KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/634 Esas
- Karar no
- 2025/585
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 19/12/2017
Karar Metni
1.764 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ortağı olduğu ... Şti nin sermaye artışı için davalı ... adına 11/05/2016 tarihinde ... Bankası ... Şubesine " ... sermaye artışı " açıklaması ile 20.875,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı tarafın bu ödemeyi müvekkiline iade etmediğini, davalı aleyhinde...34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu beyan ile itirazın iptaline ve takibin devamı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı karşı davacı vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının davasının öncelikle görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin ...şirketinin kurucu ortağı olduğunu, diğer kurucu ortak ... ile birlikte hisselerinin bir kısmını 15/04/2016 tarihinde davacıya ve ..., ...ve ...'a sattığını, 05/05/2016 tarihli Ortaklar Genel Kurulu ile şirket sermayesinin 500.000 TL ye çıkarıldığını, hisse artış bedellerinin tek elden olması açısından davacı karşı davalının banka hesabı kanalıyla şirket hesabına yatırıldığını,
davacının sanki kendi hesabından sermaye artışlarını ödemiş izlenimi yaratmak için anılan havaleyi yaptığını, müvekkilinin davacıya bir borcunun olmadığını savunmuş, müvekkilinin 25/04/2016 tarihinde 16 hissesine karşılık gelen 1.600 TL yi ve 26/09/2016 tarihinde 67 hisseye karşılık gelen % 7 lik hissesini davacı karşı davalıya devrettiğini, davacı karşı davalının hisse devirlerinden kaynaklanan 1.600 TL ve 33.500 TL yi müvekkiline halen ödemediğini beyan ile öncelikle 35.100 TL nin tahsili bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesini ve nihayetinde 35.100 TL nin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili, karşı davaya cevaplarında, görev itirazının reddine karar verilmesini talep etmiş ve davalı karşı davacının 23/09/2016 tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinde karşı davacının, devir bedelin nakten ve tamamen aldığını beyan ettiğini, karşı davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını beyan ile takas talebinin ve ihtiyati haciz talebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Asıl dava, davacı tarafça davalıya dava dışı şirket sermaye artışı ödemesi olarak gönderdiği havale miktarının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine, karşı dava ise hisse devir bedelinin davacı karşı davalıdan tahsili ve takas mahsup istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile yapılan yargılama neticesinde asıl ve karşı davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... esas-...karar ve 03.10.2024 tarihli ilamında; " Asıl dava, sermaye artış payı ödemesi iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali; karşı dava şirket hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Asıl davada; ...şirketinin ortağı olan davacının, davalının sermaye artışı nedeniyle şirkete ödemesi gereken 20.875-TL sermaye payını davalı adına banka yoluyla kendisinin ödediği, bu durumun banka dekontu açıklamasında "... sermaye artışı" açıklaması ile belirtildiği gerekçesiyle, ödenen bedelin davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Söz konusu ödemenin davacının banka hesabından şirket hesabına havale yoluyla yapıldığı ve açıklama kısmında "... sermaye artışı" açıklamasının yer aldığı görülmektedir. Davacının banka hesap özetinin incelenmesinde, 11.05.2016 tarihinde döviz satışı yapılarak davalı ile birlikte tüm ortakların sermaye artış paylarının davacı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, banka ekstre ve dökümlerinde davalının sermaye artış payı ödemesinin davacı tarafından yapıldığına dair kayıt bulunmadığı, şirketin yevmiye defter kaydında da tüm ortakların sermaye taahhütlerinin %25'lik kısmını ödediklerinin kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
Sermaye payı ödemesine ilişkin banka dekontundaki açıklama, paranın da davacı tarafından gönderildiği dikkate alındığında, davalının ödemesi gereken sermaye payı bedelinin davacı tarafından ödendiği sonucuna varılmaktadır. Davalı ise sermaye artış payı bedelinin tüm ortaklar tarafından davacıya verildiğini, onun banka hesabından da şirkete ödendiğini ileri sürmüştür.
Bu durumda kendisi adına davacı tarafından ödenen sermaye payı bedelini davacıya verdiğini ispat yükü davalı üzerindedir.Bu nedenle mahkemece bu hususlar gözetilmeden asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Karşı davada ise; karşı davacının 25/04/2016 ve 26/09/2016 tarihli hisse devir sözleşmeleriyle dava dışı şirketteki bir kısım hisselerini karşı davalıya devrettiği, ancak devir bedelinin ödenmediği ileri sürülerek bedelin tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, karşı davacının hisse satışlarına ilişkin noter satış senetlerini dosyaya sunmadığı, alacağın doğumuna dayanak bir belge gösterilmediği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa karşı davacı tarafından cevap ve karşı dava dilekçesi ekinde hisse devir sözleşmeleri bilgileri ile ilgili ortaklar kurulu kararlarına ilişkin ticaret sicil gazetelerinin birer örneği sunulmuştur.
Sunulan kayıtlara göre hisse devir sözleşmeleri .... 8. Noterliğinin...tarihli ... yevmiye sayılı ve aynı noterliğin ... tarihli ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmeleridir. Giderleri karşı davacı tarafından karşılanarak hisse devir sözleşmelerinin birer örneği getirtilerek, sözleşmelerde hisse devir bedellerinin ödenip ödenmediğine ilişkin bir kayıt bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Devir sözleşmesinde; devir bedeli hakkında bir kayıt bulunması halinde, bu beyanın aksinin kanıtlanıp kanıtlanmadığı hususunun üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu nedenle mahkemece eksik inceleme sonucunda karşı davanın reddine karar verilmesi eksik incelemeye dayalıdır.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava ve karşı dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." şeklinde mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava yönünden sunulan dava dilekçesinde davacı karşı davalının banka havale yolu ile dava dışı ...Şti'nin sermaye artışı için davalı karşı davacı adına sermaye artışı açıklaması ile ödeme yapıldığının, davalı karşı davacının bu bedeli iade etmediğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacıya karşı ... 34. İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile 20.875 TL asıl alacak, 2.352,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.227,30 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı karşı davacı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı karşı davalı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı,
karşı dava yönünden sunulan cevap ve karşı dava dilekçesinde davacı karşı davalı tarafça yapılan ödemenin tüm ortaklar tarafından davacı karşı davalıya havale işleminden önce ödendiğinin, davalı karşı davacı tarafından davacı karşı davalıya 25/04/2016 tarihinde 1.600 TL bedelle 16 adet, 26/09/2016 tarihinde 33.500 TL bedelle 67 adet hisse devri yapıldığının, hisse bedellerinin ödenmediğinin beyan edilerek karşı davanın açıldığı,
asıl dava yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamında da belirtildiği üzere dava konusu ödemenin davacı karşı davalının banka hesabından şirket hesabına havale yoluyla yapıldığı ve açıklama kısmında "... sermaye artışı" açıklamasının yer aldığı, davacı karşı davalının banka hesap özetinin incelenmesinde, 11.05.2016 tarihinde döviz satışı yapılarak davalı ile birlikte tüm ortakların sermaye artış paylarının davacı tarafından yapıldığı,
sermaye payı ödemesine ilişkin banka dekontundaki açıklama, paranın da davacı tarafından gönderildiği dikkate alındığında, davalının ödemesi gereken sermaye payı bedelinin davacı karşı davalı tarafından ödendiği sonucuna varılması gerektiği, davalı karşı davacı ise sermaye artış payı bedelinin tüm ortaklar tarafından davacıya verildiğini, onun banka hesabından da şirkete ödendiğini ileri sürdüğü,
davalı karşı davacının bu iddia ve savunması kapsamında ispat yükünün davalı karşı davacıda olacağı, davalı karşı davacının sermaye artışına ilişkin payının davacı karşı davalı tarafından ödendiği anlaşılmakla bu havale işleminden önce sermaye artışı bedelinin davacı karşı davalıya ödendiğinin davalı karşı davacı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edemediği, karşı dava yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamı doğrultusunda hisse devir sözleşmelerinin birer örneğinin dosya içerisine alınması için ...
8. Noterliğine müzekkere yazıldığı müzekkere cevabında gerekli masrafın yatırılması halinde gönderilebileceğinin belirtildiği, 11/02/2025 tarihli celsede masrafı yatırmak üzere davalı karşı davacı vekiline kesin süre verildiği ve ihtarat yapıldığı, ihtaratlı duruşma zaptının davalı karşı davacı vekiline tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde masrafın yatırılmadığı,
davalı karşı davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, davaya konu hisselerin davacı karşı davalıya devri yapılmış olmakla bedelin ödendiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği aksinin davalı karşı davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davalı karşı davacı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edemediği, yukarıda açıklandığı üzere asıl ve karşı davada ispat yükü davalı karşı davacıda olup somut ve yeterli delillerle ispat edemediği,
cevap ve karşı dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı 29/04/2025 tarihli celsede davalı karşı davacı tarafa asıl ve karşı davadaki iddia ve savunmaları yönünden yemin deliline başvurulup başvurulmayacağı ve başvurulacak ise yemin teklif edilecek hususları bildirmek üzere kesin süre verildiği ve ihtarat yapıldığı, davalı karşı davacıyı temsilen vekilinin duruşmada hazır bulunduğu,
verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmadığı bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar vermek gerektiği, bir sonraki celse olan ve karar verilen 23/09/2025 tarihli duruşmada da davalı karşı davacı tarafça hazır olunmadığı da anlaşılmakla asıl dava yönünden davacı karşı davalının icra takibindeki asıl alacağı talep edebileceği, ancak icra takibinden önce davalı karşı davacının temerrüde düşürüldüğünün ispat edilemediği işlemiş faiz talep edilemeyeceği, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı-karşı davacının ...
34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 20.875,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı dava yönünden ise davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/634, K. 2025/585, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama