KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/508
- Karar No
- 2024/534
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2024
Karar Metni
1.831 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/508 Esas - 2024/534
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/508 Esas
KARAR NO : 2024/534
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 27/09/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilin .... .... .... tipindeki çekici cinsi iki adet aracı satın almak üzere davalı şirket ile anlaştığını, her çekici için ayrı ayrı siparişler davalı tarafından oluşturulduğunu, davalı ile yapılan anlaşmaya ilişkin düzenlemelerin ve bedellerin yer aldığı tek bir sipariş teyid formu düzenlendiğini, müvekkil Ali GÜLER 2 adet çekici bakımından mutabık kalınan kapora bedeli olan 30.000,00 TL'yi, siparişin oluşturulduğu 26.04.2022 günü davalı şirkete ait banka hesabına yatırdığını, kalan ödeme ilk araç için fatura tarihi olan 22.05.2023'te;
ikinci araç için ise yine fatura tarihi olan 27.04.2023'te davalıya ait Türkiye İş Bankası Başkent Kurumsal Şubesi'ne davacının ...
Gölbaşı İş Bankası Şubesindeki hesabından yapılmış olduğunu, davacıya ait araçlara 06 DPU 392 ve 06 DSH 892 plaka numaralarını aldığını, müveklinin araçlardan birisi için aynı bankadan kısmi taşıt kredisi kullanmış olduğunu, davalı şirket satıma konu iki çekici açısından 27.04.2023 ve 09.05.2023 tarihlerinde iki ayrı proforma ve aynı tarihli iki ayrı fatura düzenlendiğini, müvekkilin yaptığı toplam ödeme tutarı, sipariş teyit formunda yer alan ve karşılıklı anlaşılan bedel üzerinde değil yabancı para üzerinden kararlaştırılan bedele %10 ilave edilmek suretiyle hesaplanan bedel üzerinden talep edildiğini,
davalı şirketin çekici bedellerini Türk Lirası'na çevrilirken karşılıklı anlaşmaya varıldığı şekilde ödeme günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden değil; ödeme günündeki Türkiye İş Bankası kuru üzerinden hesaplanmış ve başlangıçta verilen kapora bedeli, ödeme tarihine göre Euro cinsine çevrilmemiş olduğunu, toplam miktardan Türk Lirası olarak indirilmiş olduğunu belirterek Müvekkili ve davalı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla oluşturulan, bağlayıcılık taşıyan,
sözleşme niteliğindeki sipariş teyit formuna aykırı olarak ve tacir olan davalıya göre daha zayıf konumdaki müvekkilin aleyhine oluşan zarar kalemleri için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik, satım bedellerine hukuka aykırı biçimde ilave edilen %10 fiyat farkından kaynaklı 5.000,00 TL, T.C.
Merkez Bankası ile Türkite İş Bankası kur farkından kaynaklı 5.000,00 TL, Kapora bedelinin ödeme tarihindeki kur üzerinden yabancı paraya çevrilmemesinden kaynaklı 1.000,00 TL olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.000,00 TL alacağın ödeme/fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle. Davacının müvekkil tarafından satışa konu edilen araçlardan 2 adet 18.510 tipinde araç için 2022 yılı Nisan ayında satın alma talebinde bulunmuş olduğunu, sipariş teyid formunun davacı tarafça imzalanarak sunulan siparişe konu aracın özelliklerini ve yaklaşık teslim tarihini içeren bir form olduğunu, formun incelendiğinden 12 ay sonra teslim edilmek üzere her bir araç 133.000 € satış rakamı belirlendiğinin anlaşılacağının,
davacı tarafça her bir araç için 15.000 TL toplam 30.000 TL kapora olarak gönderilmiş olduğunu ve yaklaşık olarak 1.892 Euro olarak cari hesaba alınan bu tutar davacının iddiasının aksine fatura alacağından EURO bazında mahsup edilmiş olduğunu 266.000 Euro sipariş için sadece 1.892 Euro kapora ödemesi yapıldığını, davacının iddiasının aksine araç bedellerinde yapılan artış mal faturalaması ve ödeme yapılmasından neredeyse 2 hafta önce proforma faturalarla davacıya gösterildiğini,
davacı tarafça "mağduriyet" yaşamamak adına faturada belirtilen bedelin ödendiği iddia edilmekte ise de fatura tarihinden 15 gün öncesinde düzenlenen proforma faturalar ile araç bedelinin belirlendiğini bilmemesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın bu duruma itiraz etmediği gibi aksine bu proforma fatura üzerinden İş Bankası'ndan kredi başvurusunda bulunduğunu belirterek davacı yanın satışa konu araç bedelinin değişikliği ve uygulanacak kur hakkında kabul iradesini ortaya koyarak satın almayı gerçekleştirmiş olduğundan haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
- Sipariş teyit formu - Proforma faturalar - E arşiv faturaları - Ödeme dekontları - Bala kaymakamlığı müzekkere cevabı - Arabuluculuk tutanağı -Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın araç satış sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın tetkikinde, davacı vekilince açılan dava ile.
Davacının 2023 model çekici cinsi iki adet aracı satın almak üzere davalı şirket ile anlaştığını, 2 adet çekici bakımından mutabık kalınan kapora bedeli olan 30.000,00 TL'yi, siparişin oluşturulduğu 26.04.2022 günü davalı şirkete ait banka hesabına yatırdığını, kalan ödemelerin fatura tarihlerinde davalıya ait banka hesabına yatırıldığını, araçların 06 DPU 392 ve 06 DSH 892 şeklinde plaka numarası aldıklarını, davacının araçlardan birisi için bankadan kısmi taşıt kredisi kullandığını,
davalı şirket tarafından çekici bedelleri Türk Lirası'na çevrilirken karşılıklı anlaşmaya varıldığı şekilde ödeme günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden değil; ödeme günündeki Türkiye İş Bankası kuru üzerinden hesaplandığını ve başlangıçta verilen kapora bedelinin, ödeme tarihine göre Euro cinsine çevrilmeyip, toplam miktardan Türk Lirası olarak indirildiğini, bu hususlar davacının zarara uğradığını, buna ilave olarak ikinci çekicinin fiyatında % 10 oranında artış yapılmış olduğunu,
Davacının tacir olmadığını, bu nedenle yeterli tecrübeye veya bilgiye sahip olması da kendisinden beklenemeyeceğinden kendisine göre daha güçlü bir konumda bulunan ve tacir olan davalının sözleşmeye aykırı biçimde satış bedelini yükseltmesi, TCMB döviz satış kurunu esas almaması ve kapora bedelini ödendiği tarihte sözleşme bedeli olarak kararlaştırılan yabancı ülke parasına çevirmemesi nedeni ile davacının zarara uğradığını ileri sürerek,
a-Satım bedellerine hukuka aykırı biçimde ilave edilen %10 fiyat farkından kaynaklı 5.000,00 TL,
b- Merkez Bankası ile Türkiye İş Bankası kur farkından kaynaklı 5.000,00 TL,
c-Kapora bedelinin ödeme tarihindeki kur üzerinden yabancı paraya çevrilmemesinden kaynaklı 1.000,00 TL, olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.000,00 TL'nin tahsilini istediği,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının tacir sıfatına sahip olıp olmadığı buna göre mahkememizin görevli olup olmadığı, davacı tacir ise davalı tarafça fiyat artışı ve kur farkı uygulaması ile araç teknik özelliklerinde oluşan değişikliğin bilgisi ve onayı dahilinde yapılıp yapılmadığı, onayı dışında yapılan bir değişiklik ve uygulama sözkonusu ise, davacının zarara uğrayıp uğramadığı, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı veya ne tutarla sorumlu olduğu hususunda toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut olan 26.04.2022 tarihli sipariş teyit formu ile, iki adet TGX 18.510 4 X 2 BL SA GM çekici (kamyon) satışı konusunda taraflar arasında sözleşme kurulduğu, Sipariş teyit formuna göre 2 adet çekicinin toplam fiyatı 266.000 Euro, teslim tarihi Nisan 2023 olarak belirlendiğianlaşılmıştır. Sipariş Teyit Formunun 2. Maddesinde: " TL ödemelerde, ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kurunun" esas alınacağı belirtilmiştir. Sipariş Teyit Formunun 3. maddesinde: "Araç bedelinin tamamı MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. ... İşyerine ödenmesini takiben faturalama işleminin yapılacağı" belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarınca iki adet çekici kamyon, davalı tarafça davalı tarafa teslim edilmiş, araçların tesliminden önce davalı tarafça davacı alıcı tarafa satış konusu çekicilerin bedel ve bilgilerini içerir proforma (teklif) fatura gönderdiği, davacı alıcı tarafın bu proforma faturalara göre kredi kullandığı ve davalı alıcı tarafa ödeme yaptığı, davalı alıcı tarafın ödemeden sonra davacı tarafa iki adet E-arşiv faturası kestiği, davacı tarafın bu faturalara yönelik itirazının dosyada mevcut olmadığı görülmüştür.
Yargıtay, ticari ilişkinin devamı sırasında ithtirazi kayıt koymadan ödeme yapan, faturalara itiraz etmeyerek ticari defterlerine kayıt eden tarafın ticari ilişki sona erdikten sonra talepte bulunamayacağına karar vermektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/6613 E. , 2020/5898 K. :
2-Davacı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından sözleşmeye aykırı prim uygulamaları nedeniyle fazladan ve haksız olarak kesildiğini iddia ettiği prim faturaları bedellerinin, yeni mağaza açılış, tadilat ve yenilemelere ilişkin fatura bedellerinin, stok farkı fatura bedellerinin ve cari hesap alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Ne var ki, davacı tarafından davalıya düzenlenen ve davacının davalıdan olan cari hesap alacağından kesilmek suretiyle tahsil edilen prim, mağaza açılış, tadilat ve yenileme ile stok farkı faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı süresince ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödendiği, davacının ticari ilişki sona erdikten sonra geçmişe yönelik olarak talepte bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu faturaları defterlerine kaydeden ve ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödeyen davacının cari hesap alacağı dışındaki anılan faturalar nedeniyle talepte bulunamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay .... ... ...
Davalının davacıdan araç satın aldığı, davacı tarafından davalı şirket adına 07.07.2004 tarihli faturanın düzenlendiği, davaya konu aracın 15.07.2004 tarihi itibariyle davalı adına kayıt ve tescilinin yapıldığı, araç satışı için düzenlenen faturada araç satım bedeli ve kdv'si yanında özel tüketim vergisi adı altında gösterilen miktarın da davalı yanca ödendiği, bilahare vergi idaresince eksik ödenen özel tüketim vergisinin cezalı olarak davacı satıcıdan talep edildiği, bunun üzerine davacının vergi idaresinin işlemine karşı dava açtığı, ancak sonradan bu davadan vazgeçerek söz konusu vergiyi 6111 Sayılı Kanun kapsamında vergi idaresine ödediği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık özel tüketim vergisinin eksik hesaplanmasından dolayı vergi idaresi tarafından tarh edilen vergi cezasından davalı alıcının sorumlu olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Vergi mevzuatına göre, söz konusu verginin yasal yükümlüsü davalı alıcı ise de; taraflar arasındaki satım sözleşmesinin edimleri taraflarca ifa edilmiş, davacı satıcı fatura bedelini ihtirazi kayıt koymadan davalıdan tahsil etmiş ve araç da davalı alıcı adına kayıt ve tescil edilmiştir.
Öte yandan davacının vergi idaresinin eksik ödenen vergiye ilişkin işlemine karşı açmış olduğu davadan da vazgeçerek dava konusu vergi cezasını vergi idaresine ödemiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde araç satışına ilişkin faturada öngörülen özel tüketim vergisinin eksik hesaplandığı halde ihtirazı kayıt koymadan davalı alıcının ifasını kabul eden davacı satıcı, sonradan geriye dönük olarak verginin eksik hesaplanmasından dolayı ortaya çıkan bedeli davalıdan talep edemez.
Mahkememizce aldırılan 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre özetle ;, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği , Davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği bir alacak bulunmadığı tespit edilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve bilirkişi raporuna göre ;Dava konusu olayda, taraflar sipariş teyit formu ile iki adet çekicinin her birinin 133.000 Euro bedelle satışı konusunda anlaşma sağlamışlar, sipariş edilen çekicilerden birisinin modelinde davacı alıcının talebi ile değişiklik yapılmış bu nedenle söz konusu çekicinin bedel farkı talep edilmemiş, araçlar tedarik sürecindeki aksama nedeni ile yaklaşık bir yıl sonra teslim edilmiş, teslimden önce davalı alıcı davacı taraf araçların yeni fiyatı üzerinden proforma fatura kesmiş,
davacı alıcı davalı satıcı tarafından talep edilen sipariş teyit formundan yazan bedelden yüksek olan bedele itiraz etmeksizin talep edilen bedeli davalı satıcıya ödemiş, Merkez Bankası döviz satış kuru yerine İş Bankası deviz satış kuru üzerinden ödeme yapmış, ödenen bedel üzerinden kesilen faturalara itiraz etmemiştir.
Taraflar sipariş teyit sözleşmesi ile kurulan satış sözleşmesindeki edimlerini karşılıklı olarak ifa etmiş, her iki taraf da karşı tarafın ifasını itirazi kayıtsız olarak kabul etmiş, ödemeler ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin yapılmış, faturala itiraz edilmemiş, taraflar arasındaki ticari ilişki sona ermiştir.
Mahkememizce toplanan delillere göre Davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği bir alacak bulunmadığı değerlendirilmiş ve davacının davasının ispat edemediğinden ,davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/508, K. 2024/534, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama