İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/512 K.2020/910

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2017/512Karar2020/910Tarih23 Aralık 2020Okuma20 dk · 3.997 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Birleşen ... Esas, ... Karar Sayılı Dosyası

Karar tarihi
23 Aralık 2020
Esas no
2017/512
Karar no
2020/910
Dava
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
05/06/2016
Dava tarihi
05/06/2016
Bir. dosya karar tar.
05/04/2017
G.k karar yazım tar.
26/12/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.997 kelime·20 dk okuma·9 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ TALEBİ

Davacı ... A.Ş. vekili verdiği dava dilekçesinde, davalı ... A.Ş. ile elektrik alımına ilişkin abonelik sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmelere ve yürürlükteki mevzuata aykırı şekilde kendilerinden kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT payı, enerji fon bedeli, Belediye Tüketim Vergisi ve bunların içinden KDV alındığını, yapılan bütün haksız tahsilatların tespitini ve ticari faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davalı ...A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesinde, öncelikle yargı yolu görevsizlik ve yetkisizlik itirazında bulunmuş ve zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Davacının kendilerine karşı başka davalarda açtığını belirterek derdestlik itirazında bulunmuştur. Kayıp kaçak bedelleri ile ilgili mevzuat değişikliğini EPDK'nın yaptığını, tahsil edilen tarife bedellerini de EPDK'nın belirlediğini bu nedenle de davanın EPDK'ya yöneltilmesi gerektiğini belirterek husumet itirazında bulunmuştur. Davanın esasına ilişkin olarak da alınan bedellerin yasal mevzuata uygun olduğunu, davacının dava tarihine kadar gönderilen faturaların içeriğine de hiç bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle de üstü örtülü olarak faturaları kabul ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ

Dava, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m. 17 ile Geçici Madde 20'ye göre anlaşmazlığın giderilmesinden kaynaklı alacak davasıdır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı taraf, elektrik faturalarını, abonelik sözleşmelerini ve bilirkişi incelemesini delil olarak sunmuştur.

Davalı taraf, EPDK duyurusunu, elektrik faturalarını, abonelik sözleşmelerini, ticari defter ve kayıtlarını, tanık beyanlarını, yemin delilini, keşif ve bilirkişi incelemesini delil olarak sunmuştur.

Dava, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m. 17 ile Geçici Madde 20'ye göre anlaşmazlığın giderilmesinden kaynaklı alacak davasıdır.

Dava konusu uyuşmazlığın özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olması ve her iki tarafında TTK hükümlerine bağlı şirket olması nedeniyle davalı tarafın yargı yolu görevsizlik itirazının reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında yapılan sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul mahkemelerinin yetkili mahkeme olarak belirlenmiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK m. 17'ye göre davalı tarafın yetkisizlik itirazının reddine karar verilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanıyor olması ve sözleşmenin taraflarının da davacı şirket ile davalı şirketler olması, EPDK'nın dava konusu sözleşmelerin tarafı olmaması nedeniyle davalı tarafın husumet itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacı taraf, davalı şirketle elektrik alımına ilişkin elektrik abonelik sözleşmesi yapmıştır. Davacı taraf, bu sözleşmeler kapsamında davacı tarafa gönderilen faturalara davacının tükettiği elektrik miktarının bedelinin dışında kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT payı, enerji fon bedeli, Belediye Tüketim Vergisi ve bunların içindeki KDV'nin yansıtıldığını ve bu şekilde tahsil edilen bu bedellerin taraflar arasında yapılan abonelik sözleşmesine ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Davalılar ile tahsil edilen bedellerin EPDK'nın tarifelerde yaptığı değişikle alındığını bu yüzdende hem sözleşmelere hem de yürürlükteki mevzuata aykırılık oluşturmadığını savunmaktadırlar.

Yargılama devam ederken 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 17’inci maddesinin (ç) bendinde ve 10’uncu fıkrasında 04.06.2016 tarihinde aşağıdaki gibi değişiklik yapılmıştır. Buna göre;

“ç- Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir.

Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme - bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur.

Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır.

Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir.”

“(10) Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.”

Bu maddelere göre davacının talep ettiği kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PHS okuma bedeli ve bunlara ilişkin KDV’nin tüketicilerden alınabileceği ve bu bedellere ilişkin olarak açılacak davalarda da yargısal denetimin “bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu” belirlenmiştir.

Açılmış olan davalarla ilgili olarak da aynı yasanın Geçici 20’inci maddesine aşağıdaki düzenleme getirilmiştir.

“Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp - kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17’nci madde hükümleri uygulanır.”

6446 sayılı yasada yapılan değişiklikler geçmişe etkili olarak uygulanacak niteliktedir. Bu nedenle yasa değişikliğinin dava konusu olaya uygulanmasının araştırılmasının yapılması gerekmektedir. 6446 sayılı EPDK yasasında yapılan değişiklikle davalı tarafın tahsil ettiği ücretler yasal hale gelmiştir. Ancak EPDK’nın belirleyeceği miktarlarda tahsil edilebileceği sınırı getirilmiştir. Öyleyse davacının talepleri bu yönüyle araştırılmalıdır.

Davacının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü miktarın tam ve doğru olarak tespiti için dosya 6100 sayılı HMK m. 266'ya göre bilirkişiye verilmiştir. Hazırlanan 25.11.2019 tarihli raporda davacının davalıdan olan alacak miktarı tam ve doğru şekilde hesaplanmıştır. Davacının davayı açtığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre bu alacak kalemlerini davalıdan talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır.

Yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesi dava konusu olaya uygulanacak olan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 17’inci maddesinin 10’uncu fıkrasında yer alan “Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.” hükmünü iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi, iptal kararında özetle aşağıdaki değerlendirmeleri yapmıştır.“EPDK tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen bedeller, aktif enerji maliyeti, faturalama, müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti, dağıtım sitemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti ve reaktif enerji maliyeti gibi tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşmakta;

bu bedeller Kurumun düzenleyici işlemlerinden olan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği, Kurul tebliğleri, kararları doğrultusunda belirlenmekte ve tüketicilerden tahsil edilmektedir.

Dava konusu kuralla EPDK tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen ve tüketicilerden tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle tüketici hakem heyetlerine başvurulması veya bu bedellerin tazmini talebiyle mahkemelerde dava açılması durumunda tüketici hakem heyetleri veya mahkemelerin yetkisi sadece tüketicilerden tahsil edilen bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olarak tahsil edilip edilmediğinin denetlenmesiyle sınırlı tutulmak suretiyle hak arama hürriyetine sınırlama getirilmektedir.

Mahkemeye erişim hakkı, hak arama özgürlüğünün bir gereği olmakla birlikte hak arama özgürlüğünün varlığının kabulü için tek başına yeterli bulunmamaktadır. Kişilere yargı mercileri önünde dava açma hakkı tanıyan bir düzenlemenin aynı zamanda yargı mercilerinin etkili bir yargılama yapmasını engelleyen kurallar içermesi hâlinde bu düzenlemenin hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez.

EPDK tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen ve tüketicilerden tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin söz konusu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olup olmadığının yanı sıra uyuşmazlıkla ilgili diğer mevzuat hükümlerini de gözetmeleri adil yargılanma yapılmasının bir gereğidir.

EPDK tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin sadece Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunu öngören kural, hak arama özgürlüğüne ölçüsüz bir müdahalede bulunmakta ve hakkın özünü zedelemektedir.” Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi mahkemelerin ve tüketici hakem heyetlerinin yapacakları yargı görevinin kapsamının mevzuat açısından sınırlandırılamayacağı ilkesi üzerine dayanmaktadır. Davacının davasını açtığı tarihte davasında haklı olduğu hazırlanan bilirkişi raporu ile anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı doğrultusunda EPDK’nın düzenleyici işlemleri dışında kalan başka mevzuat hükümlerine göre konunun incelenmesi durumunda yürürlükteki mevzuata göre davacının haklı olup olmadığının araştırılması ve buna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Ülkemizde enerji piyasasının düzenlenmesi ve buna ilişkin olarak da gerekli alt düzenleyici işlemlerin yapılması 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile yapılmaktadır. Başkaca bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava konusu olaya uygulanabilecek başkaca bir yasal mevzuat bulunmamaktadır.

Ancak kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PHS okuma bedeli gibi yükümlülükler EPDK’nın 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun verdiği yetki ile getirilmektedir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır” bu fıkra hükmüne göre yasa ile bir kuruma “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler” koyma ya da kaldırma yetkisi verilemez.

Bu nedenle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun bu konuda EPDK’ya yetki veren maddeleri de EPDK’nın buna ilişkin yaptığı bu düzenleyici işlemleri de Anayasaya aykırılık oluşturmaktadır. Bu düzenleyici işlemler idari yargıda iptal konusu yapılmadığı sürece yargı yerlerini de bağlayacağından uygulanacak mevzuat açısından bir değişiklik olmayacaktır. Bu gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

6446 sayılı EPDK yasasında yapılan değişiklikle ve Anayasa Mahkemesinin verdiği kararla dava konusuz hale gelmiştir. Bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2016/16 Esas; 2016/16 Karar ve 14.12.2016 tarihli kararında. “Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir.

Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine “maktu vekalet” ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında “Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.” şeklindeki tespite uygun olarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Yasa değişikliği öncesinde ki durum değerlendirildiğinde davacıdan haksız olarak kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PHS okuma bedeli ve bunlara ilişkin KDV’nin tahsil edildiği tespit edildiğinden davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı kararında “Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği” tespit edildiğinden ve yasal vekâlet ücreti aynı zamanda 6100 sayılı HMK m. 323/I-ğ hükmüne göre yargılama gideri olduğundan davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.

Davacı lehine hükmedilecek yasal vekâlet ücretinin maktu vekâlet ücreti mi yoksa dava değerine göre nispi vekâlet ücreti mi olacağı konusunda Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde karar vermektedirler.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Davanın Konusuz Kalması, Feragat, Kabul Ve Sulhte Ücret" başlıklı 6'ncı maddesinde; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." hükmü düzenlenmiştir.

Maddede geçen "Tarife hükümleriyle belirlenen ücret" ifadesiyle maddede tarifenin maktu ya da nispi ücret kısımları arasında ayrıma tabi tutulmamıştır. Tarifenin 6'ncı maddesi nispi ve maktu yasal vekâlet ücretlerinin belirlendiği tarifenin ikinci ve üçüncü kısımlarına doğrudan bir yollama yapmamaktadır.

Dolayısıyla 6'ncı maddenin içerik yorumundan davanın nispi ücrete bağlı ya da maktu ücrete bağlı dava olması durumunda AAÜT'nin hangi kısmına göre yasal vekâlet ücretine hükmedilecek ise tarifenin o kısmından yasal vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır. Dava konusu olay eda hükmü içeren alacak davası niteliğinde ve nispi harca bağlı olan bir davadır.

Dava eğer konusuz kalmayıp esastan sonuçlandırılsaydı davayı kazanan taraf lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilecekti. Bu nedenle davanın konusuz kalması durumunda da dava değerine göre belirlenecek nispi vekâlet ücretinin davacı lehine hükmedilmesi AAÜT m. 6'ya uygundur. Dava ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra konusuz kaldığından nispi vekâlet ücretinin tamamına hükmedilmiştir.

Mahkememiz Dosyası ile Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016 / 336 Esas; 2016 / 558 Karar Sayılı Dosyası Yönünden

DAVACININ TALEBİ

Davacı ... A.Ş. vekili verdiği dava dilekçesinde, davalı ... A.Ş. ile elektrik alımına ilişkin abonelik sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmelere ve yürürlükteki mevzuata aykırı şekilde kendilerinden kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT payı, enerji fon bedeli, Belediye Tüketim Vergisi ve bunların içinden KDV alındığını, yapılan bütün haksız tahsilatların tespitini ve ticari faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davalı ... A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesinde, öncelikle yargı yolu görevsizlik ve yetkisizlik itirazında bulunmuş ve zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Davacının kendilerine karşı başka davalarda açtığını belirterek derdestlik itirazında bulunmuştur. Kayıp kaçak bedelleri ile ilgili mevzuat değişikliğini EPDK'nın yaptığını, tahsil edilen tarife bedellerini de EPDK'nın belirlediğini bu nedenle de davanın EPDK'ya yöneltilmesi gerektiğini belirterek husumet itirazında bulunmuştur. Davanın esasına ilişkin olarak da alınan bedellerin yasal mevzuata uygun olduğunu, davacının dava tarihine kadar gönderilen faturaların içeriğine de hiç bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle de üstü örtülü olarak faturaları kabul ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ

Dava, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m. 17 ile Geçici Madde 20'ye göre anlaşmazlığın giderilmesinden kaynaklı alacak davasıdır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı taraf, elektrik faturalarını, abonelik sözleşmelerini ve bilirkişi incelemesini delil olarak sunmuştur.

Davalı taraf, EPDK duyurusunu, elektrik faturalarını, abonelik sözleşmelerini, ticari defter ve kayıtlarını, tanık beyanlarını, yemin delilini, keşif ve bilirkişi incelemesini delil olarak sunmuştur.

Dava, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m. 17 ile Geçici Madde 20'ye göre anlaşmazlığın giderilmesinden kaynaklı alacak davasıdır.

Dava konusu uyuşmazlığın özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olması ve her iki tarafında TTK hükümlerine bağlı şirket olması nedeniyle davalı tarafın yargı yolu görevsizlik itirazının reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında yapılan sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul mahkemelerinin yetkili mahkeme olarak belirlenmiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK m. 17'ye göre davalı tarafın yetkisizlik itirazının reddine karar verilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanıyor olması ve sözleşmenin taraflarının da davacı şirket ile davalı şirketler olması, EPDK'nın dava konusu sözleşmelerin tarafı olmaması nedeniyle davalı tarafın husumet itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacı taraf, davalı şirketle elektrik alımına ilişkin elektrik abonelik sözleşmesi yapmıştır. Davacı taraf, bu sözleşmeler kapsamında davacı tarafa gönderilen faturalara davacının tükettiği elektrik miktarının bedelinin dışında kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT payı, enerji fon bedeli, Belediye Tüketim Vergisi ve bunların içindeki KDV'nin yansıtıldığını ve bu şekilde tahsil edilen bu bedellerin taraflar arasında yapılan abonelik sözleşmesine ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Davalılar ile tahsil edilen bedellerin EPDK'nın tarifelerde yaptığı değişikle alındığını bu yüzdende hem sözleşmelere hem de yürürlükteki mevzuata aykırılık oluşturmadığını savunmaktadırlar.

Yargılama devam ederken 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 17’inci maddesinin (ç) bendinde ve 10’uncu fıkrasında 04.06.2016 tarihinde aşağıdaki gibi değişiklik yapılmıştır. Buna göre;

“ç- Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir.

Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme - bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur.

Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır.

Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir.”

“(10) Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.”

Bu maddelere göre davacının talep ettiği kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PHS okuma bedeli ve bunlara ilişkin KDV’nin tüketicilerden alınabileceği ve bu bedellere ilişkin olarak açılacak davalarda da yargısal denetimin “bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu” belirlenmiştir.

Açılmış olan davalarla ilgili olarak da aynı yasanın Geçici 20’inci maddesine aşağıdaki düzenleme getirilmiştir.

“Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp - kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17’nci madde hükümleri uygulanır.”

6446 sayılı yasada yapılan değişiklikler geçmişe etkili olarak uygulanacak niteliktedir. Bu nedenle yasa değişikliğinin dava konusu olaya uygulanmasının araştırılmasının yapılması gerekmektedir. 6446 sayılı EPDK yasasında yapılan değişiklikle davalı tarafın tahsil ettiği ücretler yasal hale gelmiştir. Ancak EPDK’nın belirleyeceği miktarlarda tahsil edilebileceği sınırı getirilmiştir. Öyleyse davacının talepleri bu yönüyle araştırılmalıdır.

Davacının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü miktarın tam ve doğru olarak tespiti için dosya 6100 sayılı HMK m. 266'ya göre bilirkişiye verilmiştir. Hazırlanan 24.12.2020 tarihli raporda faturaların eksik olması nedeniyle hesaplama yapılamamış, eksik olan faturaların tamamlanmasından sonra hazırlanan 05.10.2020 tarihli ek raporda davacının davalıdan olan alacak miktarı tam ve doğru şekilde hesaplanmıştır. Davacının davayı açtığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre bu alacak kalemlerini davalıdan talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır.

Yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesi dava konusu olaya uygulanacak olan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 17’inci maddesinin 10’uncu fıkrasında yer alan “Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.” hükmünü iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi, iptal kararında özetle aşağıdaki değerlendirmeleri yapmıştır.“EPDK tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen bedeller, aktif enerji maliyeti, faturalama, müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti, dağıtım sitemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti ve reaktif enerji maliyeti gibi tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşmakta;

bu bedeller Kurumun düzenleyici işlemlerinden olan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği, Kurul tebliğleri, kararları doğrultusunda belirlenmekte ve tüketicilerden tahsil edilmektedir.

Dava konusu kuralla EPDK tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen ve tüketicilerden tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle tüketici hakem heyetlerine başvurulması veya bu bedellerin tazmini talebiyle mahkemelerde dava açılması durumunda tüketici hakem heyetleri veya mahkemelerin yetkisi sadece tüketicilerden tahsil edilen bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olarak tahsil edilip edilmediğinin denetlenmesiyle sınırlı tutulmak suretiyle hak arama hürriyetine sınırlama getirilmektedir.

Mahkemeye erişim hakkı, hak arama özgürlüğünün bir gereği olmakla birlikte hak arama özgürlüğünün varlığının kabulü için tek başına yeterli bulunmamaktadır. Kişilere yargı mercileri önünde dava açma hakkı tanıyan bir düzenlemenin aynı zamanda yargı mercilerinin etkili bir yargılama yapmasını engelleyen kurallar içermesi hâlinde bu düzenlemenin hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez.

EPDK tarafından gelir ve tarife kapsamında düzenlenen ve tüketicilerden tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin söz konusu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olup olmadığının yanı sıra uyuşmazlıkla ilgili diğer mevzuat hükümlerini de gözetmeleri adil yargılanma yapılmasının bir gereğidir.

EPDK tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin sadece Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunu öngören kural, hak arama özgürlüğüne ölçüsüz bir müdahalede bulunmakta ve hakkın özünü zedelemektedir.” Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi mahkemelerin ve tüketici hakem heyetlerinin yapacakları yargı görevinin kapsamının mevzuat açısından sınırlandırılamayacağı ilkesi üzerine dayanmaktadır. Davacının davasını açtığı tarihte davasında haklı olduğu hazırlanan bilirkişi raporu ile anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı doğrultusunda EPDK’nın düzenleyici işlemleri dışında kalan başka mevzuat hükümlerine göre konunun incelenmesi durumunda yürürlükteki mevzuata göre davacının haklı olup olmadığının araştırılması ve buna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Ülkemizde enerji piyasasının düzenlenmesi ve buna ilişkin olarak da gerekli alt düzenleyici işlemlerin yapılması 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile yapılmaktadır. Başkaca bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava konusu olaya uygulanabilecek başkaca bir yasal mevzuat bulunmamaktadır.

Ancak kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PHS okuma bedeli gibi yükümlülükler EPDK’nın 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun verdiği yetki ile getirilmektedir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır” bu fıkra hükmüne göre yasa ile bir kuruma “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler” koyma ya da kaldırma yetkisi verilemez.

Bu nedenle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun bu konuda EPDK’ya yetki veren maddeleri de EPDK’nın buna ilişkin yaptığı bu düzenleyici işlemleri de Anayasaya aykırılık oluşturmaktadır. Bu düzenleyici işlemler idari yargıda iptal konusu yapılmadığı sürece yargı yerlerini de bağlayacağından uygulanacak mevzuat açısından bir değişiklik olmayacaktır. Bu gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

6446 sayılı EPDK yasasında yapılan değişiklikle ve Anayasa Mahkemesinin verdiği kararla dava konusuz hale gelmiştir. Bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2016/16 Esas; 2016/16 Karar ve 14.12.2016 tarihli kararında. “Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir.

Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine “maktu vekalet” ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında “Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.” şeklindeki tespite uygun olarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Yasa değişikliği öncesinde ki durum değerlendirildiğinde davacıdan haksız olarak kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PHS okuma bedeli ve bunlara ilişkin KDV’nin tahsil edildiği tespit edildiğinden davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı kararında “Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği” tespit edildiğinden ve yasal vekâlet ücreti aynı zamanda 6100 sayılı HMK m. 323/I-ğ hükmüne göre yargılama gideri olduğundan davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.

Davacı lehine hükmedilecek yasal vekâlet ücretinin maktu vekâlet ücreti mi yoksa dava değerine göre nispi vekâlet ücreti mi olacağı konusunda Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde karar vermektedirler.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Davanın Konusuz Kalması, Feragat, Kabul Ve Sulhte Ücret" başlıklı 6'ncı maddesinde; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." hükmü düzenlenmiştir.

Maddede geçen "Tarife hükümleriyle belirlenen ücret" ifadesiyle maddede tarifenin maktu ya da nispi ücret kısımları arasında ayrıma tabi tutulmamıştır. Tarifenin 6'ncı maddesi nispi ve maktu yasal vekâlet ücretlerinin belirlendiği tarifenin ikinci ve üçüncü kısımlarına doğrudan bir yollama yapmamaktadır.

Dolayısıyla 6'ncı maddenin içerik yorumundan davanın nispi ücrete bağlı ya da maktu ücrete bağlı dava olması durumunda AAÜT'nin hangi kısmına göre yasal vekâlet ücretine hükmedilecek ise tarifenin o kısmından yasal vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır. Dava konusu olay eda hükmü içeren alacak davası niteliğinde ve nispi harca bağlı olan bir davadır.

Dava eğer konusuz kalmayıp esastan sonuçlandırılsaydı davayı kazanan taraf lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilecekti. Bu nedenle davanın konusuz kalması durumunda da dava değerine göre belirlenecek nispi vekâlet ücretinin davacı lehine hükmedilmesi AAÜT m. 6'ya uygundur. Dava ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra konusuz kaldığından nispi vekâlet ücretinin tamamına hükmedilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Mahkememizin 2017/512 Esas sayılı asıl davası yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

a-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 54,40-TL harçtan, peşin alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile eksik 25,20-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

b-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

c-)Davacı tarafından yapılan toplam 846,20-TL'nin ( 29,20-TL BVH, 4,30-TL VH, 29,20-TL Peşin Harç, 600,00-TL BK, 183,50-TL Tebliğ ve Posta,) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

3-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

4-Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

a-)Birleşen dava yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 54,40-TL harçtan, peşin alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile eksik 25,20-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

b-)Birleşen dava yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

c-)Davacı tarafından, dava açarken yapılan toplam 62,70-TL'nin ( 29,20-TL BVH, 4,30-TL VH, 29,20-TL Peşin Harç,) davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi.23/12/2020

Katip ... Hakim ...

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/512, K. 2020/910, 23 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının Talebi
  5. Davalının Savunması
  6. Davanın Hukuki Niteliği
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Davacının Talebi
  9. Davalının Savunması
  10. Davanın Hukuki Niteliği
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/512
Karar No
2020/910
Tarih
23 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/514 K.2020/881
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/515 K.2020/824
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/516 K.2020/886
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/517 K.2020/792
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/519 K.2020/828
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/520 K.2020/803

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.