İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/124 K.2025/277

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/124Karar2025/277Tarih19 Mart 2025Okuma11 dk · 2.204 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
19 Mart 2025
Esas no
2024/124 Esas
Karar no
2025/277
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
21/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.204 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil firma ile davalı arasında taşımacılık faaliyetleri gerçekleştiği, faturalar ve cari hesap bakiyesinin tamamının borçlu tarafa ibraz edildiği, borçlu davalı tarafından itiraz edilmediği, TTK nun 21/2 maddesinde süresinde itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin kabul edilmiş sayılacağının bildirildiği, dava konuş edilen faturalarda muhasebe kayıtlarında ve karşı tarafın beyanlarında da anlaşılacağı üzere hiçbir ihtirazi kayıt konmadan iade faturası kesmeden aynen kabul edildiği, davalı tarafından borca ve İcra takibine itiraz edildiği, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan iptali gerektiği yönündeki beyanları ile dava konusu ettiği görüldü.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ...

29. İcra Müdürlüğü' nün ...E. sayılı dosyasında yürütülen İcra takibine davalın müvekkilinin hiçbir borcu bulunmamasından dolayı süresinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu, davalı müvekkilin, davacı firma ile bahsi geçen borcun kaynağı olacak şekilde bir iş ilişkisinin olmadığı, bu nedenle de ödemesi gereken bir borcunun olmadığı, davacının her ne kadar iş ilişkileri olduğu ve cari hesaplarında ödenmemiş borç bulunduğu iddia edilmişse de işbu iddialar somut bir şekilde ispatlanamadığından soyu iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğu, dava konuş edilen faturaların davalı yana ibraz edildiği yönündeki iddiaların somut delilere dayanmadığı,

bahse konu faturalardan davalı müvekkilinin haberi dahi olmadığı, davanın reddi gerektiği yünündeki beyanları ile cevap sunduğu görüldü.

Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacının davalıdan cari hesap alacağı olup olmadığı, alacağın miktarı, davalının icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceğinden ibaret olduğu görüldü.

DELİLLER

... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...'ne ait BS formları celp edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Şirketi'nin BA formları celp edilmiştir.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 19/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyasında mevcut delillerin incelenmesi sonucunda davacı İle davalı arasında taşımacılık işleri ile ilgili ticari bir ilişkinin olduğu, Davacının 2020 ve 2021 yıllarında davacı adına düzenlediği faturaların tamamın BS formları ile beyan ettiği, Davacının düzenlediği faturaların e-faturalar olduğu, temel faturaların alıcıya ulaşması ile resmileştiği ve sistem üzerinden itiraz edilemediği,

dava dosyasında davacının düzenlediği e-faturalara TTK'nun 21/2 maddesinde belirtilen sürelerde itiraz edildiğine dair bir beyanın olmadığı, Dava dosyasında mevcut delillerin incelenmesi sonucunda davacının davalıdan 7.716,76 USD alacaklı olduğu, Sayın Mahkemece davacının faturalara konu hizmetleri ispat etmesi gerektiğine hükmedildiği takdirde davacının faturaya konu taşımacılık hizmetlerinin Gümrük Beyannameleri- konşimento vb. evrakları dosyaya sunması gerektiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Dava, cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ödenmeyen cari hesap alacağı bulunduğu iddiasıyla 7.716,76 USD asıl alacağın ve bundan kaynaklı 473,94 USD işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, davacının itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek, hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme, cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Somut olayda, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından açık hesap ilişkisi mevcuttur. Açık hesap ilişkisi, önceki borçların tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın, hesaplaşma yaptıklarından ve davaya konu sözleşmenin 6.2. maddesinde yer alan düzenlemede bahsi geçen ödemelerin mutabakat sonuna bırakılmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki hukuku ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2018 tarih,...E....K. sayılı ilamı)

Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, zamanaşımının değerlendirilmesi için taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin tespit edilmesi zorunluluğu doğmuştur. Davalı vekili ilişkinin taşıma ilişkisinden kaynaklandığını iddia etmiş, davacı vekili taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine ilişkin aşamalarda herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Davalı zamanaşımı def'inde bulunmuş olup, taraflar arasında da 6102 Sayılı TTK'nın 89. maddesi anlamında geçerli bir cari hesap sözleşmesinin varlığı kanıtlanamamıştır.

Bilirkişi raporunda ticari defterlerin incelenmesi ile taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap şeklinde işleyen taşıma hususundan kaynaklandığına yönelik yapılan tespitler ile davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu faturalardan davacının davalıya düzenlendiği faturaların navlun bedeline ilişkin olması karşısında taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi dosyaya sunulmamış ise de aralarındaki ilişkinin sözlü şekilde yapılmış bir taşıma sözleşmesi olduğu, buna göre davalının zamanaşımı def'inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

(Yargıtay 11.HD'nin 26.04.2007 tarih, ...E....K. sayılı ilamı). 6102 Sayılı TTK'nun 855.maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacaklar bir yılda zaman aşımına uğrar.

Davacı tarafça, icra takibinin başlatıldığı 23/02/2022 tarihinden geriye 1 yıllık süreçte 14 adet fatura düzenlediği, bu faturalara konu alacakların zamanaşımına uğramadığı, bu faturalara konu bedellerin icra takibinde talep edilen alacak miktarını aştığı anlaşılmakla, davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce alınan mali müşavir bilirkişi raporunun incelenmesi sonucu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davacının davalıdan 7.716,76 USD alacaklı olduğu, davalının yasal defterlerini sunmadığı belirtilmiştir. Davalı taraf kesin süre verilmesine rağmen defterlerini ibraz etmemiştir.

"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).

Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).

İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).

Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.

Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.

Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.

Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.

Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.

Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. ... Esas, ... Karar sayılı kararı)

Davacı vekili dava dilekçesinde delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanmıştır.

Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır.

Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş ve davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı davalı ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle icra takibine konu alacağını ispat ettiği anlaşılmıştır.

Bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin verildiğini ispatlanmıştır.

(Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin ... esas, ... sayılı kararı) Her ne kadar davalı tarafça bilirkişi raporuna itirazlarında davacı şirketin incelenen defterleri yönünden kanun ve mevzuata uygun tutulmadığının tespit edildiği, bu sebeple delil olarak kabul edilemeyeceği ile sürülmüş ise de bilirkişi raporunda davacının 2022 yılı yevmiye defteri ve defteri kebirinin 31/01/2022 tarihine kadar yazdırıldığı ve yevmiye defterinin kapanışının yapılmadığının tespit edildiği, buna karşın 2021 yılı ticari defter ve kayıtlarının noter onlarının yasal süreleri içerisinde yapıldığı,

2021 yılı ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil taşıdığı tespit edildiği görülmekle uyuşmazlığa konu faturaların en son 2021 yılına ait faturalardan kaynaklandığı, bu haliyle 2022 yılı ticari defterlerinin delil vasfının bulunup bulunmadığının uyuşmazlığın esasına etkili olmadığı, davacının düzenlediği faturalarının tamamını BS formaları ile beyan ettiği, davacının düzenlediği faturaların e-fatura olması sebebiyle alıcıya ulaşması ile resmileştiği ve sistem üzerinden itiraz edildiğine ilişkin bir beyanın bulunmaması karşısında faturaların geçerli faturalar olduğu anlaşılmıştır.

Bu sebeplerle davanın kısmen kabulü ile davalının ...

29. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 7.716,76 USD asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden devamına,, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı,

bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bilgi ve belge sunulmaması sebebiyle icra takibine konu işlemiş temerrüt faizine yönelik talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Gerekçesi ekli kararda açıklanmak üzere;

1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 29. İcra Müdürlüğünün...sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 7.716,76 USD asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden devamına,

Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 21.345,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 16.309,77 TL nispi karar harcının, peşin alınan 3.763,13 TL harcın mahsubu ile geri kalan 12.546,64TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 38.201,78-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 14.663,99 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 4.251,53 TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 3.763,13 TL peşin harç ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 4.402,00 TL (402,00 TL tebliğler ve posta, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.147,12TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,

8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 180,65 TL'sının davacıdan, 2.939,35 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/124, K. 2025/277, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Gereği Düşünüldü

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/124
Karar No
2025/277
Tarih
19 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/124 K.2025/456
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/124 K.2025/314
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/124 K.2025/243
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/124 K.2025/258
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/124 K.2025/208
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/125 K.2025/86

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.