KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/215 Esas
- Karar no
- 2025/440
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 2403/2025
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya ekteki 12.07.2024 tarihli fatura kesildiğini ve davalıya iletildiğini, ancak davalı tarafından iş bu fatura bedeli ödenmemiş olup, defalarca ödeme sözü verilmiş ancak yerine getirilmediğini, son olarak ... 34.İcra Müdürlüğü ...E.
Sayılı dosya ile fatura alacağının icraya konulmuş olup davalı tarafından haksız olarak, müvekkilinin alacağına kavuşmasını geciktirmek amacı ile itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalının icra takibine karşı yapmış oldukları itirazın haksız olduğunu belirterek, davalının ... 34.İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı icra dosyasına yaptığı haksız itirazların iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın likit olması nedeni ile davalı aleyhine takip konusu alacağın %20‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, ticari defter kayıtları, banka kayıtları, delil olarak değerlendirilmiştir.
... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı şirketin davalı aleyhine 166.645,21-TL üzerinden icra takibi yaptığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 25/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin 24/12/2024 tarihli itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirketin Ticaret Sicil Dosyası örneğinin İTO sisteminden çıkartılarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, navlun ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline yöneliktir. Davalı borçlu aleyhine girişilen icra takibinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ederek yetkili icra dairesini ... İcra Dairesi olduğunu ileri sürmüştür.
Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davası koşullarından biri olup mahkememizce İİK'nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5. vd maddelerinde yetki, 17. maddesinde ise yetki sözleşmesi düzenlenmiştir.
Maddede, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davayı sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açacaklarına yer verilmiştir. Yetki Sözleşmesinin geçerlilik şartları ise 18. maddede düzenlenmiştir.
Yetki sözleşmesi, ayrı bir sözleşme olarak veya somut olayda olduğu gibi, sözleşmeye bu sözleşmenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar için belli bir yer mahkemesinin yetkili olacağına dair bir hüküm konularak gerçekleştirilebilir. Ancak böyle bir durumda, doğal olarak, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olması gerekecektir. Geçerli bir sözleşme olması halinde sözleşmeye konulan yetki şartıda geçerli kabul edilecektir.
Somut olayda, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir.
Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir.
Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalıya geçer.
Dava bir miktar para alacağına ilişkin olduğuna göre ve davacının şirket merkezinin bulunduğu ... adresinin ... adli yargı çevresine dahilde olduğu, davacının yetkisiz icra dairesinde takip başlattığı dolayısıyla yetkili icra müdürlüğünü seçme hakkının davalıya geçtiği, davalı borçlu tarafından süresinde, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6.maddesi gereğince, davalı şirketin ticari merkezinin bulunduğu Arnavutköy ilçesinin bağlı bulunduğu ... icra dairelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından,
HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/215, K. 2025/440, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama