KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/507 Esas
- Karar no
- 2024/506
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 07/08/2023
Karar Metni
1.972 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan ... hizmet numaralı tüketim noktasında Kurum tarafından yapılan kontrolde "3 faz direkten çekilen hat sonunda monofaze sayaç dışında 2 fazın HARİCİ şekilde bağlandığı tespit edilmiştir." tespiti üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... tarih ve ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini,
işbu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda tahakkuk hesaplaması yapıldığını ve söz konusu tahakkuk doğrultusunda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddelerine uygun olarak ... fatura seri numaralı fatura ile 15.504,17-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, müvekkili şirket ekiplerince 27.04.2021 tarihinde yerinde yapılan incelemelerde kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiş olup, bahsi geçen tespit video kaydı ile kayıt altına alındığını, kesin delil teşkil eden video kaydı ile kaçak kullanımın kesinlik kazanmış olup,
yapılan tespit ve tahakkuklandırmaların yönetmelik hükümlerince yapıldığı anlaşıldığını, davalı borçlu aleyhine bakiye kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'sinin ilave edilerek 16.001,76-TL'nin tahsili amacıyla ...
8. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, kaçak elektrik kullanım hususu tutanaklar ile sabit olduğundan bahisle, davalının ...
8. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... tesisat numaralı elektrik abonesine davacı kurum yetkilileri tarafından kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, bahse konu elektrik abonesine düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı tamamen, mesnetsiz ve haksız çıkar sağlamaya yönelik gerçek dışı iddialar olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağında ileri sürülen hususların ve istemlerin hiçbiri kabule şayan değildir çünkü müvekkilin düzenlenen kaçak elektrik kullanma gerekçesi olmadığını, düzenlenen kaçak elektrik tutanağı dayanaktan yoksun olduğundan tahakkuk edilen borç ile ilgili haksız şart söz konusu olduğunu,
davacı kurum tarafınca düzenlenen kaçak tahakkuk hesap bültenin de hatalı olup ilgili belgeye katılmalarının mümkün olmadığını, düzenlenen evrakın usul ve yasalara aykırı olarak düzenlendiğini, ayrıca davacı kurumca hesaplanan ilgili tutarın neye ilişkin hesaplandığı belirli olmayıp afaki şekilde hesaplandığını, ilgili tutarın haksız kazanç elde etme gayesi ile fahiş oranda yüksek olarak hesaplandığını düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında hata olduğunu,
dava dilekçesinde müvekkili ... ile diğer müvekkili ...'yi davalı olarak göstermiş olup ...'nin iş bu dava nezdinde davalı konumunda gösterilerek sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya içerisinde yer alan komisyon raporunda ...adına... tarihli ... seri numarasına faturalandırma yapılmış ilgili borcun müvekkil ... aktarılmasını talep etmesi üzerine zabtın müvekkili ... adına düzenlenmesine karar verdiğini, ilgili borcun yalnızca müvekkili şirkete aktarılmış olup bu hususta diğer müvekkili ...'nin sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını,
davanın ....'ye yöneltilmesinin hukuka aykırı nitelikte olması nedeniyle ... yönünden taraf sıfatı yokluğu ile davanın reddedilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ilgili dosyanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerektiğini, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini belirterek yasal dayanaktan yoksun, kötü niyetli ve hakkaniyete aykırı düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Kaçak elektrik tespit tutanağı, tahakkuk fişi, keşif ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Mahallinde icra olunan keşif marifeti ile; davaya konu kaçak elektrik tüketimi nedeniyle, kaçak elektrik tutanağında tespit edilen kaçak kullanımın gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise kaçak kullanım bedeli ile ferilerinin belirlenmesi ve davalı ... yönünden husumet itirazlarının değerlendirilmesi ile kaçak kullanım bedelden sorumlu tutulup tutulamayacağının tartışılması hususlarında hazırlanan 28/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında.
EPDK'nin yayınladığı yönetmeliğin 42/1-b maddesinin, “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi...” şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği bu nedenle davalılar mahal yerinde kaçak elektrik kullandığı, davacı davalı aleyhine ... 8. İcra Dairesinin ...
E. sayılı dosyasında 15.504,17 asıl alacak, 421,71 TL faiz ve 75,91 TL faiz KDV tutarı olmak üzere toplamda 16.001,79 TL talebinin olduğu, davalılar tarafından kullanılan kaçak tüketim tutarının, EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda asıl alacak tutarının 15.274,61 TL, faiz tutarının da 640,27 TL ve faizin KDV si 115,25 TL olmak üzere toplam 16.030,13 TL hesaplandığı, ancak davacı faiz talebinin 421,71 TL faiz ve 75,91 TL faiz KDV talebinin olduğu, talebe bağlılık ilkesi gereğince davacının, davalıdan 15.274,61 TL +421,71 TL+ 75,91 TL =15.772,23 TL alacaklı olduğu,
teknik incelemeler ile sabit olan kaçak elektrik kullanımı olayı sebebiyle ortaya çıkan zarardan hem davalı şirketin hem de diğer davalı gerçek kişinin müteselsilen sorumlu olduğu bildirilmiştir.
Davalılar vekili 22/12/2023 tarihli dilekçesi ile ... tarafından sistemde müvekkili adına 39.479,00-TL borç gözüktüğü ve ödeme yapılması gerektiğinin belirtildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber, abonelikten mahrum kalınmaması adına belirtilen bedelin müvekkili tarafından 21/10/2023 tarihinde davacı şirket hesabına ödendiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 23/07/2024 tarihli dilekçesi ile davalı tarafça huzurdaki davaya konu borcun 23/10/2023 tarihinde ödendiğini, davanın konusuz kaldığına karar verilmesini, dava açıldıktan sonra borç ödendiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin davayı açmaya sebebiyet veren davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/1. maddesinde: "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesine yer verilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ...
7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ...Esas ...Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
"Davacı eldeki bu davasında; ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını istemiş. Mahkemece, davalının icra dairesine yaptığı itirazından vazgeçtiği bu nedenle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. Davalı ...
19. İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyasına 30.07.2015 tarihinde 31.03.2015 tarihli itirazından vazgeçtiğine dair itirazdan vazgeçme dilekçesi ibraz etmiştir. Dosya kapsamından, davaya konu itirazın dava tarihinden sonra gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu halde yargılama giderlerinden ve kimin sorumlu tutulacağı hususu önem kazanacaktır. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilİr.
(HMK m. 326/1) Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.{HMK 331/1) şeklindedir.
Dava konusu edilen itiraz davalı tarafından dava açıldıktan sonra vazgeçildiği dolayısıyla, mahkemenin tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderine hükmetmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir... (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ... Esas... Karar sayılı ilamı)"
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, icra dosyası, yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı borçlu tarafından ...
8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat istemine ilişkin davada davalı borçlu tarafından takibe konu borcun ödenmiş olması dolayısıyla davanın konusuz kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın belirlenerek hükmedilmesi gerektiği,
nitekim itirazın iptali davasının ikame edilmesinin ardından davalı borçlu tarafından takibe konu borcun ödenmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı ve 28/03/2024 tarihli bilirkişi raporuyla takibe konu alacağın varlığına dair tespitte bulunulması hususu nazara alındığında davalının davanın açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü davalının aleyhine yargılama gideri hükmedilmesi gerektiği, icra inkar tazminatı isteminin değerlendirilmesinde ise icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair şartların göz önünde bulundurulması gerektiği,
davanın esası hakkında karar verilmediğinden ve borçlu aleyhine hüküm kurulmadığından (borçlunun itirazının iptali ve takibin devamı yönünde) icra inkar tazminatı şartlarının oluşmayacağı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve her ne kadar dava konu değerin 16.001,79-TL olması ve karar tarihi itibariyle 28.250,00 TL'yi aşmaması sebepleriyle karar tarihi itibariyle kararın miktar itibariyle KESİN kararlardan olduğu saptanmasına rağmen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye sebebiyet verilmemesi adına hüküm son haliyle sabit bırakılarak istinaf isteminde bulunulması halinde bu hususun kanun yolu aşamasında değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/507, K. 2024/506, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama