KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2021/634
- Karar no
- 2025/545
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 29/09/2021
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ..., davalı ... Şti. tarafından hakkında başlatılan ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu çekin, kendisine ait olmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali istemiyle işbu davayı açıldığı, Davacı, inşaat ve gıda sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda ...Ltd.
Şti. adlı şirkette pazarlama alanında çalıştığını, 1998–2001 yılları arasında davalı firmayla ticari ilişki kurduğunu, bu dönemden kaynaklı alacaklı konumda olduğunu belirtildiği, Aradan uzun yıllar geçtikten sonra, banka hesaplarına uygulanan 89/1 haciz müzekkeresi vasıtasıyla hakkında başlatılmış bir icra takibinden haberdar olduğunu ifade eden davacı; takibe konu çeki hiç vermediğini, çekte yer alan imzaların kendisine ve şirketine ait olmadığını, çekin arka yüzünde yer alan ciro imzalarının sahte olduğunu ve bu duruma açıkça itiraz ettiğini beyan edildiği,
Davacı ayrıca, takibin kesinleşmesine neden olan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca eski adresine yapıldığını, bu nedenle icra hukuk mahkemesinde süresinde imzaya itirazda bulunamadığını ifade edildiği,.
Dava dilekçesinde, takibe konu çekin düzenleme tarihinin 2003 yılına ait olduğu, aradan geçen sürede herhangi bir işlem yapılmadığı ve bu nedenle zamanaşımının dolduğu belirtilmiş; takibin dayanağı olan çekin geçersizliği ve imzaların sahte olduğu dikkate alındığında, takibin iptali ile birlikte borçlu olunmadığının tespiti, 89/1 haciz kararlarının kaldırılması, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesi talep edilmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 04/10/2022 tarihli ara karar ile dosyanın eksiklikler tamamlandığından dosyanın ATK Fizik İhtisas Kurulu 'na gönderilmesine karar verilmiştir.
04/08/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; özetle; İnceleme konusu çekte sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ...'nin inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın (2002 yılı) ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve ..., vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususunu bildirir rapordur.
Mahkememizce 03/10/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir kısım eksiklikler tamamlandığından dosyanın ATK Fizik İhtisas Kurulu 'na gönderilmesine karar verilmiştir.
16/06/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda özetle;
Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekte atılı keşideci imzası ve arka yüzde ... adına atılı 1. ciro imzası ile ...'nin mevcut polimorf mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir.
Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır.
İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD ... E. ...
K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı, somut olayda mahkememizce 16/06/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla imzaların davacı şirket yetkilinin eli ürünü olmadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile; ...
AŞ'ye ait, ... seri nolu, 17/10/2002 keşide tarihli ve 2.500,00-TL (yeni) bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/634, K. 2025/545, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama