KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/847 Esas
- Karar no
- 2024/447
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 02/12/2022
Karar Metni
1.991 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Hiz. Ltd. Şti. Arasında POS harcamalarına dayalı olarak üye iş yeri sözleşmesi imzalandığını, borçulu şirket ...'in resmi ismi olduğu ayrıca ...,... isimli siteleri bulunan firmalar olduğunu, söz konusu firmalardan yapılan satışların kredi kartı ile yapıldığını, yapılan satış işlemlerinden sonra 806 tane tüketicinin '...' itirazları geldiği,
borçlu ile müvekkil banka arasında imzalanan sözleşmelerle, müvekkil banka defterlerinin ve kayıtlarının delil olacağı ve esas alınacağını, bahse konu incelemeler yapıldığında banka alacağı ile ilgili olarak yapılan icra takibine itirazın haksızlığı ortaya çıkacağını, bu nedenle ilamsız icra takibindeki itirazların iptali ile takibe haksız olarak itiraz eden borçluların icra inkar tazminatına da mahkum edilmesi gerektiğini, kullanılan kredi belgelere bağlanmış olduğundan itirazın hiçbir hukuki ve maddi dayanağı bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak ...
5. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasından yapmış oldukları itirazın 461.022,00-TLlik kısmının iptali ile takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı taraf ile ... Limited Şirketi arasında POS harcamalarına dayalı olarak Üye İş Yeri Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile taraflar arasında doğan yükümlüklerin ... Kaynakları Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi tarafından ihlal edildiği gerekçesi ile müvekkil aleyhine huzurdaki dava açıldığını, müvekkil tarafından...5. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın, haklı ve hukuka uygun olup, müvekkilinin davacı/alacaklı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, öncelikle taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkil şirketin hesabına geçip geçmediğinin ispatı gerektiğini, Chargeback istenmekte olsa da chargeback talebi bulunan harcamalara ilişkin tutarların müvekkil şirketin hesabına geçip geçmediği hususundaki ispat yükü davacıya ait olduğunu, müvekkilinnin hesabına söz konusu bedellerin en başta ödenip ödenmediğine ilişkin olarak herhangi bir belge sunulmadığını,
öte yandan Üye İş Yeri Sözleşmesi ile ilgili banka defter ve kayıtları ile dayandığı belgelerin ibrazı gerektiğini, bu sebeple huzurdaki davada ispat yükü davacı yan üzerinde olup dava dilekçesinde bahse konu iddialarının ispatlanması gerektiğini, dava konusu borç mevcut olmadığını, davacının da davasını ispat edemediğini, davacının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde başlatmış olduğu takibe itirazımız haklı olmakla, huzurdaki davanın reddini ve davalı müvekkilim lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 5. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası, nüfus kaydı, ticaret sicil kayıtları, banka kayıtları, ihtarname, Üye iş yeri sözleşmesi ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bankacılık ve finans uzmanı bir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; üye işyeri sözleşmesinden kaynaklı verilen pos cihazı itiraza uğrayan işlemler nedeniyle davacı banka tarafından ücret ödemesinin iadesinin yapılıp yağılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte ve kime yapıldığı,
bu iade tutarının davacı bankaya davalı tarafından geri ödenip ödenmediği takip talebindeki dava konusu edilen pos borcuna takipten sonra uygulanacak faiz oranının hesaplanması hususlarında denetime elverişli şekilde hesaplanması hususlarında hazırlanan 25/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda. Davaya konu alacak tutarı, davacı ...
Bankası A.Ş. ile davalı ...Şti. arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesine istinaden, davalıya verilen Sanal POS cihazından, yurt dışı kart hamillerinin kredi kartları ile yapılan harcamalara, kart hamilleri tarafından itiraz edildiği ve bundan dolayı kart hamillerinin bankaları tarafından, 08.09.2020 tarihinden itibaren harcama bedellerinin davacı bankaya borç kaydedildikleri (chargeback yapıldığı),
Söz konusu kart hamili itirazlarının davacı banka tarafından davalı şirkete mail ortamında bildirildiği ve akabinde 27.08.2021 tarihinde noter aracılığıyla chargeback bedellerinin iadesi için ihtarname keşide edildiği ve davalı şirketin 02.09.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı banka kayıtları incelendiğinde, davaya konu chargeback bedellerinin 31.08.2021 tarihinden itibaren takip hesaplarına intikal ettirildiği ve 27.12.2021 takip tarihi itibariyle 1.190.421,04 TL anapara borç bakiyeye ulaştığı, takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda,
davacı bankanın davalı şirketten toplam 1.357.648,96 TL talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, davacı banka kayıtları incelendiğinde, takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce, 10.02.2022 tarihinde 23.500,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı, söz konusu tutar TBK 100.maddesi gereği borçtan düşüldüğünde; davacı bankanın takip tarihi itibariyle 1.190.421,04-TL asıl alacak ve 143.727,92 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 1.334.148,96 TL alacak tutarı bulunduğu,
dava dilekçesinin 6'ncı maddesinde yer verildiği üzere, davacı bankaya rehinli bulunan taşıta istinaden 750.000,00 TL tutarında, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla İcra takibi yapıldığı anlaşıldığı, söz konusu rehin tutarı hemen yukarıda hesaplanan alacak tutarından düşüldüğünde, davacı bankanın 584.148,96 TL alacağı bulunduğu, davacı banka talebinin ise 461.022,00 TL olduğu, bu durumda taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı, davaya konu asıl alacak tutarına, takip tarihinden itibaren yıllık %66,00 oranından temerrüt faizi talep edilebileceği bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte gerekçelendirmek suretiyle ek rapor hazırlanmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi ile hazırlanan 25/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında, takip Tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, davacının davalıdan toplam 584.148,86-TL tutarında talep edilebilir alacağının bulunduğu, davacı banka talebinin ise 461.022,00 TL olduğu, bu durumda taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı bildirilmiştir.
18/07/2024 tarihli celsede; 25/06/2024 tarihli ek bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ek bilirkişi raporuna karşı itirazların reddi ile tekrar bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin Zekeriya İpek adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ...
7. İcra Müdürlüğü’nün... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, 2016/4405 Esas 2016/15076 Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 5. İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası, nüfus kaydı, ticaret sicil kayıtları, banka kayıtları, ihtarname, üye iş yeri sözleşmesi ile 25/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 25/06/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı,
davacı ...Bankası A.Ş. ile davalı ...Ltd.Şti. arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesine istinaden, davalıya verilen sanal pos cihazından, yurt dışı kart hamillerinin kredi kartları ile yapılan harcamalara, kart hamilleri tarafından itiraz edildiği ve bundan dolayı kart hamillerinin bankaları tarafından, 08.09.2020 tarihinden itibaren harcama bedellerinin davacı bankaya borç kaydedildikleri (chargeback yapıldığı),
söz konusu kart hamili itirazlarının davacı banka tarafından davalı şirkete mail ortamında bildirildiği ve akabinde 27.08.2021 tarihinde noter aracılığıyla chargeback bedellerinin iadesi için ihtarname keşide edildiği ve davalı şirketin 02.09.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı banka kayıtları incelendiğinde, davaya konu chargeback bedellerinin 31.08.2021 tarihinden itibaren takip hesaplarına intikal ettirildiği ve 27.12.2021 takip tarihi itibariyle 1.190.421,04 TL anapara borç bakiyeye ulaştığı, takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda,
davacı bankanın davalı şirketten toplam 1.357.648,96 TL talep edilebilir alacak tutarının bulunduğu, davacı banka kayıtları incelendiğinde, takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce, 10.02.2022 tarihinde 23.500,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı, söz konusu tutar TBK 100.maddesi gereği borçtan düşüldüğünde; davacı bankanın takip tarihi itibariyle 1.190.421,04-TL asıl alacak ve 143.727,92 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 1.334.148,96 TL alacak tutarı bulunduğu,
dava dilekçesinin 6'ncı maddesinde yer verildiği üzere, davacı bankaya rehinli bulunan taşıta istinaden 750.000,00 TL tutarında, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla İcra takibi yapıldığı anlaşıldığı, söz konusu rehin tutarı hemen yukarıda hesaplanan alacak tutarından düşüldüğünde, davacı bankanın 584.148,96 TL alacağı bulunduğu, davacı banka talebinin ise 461.022,00 TL olduğu, bu durumda taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı, davaya konu asıl alacak tutarına, takip tarihinden itibaren yıllık %66,00 oranından temerrüt faizi talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.
25/06/2024 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kabulü ile ... 5. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ile takibin 461.022,00 TL asıl alacak(ödeme emrinin birinci sırasında istenilen pos borcu için talep edilen asıl alacak) üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 461.022,00-TL'nin %20'si oranında (92.204,40-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/847, K. 2024/447, 18 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama