KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
- Esas no
- 2017/832 KARAR NO : 2019/827
- Dava
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden
Karar Metni
1.546 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2017
KARAR TARİHİ : 15/10/2019
Birleştirilmesine karar verilen mahkememizin 2017/833 esas sayılı dosyası
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2017
KARAR TARİHİ : 15/10/2019
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin kararıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacının avalist olduğu 29/06/2012 tanzim tarihli, 14/11/2016 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet yönünden İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında kısmi icra takibi başlatıldığını, takipte; takip dışında kalan senet bedeli yönünden fazlaya dair talep hakkının saklı tutulduğunu, davacının davalıya takip dışı bırakılan senet miktarı kadar borcunun bulunmadığını beyanla, 29/06/2012 tanzim tarihli, 14/11/2016 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senedin 348.533,51 TL lik bölümü yönünden davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Keşidecisi... Şirketi, avalisti davacı olan, 29.06.2012 tanzim, 14.11.2016 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli bononun 151.466,49 TL lik bölümü için ve fazlaya dair talep hakkı saklı tutulmak suretiyle davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün... E sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi başlatıldığını, davacının davalıya takip miktarı kadar borcunun bulunmadığını beyanla, davacının davalıya takibe konu miktar kadar borçlu olmadığının tespitine, takibinde kötüniyetli olan davalı banka aleyhine % 20 den az olmayan tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevaplarında özetle;
Davacının asıl davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı banka tarafından icra takibi dosyası ile talep edilmiş ve kesinleşmiş alacak miktarının ortada olmasına rağmen sadece fazlaya ilişkin hakları saklıdır şeklindeki beyan gerekçe gösterilerek takibe konu olmayan bir bedel için davacının dava yoluna başvurmasında hukuki menfaatinin bulunmadığını, imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamınmda dava dışı borçl...Şirketine kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, sözleşmeyi davacı borçlunun müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını,
borçluların kredi borçlarını ödemediğini ve haklarında icra takibi başlatıldığını, davacının birleştirilen davada ki isteminin yerinde olmadığını, kefil sıfatıyla davacının takipte ki alacak yönünden davalı bankaya borçlu olduğunu beyanla, asıl ve birleşen davaların reddine, kötü niyetli olan borçlu davacının % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Elde ki dava; İcra İflas Yasasının 72.maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, davacının, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takip miktarı kadar ve takip dışında kalan ve fazlaya dair talep hakkı saklı tutulan senedin talep dışı miktarı yönünden davalıya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İcra İflas Yasasını 72/1.maddesi; borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabilir.Hükmünü içermektedir.
İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında yapılan inceleme de, davalı tarafından davacı aleyhine davaya konu 29/06/2012 tanzim tarihli, 14/11/2016 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli bono dayanak alınarak ve fazlaya dair talep hakkı saklı tutularak senet bedelinin 151.466,49 TL lik bölümü için kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibinde bulunulduğu tespit olunmuştur.
İcra takibine dayanak alınan 29/06/2012 tanzim tarihli, 14/11/2016 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senedin Türk Ticaret Kanununun 776.maddesi hükmünde öngörülen zorunlu unsurları içermesi nedeniyle bono niteliğinde kambiyo senedi olduğu anlaşılmıştır. Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir.Soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonrada bu sebebin gerçekleşmediğini, Hukuk Muhakemeleri Yasasının 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır.Böyle bir delil ile iddiasını kanıtlamayan senet borçlusunun ancak karşı tarafa yemin teklif etmeye hakkı vardır.
Dava da davacı taraf, 29/06/2012 tanzim tarihli, 14/11/2016 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının davalı bankaya borçlu bulunmadığı iddiasında bulunmuş, davalı taraf ise, 29/06/2012 tanzim tarihli, 14/11/2016 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının müteselsil kefil olması nedeniyle davalıya İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün 2017/435 sayılı takip dosyasında takibe konu miktar kadar borçlu olduğu, takip dışında bırakılan senet bedeli yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti istemli davasında hukuki menfaatinin bulunmadığı, iddiasında bulunmuştur.
Tarafların iddia ve beyanları birlikte değerlendirildiğin de, 29/06/2012 tanzim tarihli, 14/11/2016 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senette davacının aval veren sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalı bankanın fazlaya dair talep hakkını saklı tutmak suretiyle senedin 151.466,49 TL lik bölümü için kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibinde bulunulduğu, davalı bankanın 500.000 TL lik senedin takip dışı bırakılan miktarına ilişkin fazlaya dair talep hakkını saklı tutuğu hususlarında yanlar arasında her hangi bir çekişme yoktur.
Somut olayda taraflar arasında mahkememizce giderilmesi gereken nizalı hususlar;
a)Davacının davalı bankaya icra takibinde ki miktar kadar borçlu olup olmadığı,
b)İcra takibi dışında kalan senet miktarı yönünden davacı tarafından dava açılmasında hukuki manfaatinin bulunup bulunmadığı,
c)Davacının asıl ve birleştirilen davada, davalının icra takibinde tazminata mahkum edilmesini gerektirecek koşulların mevcut olup olmadığı hususlarıdır.
Açılmış olan asıl ve birleştirilen dava da taraflarca gösterilen deliler toplanmış, takip dosyası, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası getirtilerek incelenmiş, senet aslı kasaya alınmış ve bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
12/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;davalı bankanın İstanbul...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında 10/01/2017 takip tarihi itibariyle 151.806,09 TL miktarında talepte bulunabileceği, davacının bu miktar davalıya borçlu olduğu yönünde görüş açıklandığı anlaşılmış, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
ASIL DAVADA HARÇ BEYANI /
23.808,32- TL. KARAR HARCI 5.952,09 - TL. PEŞİN HARÇ 17.856,23 -TL. KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
5.987,79 TL İLK GİDER 600,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 215,00 TL POSTA MAS. 6.802,779 TL TOPLAM
BİRLEŞEN DAVADA HARÇ BEYANI /
2.586,67 TL PEŞİN HARÇ · 44,40 TL KARAR HARCI · 2.542,27 TL. TALEP HALİNDE İADE HARÇ
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/832, K. 2019/827, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama