KÜNYE
T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/99
- Karar no
- 2024/132
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/07/2024
Karar Metni
1.172 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan davada dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sonuç ve istem : müvekkillerinin tescilli marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün men’ine, marka tecavüzüne men kapsamında, davalı yanın müvekkillerine ait ürün ve görselleri kullanmasının engellenmesini, müvekkillerinin marka hakkına tecavüz oluşturan fiiller hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava süresince bu ihlal ve fiillerin önlenmesini, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, tarafımızca tespiti mümkün olmadığından şimdilik harca esas olmak üzere 10.000TL, inceleme neticesinde ortaya çıkacak olan davalı tarafın elde ettiği net gelir tutarında,
tutarında maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi tahsilinİ, manevi tazminat olarak 50.000TL tutarın dava tarihinden itibaren yasal faizi tahsilini davalı tarafın internet sitesinde marka tecavüzü unsuru içeriklere erişimin engellenmesini. Konuyla ilgili uygulamaları çerçevesinde, sayın mahkemenin re’sen nazara alacağı sebeplerle; haklı davamızın kabulünü, dava dosyasının, hukuki ve maddi bağlantı sebebiyle ...
2. fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi’nin ... e sayılı dosyası ile birleştirilmesini, talep ve dava etmiştir.
İlk esas dava dosyası olan ... 2.FSHHM...Esas sayılı dosyasında.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ilinde bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...'te yer alan şubelerinde "...” "...." "...", "...", "...", "...", "...", "...”, "...” vs. şeklindeki tescilli markaları altında ... ili ... ilçesinde kurulu fabrika işyerinde imalatını yapmakta olduklarını ürünlerinin baklava, muhallebi, lokum, şekerleme, pasta, börek, poğaça vb. gıda ürünlerinin satışını gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkillerinin ürünlerini ayırt edici kılmak için bir kısım belirtilen markalarını ve bu markalara özgü tescilli tasarımlarını kullanmakta olduğunu,
yıllar içinde de müvekkillerinin markalarının ünü "özgün ürünleri ve tasarımları” neticesinde sektörü dışında dahi bilinirlik kazanmış olduğunu, öyle ki; müvekkillerinin ürünlerinin niteliği, görselliği, sunumu, konsepti tamamen kendine özgü bir bütünlük teşkil etmiş olduğunu ve müvekkillerinin tamamen kendine özgü bu tarzı gerek ülkemizde gerekse de yurt dışında önemli bir marka değerine ulaşmış olduğunu, Ne var ki, davacı şirkete ulaşan ihbarlar neticesinde gerçekleştirilen incelemede,
gerek davalı ...'na ait pastane işletmesinde gerekse de her üç davalının adi ortaklık yapısıyla işlettikleri anlaşılan baharat / kuruyemiş işletmesinde gerek iç ve dış mekan tasarımı gerekse kullanılan isim ve logo tasarımları müvekkillerine ait şubelerin iç ve dış tasarımları ile ve tescilli marka ile bu markalara özgü tescilli tasarımlarla neredeyse aynı olacak derecede benzerlik gösterdiği tespit edilmiş olduğunu, aynı zamanda ilgili işletmelere ait ... uzantılı web sitesinde kullanılan tasarım, logo ve markalar da müvekkillerine ait ... olan uzantılı web adresinde yer alan görsellerle büyük benzerlik göstermekte olduğunu,
hatta ve hatta davalı yanın internet sitesinde müvekkillerinin tescilli "..." markasını birebir aynı kullanıldığı açık ve net bir şekilde görünmekte olduğunu, müvekkillerine ait ürün ve görsellerin, tescilli markaların ve markalara özgü TPE nezdinde tescilli tasarımlarının 3. şahıslarca kullanımı halinde ürünlere ilişkin olarak tüketiciler nezdinde oluşan güven duygusu ile yıllarca emek verilerek yaratılan markanın zarar gördüğünü, bu eylemler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca davacının marka hakkına tecavüz oluşturmakta olduğunu, ayrıca, davalı tarafın mağaza dekorasyonu ve dizaynı,
mağazasında ve ürünlerinde kullandığı yazı tipleri, logoları, intemet sitesinde kullandığı görseller gibi birçok ticari faaliyete yönelik eylemlerinin, müvekkillerinin markasının ve tasarımlarının neredeyse aynı olacak derecede benzer şekilde kullanılması sebebiyle haksız rekabet oluşturduğu şüphesiz olduğunu, Davalıların marka hakkı ihlali / haksız rekabet teşkil eden eylemleri, müvekkillerinin suç duyurusu neticesinde başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen Bilirkişi Raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeler ile bir kez daha sabit hale gelmiş olduğunu,
Taraflarınca gerçekleştirilen hukuki girişimlerin akabinde davalıların işletmelerinin web sitelerinde düzenlemeye gittikleri ve iltibas teşkil edebilecek öğeleri web sitesinden kaldırdıkları tespit edildiğini, bu husus dahi, davalıların fiillerinin marka ihlali / haksız rekabet teşkil ettiğinin farkında olduklarını göstermekte olduğunu, Davalı yanın tescilli markaları aynen kullanması haricinde;
müvekkillerinin satışa arz ettiği ürünlere ağırlıklı olarak Arap uyruklu turistlerin rağbet gösterdiği ve müvekkillerinin bu tüketiciler nezdindeki yüksek tanınmışlık düzeyi nazara alındığında, son dönemlerde başta Arap turistlerin yoğun ilgili gösterdiği ve uğrak mekanları haline gelen Uzungöl gibi bir bölgede müvekkillerinin satış son dönemlerde başta Arap turistlerin yoğun ilgili gösterdiği ve uğrak mekanları haline gelen Uzungöl gibi bir bölgede davacı şirketin satışa arz ettiği ürünler ile aynı/ve veya benzer ürünlerin satışa sunumunda benzer ve/veya aynı marka/ibare/tasarımların kullanılmasının tüketiciler nezdinde iki işletme arasında
idari ve ekonomik anlamda bir bağlılığı bulunduğu izlenimine yol açması gayet muhtemel olduğunu, dolayısı davalı tarafın söz konusu eylemleri, müvekkillerinin tanınmışlık düzeyinden haksız kazanç elde etme kastıyla hareket edildiğini ve açıkça haksız rekabet koşullarının oluştuğunu göstermekte olduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin haksız rekabetten doğan haklarını dava konu yapması zaruri olduğunu, müvekkillerinin gelen ihbarlar neticesinde açığa çıkmıştır ki;
ilgili işletme yetkilisi tarafından "..." ibaresi ile ilgili 07.03.2017 tarihinde Türk Patent Ve Marka Kurumu'na yapmış olduğu marka başvurusu Yeniden İnceleme Ve Değerlendirme Kurulu’nun ... sayılı 24.05.2018 tarihli kararı uyarınca "başvuru ile itiraza gerekçe gösterilen ... sayılı ve "...” sayılı markanın aynı tür/benzer malları kapsadıkları” Şeklinde gerekçeyle reddedilmiş olduğunu, Davanın kabulüne, Müvekkilinin tescilli marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün men'ine, Haksız rekabetin men'i kapsamında, davalı yanın müvekkilerine ait ürün ve görselleri kullanmasının engellenmesini,
Müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiiller hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini dava süresince bu ihlal ve fiillerin önlenmesini, Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, tarafımızca tespiti mümkün olmadığından şimdilik harca esas olmak üzere 5.000 TL, inceleme neticesinde ortaya çıkacak olan davalı taratın elde ettiği net gelir lutarında, tutarında maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal İnizi tahsilini, Manevi tazminat olarak 10.000 TL tutarın dava tarihinden itibaren yasal faizi tahsilini,
Davalı tarafın internet sitesinde marka tecavüzü ve haksız rekabet unsuru içeriklere erişimin engellenmesini, talep ve dava etmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir
Dava dilekçesinde davacının işbu dosyanın mahkememizin 2019/380 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesinin talep edildiği, ilgili davanın dosyamız davacısı tarafından ikame edildiği, davalıya ait markanın hükümsüzlüğünün talep edildiği, davanın ... 2 FSHHM ...Esas sayılı davanın derdest olduğu uyap sisteminden anlaşıldı.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; SMK kapsamında davalının marka kullanımından kaynaklı tecavüz ve tazminatı talebi içeren ... 2.FSHHM ... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine yönelik talebinin usul ekonomisi uyarınca değerlendirilmesi gerektiğininden, huzurdaki dava yönünden ... 2.FSHHM ...Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu kanaatine varılarak Mahkememizin iş bu dosyasının ... 2. FSHM ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/99, K. 2024/132, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama