KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/380 Esas
- Karar no
- 2025/218
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 26/06/2024
Karar Metni
1.160 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin telekomünikasyon cihazlarının perakende alım satım işiyle iştigal ettiğini, satışını gerçekleştirdiği cihazı davalı ve benzer şekilde internet üzerinden faaliyet gösteren şirketlerden tedarik ettiklerini, müvekkilinin ... numaralı 23/06/2023 tarihli siparişe istinaden 29.699 TL, ... numaralı 27.06.2023 tarihli siparişe istinaden 29.618 TL olmak üzere toplamda 59.317 TL ödeme yaptıklarını, davalı şirketin siparişleri teslim etmediğini, ... 9.İcra dairesi... E sayılı dosyasına davalı şirket tarafından 15.01.2024 tarihinde itiraz edildiğini, davalı şirketin itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava faturadan kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf telekominikasyon alım satım işini yaptığını davalı tarafa vermiş olduğu siparişe istinaden 59.317,00-TL ödeme yaptığını ancak siparişlerin teslim edilmediği ve paranın iade edilmediğini belirterek davalıdan alacaklı olduğunu karşı tarafın borcunu ödemediğini belirterek icra takibi başlattığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali davası açmıştır.
... 9.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... borçlunun dosyamız davalısı ... Şirketi borcun kaynağının açık hesaptan kaynaklanan alacak 59.317-TL asıl alacak ve 5.257,29-TL faiz olmak üzere toplam 64.574,29-TL olduğu görülmüştür.
Borçlu tarafın itiraz dilekçesinin incelenmesinde alacaklının talep ettiği meblağlar yönünden şirketin içerisinde bulunduğu durum göz önüne alındığında, elimizden olmayan ve beklemekle zorunlu olduğumuz onarma süreci nedeniyle Sayın Müdürlüğünüz dosyasından başlatılan icra takibine kötüniyet teşkil etmemek üzere itiraz etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine kötüniyet teşkil etmemek koşulu ile borca, faize ve ferilerine itiraz eder, itirazımızın kabulü ile takibinin durdurulmasını talep ettiği görülmüştür.
Davacı tarafın tacir araştırması için yazılan müzekkere cevaplarına gelir idaresi başkanlığından gelen cevapta davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirildiğinden davacının 1.sınıf tacir olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup davacı taraf davalıya ödeme yaptığını ancak ürünlerin kendisine teslim edilmediğini ispatlamak durumundadır.
Dosya tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş 06/01/2025 tarihli raporunda Davacı tarafça 20.12.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan kredi kartı ekstresinde 23/06/2023 tarihli 59.314,00 TL ve 27/06/2023 tarihli 29.618,00 TL olmak üzere toplamda 88.932 TL ödeme yapıldığının görüldüğü, Ödemelere istinaden davalı tarafça ürün teslimi yapıldığı davalı tarafça davacıya fatura düzenlenip düzenlenmediği davalı tarafça sunulu bir belge olmadığından tespiti yapılamadığı şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Bilirkişinin dosyaya sunduğu 03/03/2025 tarihli ek raporda Davacı tarafça 20.12.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan kredi kartı ekstresinde 23/06/2023 tarihli 59.314,00 TL ve 27/06/2023 tarihli 29.618,00 TL olmak üzere toplamda 88.932 TL ödeme yapıldığının görüldüğü, Ödemelere istinaden davalı tarafça ürün teslimi yapıldığı davalı tarafça davacıya fatura düzenlenip düzenlenmediği davalı tarafça sunulu bir belge olmadığından tespiti yapılamadığı, Davacının davalıdan 88.932,00 TL asıl ve 12.836,50 TL faiz alacağı olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır şeklinde rapor ibraz ettiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı tarafın davalıya kredi kartı ekstreleri ile de sabit olduğu üzere ödemeler yaptığı anlaşılmış ancak davalı taraf ödemeler karşılığında davacıya ürünleri gönderdiğine ilişkin belge sunmadığından davacı taraf üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmemiş olduğundan davacı taraf davalıya yapmış olduğu ödemeler karşılığında ürünleri teslim almadığı ve davalının davacıdan aldığı tutarları davacıya iadesinin gerektiği davacının icra takibinde haklı olduğu kanaatine varılmış ve davacının davasının kabulü ile, Davalının ...
9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 59.314,00 TL asıl alacak 5.257,29-TL faiz olmak üzere 64.574,27TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına karar verilmiş alacak likit olduğundan %20 oranındaki 11.863,406 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/380, K. 2025/218, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama