KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Esas no
- 2020/472 Esas
- Karar no
- 2021/265
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/08/2020
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle.
Müvekkili şirketin... ve ... işletme hakkı sahibi olduğunu, davalının ise işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyolları kullanan gerçek kişi tacir olduğunu, Davalının ... plakalı aracı ile 16.03.2017-24.03.2017 tarihleri arasında ücret ödemeksizin, işletme hakkı müvekkil şirkette olan... ve bağlı otoyolundan ihalli geçişler gerçekleştirdiğini, geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait 6001 s.k. m.30/5 hükmünün getirdiği yasal cezanın ödenmemesi üzerine ....
İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, davalının ödemelerin yapıldığı gerekçesiyle borca itiraz ettiğini beyanla öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazının iptaline,takibin devamına, icra takibinin geçiş ücreti ve gecikme cezası olmak üzere toplam 751,30 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden önce işlemiş faiz (45,67 TL) ve KDV(8,22 TL) yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkililerine ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi yazılı bildirimde de bulunmadığından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava, İ.İ.K.'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Mahkememizin 17/12/2020 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin; şu aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından reddine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 19/03/2021 tarihli dilekçesi ile dosya borcunun davalı tarafından icra dosyasına ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, davalının icra dairesine verdiği beyan dilekçesi ile itirazdan vazgeçtiğini, tarafların bu dava için birbirlerinden vekalet ücreti ve icra-inkar tazminatı talep etmeyeceklerini beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizin 25/03/2021 tarihli celsesinde davacı vekilinin "Davalı icra dosyasına dosyaya konu borcu ödemiş ve icra takibine yaptığı itirazdan vazgeçtiği için dava konusuz kalmıştır, ayrıca tarafların anlaşmaları gereği davalıdan vekalet ücreti ve icra-inkar tazminatı talebimiz bulunmamaktadır, bu nedenlerle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, yargılama giderlerinin de davalıya yükletilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dava konusu alacağın yargılama aşamasında ödendiğinin davacı vekili tarafından bildirildiği ve aynı zamanda icra dosyasına davalı/borçlu tarafından sunulan 04/09/2020 tarihli dilekçeden anlaşıldığından konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HMK 331.maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiş olup, 1. Fıkrasında davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilerek hükmedileceği belirtilmiştir. Bu nedenle yargılama giderlerinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerekir.
Davacı vekilinin dava konusu alacağın yargılama aşamasında ödendiği yönündeki beyanı, icra dosyasına davalı/borçlu tarafından sunulan 04/09/2020 tarihli dilekçesi ve dosyadaki diğer deliller dikkate alındığında davacı vekili yararına vekalet ücreti takdir etmek gerektiği düşünülse dahi; davacı vekilinin 19/03/2021 tarihli dilekçesi ile 25/03/2021 tarihli duruşmadaki beyanı nazara alınarak davacı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava tarihindeki haklılık durumu ve davacı vekilinin 19/03/2021 tarihli dilekçesi nazara alınarak Mahkememizce davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/472, K. 2021/265, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama