KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2019
- Esas no
- 2017/968 Esas
- Karar no
- 2019/1080
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/10/2017
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını ve takibinde kesinleşmiş olduğunu, takibe konu edilen bonodaki yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile davalı arasında emlak satımı gerçekleşmesi halinde senedin komisyon amacıyla alındığını ancak müvekkilinin rızası dışında doldurulduğunu, bu kapsamda senetten dolayı davalıya takip ve dava konusu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin emlak ve komisyonculuk işiyle iştigal ettiğini, davacının müvekkili firmaya gelerek 06/04/2017 tarihinde ev almak istediğini beyan ettiğini, bu kapsamda sunulan seçeneklerden davacının Ada N:2939 Parsel N:11 Bağımsız Bölüm 2 ... adresindeki daireyi beğendiğini, bunun üzerine taraflar arasında aynı gün taşınmaz alım satım ve komisyon sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davacının taşınmazı satın almaktan vazgeçmesi üzerine komisyon ücretinin ödenmesinin belirtilmesine rağmen davacı tarafından ödenmediğini,
bu kapsamda senedin ... 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu, yapılan sözleşme kapsamında da davacının aracılık sözleşmesini kabul etmiş olduğundan bu bedeli ödemek zorunda olduğunu savunarak davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; Davacı tarafından taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesi nedeniyle davalı tarafa sonradan doldurmak üzere verilen boş senedin verilmesi sonucu davalı tarafından ilgili senedin icra takibine konu edilmesi nedeniyle davacı tarafça bonodaki yazıların müvekkillerine ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder denilmektedir.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda davacının tacir olmadığı, ev almak için davalı emlak şirketiyle görüşme yaptığı, emlakçı firmaya satış yapması durumunda komisyon olarak davacı tarafından davaya konu bononun davalı şirkete verildiği, davacının taşınmazı ticari amaçlarla satın almadığı, davaya dayanak bononun temelinin tüketici işlemine dayanması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/968, K. 2019/1080, 25 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama