KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/105
- Karar No
- 2025/479
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
Karar Metni
1.754 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/105 Esas
KARAR NO : 2025/479
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2025
KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle.
Müvekkili şirketin Davalı ile 23.12.2024 tarihinde, 2025 yılına ilişkin 01.01.2025 - 31.12.2025 tarihleri arasındaki geçerli olmak üzere, Davalının işletmekte olduğu "------------" unvanlı turistik tesis (“Otel”) için "Açık Kontenjan/Oda Tahsis" Sözleşmesi ("Sözleşme") akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin 10/g maddesi gereği Davalı şirkete "NAMA YAZILI" (Türk Ticaret Kanunu ("TTK") md. 654. - 788/2'de tarif edilen ve emrine olmayan) toplam 9.000.000.- TL tutarındaki ----------Ş. ---------- Şubesi - 31.01.2025 Tarih - -------- Çek Nolu - 1.000.000,00TL,
--------Ş. ----------- Şubesi - 28.02.2025 Tarih - ----------- Çek Nolu- 1.000.000,00TL, ---------Ş. ---------- Şubesi - 28.03.2025 Tarih -------- Çek Nolu- 2.000.000,00TL, ----------Ş. ------------ Şubesi - 25.04.2025 Tarih - ------------ Çek Nolu- 2.500.000,00TL, ---------Ş. ------------ Şubesi - 30.05.2025 Tarih ---------- Çek Nolu- 2.500.000,00TL olmak üzere
beş (5) adet çeki avans ve yapılacak konaklamaların garantisi olarak düzenlediğini, Her ne kadar Davalı adına yukarıda dökümü yapılmış namına (TTK md. 654 - 788/2) keşide edilen çekler lehtarına teslim edilmek üzere düzenlenmişse de söz konusu çekler keşide edildikten sonra kargo evrakı arasında kaybedildiğini, esasen dava konusu 9.000.000.- TL'lik çek ile birlikte, üç (3) farklı şirket namına düzenlenmiş toplamı 89.000.000.- TL değerinde çek kaybedilmiş ve akabinde çalındığı öğrenildiğini,
Müvekkili adına kaybolan/çalıan tüm (NAMA YAZILI) çekler ile ilgili olarak ihtiyati tedbir müracaatında bulunulmuş ve hukuki nitelikleri itibarı ile EMRİNE - HAMİLİNE yazılı çeklerden farklılık arz etmesi nedeniyle tüm çekler hakkında üçüncü kişileri de bağlayacak şekilde ödeme yasağı kararı alındığını, dava konusu "namına yazılı" çeklerin kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından ele geçirildiği/çalındığı , söz konusu çekler hamiline veya emrine yazılı çeklermiş gibi sahte cirolar kullanılmak suretiyle tedavüle çıkarılmaya çalışıldığı esnada öğrenildiğini, kötü niyetli hamiller, ---------Ş., --------Ş., ---------Ş., ----------Ş., ---------Ş.,
--------Ş.'ye ibraz ile haksız kazanç elde etmeye çalışmışlar, bunun için de çekler üzerinde sahte imzalar atarak çekte tahrifat yapmışlar, çekleri bu "sahte" ve aynı zamanda "usulsüz" ciro yolu ile tedavüle çıkartmaya çalıştıklarını, Faktoring şirketlerinin "namına" yazılı bu çek akıbetlerini resen araştırmak amacıyla lehtar, keşideci ve cirantalar üzerinden yaptığı bu soruşturmalar esnasında durum aşikâr olduğunu, çeklerin çalındığı ve kötü niyetli kişiler elinde olduğu bu şekilde ortaya çıkmış ve tereddüte yer vermeyecek şekilde anlaşıldığında, derhal faktoring şirketlerine İHTARNAME düzenlenerek durumdan haberdar edildiklerini,
bu girişimlerin akabinde çek hırsızlığı, kıymetli evrakta tahrifat ve sahtecilik suçundan zarar görmemiz nedeniyle ----------- Cumhuriyet Başsavcılığına da şikâyette bulunulmuştur. ----------- soruşturma no.lu dosyadan, çekleri bankaya ibraz edenlerin kolluk kuvvetlerine haber verilmek suretiyle yakalanmaları ve ibraz ettikleri çeklere el konulması hususunda bankalara müzekkere yazıldığını, İşbu davaya konu nama yazılı çekler, kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilen ve sahte ciro imzaları ile tedavüle sokulmak istendiğini, bu suretle haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını,
dava konusu çekler hamiline veya emrine yazılmış çeklerden olmadığını, bu çeklerin, TTK md. 654 - 788/2 kapsamında tarif olunan "namına" yazılmış çeklerden olduğunu, bu çekler ciro yoluyla devir edilemeyeceğini, TTK md. 646/2 ile 647 delaletiyle bu çeklerin devir ve cirosu Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") 183. maddesinde yazılı alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, bu çekler ancak alacağın temliki sözleşmesi ile ve bu durumun çek üzerine yazılması suretiyle (alacağın temliki cirosu ile) devir edilebilir olduklarını, aksi halde çekin sadece ciro ile üçüncü kişiye teslimi yetersiz ve geçersiz olacağını,
çekler sadece alacağın temliki yolu ile devir ve temlik edilebildiğinden, çekleri keşide eden kişi, alacağın temliki hükümlerine tabi bu çekler ile ilgili olarak çek lehtarına karşı ileri sürebileceği defileleri, çeki elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı da ileri sürmek hakkını haiz olduğunu, diğer bir değiş ile,
keşidecinin namına yazılı çek nedeniyle lehtarına borçlu olmadığı iddiasını çeki elinde bulunduran meşru hamiline karşı da ileri sürme hakkı olduğunu, Dava konusu nama yazılı çeklere ilişkin olarak lehtarın henüz vermediği hizmetler nedeniyle müvekkili nezninde herhangi bir alacağı doğmadığını, dolayısı ile devir ve temlik edilecek bir alacağının da bulunmadığını, çekler lehtarın elinde değildir ve lehtar tarafından üçüncü kişilere alacağın temliki sureti ile devir ve temlik de edilmediğini, Dava konusu çekler yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına, dava konusu çeklerin ciro silsilesinin usulsüz, kopuk, geçersiz, sahte olduğuna;
çeklerin dava dışı kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından tedavüle sokulmasının önlenmesi için verilmiş tedbir kararının yerinde olduğuna; çalıntı çeklerin konusuz ve karşılıksız kalmış olduğuna; çeklerin suç saiki ile tedavül edilmeye çalışıldığına, bu nedenle verilmiş ihtiyati tedbir kararının yaklaşık ispat karinesinin yerine getirilmiş olması nedeniyle dava sonuna kadar devamı hususundaki talebin haklı ve yerinde olduğuna, karar verilmesini, Müvekkili şirket özellikle nama yazılı çek düzenleyerek,
alınmamış hizmete, çeklerin çalınarak kötüniyetli üçüncü kişilerin eline geçme ihtimaline karşı söz konusu çeklerin gerek TTK gerekse TBK hükümleri gereğince ödemekten imtina etme hakkını elinde tuttuğunu, bu hak TBK hükümleri gereğince çeki elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı dermeyan edilen haklardandır.
Kaldı ki sözleşmede de tarif edildiği üzere, Davalı şirkete verilen çekler bir borcun karşılığı değil, Davalı şirketin otel odalarını müvekkil şirkete kullandırma/tahsis etme yükümlülüğünü yerine getirmesi şartına bağlı olarak ve ileride gerçekleşecek oda satışlarının ödemesinin teminatını ve garantisini teşkil etmek üzere düzenlenip teslim olunmuş, avans mahiyetindeki çekler olduğunu, ancak müvekkilinin davalıdan hizmet almaması veya alamaması halinde, keza çeklerin çalınması vb. hallerde, vadesi geldiğinde doğmamış alacaklar yönünden 9.000.000- TL tutarındaki beş (5) adet çekin iadesini talep etme,
bu mümkün olmadığı taktirde bu çekleri ödememe veya ödemeden imtina etme hakkı ve bu hakkı çeki elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı dermeyan etme hakkı her zaman olduğunu, dava konusu çeklerin Nama yazılı olması (emre/hamiline yazılı olmaması), Çeklerin çalınmış ve kötüniyetli üçüncü kişilerin elinde olduğunun aşikar olması,
alacağın temliki hükümlerine tabi olması (TTK md. 647, 654 vd.), Çeklerin devrinin ancak alacağın temliki hükümlerine tabi olması nedeni ile (TBK 183 vd.) müvekkilimin çek lehtarı Davalıya karşı ileri sürebileceği ödemezlik def-ilerini çeki elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilmesi hakkına yasal olarak sahip olması hukuki gerekçeleri doğrultusunda, vadeleri henüz gelmemiş olan nama yazılı çekler hakkında, alacağın temliki cirosuyla lehtarı tarafından yapılmamış alacağın temliki cirosunu haiz olmayan çekler yönünden çek hamili üçüncü kişileri de kapsayacak şekilde müvekkilimin borçsuzluğunun tespitine,
borçtan kurtulma - olumsuz tespit davanın kabulüne, dava sonuna kadar - kesinleşmesine kadar --------- D. İş - ---------- Karar no.lu tedbir kararının devamına, müvekkilinin borçsuzluğunun tespiti doğrultusuna münhasıran davaya konu çekler yönünden, çeklerin müvekkil açısından ödenmesine yer olmadığına ve çekler hakkında Ödeme Yasağı Kararı verilmesine,
çeklerin konusuz ve karşılıksız kalmış olması nedeniyle iptaline ve tarafımıza işlemsiz olarak iadesine, verilecek niha-i kararın muhatap bankaya tebliğine, dava safahatında meşru ve haklı hamil olduğunu iddia ederek ortaya çıkan üçüncü kişi alacaklı müddeilerinin davaya asli veya fer' i müdahil olarak dahil edilmelerine, çeklere ilişkin cebri icra tehdidi altında üçüncü kişilere ödeme yapılması halinde yapılan bu ödemenin alacaklı müddeisine vaki ödenmiş teminat sebebiyle ödenmemesine, icra veznesinde depo edilmesine,
davaya istirdat davası olarak devamına, davanın istirdat davasına dönüşmesi halinde haksız icra tazminat haklarımız istirdat davası açmak hakkı saklı tutularak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle.
Müvekkili şirket; "----------" ünvanlı tesisin işletmecisi olup davacı yan ile 01.01.2025-31.12.2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere "Açık Kontenjan/Oda Tahsis" sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye istinaden davacı yanın düzenlediği ve dava dilekçesinde özellikleri ve meblağ yazılı 5(beş) adet çek; avans ve yapılacak konaklamaların garantisi olmak üzere tarafımıza teslim edilmek üzere gönderildiği belirtilmişse de müvekkili şirkete hiç ulaşmadığını, daha sonra yapılan görüşmelerde söz konusu çeklerin keşide edildiği ancak kargo sırasında kaybolduğu öğrenildiğini, dava dilekçesine konu 5(beş) adet çek;
müvekkili şirkete hiç ulaşmamış ve müvekkili şirket tarafından da ciro edilmediğini, keza defaten belirtildiği üzere söz konusu çekler müvekkili şirkete teslim edilmemiş, teslimden önce kaybedildiğini, müvekkili şirket ve yetkilisi, söz konusu çeklere herhangi bir ciro işlemi yapmadığı gibi tedavüle de sokmadığını, söz konusu çeklerin arkası müvekkili şirket tarafından kaşelenmediği gibi müvekkili şirket ve yetkilisi tarafından da herhangi bir imza atılmadığını, davacı şirket;
söz konusu çekleri, müvekkili şirketin 2025 yaz sezonunda gerçekleştireceği konaklamalara istinaden avans olarak düzenlemiş olup söz konusu konaklamalar henüz gerçekleştirilmemiş ve davacı yanın henüz müvekkiline borcu doğmadığını, açıklanan nedenlerle Davanın KABULÜNE, huzurdaki davanın açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediği ve müvekkile izafe edilebilecek bir kusur da bulunmadığı dikkate alınarak müvekkili şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; taraflar arasında düzenlenen 23/12/2024 tarihli ''Açık Kontenjan Oda Tahsis Sözleşmesi'' kapsamında davacı tarafından düzenlenen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı namına yazılı ----------Ş. ---------- Şubesi'ne ait 31.01.2025 Tarih - ---------- Çek Nolu - 1.000.000,00TL bedelli, ---------Ş. ----------- Şubesi'ne ait 28.02.2025 Tarih ---------- Çek Nolu- 1.000.000,00TL bedelli, ----------Ş. ------------ Şubesi - 28.03.2025 Tarih - ----------- Çek Nolu- 2.000.000,00TL bedelli, T.---------Ş. ------------Şubesi - 25.04.2025 Tarih - ------------ Çek Nolu- 2.500.000,00TL bedelli, -----------Ş. ------------- Şubesi - 30.05.2025 Tarih - ---------- Çek Nolu- 2.500.000,00TL Bedelli çeklerin düzenlendiği, davalıya teslim edilmeden Kargoda çeklerin kaybolduğunun belirtildiği,
Davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde, taraflar arasında 01/01/2025 - 31/12/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ''Açık Kontenjan/Oda Tahsis'' özleşmesini düzenlendiğini, sözleşme kapsamında davacının düzenlediği çeklerin kendilerine ulaşmadığını, avans olarak kendilerine verilen bu çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığını, davayı kabul ettiklerini belirtmiştir.
Davacı, davalı tarafından da kabul edilen bila tarihli ''sulh sözleşmesi'' başlıklı taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesini 04/03/2025 tarihinde mahkememize sunmuştur. Söz konusu ''sulh sözleşmesi'' içeriğinde de davalının; dava konusu çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığını ve bu çekleri üçüncü kişilere devir, temlik ve ciro yoluyla teslim etmediğini belirtiği görülmüştür. HMK 308.
Mad ''(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.
(2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.''HMK 309/2. Mad ''Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir ''HMK 311 Mad. '' Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. ''Hükmü yer aldığı görülmekle, davanın kabul nedeniyle kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/105, K. 2025/479, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama