KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Esas no
- 2020/706 Esas
- Karar no
- 2024/655
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 04/12/2020
Karar Metni
2.342 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...'nın, dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklette yolcu konumunda bulunduğu sırada, davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç motosiklete çarpmış;
bu çarpma sonucunda müvekkil havalanarak çarpma noktasından yaklaşık 6-7 metre uzağa yaya kaldırımına düşmüş, çarpma ve düşmenin etkisi sonucu vücudunda ortaya çıkan yaralanmalar sebebiyle 4 ay yoğun bakımda bitkisel hayatta kaldığını, tedavi süreci sebebiyle de yaklaşık 1 yıl öğrenimine devam edemediğini, kazanın etkileri devam etmekte olup, müvekkilinin yürümekte ve ayağa kalkmakta dahi oldukça zorluk çektiğini, Sağlık Kurul Raporunda müvekkilin maluliyet oranının %4 olarak belirlendiğini,
tam malul sayıldığı geçici iş göremezlik süresinin ise alınmış olan raporda belirtilmemiş olup mahkemece istenilecek Adli Tıp Raporu neticesi ortaya çıkacağını, dava ikamesinden önce davalı ...
Sigorta'ya başvurulduğunu, kendileri tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda taraflarına kalıcı sakatlık maddi zararına mahsuben 56.046,67 TL tutarında ödeme yapıldığını, ödeme için taraflarınca her hangi bir ibraname düzenlenmediğini, ancak müvekkilinin 1997 doğumlu bir üniversite öğrencisi olarak hayatının başında olduğu, yaşanan trafik kazası sebebiyle 4 ay yoğun bakımda kaldığı ve tedavi süreci sebebiyle öğrenim yılı okula gidemediği, ayrıca maluliyet oranının da %4 olarak belirlendiği dikkate alındığında sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunun açık şekilde anlaşıldığını belirterek,
davanın ikame tarihi itibariyle, müvekkkilinin geçici ve kalıcı sakatlık zararının tarafımızca bilinmesi mümkün olmayıp, davacı ...'nın bakiye sakatlık maddi zararının belirlenmesine, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olmakla, zararın belirlenmesinin ardından maddi zarara dair müddeabihin arttırılması şartıyla ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı sigorta şirketi tarafından dava ikamesinden önce, kalıcı sakatlık zararına ilişkin olarak yapılan ödeme mahsup edildikten sonra,
900,00 TL tutarındaki bakiye kalıcı sakatlık maddi tazminat taleplerinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsiline, bakiye sakatlık maddi tazminatı bakımından, davalılardan ...
Sigorta A.Ş. için kısmi ödeme tarihi olan 11.06.2020 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise 16.03.2019 kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı kazazede ...'nın Geçici'nin iş göremezlik maddi zararının da, Mahkeme tarafından belirlenmesinin ardından taleplerini arttırılmak kaydıyla ve fazlaya ilişkin hakları saklı olarak, şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının sadece davalılar ... ve ...
A.ş 'den kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile tahsiline, müvekkili için 100.000,00 TL, annesi ve babası için 20.000,00'er TL ve kardeşi için 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın ise avalılar ... Ve ...A.ş.'den, Kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
Sigorta Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından, davacı vekiline 11.05.2020 tarihinde 56.046,67 TL tutarında ödeme yapıldığını, işbu tazminat tutarının, başvuranda oluşan gerçek maluliyet oranı olan %13'lük oran üzerinden hesaplandığını, hesaplanan tutardan karşı araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği halde, karşı araçta yolcu olarak bulunan başvuranın sürücünün alkollü olduğunu bildiği halde karşı araca binerek zararın doğmasında müterafik kusurlu olduğunun açık olduğunu ve emsal yargıtay kararlarında da görüleceği üzere %20 oranında tenzilat yapıldığını, yapılan bu ödemenin,
kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartlarınca benimsenen TRH-2010 tablosu kullanılarak yapılmış olup, eksik bir ödeme söz konusu olmadığını, yaptırılan aktüer hesaplamaları tamamen doğru veriler çerçevesinde hesaplanmış olup müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve başkaca bir sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16/03/2019 tarihinde saat 02:30 sularında ... istikametinde araç hız ve karayolu trafik kurallarına riayet ederek ilerlediği sırada ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün şerit ihlali yaparak şeridinde ilerlememesi neticesinde, kusuru bulunmamakla beraber bir kaza meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/1-a maddesini açık bir şekilde ihlal ederek asli kusurlu olarak mevcut kazaya sebebiyet verdiğini, 56.maddeye göre “Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. a) Şerit izleme;1.
Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, 2. Kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüz elli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, 3. Araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmeleri, 4. İşaret vermeden şerit değiştirmeleri, yasaktır.” denildiğini,
kolluk tarafından tutulmuş olan kaza tespit tutanağında da açıkça görüleceği üzere davacı tarafın açık bir şekilde şerit ihlali yaparak şeridinde ilerlemekte olan müvekkilinin aracına yüksek bir hızda çarparak maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, mevcut dosyada tam kusurlu olan tarafın davacı taraf iken gerek soruşturma dosyasında asli kusurlu olarak müvekkilinin gösterilmesinin, davacı yanın maddi manevi tazminat talepli dava açmasının açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, soruşturma dosyasında açık bir şekilde mevcut dosyanın ağırlığı sebebi ile kusur oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini,
soruşturma dosyasında Adli Tıp tarafından verilecek kusur oranı belirlenmeden verilecek olan bir kararın açık bir şekilde kanuna aykırı olacağını, dosyadaki kusur oranının belirlenmesi ve bunun akabinde bir yargılamanın yürütülmesi gerektiğini, davacılar tarafından alınmış olan maluliyete ilişkin sağlık raporları açık bir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davacıda ortaya çıkmış olan hasarların, söz konusu kaza nedeni ile ortaya çıkıp çıkmadığı ve maluliyet oranının kazadan kaynaklandığının belli olmadığını,
kaza tespit tutanağında açık bir şekilde araç sürücüsü olan ...'ın asli kusurlu olarak kabul edilmiş iken kusur bilirkişisi tarafından kusur oranı belirlenmeden dava açılmasının Borçlar Kanunu uyarınca sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini belirterek müvekkili hakkında açılmış olan mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki yargılamaya konu alacak talebi zamanaşımına uğradığını, Borçlar Kanununun haksız fiil zaman aşımını düzenleyen 72. Maddesi olan “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” Hükmü bağlamında davaya konu icra takibinin açıldığı tarih kazanın ve dolayısıyla zararın meydana geldiği tarihten tam 2 yıl sonra açılmış olduğundan, 2 ve 10 yıl olarak tespit olunan zamanaşımı süresi geçtiğini, bu itibarla davaya zamanaşımı itirazı olduğunu,
olaya ilişkin tutulan ve davanın esasını teşkil eden trafik kazası tespit tutanağıyla belirlenen ve taraflara atfedilen kusur oranları tarafımızca kabul edilmediğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirlenen kusur oranları tarafımızca kabul edilmemekle, taraflara atfedilen kusur oranlarının yeniden belirlenebilmesi için dosyanın alanında uzman bilirkişi tarafından incelenerek yeniden belirlenmesinin zaruri olduğunu, müvekkil şirket adına kayıtlı araç sürücüsü ...
16.03.2019 tarihinde saat 02:30 sularında ... istikametinde araç hız ve karayolu trafik kurallarına riayet ederek ilerlediği sırada ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün şerit ihlali yaparak şeridinde ilerlememesi neticesinde, kusuru bulunmamakla beraber bir kaza meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/1-a maddesini açık bir şekilde ihlal ederek asli kusurlu olarak mevcut kazaya sebebiyet verdiğini, davaya konu olayda kaza sırasında kullanılan ... plakalı araç hakkında Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi mevcut olduğunu, bu nedenle sigorta poliçesinin muhattabının ...
Sigorta A.ş. olduğu ve aracın kaza anında sigortalı olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen davacının taleplerini sigorta şirketinden talep etmek yerine müvekkile yöneltmelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, müvekkil yönünden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, Sağlık Kurul Raporu, Adli vaka formu, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ödeme dekontu, Psikiyatri kliniği randevu evrakları, öğrenci belgesi, SGK kayıtları, sigorta poliçesi, araç tescil kaydı, kaza tespit tutanağı, araç kiralama sözleşmesi, tedavi evrakları, tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu raporları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Celsede dinlenen davacı tanıklarından ... beyanında "Trafik kazasını gözümle görmedim ben kaza sırasında evdeydim kaza sonrası bilgi sahibiyim olay 16/03/2019 tarihinde gece gerçekleşti, ablam beni arayarak yeğenin ölüyor nerdesin diye sordu bende çocuğumu bırakarak hastaneye koştum hastanede yeğenim acil girişinde makinalara bağlı bir vaziyette duruyordu, biz o an ikinci defa öldük, ablam ve eniştem perişan vaziyette idi doktorlar yaşama şansının %2,5 'in altında olduğunu ve bir mucize gerektiğini söylediler, yeğenim 2 aya yakın yoğun bakımda kaldı, eniştem işlerini gidemedi, ablam da sürekli hastanede bulunmak zorunda kaldı,
yalnızca iki üç günde bir kıyafetlerini değiştirmek ve yıkanmak için eve gidiyordu, yeğenim ...'da çok üzüldü ve çok yıprandı yoğun bakım süreci aileyi çok yıprattı yoğun bakım sürecinden sonra palyetif bir süreç yaşandı adeta çocuk gibi tüm ihtiyaçları karşılanmaya ailecek karşılanmaya çalışıldı, 6 ay mamayla beslendi, 1 yıla yakın ise bezlemek zorunda kaldık uzun bir süre böyle devam etti, kimseyi hatırlayamıyordu, kafasında ve göz kapaklarında kırıklar vardı yüzü eski halinde çok farklıydı, bir yıl üniversiteye gidemedi, okula başladığında arkadaşlarını derslerini hiç bir şeyi hatırlayamıyordu, bacağın takılan plaka çok rahatsız ediyordu,
kafasında saç çıkmıyordu psikolojik olarak bu hususlar kendisini rahatsız ediyordu, bu kazanın etkileri hiç bir zaman bitmedi, bir çok olayın kafasından silindi, hatırladığı zaman çok üzülüyor, yüzünün eskisi gibi olmadığına çok üzülüyor, bu olay hem ...'yi hemde ailesini ciddi derecede sarstı fiziksel olarak bazı şeyler kapanmış olarak görünse de psikolojik olarak bazı şeyler yeni yeni ortaya çıkmaktadır, günlük hayat içerisinde bir kıvılcımla her gün her an aynı acıyı yaşamaktadırlar, sosyal hayatı ciddi derecede etkilendi, benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... " Ben trafik kazasını görmedim, ben işe gitmiştim abim aradı, abim aradıktan sonra hastaneye gittim.
Yeğenimin beyninde kanama olduğu ve genital bölgesinde açıklık olduğu bize söylendi, hepimiz çok kötü etkilendik başlangıçta ... akrabalara haber vermedik ancak durumunun kritik olduğu söylenince sonrasında akrabalara durumu bildirdik, yeğenim 38 gün boyunca yoğun bakımda kaldı, bütün aile olarak hastanedeydik sadece yıkanmak için hastaneden ayrıldık, bu süreden sonra palyetif odaya çıktı gündüzleri annesi akşamları da babası yanında kalıyordu, burdaki tedavisinden sonra da eve çıktı 6 ay boyunca mama verilerek beslendi, ve altına bez bağlandı, bu şekilde tedavi süreci 1 yıl kadar sürdü,
sağ kaşında kırık olması nedeniyle yeğenimin moreli çok bozuluyor, yaşadığı rahatsızlıklar sebebiyle psikolojisi bozuldu genital bölgede plak olmasından dolayı rahat hareket edemiyordu ve spor yapamıyordu, annesi de psikolojik olarak çok etkilendi ilaçlarla süreci atlattı olay anlatıldığında çok etkilenmektedir, okulu bu süre içerisinde bir yıl uzadı buda yeğenimin hayatını bir yıl etkilemiş oldu, bundan sonraki süreçte geriye dönük olayları hatırlar mı bilmiyorum ama şuan hatırlamıyor dedi., benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevki ile dava dosyasınındaki tedavi evraklarının fiziki olarak dava dosyasının ise uyap sistemi üzerinden müzekkere ekinde gönderilerek, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirlmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılarak davacının 16/03/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle.
Kaç gün iş ve güçten kaldığı, Kaç günde iyileşeceği, Sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, Yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı hususlarından hazırlanan 08.02.2023 tarihli raporda, davacı ...’nın 16.03.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarihli ve ... sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik dikkate alındığında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Dosyanın kusur hususunda Adli Tıp Kurumuna sevki ile 16/04/2024 tarihli raporda, davalı sürücü ...'ın, %50 (yüzde elli) oranında kusurlu, sürücü ...'ın, %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın aktüerya/nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi ile davacı ...'nın geçici iş göremezlik tazminatı talebi nazara alınarak aktüer hesaplama hususunda hazırlanan 19/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda.
ATK 2. Üst Kurulu Raporunda fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olması nedeniyle engellilik oranı %0 (sıfır) olarak tespit edilen davacı için sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanabilmesinin mümkün bulunmadığı, Yüksek Yargıtay'ın emsal kararlarında öğrenci olup gelir getiren bir işte sigortalı olarak çalıştığı kanıtlanamayan davacının 12 aylık geçici işgöremezlik süresinde kazanç kaybı bulunmadığından bu dönem için maddi tazminat hesaplanamayacağı belirtildiğinden, davacının geçici işgöremezlik dönemi için maddi tazminat hesaplanabilmesinin mümkün bulunmadığı,
üniversite öğrencisi olan davacının aktif çalışma hayatına 1 yıl geç atılması nedeniyle hesaplanan maddi tazminat alacağının davalı ZMS sigortacısı tarafından yapılan ödeme ile tamamen karşılandığı anlaşıldığından, aktif çalışma hayatına 1 yıl geç başlaması nedeniyle bakiye maddi tazminat alacağının kalmadığı, manevi tazminat miktarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazası nedeni ile haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Haksız fiile ilişkin trafik kazası 16.03.2019 tarihinde meydana gelmiştir.
16/04/2024 tarihli kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Kurulu raporu ile oluşan kazada davalı sürücü ...'ın, %50 (yüzde elli) oranında kusurlu, sürücü ...'ın, %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul ATK'nın 08.02.2023 tarihli raporu ile davacı ...’nın 16.03.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarihli ve ... sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik dikkate alındığında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Dosya aktüerya/nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş ve 19/09/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan 16/04/2024 tarihli kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Kurulu raporu, maluliyete ilişkin olarak düzenlenen İstanbul ATK'nın 08.02.2023 tarihli raporu ile tazminat kalemlerine ilişkin 19/09/2024 tarihli aktüerya/nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi raporu ayrı ayrı denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; maddi tazminat yönünden yapılan hesaplamaların olaya ve dosya kapsamına uygun olması denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması hasebiyle 19/09/2024 tarihli aktüerya/nitelikli hesaplama uzmanı raporu doğrultusunda davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat yönünden ise tarafların kazadaki kusur oranları, davacının maluliyetinin bulunmadığının tespit edilmesi ve tanık beyanları dosya kapsamında alınan raporlarla uyumlu olmaması dikkate alınarak davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/706, K. 2024/655, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama