KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/605
- Karar no
- 2024/671
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 22/09/2023
Karar Metni
1.552 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca .... İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası üzerinden ... Hiz. San. Tic.
A.Ş. hakkında cari hesaptan kaynaklı alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yaptığını, cari hesaptan doğan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla İstanbul Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulduğu ve ... büro dosya numaralı,
... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı ve bu husus 21.08.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığı, davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davanın açıldığı,
edimini ifa etmeyen davalı borçlu bilinçli olarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz ettiğini, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilin alacağının haklılığı ortaya çıkacağını, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilin alacağına kavuşmasını engellediğini, İşbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, arz ve izah edilen nedenlerle,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla.
Davanın kabulüne, Fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalının 94.829,52 TL üzerinden haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, Davalı aleyhine alacağın 9020'SİNDEN az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini” talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
İtirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklıya ait olduğu, davacı taraf alacağın varlığını ispat etmesi gerektiği, davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı olarak yalnızca cari hesap ekstresi gi i, alacağın varlığına ilişkin olarak herhangi bir fatura, sevk irsaliyesi, sözleşme veya ticari ilişkiye yönelik herhangi bir belge dayanak gösterilmediği, icra takibi geçerli olmadığı, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresi davalı müvekkili bağlayıcı bir tarafi olmadığı, ispat yükü davacının üzerinde olduğundan davacı hukuki ilişkinin varlığını yani borcun varlığını kanıtlamak zorunda olduğu,
takip dayanağı belgenin fatura olduğu varsayımında dahi temel borç ilişkisi faturayı keşide eden kişi tarafından kanıtlanması gerektiği, cari hesap ekstresinde yer alan açıklamalardaki kalemlere ilişkin olarak işbu alacakların hangi ticari ilişki doğrultusunda oluştuğu hakkında dava dilekçesinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı yalnızca ticari defterler incelendiği takdirde ortaya çıkacaktır şeklinde açıklamada bulunulduğu,
"takibe sıkı sıkıya bağlılık" ilkesi gereğince takibe konu edilmeyen taraflar arasındaki tüm ticari ilişkilerin değerlendirilmesi hukuka aykırı olacağı, takip dayanağı belge, alacağın varlığını kanıtlamayan yalnızca cari hesap ekstresi olmakla birlikte işbu ekstre incelendiği takdirde; işlenen bilgilerin 06.04.2023 - 01.06.2023 tarihleri arasında olduğu anlaşılacağını, yalnızca bu dönemlere ilişkin olarak ticari defter incelemesi veya BA/BS formları incelenmesi gerektiği, davacı tarafın 2020- 2023 yıllarına ilişkin tüm BA BS formlarının incelenmesi talebi haksız ve yerinde olmadığı,
davacının bu yöndeki taleplerine itibar edilmemesini ve yalnızca takibe dayanak gösterilen dönemlere ilişkin olarak incelemede bulunulmasını, alacağın varlığına dair ispat yükü karşı tarafa ait olduğu halde iddia ettikleri mal alım satım ilişkisine ilişkin olarak sevk irsaliyesi ve faturaları sunmamaları müvekkil şirketin kendilerine borcu olmadığının yegane göstergesi olup alacağa ilişkin belge sunamadıklarından dolayı müvekkil şirkete ağır suçlamalar yöneltildiğini, izah olunan ve Sayın Mahkemece re'sen tespit edilecek sebeplerle birlikte, davanın reddine, ....
İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyadaki itirazımızın kabulü ile takibin iptaline, Davacı alacaklının 9920'den az olmamak üzere en yüksek orandan icra- inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine...” talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, .... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 15/05/2024 tarihli ara karar ile dosyanın İddia ve savunma hudutları doğrultusunda, dosya içeriği delil ve belgeler ile tarafların uyuşmazlık konusu dönem (2022-2023) ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde taraf iddialarının yerindeliği bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
18/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Asıl alacak yönünden; davacının takip tarihi itibari ile davalı taraftan takipte talep edilen asıl alacak tutarı olan 94.829,52.-TL alacaklı olduğu, faiz talebi yönünden; davacının takip tarihi öncesinde davalı şirketi temerrüde düşürdüğünü gösterir herhangi bir belge olmadığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut uyuşmazlık kapsamında taraf ticari defter ve kayıtları örtüşmekte olup dosya kapsamına alınan BA/BS formları ile alacak hususu tespit edilmiş davalı tarafça da ödeme olgusu ispat edilemediğinden; davanın kabulü ile; .... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 94.829,52-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar kısa karar açıklanırken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de sehven kısmen kabul ibaresinin belirildiği dava değeri itibariyle davanın tam kabulünün gerektiği görülmekle hüküm kısmı bu nedenle düzeltilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/605, K. 2024/671, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama