KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/411
- Karar no
- 2025/456
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/07/2024
Karar Metni
1.696 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkil şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 30.03.2023 tarihinde,...’de meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkil şirkete ait araç maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait araç ... sokağında seyir halinde iken ... plakalı aracın çarpması sonucunda kaza gerçekleştiğini,kaza sonucunda müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın onarılması için ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan ...
A.Ş.’ye başvurulmuş ve hasar dosyası meydana geldiğini, aracın onarımı için KDV dahil 203.547,17 TL olarak fatura edildiğini, fatura tutarının tamamı müvekkil şirket tarafından karşılanmış olmakla birlikte, sigorta şirketi tarafından hasar dosyası incelemesi yapıldıktan sonra müvekkile 22.05.2023 tarihinde 110.000,00 TL ödeme yapıldığını ,dosya borcu bu yapılan ödeme neticesinde kapanmamış, müvekkilin bakiye 93.547,17 TL zararı/alacağı kaldığını,sigorta şirketi ayrıca 10.000,-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, işbu ödemeyle birlikte 120.000,00 TL’lik poliçe limiti dolduğunu, yapmıştır.
İşbu ödemeyle birlikte 120.000,-TL'lik poliçe limiti dolduğunu, sigorta şirketin müvekkile yaptığı ödemeler neticesinde 120.000,-TL'lik zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçe limiti tükendiğini, poliçe limiti uyarınca sigorta şirketinden tazmin edilemeyen 93.547,17 TL tutarındaki onarım bedeli alacağı için dava açılması gerektiğini, müvekkil şirketin onarım bedeline ilişkin bakiye 93.547,17 TL tutarındaki toplam zararın araç sürücüsü ...'den ve araç maliki ...
Şirketi'nden kaza tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;“..."nden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirkete ait ...plakalı araç kasko şirketi tarafından 31.07.2022-31.07.2023 tarihleri aralığında güvence altına alındığını, dava dilekçesinin ve iş bu ihbar talepli cevap ve beyan dilekçemizin ... Sigorta A.Ş.'ye tebliğ edilmesini ve davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, söz konusu sigorta şirketinin ...
Sigorta A.Ş. ile birleşmesi ve infisah olması sebebiyle ilgili ihbarın ve tebligatın ...
SİGORTA A.Ş'ye yapılmasını talep ettiklerini, araç sürücüleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağı neticesinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Sistemi'nden yapılan sorgulamada ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu belirtilmiş, karşı tarafa ise kusur oranı verilmediğini, ancak söz konusu kazada belirtilen şekliyle salt müvekkil şirkete ait araca kusur izafe edilmesi hatalı olduğunu, davacı tarafa da kusur oranı atfedilmesi gerektiğini, müvekkil şirkete ait araç geçişini tamamlayarak geçiş üstünlüğünü almış ancak yan taraftan gelen davacı şirkete ait araç bu geçiş üstünlüğünü dikkate almayarak,
fren yapmayarak ve hızını kesmeyerek kazaya sebebiyet verildiğini kaza tespit tutanağındaki ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Sistemi'nde belirtilen kusur oranını etmediklerini ve itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan ... SİGORTA AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ancak azami teminat ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, davacının hasar tazminat talebinin fahiş olduğunu, iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının dosya içerisine alındığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından poliçe ve hasar verilerine ilişkin kayıtların gönderildiği, Türkiye Sigorta tarafından ödemeye ilişkin dekontların sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/g maddesinde ‘gider avansı’ dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddedeki kurala göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise, hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. maddesinde gider avansı düzenlenmiştir.
Buna göre “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir”.
30/09/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 1. maddesinde tarifenin amacının dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu açıklanmıştır. Tarifenin 6. maddesinde “Bu Tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirilir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Anılan düzenlemelerden ve dava şartı müessesesinden gider avansının davanın açılması sırasında alınmasının şart olmadığı, mahkemenin sonradan bu eksikliği kesin süre vererek ikmal ettirebileceği anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. İster gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesi dava şartı olarak gösterilen gider avansıdır. Gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde dava usulden reddedilecektir.
Ancak Kanunun 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
324. madde gereğince,“ Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır ”.
325. maddeye göre ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur.
Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin re'sen hesap raporu, teknik rapor vb. alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.
Delil avansının yatırılmaması halinde ilgili taraf dayandığı delilden vazgeçmiş sayılarak mevcut delil durumuna göre karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkememizce yapılan yargılamanın 12.02.2025 tarihli 2.celsesinin 4 nolu ara kararında;
HMK’nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK’nun 267. maddesi gereği bilirkişinin HMK’nun 268. maddesi uyarınca resen bilirkişi listesindeki görevlendirme durumunun müsaitliğine göre tercihen seçilecek İTÜ öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişiden oluşturulmasına,
HMK’nun 273. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, davaya konu 30/03/2023 tarihinde trafik kazasında tarafların ihlal ettikleri kurallar tespit edilerek tarafların kusur durumlarının tespiti, davacıya ait... plakalı araçta hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise dava dışı... AŞ nin ödemesi de dikkate alınarak miktarı, kaza nedeniyle davacıya ait...plakalı araçta kaza nedeniyle ortaya çıkan onarım bedelinin davalıdan istenip istenemeyeceği, kaza sebebiyle davacının aracının onarım bedelinin tespiti noktasında mahkememizin, tarafların ve BAM'ın denetimine açık ve hesaplamaları da gösterir biçimde somut uyuşmazlığın çözümüne yönelik karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanziminin istenilmesine,
HMK'nun 274. maddesi gereği rapor tanzimi için bilirkişiye 2 aylık süre verilmesine, HMK’nun 283. maddesi gereği bilirkişiye 6.000,00 TL ücret taktirine, HMK’nun 280. maddesi gereği raporun birer suretinin taraflara tebliğ gideri olarak 1000,00 TL olmak üzere toplam 7000,00 TL delil avansının mahkememiz veznesine depo edilmesi için HMK'nun 324/1. maddesi uyarınca davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine,
verilen kesin süre içinde bildirilen delil avansı bedelinin depo edilememesi halinde HMK'nun 324/2. maddesi uyarınca talep olunan bilirkişi delilinin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut diğer delillere göre karar verileceğinin ihtarına, şeklinde davacıya gider avansını mahkememiz veznesine yatırması için duruşma tarihinden itibaren başlamak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına dair ihtaratta bulunulmuş, davacı vekilinin kesin sürenin verildiği duruşmada hazır bulunduğu ve yüzüne karşı ihtaratın yapıldığı,
26.02.2025 tarihine kadar bilirkişi ücretinin yatırılması gerekirken davacı yanın 20.06.2025 tarihinde 6.000 TL delil avansını mahkememiz veznesine depo ettiği, 02.07.2025 tarihinde 3. Celsesinin bulunduğu, davacı vekilinin bilirkişi ücretini geç yatırmasının celse talikine sebebiyet vermiştir. Davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır.
Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğuracağıda kuşkusuzdur. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.
Somut dosyada kaza yapan tarafların kusurlarının tayini ve davaya konu araçta meydana gelen hasar bedelinin tespitinin teknik raporla mümkün olabileceği, dosya içerisinde her ne kadar 03.03.2023 tarihli trafik kaza tespit tutanağı ve 11.05.2023 tarihli ... Servisten alınan mekanik ve hasar onarım faturası bulunsa da faturanın mahkememizce bağımsız bilirkişilerce teyite muhtaç olduğu, dosyada bulunan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının ve hasar miktarının tespit edilememesi sebebiyle mevcut deliller uyarınca davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükle bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40.-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.597,56.-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 982,46 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 6. madde uyarınca belirlenen taktiren 30.000,00 -TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı , kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf'a kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2025
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/411, K. 2025/456, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama