KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
- Esas no
- 2015/181 Esas
- Karar no
- 2018/625
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/12/2010
Karar Metni
3.009 kelime·15 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
100 yıllık bir süre içinde ... de ... ajandası adlı ajandaların kendileri tarafından üretilip piyasaya sürüldüğünü,tüketiciler nezdinde her ne kadar ajanda kelimesi ürünün kendisi taraf etmeye yarasada ajandan kelimesi ile ece kelimesinin bir bütün olarak değerlendirildiğini tanınırı hale geldiğini ancak davalının kendi ürünü ile renginde şekliyle genel görünümüyle içerik bilgileriyle içerik tasarımıyla birebir aynı olarak ... adıyla bir ürünün piyasaya sürüldüğünü bu ürünün kendi ürünleriyle iltibas yaratacak derecede birbirine benzediğini alıcının orta seviyede bir alıcı olsa dahi bu iltibasa aldandığını ve davalının daha düşük kalitedeki
bu ürünü ile davalı şirketin ürününe rekabet ettiğini şirketin bu nedenle karının azaldığını ticari itibarinin zedelendiğini bu nedenle şekil görünüm ve içerik itibariyle davalı şirket tarafından üretilen gıpta kasa ajansı imalatı dağıtımı ve satımının haksız rekabet teşkil ettiğin haksız rekabetin önlenmesini menini haksız rekabet sonucunda oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını gıpta kasa ajandalarının toplatılmasını hüküm özetinin 3 büyük gazete ilanın şimdilik 10.000 TL maddi 20.000 TL manevi zararı dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davalı şirketin ... da mukim bir şirket olduğu davanın yetki yönünden reddini ayrıca görülme yerinin de Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğunu önce yetkisizlik sonrada görevsizlik kararı verilmesini ve yine davanın esası yönünden de davacı ürünlerinin tescilli bir endüstriyel tasarıma sahip olmadığını davacının bu konuda yaptığı başvurusunun dava tarihi olan 24.12.2010 tarihinden önce 1.12.2010 tarihine iptali edildiğini husumetten reddedilmesi gerektiğini ortada tescilli bir tasarımın bulunmadığını davacının 554 sayılı yasadan yararlanamayacağını ayrıca ... ajandası isimli ürüne rağmen
piyasada uzun yıllar değişik unvan ve ad altında değişik ürünlerin satışa çıkarıldığını ajanda olayının anonim bir hale geldiğini bu nedenle davacının hukuki bir korumasının söz konusu olamayacağını bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir.
Birleşen İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/39 esas sayılı dosyasına ait dava dilekçesinde özetle; dava konusu olan ve müvekkili firma tarafından 100 yıllık bir geçmişe dayanan “... Ajandası”nın Türkiye’de ajanda kullanan neredeyse herkes tarafından gayet iyi bilinen, yaygınlıkla kullanılan ve güvenilen bir ürün olma özelliğini bünyesinde barındırdığını, “...
Ajandası”nın öncelikle ismiyle/isim tamlamasıyla tüketici zihninde yer ettiğini ve her ne kadar “...” kelimesi ürünün kendisini tarif etmeye yarasa da bu özel örnekte tüketici zihninde ajanda kelimesi ile “...” kelimesini bir bütün olarak benimsediğini, bir bütün olarak bilir ve tanır hale geldiğini, bu yoğun çalışma ve emek sonucunda “... Ajandası”nm ayırt edici bir karakter ve ayırt edici bir ürün olarak ülkemizin ajandası vasfını kazandığını, “...
Ajandası”nm rengiyle, şekliyle, genel görünümüyle, içerik bilgileri ve içerik tasarımıyla kendine özgü ve tercih edilen bir ürün olduğunu, davalı şirket tarafından üretilerek “...” adıyla piyasaya sürülen ürünün, müvekkili şirket tarafından basım ve yayını yapılan “...
Ajandası”na şekil, görünüm ve içerik itibarıyla yasal sınırladı aşan biçimde ve iltibas düzeyinde benzediğini, huzurdaki davada bahse konu iltibas objjşktif olarak mevcut olup, normal ve orta seviyede bir alıcının şekil benzerliği nedeniyle vafıılma ve aldanmaya düşüp düşmeyeceği ölçüsü gerçekleşmiş bulunduğunu, daha düşük kalitedeki bir ürünü ile davalı şirketin haksız rekabeti nedeniyle müvekkili şirketin elde edebileceği karın azaldığını, müvekkili şirketin ve “...
Ajandası”'nın ticari itibarının zedelendiğini bildirerek, müvekikili şirket tarafından üretimi yapılan ve kamuoyunda ... Ajandası”olarak yaygınlıkla bilinen ürüne şekil, görünüm ve içerik itibarıyla yasal sınırlan aşan biçimde benzeyen ve davalı şirket tarafından üretilmekte olan “... imalinin, dağıtımının, satımının müvekkili şirket yönünden haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesine,
"..." isimli ürünün basım, yayın, pazarlama, satım ve sair tüm ticari faaliyetlerinin men'ine, haksız rekabet sonucu oluşmuş maddi durumun ortadan kaldırılması amacıyla halen tedavülde bulunan "..."nın toplatılmasına ve hüküm özetinin Türkiye genelinde en yüksek tirajlı üç büyük gazetede 12 punto olarak ilanına, bahse konu haksız rekabet nedeniyle şimdilik 10.000 TL maddi ve 20.000-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte giderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/39 esas sayılı dosyasına ait cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğundan yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Ankara mahkemelerine gönderilmesine, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek davanın bu mahkemeye gönderilmesine,
davaya konu endüstriyel tasarımın tescili davacı yanın talebi üzerine iptal edilmiş olması nedeni ile davacı yanm yargılamaya konu olayda davacı olma sıfatı olmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı yan tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/756 esas sayılı dosyasında daha önce aynı konuda dava açıldığını ve bu davanın halen derdest olduğundan davanın öncelikle derdestlik nedeni ile reddilmesi,
bu taleplerinin kabul görmemesi halinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/756 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine veya bu dava sonucunun davada bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da uyuşmazlık konusu olayın temelini oluşturan "... " isimli ürünün yıllardır değişik ünvan ve ad altında üretilip satışa sunulduğundan anonim hale gelmiş olup, bu nitelikteki bir ürünün yeni bir tasarım ile aynı hukuki korumadan yararlandırılması sonucunu ortaya çıkaracak davacı yan taleplerinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,
belirtmiş oldukları durumlar nedeni ile davac ıyanın ileri sürdüğü taleplerin öncelikle davacı yanın "..." isimli ürüne ilişkin "Tasarım Tescili"ne sahip olmamaları nedeniyle ortada korunması gereken tescilli bir tasarım bulunmadığından reddine,
bir an için söz konusu tescile sahip olduklarının kabulü halinde ise taleplerin tasarım tescili dolayısı ile korunmasından yararlandıkları 554 Sayılı KHK'dan kaynaklanan talepler olduğunun açıkça ortada bulunması ve davacı lehine yapılan tasarım tescilinin hukuka aykırı olması nedeni ile davacı şirketin söz konusu korumadan yararlanmasının mümkün bulunmaması karşısında davacı şirket vekili tarafından ileri sürülen iddiaların ve işbu davnın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2010/756 esas sayılı hükmü uyarınca Esas davada davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından üretimi yapılan ''ece ajandası 2010 olarak'' yayınlanan ve davalı şirket tarafından üretilen ''...nın'' davacı ürününe haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine,
... isimli davalı ürününün basım yayın pazarlama satım vs tüm ticari faaliyetlerin menine, Haksız rekabet sonucu oluşmuş maddi durumun ortadan kaldırılması amacıyla tedavülden bulunan gıpta kasa ajandaları-2010'un toplatılmasına hüküm özetin Türkiye genelinde yüksek trajlı 3 büyük gazetede ilanına, Esas davada davacının istediği maddi tazminat olan 28.521,24 TL lik maddi tazminatın ve manevi tazminat olarak takdiren 2.500 TL nin tayinine, Manevi tazminat konusundaki fazla talebin reddine,
Maddi tazminatın 10.000 TL sına dava tarihinden itibaren 18.521,24 TL sına ise ıslah tarihi olan 22.06.2012 tarihinden itibaren değişen oranlardaki yasal faizin uygulanmasına yönelik karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 02/04/2014 havale tarihli dilekçesi ile mahkeme kararını tehiri icra talepli olarak temyiz talepli dilekçesini ibraz ettiği, davalı vekilininde 01/04/2014 havale tarihli dilekçesi ile tehiri icra talepli olarak mahkeme kararının temyiz edilmesini talep etmesi üzerine dosya Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/6942 esas, 2014/16651 karar sayılı 01/11/2014 tarihli bozma ilamında;
" 1-Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından üretilen ajandaların kendisine ait ''ece ajandası'' ile iltibasa neden olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli değildir.
Zira, bilirkişi raporunu düzenleyen heyette, sektör bilirkişisi ya da tasarım uzmanı bilirkişi bulunmamaktadır.
Bu nedenle, mahkemece, davaya konu davacı ve davalı ajandalarının aslı getirtilerek, taraf ajandalarının benzeyip benzemediği ve iltibasa neden olup olmadığı hususunda sektör bilirkişisi ve gerektiğinde tasarımcı bilirkişiden denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu konuda uzman olmayan hukukçu ve iktisatçı bilirkişilerden alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/181, K. 2018/625, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama