KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2019
- Esas no
- 2018/403 Esas
- Karar no
- 2019/649
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/04/2018
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;davacı müvekkilinin davalı sitenin içerisine yer alan kafeteryayı işletmek üzere anlaştıklarını ve taraflar arasında ... SÖZLEŞMESİ hazırlandığını, müvekkilinin 20.000,00-TL depozito bedelini 14/03/2018 tarihinde site yönetiminin ...Bankası ...Şubesine havale ettiğini ancak davalı ... yönetiminin dava dışı ... ile işletme sözleşmesi yaptığını, bunun üzerine ödenen 20.000,00-TL depozitonun iadesi için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalı tarafın borca kısmen itirazda bulunduğunu, 6.666,37-TL bedeli davalının icra dosyasına yatırdığını, beyanla yapılan kısmi itirazın iptaline davalının %20 icra inkar tazminatı ödemesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin tüketici konumunda bulunduğunu, davacının da tacir veya esnaf olmadığını, davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, dava konusu 20.000,00-TL depozitonun 1/3 kısmının davcıya ait olduğunu, davacı tarafından imza yapılmadığını, ortak... ve ...'ın sözleşmeyi imzaladıklarını, depozitonun 3 girişimciye ait olduğunu, dava konusu kafeteryanın açılışında davacının kasada çalıştığını, davacının kendi kabulünde olan imzasız sözleşmeye göre haksız fesih tazminatı düzenlendiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava İcra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
...Vergi Dairesi'nin 25/06/2018 tarihli cevabi yazısından davacının 1.sınıf tacir olmadığı, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19/06/2018 tarihli yazısında ise gerçek kişi tacir işletme kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin vasıflandırılması gerekmektedir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki davalı ... ile davacı arasında yapılan kafeterya işletme sözleşmesidir.
Bu sözleşme TTK'nun 4/1 maddesinde sayılan ve bir davanın mutlak ticari dava sayılmasını gerektiren işlemlerden olmadığı gibi, aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği sözleşmelerden de değildir. Şu haliyle eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı açıktır.
Öte yandan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılan müzekkere cevaplarından; davacının esnaf ya da 1.sınıf tacir olmadığıi gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... yönetiminin de tacir sıfatını haiz olmadığı, bu haliyle her iki tarafın tacir sıfatını haiz olmadığı bir davanın ticari dava sayılmasına hukuken olanak bulunmadığı, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. Anılan gerekçelerle HMK'nun 114/1-(c) ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/403, K. 2019/649, 8 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama