KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2020
- Esas no
- 2018/440
- Karar no
- 2020/456
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/05/2018
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı şahsın bu sözleşmeyi borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmediğini, ihtarname ile hesabın kat edildiğini, ihtarnamede verilen sürelere rağmen de borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı neticesinde takibin durduğunu, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; borç mutabakatı yapılmadan müvekkillerden talepte bulunulması hukuken mümkün olmadığını, icra takibinden sonra ve davadan önce müvekkilince bir kısım ödemelerin yapıldığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye de itiraz edildiğini, davalı ... ile davacı banka arasında geçerli bir kefalet sözleşmesi de bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ile ödenmeyen borçların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, İİK 67. Mad.'sine dayalı olup davalıların hakkındaki icra takibine vaki itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı taraf takibin 1.709,00 USD asıl alacak, 30,51 USD işlemiş gecikme cezası, 226,00 TL masraf olmak üzere 1.739,51 USD+226,00TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %0,481 oranında faiz yürütülmek suretiyle birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalıların İİK 66. Mad. uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67. mad.'de belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve 03/10/2018 tarihli ara karar ile davacının alacağının varlığının ve miktarının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
20/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı bankanın 14/03/2018 takip tarihi itibariyle tüm davalılardan 1.692,50 USD asıl alacak, 30,51 USD akdi faiz olmak üzere toplam 1.723,10 USD alacağı olduğunu, davacının borç tamamen ödeninceye kadar, davalılardan 1.692,59 USD asıl alacak üzerinden %0,4810 oranında gecikme cezası isteyebileceğini beyan etmiştir.
Alınan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş ve 23/10/2019 tarihli ara karar ile davalının itirazlarının değerlendirilmesi bakımından ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
30/01/2020 tarihli ek raporunda bilirkişi özetle; davacı bankanın 14/03/2018 takip tarihi itibariyle tüm davalılardan 1.692,50 USD asıl alacak, 30,51 USD akdi faiz olmak üzere toplam 1.723,10 USD ve 177,00 TL masraf alacağı olduğunu, davacının borç tamamen ödeninceye kadar, davalılardan 1.692,59 USD asıl alacak üzerinden %0,4810 oranında gecikme cezası isteyebileceğini, dava konusu kredi borcunun 14/03/2018 takip tarihine kadar hesaplandığını, davalı tarafından 09/05/2018 tarihinde toplam 2.000,00 TL yapılan işbu ödemenin dosyanın kesin infası sırasında nazara alınması gerektiğini beyan etmiştir.
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; açılan dava itirazın iptali davası olup davacı banka ile davalılardan ... arasında genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davalılardan müteselsil kefil ...’nun sözleşmeleri müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı,kefalet miktarını kendi eliyle yazdığı, sözleşmenin 31. sayfasında sözleşmedeki ilgili kutucuğa “imza anı itibariyle kefil olduğum ...
A.Ş.'nin ortağı olarak müteselsil kefilim” yazısının altına ... olarak imzalandığı, BU İMZA VE YAZIYA KARŞI AYRICA VA AÇIKÇA SAHTELİK İDDİASINDA BULUNULMADIĞI gözetilerek TBK m. 583 vd. Hükümlere uygun olarak davalı ... ile banka arasında yasal şartlara uygun olarak geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmış olup ,sözleşmenin 30.1.1. maddesinde adres bildirme zorunluluğu,
30.3. maddasinde delil sözleşmesi düzenlenmiş olup işbu sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlıkta Katılım bankasının defter ve kayıtlarının HMK m.193 uyarınca kesin delil teşkil edeceğinin Müşteri ve kefilin bu delil sözleşmesi dışında herhangi bir delil ibraz ve ikame haklarından peşinen feragat ettiklerini kabul ettiklerinin belirtildiği, davalılar vekilinin 20.12.2018 tarihli bilirkişi raporuna itirazında ... destekli kredilerin tasfiyesine ilişkin hükümlerin uygulanmadığı konusunda itirazda bulunduğu sonrasında 07.08.2019 tarihli davalılar vekilinin beyan dilekçesinde “Dava kredisi ... destekli değildir.
Davalı müvekkil şirket birçok bankadan ... destekli kredi kullandığı için sehven yazılmıştır.” şeklinde ... konusunda sehven itirazda bulunluduğunu ileri sürmüş olup alınan ek raporda banka kayıtlarında ve ...’nin sitesinde yapılan sorgulamada davacı şirketin ... başvurusuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunamadğı anlaşılmış olup kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarnamelerin davalı firmaya ve müteselsil kefile sözleşmede belirtilen adresine çıkartılan tebligatın 15.02.2018 tarihinde tebliğ edilemediğinden iade döndüğü ,
bu nedenle davalı firmanın ve müteselsil kefilin GKS 30.1.2. maddesi uyarınca sözleşmedeki adresin geçerli sayılacağı düzenlemesi nedeniyle 20.02.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihler gözetilerek mahkememizce banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı firma ve davalı kefil yönünden kullandırılan ticari kredi alacağının hesaplanarak tespit edilmiş olduğu,
açık ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği anlaşılmakla hesaplanan 1.672,59 USD asıl alacak, işlemiş faiz yönünden taleple bağlılık kuralı gereğince 30,51 USD ve 177,00 TL'lik ihtarname masrafına ilişkin sarf evrakı sunulmuş olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, 09.05.2018 tarihindeki 2.000,00 TL'lik ödemenin dosyanın kesin infazı sırasında dikkate alınması gerekmekte olup ayrıca dava konusu likit yani belirlenebilir olup davacı tarafça talep edilip davalılarda haksız olduğundan asıl alacak %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/440, K. 2020/456, 11 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama