KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2020
- Esas no
- 2016/1190 Esas
- Karar no
- 2020/615
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/12/2016
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Rekabet Kurulu kararı kapsamında davalı bankanın diğer 11 banka ile 21/08/2007 ve 22/09/2011 tarihleri arasında mevduat, krediler ve kredi kartları hizmeti bakımından ortak fiyat tespitine gidilerek kartel oluşturulduğunun tespit edildiğini ancak davalı banka piyasadaki bankalarla almış olduğu ortak karar kapsamında faiz oranlarını düşürmeyerek müvekkilinin daha yüksek oranda faiz ödemek zorunda kaldığını, bu kapsamda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik davalı bankanın 21/08/2007 ile 22/09/2011 tarihleri arasında kartel oluşturması sonucu davacı müvekkilinin uğramış olduğu zararının 6100 sayılı HMK.'nın 107.
Maddesi rekabetin korunması hakkında kanunun 58/2 maddesi uyarınca 3 katı oranında tazminine saptanacak olan bedele kredi kullandırma tarihinden itibaren avans faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinden özetle; davacının huzurdaki davada zarara uğradığını gösteren bir dayanağın mevcut olmadığını, müvekkili banka yönünden tazminat koşullarının oluşmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını, rekabet kurulu kararına göre her bankanın sorumluluğu somutlaştırılarak buna göre karar verilmesi gerektiğini, iddia edilen ihlal piyasadaki fiyatlara yansımadığını, davacının rekabet kurulu kararına konu 12 banka dışında da kredi kullanabileceği alternatiflerinin bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla finans uzmanı akademisyen ile bankacı bilirkişi heyetine tevdii edilen dosyaya 13/05/2019 tarihinde tanzim olunan kök rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi neticesinde tarafların beyan ve itirazları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında yeniden değerlendirilmesi amacıyla kök raporunu hazırlayan bankacıya tevdii edilen dosyaya 05/12/2019 tarihinde tanzim olunan ek rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı tarafça davalı bankanın 21.08.2007-22.09.2011 tarihleri arasında kartel oluşturduğu iddiasıyla davacının zararını, Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 58/2 maddesi uyarınca 3 katı oranında tazmini davasıdır.
Y. 11. HD. 08/01/2020 T. 2019/1496 E. 2020/163 K. Sayılı ilamı; "İlk derece mahkemesince dosya kapsamına göre; Rekabet Kurulu Kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredisi olduğu, ticari kredileri kapsamadığı, davacının kullandığı kredilerin ticari krediler olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; Rekabet Kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredileri olduğu, ticari kredilerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA" şeklindedir.
Yukarıda belirtilen Yargıtay ilamı ışığı altında yapılan değerlendirme neticesinde mahkememizce alınan hükme elverişli kök ve ek bilirkişi raporunda dava dosyasına tarafların sunduğu belgeler ve CD üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı şirkete davalı banka tarafından tahsis edilen ve 26.07.2007 - 06.07.2011 tarihleri arasında kullandırılan 25 adet kredinin Türk Eximbank ve Davalı Banka kaynaklı olduğu, kredilerin türleri ve kullanım tarihleri dikkate alındığında söz konusu kredilerin Kurumsal Ticari Kredi (Nakdi) niteliğinde olması nedeniyle Rekabet Kurulu'nun kararı dışında kalmaları nedeniyle davacının alacak talebinin yerinde olmadığı tespit edilmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1190, K. 2020/615, 27 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama