İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/105 K.2025/408

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/105Karar2025/408Tarih20 Haziran 2025Okuma8 dk · 1.625 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2025/105
Karar No
2025/408
Karar tarihi
20 Haziran 2025
Esas no
2025/102 Esas
Karar no
2025/413 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
Dava tarihi
12/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.625 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adresinde 07.11.2023 tarihinde davalı ... tarafından yürütelen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğratıldığını, hasar tespitine ilişkin olarak müvekkili şirketin yetkililerince tutulan tutanaklar ve belgelerin tümünü dilekçe ekinde sunduklarını, bu zarara ilişkin olarak taraflarınca ... 1. İcra Müdürlüğü’ nün ...

E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emri borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, takibun durduğunu, 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, dosyanın 20.11.2024 tarihinde son oturumu gerçekleştirildiğini, davalı taraf ile arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, borçlunun ödeme emrine itirazının haksız olduğunu, davalı tarafın her ne kadar haksız fiilinden, zarardan, borçtan ve kusurundan haberdar olsa da borcunu ödemeye yanaşmadığını,

hem de icra takibine itiraz ederek kötü niyetini sürdürdüğünü, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, kazı çalışması esnasında müvekkiline ait yer altı şebekeleri, davalının ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu zarar gördüğünü, müvekkilinin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiğinin açık olduğunu,

müvekkili şirketçe hasarın bir an önce giderilmesini, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalıştığını, ancak davalı müvekkilinin iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkilinin zararının gerek hasar tespit tutanakları gerekse faturalar ve diğer belgelerle sabit olduğunu, borcun miktarı konusunda bir tereddüt bulunmadığını, davalı tarafın icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın yasal süresinde edimini yerine getirmediği gibi söz konusu alacak likit olduğunu,

davalı tarafın müvekkilinin alacağının tahsilini engellemek amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, alacak miktarı belli olduğundan davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulünü, davalının 1. İcra Müdürlüğü’nün ...

E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptalini ve takibin devamını,% 20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iddianın haksız fiil iddiasının ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan, hak kaybı oluşmaması açısından esasa ilişkin itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını bildirdiklerini, müvekkili idare, ... görev alanı (belediye imar sınırı ile mücavir alan) içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 2560 sayılı Kanun ile kurulduğunu, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu,

müvekkili İdare su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle görev yönünden reddedilmesini talep edildiğini, dava konusu eylem hizmet kusuru niteliğinde olduğundan görevli mahkeme idare mahkemeleri olduğunu, faizin başlangıcı yönünden itirazda bulunduklarını, avans faizi istemine itirazda bulunduklarını, husumet itirazında bulunduklarını, zira söz konusu adreste müvekkili idarenin ve yüklenici firmanın herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, faizin başlangıcı yönünden ve avans faizi istemine itirazda bulunduklarını,

ava konusu hasarın müvekkili idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idareleri tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, eğer, herhangi bir çalışma yapılmış ise de idareleri dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının zarar iddiasını ispat etmesinin gerekliği olduğunu, zarara ilişkin ödeme belgelerinin dosyaya sunulmadığını, zarar olarak belirtilen alacak kalemlerinin tamamı hukuka aykırı olduğunu, fahiş nitelikte olduğunu,

gerçek zarar ilkesi kapsamında zarar olarak kabul edilmeyecek araç ve personel giderleri dahi zarar olarak belirtildiğini, çünkü bunlar hasar gerçekleşmese bile ödenecek bedeller olduğunu, gerek davalı yükleniciler ile idare arasındaki müteahhitlik sözleşmesi, gerek idari teknik şartname, müvekkili idarenin söz konusu iş dolayısıyla üçüncü şahısların uğrayacağı zararlardan müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğu olmadığı hususunu açıkça düzenlendiğini, davacının zarar iddiasını dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile ispat edemediğini, davacının zarar iddiasını ispat etmesinin gerekli olduğunu, bu itibarla;

tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması gerektiğini, davacı tarafın, kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygunluğu şaibelidir. gerçek hasar bedeli belirlenmesini gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı istemine itirazda bulunduğunu belirterek öncelikle açıklanan gerekçeler ile davanın husumetten ve usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek reddini, usule ilişkin reddedilmediği takdirde, esasa ilişkin nedenlerle reddini,

%20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.

Dosyamıza getirilen ... 1 İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 16.768,37-TL hasar bedeli ve 5.329,59 TL faiz olmak üzere toplam 22.097,96-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı taraf, davasında 22.097,96-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.

Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.

Bilirkişi 02/06/2025 tarihli raporunda. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, öncelikle davacının 07/11/2023 tarihinde yer altı kablo tesisatında meydana geldiğini beyan ettiği hasarın davalının sorumlusu olduğu bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile, hasara ilişkin yapılan onarım bedellerinin piyasa rayiçlerinde olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,

Davacının yer altı kablo ve tesisatında hasar meydana geldiğini beyan ettiği ...adresinde çalışma yapmak üzere alınmış bir kazı ruhsatı olduğu anlaşılmakla birlikte, bu kazı ruhsatının davacının hasarın meydana geldiğini beyan ettiği tarihten sonraki bir tarihte alınmış bir kazı ruhsatı olduğunun anlaşılması sebebiyle, sunulan fotoğraf ve diğer belgelerde çalışmanın kim veya kimler tarafından yürütüldüğünü gösteren bulgulara ulaşılamadığı için, davalının söz konusu kazı çalışmasından ve davacı yer altı kablo ve tesisatında oluşan hasardan şu aşamada sorumlu tutulamayacağı, Yapılan hesaplamalar sonucunda,

07/11/2023 tarihli hasarın onarımına ilişkin talep edilebilir malzeme* işçilik bedelinin 16.768,38.-TL, 20/08/2024 takip tarihi itibariyle alacak miktarının 22.032,73 TL olduğu hesaplanmıştır. şeklinde rapor ibraz etmiştir.

HMK 282.maddesi gereği hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirmektedir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirketin altyapısına zarar verip vermediği bu durum sebebi ile davacının oluşan zararının davalıdan tahsil edip edemeyeceğine yöneliktir dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.

6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.

Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.

Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında, davalının haksız fiilden sorumlu tutulabilmesi için yukarıda ayrıntılı belirttiğimiz üzere kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ve dosya kapsamındaki belgelerde davacının altyapısında meydana gelen zararı davalının meydana getirdiğine ilişkin her hangi bir delil bulunmadığından bu zarardan davalının sorumlu bulunmadığı anlaşılmakla davacının davacının reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın reddine,

2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına

4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 22.097,96-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin arabuluculuk dosyasında 12 dosya yönünden arabuluculuk görüşmesi yapılması sebebiyle dosyamız için sarf edilen 300,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına

Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 20/06/2025

Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/105, K. 2025/408, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/105
Karar No
2025/408
Tarih
20 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/105 K.2025/479
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/106 K.2025/523
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/106 K.2025/477
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2025/106 K.2025/736
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/106 K.2025/443
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/106 K.2025/416

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.