KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2018
- Esas no
- 2016/597 Esas
- Karar no
- 2018/463 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 01/06/2016
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle: Müvekkili Banka ile ...Şti arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında dava dışı borçluya ticari kredilerin kullandırıldığı. Davalı ...'ında da müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla işbu sözleşmeyi imzaladığı, sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle 22.04.2015 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiğini, açıklanan sebeplerden dolayı fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilrnesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: Müvekkilinin 28.05.2013 tarihinde şirketten ayrıldığını, müvekkilinin bu şirketteki sermayesinin % 5 nispetinde olduğunu, davacının önce tüm hukuk hukuk yollarını tüketerek aciz vesikasına bağladıktan sonra müvekkili aleyhine takipte bulunabileceğini, müvekkilinin ilkokul mezunu olup şirkette ücretli olarak çalıştığını, şirkette sadece % 5 hissesi bulunmasına rağmen sözleşmelere imza attırıldığını, takipte istenen % 54 ve % 30,24 oranındaki faiz oranlarının fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle asıl borçlu olmayıp kefil olan müvekkili aleyhindeki takibin ve davanın ertelenmesini, açılan davanın reddi ile % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretini davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava itirazın iptali davası niteliğindedir.
... A.Ş. vekilinin 16/08/2017 tarihli dilekçesi ile alacağın temlik alındığını ve davaya davacı sıfatı ile taraflarınca devam edeceğini bildirmiştir.
İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasının dosya arasına alındığı, itirazın iptaline ilişkin taraflar arasındaki hukuki ilişki değerlendirilerek, davacı tarafın hak ve alacaklarının belirlenmesi için bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
12/01/2017 Tarihli Bilirkişi Raporunda: Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu...Şti. arasında 26.03.2013 tarihli 500,000,00 TL üzerinden çerçeve niteliğinde ve süresiz Genel Kredi Sözleşmesinin (GKS) aktedildiği, davalı...’ın da sözleşmede 500.000,00-TL tutar üzerinden müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak kefalet imzalarının bulunduğu, davalının şirketten ayrılmasının kefalet sözleşmesinin geçerliliğini etkilemediği, kefaletin geçerli olduğu,
davalı borçlunun da müteselsil kefil olarak kullandırılan tüm bu ticari kredilerden sorumlu tutulabileceği, kullanılan ticari kredilerden dolayı Dava Dışı Borçlu Şirketin Davacı Bankaya takip tarihi itibariyle yukarıdaki tabloda detaylı olarak gösterildiği şekilde 29.123,57-TL asıl alacak 8.039,84-TL işlemiş akdi faiz, 1.107,86-TL temerrüt faizi ve 457,38-TL işlemiş faiz üzerinden % 5 BSMV ve 1.024,55-TL çekler için yapılan ihtar masrafı olmak üzere 39.753,20-TL alacaklı olduğu,
davalı, müteselsil kefil Melek KARATAŞ’ında kefalet limiti 500.000,00-TL olmak üzere kredilerin asıl alacak tutarlarından daha yüksek olduğundan doğan borcun tamamından sorumlu olduğu görüşünü bildirmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Bir Bütün Olarak Değerlendirildiğinde; Mahkememize açılan dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce toplanan delillerin ele alınarak yapılan değerlendirilmesinde; taraflar arasında; kredi sözleşmesine dayalı hukuki ilişkinin varlığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davalının kefaletinin geçerli olup olmadığı, geçerli ise takip tarihi itibariyle davalının davacı bankaya kefalet akdine dayalı ne kadar borcu bulunduğu konularında olduğu mahkememizce tespit edilmiş, mevcut delillere göre davacı banka ile dava dışı davalının ortağı bulunduğu ...Şti. arasında 26/03/2013 tarihinde 500.000,00-TL limitli kredi genel sözleşmesi imzalandığı,
bu sözleşmeye asıl borçlu şirket yanında davalının da müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı, alınan kredilerin geri dönüşümlerinin aksaması üzerine davacı banka tarafından icra takibi başlatıldığı, davalının şirketteki hisselerini devrettiğini, bu nedenle borçtan sorumlu olmadığını belirterek takibe itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda mahkememizce davalının ortağı bulunduğu ve daha sonra hisselerini devrettiği şirket ile banka arasındaki sözleşmeye dayanılarak kullanılan kredilerden kaynaklanan kefaletinin devam edip etmediği ve takibe konu edilen borçtan sorumlu olup olmadığı hususunun tartışılması belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda sözleşmeler incelendiğinde; davalının 26/03/2013 tarihli sözleşmeyi 500.000,00-TL limit üzerinden müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, alınan kredinin şirket ortağı olup olmadığı ile bir ilgisinin bulunmadığı,
davalının şirketten ayrıldıktan sonra davacı banka ile kefalet aktini sona erdirdiğine ilişkin gerek icra dosyasına ve gerekse mahkememiz dosyasına vermiş olduğu itiraz ve cevap dilekçelerinde herhangi bir beyanda bulunmadığı ve kefalet akdinin sona erdiğine ilişkin yasal, geçerli bir delil sunmadığı, bu nedenle taraflarca içeriği kabul edilen sözleşmeden kaynaklanan kefalet akdine dayalı sorumluluğun devam ettiği, takibe konu edilen alacağın kefalet limiti kapsamında bulunduğu anlaşıldığından davalının icra takibine yönelik itirazlarının hukuka uygun olmadığı, itirazın iptali gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/597, K. 2018/463, 8 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama