KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/26 Esas
- Karar no
- 2024/552
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 10/01/2024
Karar Metni
1.849 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile borçlu arasında ticari ilişki meydana geldiğini 24/08/2023 tarihli, 127.680,00 TL, 28/08/2023 tarihli, 191.520,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiğini ve davalı borçluya gönderdiğini, davalı borçlunun müvekkiline ait olan borcunun 117.200,00 TL bedelini ödememesi sonucunda ....
İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını borçlunun süresinde yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini davalının haksız ve kötü niyetli olarak ....
İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu borca itirazın 117.200,00 TL kısmından iptalini, icra takibinden işleyecek ticari faizin davalıdan tahsilini, haksız ve kötü niyetli borca itiraz olduğunu 117.200,00 TL bedelin en az %20 icra inkar tazminatını dava masraflarının ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile fatura alacağı iddiası ile icra takibi başlatılarak müvekkili şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğini haksız ve mesnetsiz takibe ve ödeme emrine karşı süresi içinde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu müvekkili hakkında açılmış bulunan itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacının davalıdan faturadan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, davacının başlattığı icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceğinden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER
... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...'ne ait BS formları celp edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...Limited Şirketi'nin BA formları celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Dava konusunun, davacının davalı ile ticari ilişkisinden doğan 117.200,00 TL tutarındaki alacağın tahsili amacı ile yürüttüğü takibe davalı firma tarafından yapılan itirazın, iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiği, Davalı firmanın Cari hesap ekstresi ile 2023 takvim yılına ilişkin yevmiye defteri kayıtlarını ibraz ettiği, Davacı firma ... A.Ş'nin davalı firma ... ... Tas. San ve Tic. Ltd.
Şti ile ticari işlemlerine ilişkin yevmiye defterine kayıt işlemleri bilirkişi raporunun 4.3 kısmında belirtildiği gibi olup, davacı firmanın defter kayıtlarına göre, davalı firma ... ... Tas. San ve Tic. Ltd. Şti'nin davacı firmaya 117.200,00 TL borcunun göründüğü, Davalı firma ... ... Tas, San ve Tic. Ltd. Şti'nin cari hesap ekstresine göre, davacı firma ...
A.Ş'nin davalı firmaya 10.480,00 TL borcunun göründüğü, Tarafların defter kayıtlarına göre, davacı firmanın alacak tutarı ile davalı firmanın borç tutarları arasında mutabakat bulunmadığı, nedenin ise, davacı firma tarafından davalı firma adına düzenlenen ve davacı firmanın kayıtlarında alacak görünen 24.08.2023 Tarihli FSA ...
Sayılı KDV dahil 127.680,00 TL tutarlı e-arşiv hasılat faturasının davalı firmanın kayıtlarında borç olarak görünmemesinden (kaydedilmemesi nedeniyle) kaynaklandığı, Dava dosyasının tetkikinde, Dava konusu faturaların içeriğine Türk Ticaret Kanununun 21. Maddesinin ikinci fıkrasına göre faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde davalı tarafça itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgiye rastlanılmadığı, Davacı firma tarafından 2023 yılında davalı firma ... ...
Tas. San ve Tic. Ltd. Şti adına düzenlenen 2 adet belge toplamı KDV hariç 280.000,00 TL'nin davacı firma ... A.Ş tarafından verilen BS formuyla, Davalı firma ... ... Tas. San ve Tic. Ltd. Şti tarafından verilen BA formuyla bildirimlerinin yapıldığı, 2023 yılında davalı firmanın BA formuyla bildirdiği belge adedi ve toplam tutarı ile davacı firmanın BS formuyla bildirdiği belge adedi ve toplam tutarı arasında mutabakat bulunduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ödenmeyen fatura alacağı bulunduğu iddiasıyla 187.200,00 TL asıl alacağın ve bundan kaynaklı 5.200,00 TL işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, davacının takibin 117.200,00 TL'lik kısmı yönünden itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce alınan mali müşavir bilirkişi raporunun incelenmesi sonucu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 2023 yılı ticari defterlerinde davalı tarafa 2 adet toplam KDV hariç 280.000,00 TL, KDV dahil 319.200,00 TL fatura düzenlediği, tarafların ticari defterlerine göre davalı tarafça yapılan 202.000,00 TL ödeme düşüldüğünde davacının 117.200,00 TL alacağı bulunduğu, davalının yevmiye defteri açılış kapanış tasdikine ilişkin bilgi ve belgeler haricinde büyük defter, envanter defteri yasal defterlerini sunmadığı belirtilmiştir.
Davalı taraf kesin süre verilmesine rağmen defterlerini ibraz etmemiştir.
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
Davacı vekili dava dilekçesinde delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanmıştır.
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş ve davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların BA-BS kayıtlarına göre davacı davalı ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle icra takibine konu alacağını ispat ettiği anlaşılmıştır.
Nitekim davacı tarafça, ticari defterlerine işlenen KDV hariç 280.000,00 TL'lik iki adet fatura için BS bildiriminin yapıldığı, davalı tarafça da KDV hariç 280.000,00 TL'lik davacıdan mal/hizmet alımına ilişkin BA bildiriminin yapıldığı görülmüştür. Bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin verildiğini ispatlanmıştır.
(Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/489 esas, 2024/1025 sayılı kararı) Bu sebeplerle davanın kabulü ile davalının ....
İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 117.200,00 TL asıl alacak üzerinden devamı ile takibin bu tutara takip tarihinden itibaren yıllık %19,5 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına, dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile,
alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/26, K. 2024/552, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama