KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/34 Esas
- Karar no
- 2024/643
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 10/01/2024
Karar Metni
1.297 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle. Davalı/borçlu tarafından 17/06/2022 tarihinde ...
İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ...adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunu, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.452,96-TL borcun davalı tarafa tahakkuk ettirildiğini,
davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 2.452,96-TL hasar bedeli ve işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.584,22-TL'nin tahsili amacıyla ...
6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, icra takibine konu olan alacağın, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğunu,
davalı bedelden sorumlu olduğunu belirterek davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ve önemlilikle davaya konu alacaklara karşı zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili şirketin yetkilendirmelerden “Altyapı Hizmetleri İşletmeciliği” yetkilendirmesi kapsamında; tüm Türkiye çapında ulusal bir iletişim alt yapısı oluşturmak ve elektronik haberleşme altyapısı işletmeciliğine yönelik hizmetleri diğer elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, tüketicilere sunulmasına imkan sağlayan transmisyon altyapısını kurup işletmek amacıyla “Kamu Hizmeti” niteliğinde hizmet verdiğini, müvekkili şirketin pasif husumeti bulunduğunu, davanın ...
A.Ş.ye ihbarına karar verilmesini, davayı kabul etmemek itirazıyla müvekkili şirket ile ilgili işlerin yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yapıldığını, müvekkili şirketin iddia edilen zarardan sorumlu olmadığını, dava konusu mahalde bir çalışmasının bulunmadığını, bulunulmuş olsa dahi dava konusu çalışmaların tamamı ...
A.Ş. tarafından tüm sorumlulukları kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü, müvekkili şirket ile ...A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, ihbar olunan sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından talep edilen miktarın kabulünün mümkün olmadığını, haksız kazanç niteliğinde olduğunu, müvekkil şirketin eylemleri ile dava konusu arasında illiyet bağının bulunmadığını belirterek davanın reddine,
takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlunun davacı olduğunu, davacı tarafın davasını ve iddialarını ispat külfeti altında olduğunu, müvekkili tarafından bölgede gerçekleştirilen kazı ve altyapı çalışmalarının tüm gerekli izinler alınarak usul ve yasalara uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının personel bulundurmadığını, yüzeye çok yakın geçen elektrik iletim hatlarına bir zarar verilmiş ise bu zararın giderilmesi ve onarım yapması için de yine müvekkili personel ve iş makinesi çalıştırıldığını,
müvekkili tarafından yapılan kazı çalışması sırasında müvekkilinin işin tekniğine aykırı bir eylem ya da davranışı bulunmadığını, müvekkili şirketin işini yaparken ihlal etmiş olduğu herhangi bir yönetmelik maddesinin bulunmadığını, söz konusu hasarların meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusurunun olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu kazı yerine ait olduğu iddia edilen fotoğraftan da davacı tarafın kablolarının yer altına döşenmelerinde kablo döşeme uygulama esaslarında belirtilen derinliklere uyulmadığını,
karşı tarafın teknik şartnamede belirtilen kazı derinliğine uygun hareket etmemesi ve kabloların varlığına dair uyarıcı bant koymaması neticesinde söz konusu hasarların meydana gelmesi nedenleriyle davacı tarafın yüzde yüz kusurlu konumunda olduğunu belirterek davacının haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli davasının reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının yaptığı çalışma sırasında davacıya ait enerji dağıtım altyapı kablo ve tesisatına verilen hasar nedeniyle hasarın onarımında yapılan malzeme, montaj ve işçilik harcamasının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyası içerisine alınan ... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine toplam 2.584,22 TL üzerinden ilamsız icra takibinin yapıldığı, davalının yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu görülmüştür. ... ve ... Belediyesinden alınan cevaplarda, kazı izninin davalı şirkete verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce, dosyanın bilirkişi ...'a verilerek; tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılıp, davaya konu çalışma sırasında davacının enerji dağıtım altyapı tesisatına zarar verilip verilmediği, verilmiş ise bundaki kusur durumu ve davacının talep ettiği zararın ne kadar olacağına dair rapor düzenlemelerinin istenildiği, bilirkişinin mahkememize sunduğu 10/06/2024 tarihli raporunda.
Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede; davaya konu altyapı çalışma sırasında davacının enerji dağıtım altyapısına davalının yaptığı iddia edilen çalışmalardan dolayı tesisatına zarar verilip verilmediği hususunda, altyapı çalışmalarının geçmiş bir döneme it olduğu ve mevcut durum itibariyle davacı tarafından çalışma yapılıp sorunun giderildiği ve kazı sahasının kapatıldığı için geçmişe dönük davalı tarafından davacının alt yapı sistemlerine zarar verilip verilmediğinin tespiti mevcut durum itibariyle mümkün olmadığını rapor ettiği, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri sundukları,
tarafların bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının incelenip değerlendirilmesi ve zarar hesabının da yapılması için dosyanın tekrar bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin mahkememize sunduğu 27/09/2024 tarihli ek raporunda; dosya içeriğindeki belge ve bilgiler ışığında işbu hasarın meydana gelmesinde davalının ve/veya alt yüklenici şirketin kusuru bulunduğu kablo döşenme standartlarına uyulmadığı, hasar bedeline ilişkin talep edilen rakamın teknik olarak piyasa şartları ile uyumlu ve makul olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Davalı zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunmuş, gelen yazışma cevaplarına ve olay tarihi ile takip tarihine göre bu itirazların reddi gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, dava konusu alacağın davalının yaptığı çalışma sırasında davacıya ait yeraltı elektrik enerji hattına verilen hasar zararının onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin tahsili için yapılan icra takibine dayandığı, davalı yanın davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddini gerektiğini savunduğu, ayrıca davacıya ait yer altı elektrik kablolarının mevzuatın gerektirdiği yeterli derinlikte döşenmediği ve ayrıca işaretlenmediğini, hasarın davacının kusuru nedeniyle oluştuğu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda; dava konusu edilen yerde döşenen kabloların davalı tarafından döşenen ve/veya alt yüklenici tarafından yapıldığını gösteren kazı alanına ait resimlerde davalının çalışma yaptığı bilgisini içerir uyarı levhasının olduğu, kazı sırasında davacının kendi bünyelerinde çalışan personellerinden bir yada bir kaçının hazır bulundurulması ve davacı tarafa ait hatların yerini gösterilmesi talep edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça personel gönderilmediği,
uygulamada ve teknik şartnamelerde belirtilen kazı derinliği hususları uyarınca hatların en az 80 cm derinlikten geçmesi gerektiği dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerde kazıların maksimum 50 cm derinliğe inmekte ve ayrıca kabloların da 15 - 30 cm derinlikten geçmekte olduğu, yapılan işin nizami olmadığı bu husustaki şartnamelere uygun yapılmadığını rapor etmiştir.
Dosya içerisinde bulunan tutanaklar, fotoğraflar, ... gelen cevaplar ve dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacıya ait elektrik kablolarının yüzeye 30-40 cm'den daha yakın döşenmiş olduğu, elektrik kablolarının olması gereken derinlikte olmadığı, bu derinliğin erişebilir, kazı çalışmalarında zarar görecek derinlikte olduğu, kabloların teknik şartlara uygun derinlikte olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle, davalının hasarın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, kusurun davacıda olduğu kabul edilerek davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının davasının REDDİNE,
Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı vekiline takdir olunan 2.584,22 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/34, K. 2024/643, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama