadığı, dava dilekçesinin ekinde davalının internet sitesine ait olduğu belirtilen görüntüler sunulmuş ise de sunulan bu görüntülerin feshin davalıya ulaştığı tarihten sonraki kullanımlara ilişkin olduğunun tespit edilemediği,
alınan bilirkişi raporunda da bilişim uzmanı tarafından davalının internet sitesindeki arşiv kayıtlarının incelendiği, arşiv kayıtlarında da feshin davalıya ulaştığı tarihten sonra tecavüz oluşturan kullanımın bulunduğunun tespit edilemediği, mahkememizce sözleşme ilişkisi fesihle sona erdiğinden feshin davalıya ulaştığı tarihten sonra davalının kullanımın bulunması halinde tecavüz oluşturacağından kullanımının bulunması halinde tedbir kararı verildiği, yukarıda belirtildiği üzere delil tespiti talebi bulunmadığından dava açıldığında mahkememizce tespit edilen bir hususun bulunmadığı, ayrıca tedbirin icra edildiği,
icra dosyası dosyamız içerisine alınmakla incelendiğinde icra dosyasında da fesih tarihinden sonra davalının tecavüz oluşturan kullanımının bulunduğunun tespit edilemediği açıklanan tüm bu hususlar kapsamında davacı tarafça davalının fesih tarihinden sonra tecavüz oluşturan kullanımının bulunduğunun somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/70, K. 2025/23, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama