İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/107 K.2025/495

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasında mahkememizin 2019/522 esas 2020/848 karar sayılı 03/12/2020 tarihli ilamında davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye…

Esas2024/107Karar2025/495Tarih12 Haziran 2025Okuma12 dk · 2.309 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
12 Haziran 2025
Esas no
2024/107
Karar no
2025/495
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
21/08/2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.309 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasında mahkememizin 2019/522 esas 2020/848 karar sayılı 03/12/2020 tarihli ilamında davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı 01/02/2024 tarihli ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi nedeniyle yukarıdaki esasa kaydedilerek yapılan açık yargılama sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ile davalı-asıl borçlu ...Ltd. Şti. arasında 23.12.2013 tarihinde 3.000.000,00-TL limitli ve 06.12.2013 tarihinde 500.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup diğer davalı-borçlular ... ve ... Ltd.

Şti. ilgili sözleşme limitinde sözleşme kapsamında doğacak sorumluluğa ilişkin olarak müştereken borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, İş bu kredilerden doğan sorumluluğun yerine getirilmemesi sebebiyle, müvekkili, akdedilen sözleşmelerin ilgili maddeleri ve İcra ve İflas Kanunu’nun 68/b maddesi gereği, ...

3. Noterliği’nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı hesap özetini içerir ihtarnamesi ile hesabın 30.04.2018 tarihi itibariyle kat edildiğini, davalı-borçlulara ihtar ederek hesap özetine ilişkin borcun ödenmesini talep ettiğini, gönderilen ihtarname neticesinde davalı-borçlularca herhangi bir ödeme yapılmadığını ve herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, ihtarın tebliğine rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine müvekkili, davalı-borçlular aleyhine...

36. İcra Müdürlüğü’nün ...

Esasına kayıtlı dosyası ile Genel Haciz Yoluyla İlamsız icra takibine geçildiğini, .aşlatılan icra takibi hakkında düzenlenen ödeme emrinin davalı-borçlulara tebliği üzerine, davalı-borçlular tarafından borca, faize ve fer’ilerine itiraz edildiğini, Davalı-borçluların yapmış olduğu itirazların haksızlığının tespiti ile iptaline ve durdurulan takibin devamına, dava değerinin %20sinden az olmamak kaydıyla davalı-borçluların icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

DELİLLER

.. Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ...(... 10. İcra Dairesinin ...) esas sayılı dosyası ve ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili tarafından genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı, tebliğ şerhleri, ticari kredi kullandırım belgeleri ve ödeme planının aslı gibidir şerhli örnekleri dosyaya sunulmuştur.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bu doğrultuda mahkememizce alınan 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında.

"Davacı banka ile davalı kredi borçlusu arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davalı kefillerin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları ödeme planı, kredi hesap ekstreleri ile kayıtlardan anlaşıldığını, bu nedenle davacı bankanın davalılar hakkında takip ve hakkının bulunduğunu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 3.500.000,00 TL olduğunu,

temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 502.565,67 TL'sinin kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle davalı kefillerin kendi temerrütleri ile davalı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabilecekleri kanaati edinildiğini, fazlaya ilişkin 20.288,96 TL'nin reddi durumunda takip tarihinden itibaren 323.445,19 TL ticari nitelikli krediler için tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla yıllık %39,60 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte istenilebileceğini,

dava tarihi 21/08/2019'dan sonra olmak üzere 22/03/2021 tarihinde 400.000,00 TL'lik kısmi tahsilat sağlandığını, işbu tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiği" yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememizce alınan 15/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Gerek davanın dayanağı ilamsız İcra takibi ve gerekse de dava dışı ipotekli takip dosyası birlikte irdelendiğinde; ipotekli taşınmaz satış bedelleri ile ayrıca yapılan tahsilat miktarları birlikte nazara alındığında, davacı banka alacağı 425.121,77 TL (125.887,23-551.009=) fazlasıyla ödenmiş olduğunun tespit edildiği" yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı kredi alacağının, kredi lehdarı ve müteselsil kefillerden tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı ile davalı ...Tic. Ltd.

Şti. arasında bağıtlanan 23/12/2023 tarihli 3.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesine diğer davalıların aynı limitle müteselsil kefil oldukları, sözleşme kapsamında davalı kredi lehdarı şirkete 26/10/2016 tarihinde 728.620,18-TL tutarlı 36 ay vadeli yıllık %15,70-TL akdi faiz oranı ile taksitli kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, davalılara kat ihtarının tebliğ edildiği, davalılar tarafından ödeme yapılmaması üzerine haklarında takip başlatıldığı, takipte talep edilen temerrüt faiz oranının yıllık %50 olduğu,

borca ve faize haksız itiraz edildiği iddiası ile iş bu dava açılmış ve mahkememizce davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından, tespit edilen temerrüt faizi oranına ve bu oran esas alınarak hesaplanan faiz ve BSMV tutarları yönünden istinaf edilmiş, mahkememiz kararı aşağıdaki gerekçe ile kaldırılmıştır.

"Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 33.2 maddesi ile; temerrüt halinde, alacağa temerrüt tarihinden borcun ödeneceği tarihe dek, bankanın temerrüt tarihindeki, kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının % 100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırılmış olup, sözleşmeye göre davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği ticari kredi faiz oranlarından en yüksek olanının, temerrüt faizi oranı tespitinde esas alınması mümkün değildir.

Kaldı ki davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürüldüğünün aksine, dosyaya temerrüt tarihi itibariyle bankaca TCMB'ye bildirilmiş azami akdi faiz oranları da sunulmamıştır.

Bilirkişi tarafından dava konusu krediye ilişkin banka kayıtları bankadan celp edilerek rapor hazırlanmış ise de, sözleşmenin 33.2 maddesine uygun şekilde ilgili banka şubesinde yerinde inceleme yapılarak banka kayıtları incelenip, temerrüt tarihinde, davacı bankanın dava konusu krediye emsal nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenmemiş, mahkeme de bu yönde bir araştırma yapmamıştır.

Bilirkişinin, açıklandığı şekilde inceleme yapmaksızın, dava konusu kredi akdi faiz oranına %100 ilave ile temerrüt faiz oranını belirlenmesi ve mahkemece bu oran ile bu orana dayalı yapılan hesaplamanın hükme esas alınması yerinde olmamış, davacı vekilinin temerrüt faiz oranına ve işlemiş temerrüt faizi ile BSMV tutarına dair istinaf sebebi bu yönden yerinde bulunmuştur(Yargıtay 19. HD ...Esas ... Karar).

Mahkemece yapılacak iş, davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik itirazları da değerlendirilmek üzere, bankacı bilirkişiye banka defterleri ve ilgili banka şubesi kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, davacı bankanın dava konusu krediye emsal nitelikteki kredilere temerrüt tarihi itibariyle fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranını belirlemesinin ve sözleşmenin 33.2 fıkrasına bu orana %100 ilave ile tespit edeceği yıllık temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yapmasının istenmesi, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. "

Kaldırma ilamı doğrultusunda bankacı bilirkişiye banka defterleri ve ilgili banka şubesi kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, davacı bankanın dava konusu krediye emsal nitelikteki kredilere temerrüt tarihi itibariyle fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranını belirlemesinin ve sözleşmenin 33.2 fıkrasına bu orana %100 ilave ile tespit edeceği yıllık temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yapmasının istenilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve 30/09/2024 tarihli kök raporda Genel Kredi Sözleşmesinin 4. ile temerrüdü düzenleyen 33.2. maddesi uyarınca,

davacının taksitli krediye fiilen uyguladığı akdi faiz oranı %15,70 nazara alınarak, bunun %100 fazlası mertebesinde (33.2 m. uyarınca) %31,40 (15,70x2-) oranında temerrüt faizi belirlenmiştir. Davacı ise takip talebinde %50 oranında temerrüt faizi talep etmiştir.

Emsal nitelikteki krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranına göre temerrüt faizinin belirlenmesi: Davacı banka ile davalı arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 4. ile temerrüdü düzenleyen 33.2. maddesi uyarınca, emsal nitelikteki taksitli krediye fiilen uyguladığı akdi faiz oranı % 19,80 nazara alınarak, bunun %100 fazlası mertebesinde (33.2 m. uyarınca) %39,60 (19,80x25)oranında temerrüt faizi belirlenmiştir.

Emsal, Yargıtay 19.HD. 18.06.2019 T.... E. ve ... s.K. “... Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın TC Merkez Bankasına bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, mahkemece bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek, banka kayıtları incelenip dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faiz oranı saptanarak, buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir...” denilmiştir.

Gelinen bu aşamada hem emsal Yargıtay İçtihadına ve hem de kaldırma ilamına göre emsal nitelikteki krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranına göre belirlenen %39,60 oranındaki temerrüt faizine itibar edilmiş ve bu doğrultuda hazırlanan 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaya itibar edilerek davanın davalı kefiller yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kök rapor alındıktan sonra davalılar vekili 28/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davaya konu icra dosyasındaki borcun ödenmesi sebebiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesini talep etmiş; duruşmada alınan beyanında ise davacının itiraza konu borca yönelik yani 443.863,53 TL için ... 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunduğunu, işbu takipten kaynaklı borç ödenip, dosyanın kapatıldığını ... 10. İcra dairesinin ...Esas sayılı dosyanın mevcut durumunun araştırılmasını talep etmiştir.

Bu aşamaya kadar taraflarca beyan edilmemiş olan ... 10. İcra dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ...esasını almış olup dosya uyap üzerinden eklenmiş ve incelenmesinde davaya konu bedelin tahsili için borçlulara karşı başlatılmış olan ipotek takibi ve ilamsız takibin aynı Genel Kredi Sözleşmesinden doğan borca ilişkin olduğu, iki takibin de aynı tarihte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açıldığı görülmüştür.

İpotek resmi senetleri celbedildikten sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 15/04/2025 tarihli ek rapor aldırılmıştır.

Her ne kadar bilirkişi raporunda İpotek resmi senedinin 6. ile 1. maddesi birlikte ya da ayrı ayrı irdelenmesi durumunda, tesis edilen ipoteklerin kefillerinde kefaleten üstlendikleri kredi borcunu kapsadığı kanısına varılmış ise de dosyaya ibraz edilen ipotek resmi senetlerinin incelenmesinde.

6. Madde ipotekli taşınmazda oluşabilecek değer düşmelerinde gösterilecek yeni ipoteğe ilişkin şartları, 7. Madde de ise ipotekli taşınmazın kamulaştırılması halinde izlenecek usulü açıklamakta olup, ipoteğe ilişkin şartların düzenlendiği 1. Madde de açıkça ... Merkez ve/veya Şubeleri ile borçlular, müşterek borçlu, müteselsil kefiller ... Limited Şirketi....arasında imzalanmış olan kredi sözleşmelerinde doğmuş ve doğacak borçlara ilişkin ipotek tesis edildiği belirtilmiştir.

Bilirkişi ek raporunda 6. Madde yanlış yorumlanarak ipoteğin kefaleti de kapsadığı belirtilmiş ise de tesis edilen ipoteklerin kefillerin de kefaleten üstlendikleri kredi borcunu kapsadığı yönünde bir beyana rastlanmadığından ek rapora itibar edilmemiş ve ipoteğin yalnızca asıl borçlu kredi lehtarı için verildiği kanaatine varılmıştır.

İİK'nun 45/1. maddesi "Rehinle temin edilmiş olan bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir." hükmünü içermektedir.

Anılan hükümden anlaşılacağı üzere davacı banka, tamamı rehinle temin edilmiş olan alacağı var ise sadece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaparak alacağının tahsilini talep edebilecek, rehin tutarı borcu ödemeye yetmediği takdirde ise, rehin tutarını aşan alacak kısmı yönünden iflas veya haciz yoluyla takip yapabilecektir. Bir başka anlatımla alacak rehinle temin edilmiş ise, davacı banka davalı borçlu aleyhine rehin ile teminat altına alınan alacak miktarı yönünden ilamsız icra takibi yapamayacaktır.

Asıl borçlu şirket tarafından kredi sözleşmesinin teminatı olarak ipotek tesis edildiği, ipoteğin paraya çevrilmesi için .... 10. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davaya konu ilamsız takibin de aynı miktarlı borç için aynı tarihte başlatıldığı; davacı yanın İİK'nun 45/1. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca, ancak rehin tutarını aşan borç miktarı üzerinden davalı şirket aleyhine genel haciz yoluyla takip yapabileceği, asıl borçlu yönünden yapılan davaya konu takipte ipotek bedeli dikkate alındığında davacının davalı şirket aleyhine icra takibi başlatmasının İİK'nun 45. maddesine aykırı olduğu anlaşıldığından, davalı ... yönünden davanın HMK 114/2 madde yollamasıyla İİK 45/1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar verilmiştir.

Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davalı ... yönünden davanın HMK 114/2 madde yollamasıyla İİK 45/1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,

2-Davalılar ... ve ... yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile

a)... 36. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalılar ... ve ... 'nin yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 323.445,19 TL asıl alacak, 29.648,02 TL işlemiş akdi faiz, 1.174,01 TL BSMV, 65.538,06 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.276,90 TL BSMV, 492,39 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 423.574,57 TL alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b)Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %39,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına,

c)Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 84.714,91 TL icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

3-Takipten ve dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların infazda dikkate alınmasına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğine alınması gereken 28.934,37 TL harçtan peşin alınan 5.360,76 TL harcın mahsubu ile 23.573,61 TL harcın davalı ... ve ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 5.411,56 TL (6,40 TL vekalet harcı, 44,40 TL başvuru harcı ile 5.360,76 TL peşin harç) harcın davalı ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan; 16.538,60 TL (14.100,00 TL bilirkişi ücreti, 2.438,40.TL teliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 15.782,62 TL yargılama giderinin davalı ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 67.536,19 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,

8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlak Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 20.288,96 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve ...'ye verilmesine,

9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlak Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen davanın niteliği itibariyle maktu 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,

10-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.320,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.259,66 TL'nin davalılar ... ve ...'den, 60,34 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin ( e duruşma ) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2025

Başkan ... · ¸e-imzalıdır Üye ... · ¸e-imzalıdır Üye ... · ¸e-imzalıdır Katip ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/107, K. 2025/495, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Deliller
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/107
Karar No
2025/495
Tarih
12 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/109 K.2025/523
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/110 K.2025/444
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/110 K.2025/449
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/111 K.2025/448
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/111 K.2025/174
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/112 K.2025/399

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.