KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/571
- Karar no
- 2025/640
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 23/09/2024
Karar Metni
1.385 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkil ... tarafından, davalı/borçlu ... A.Ş. aleyhine, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve yasal süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen 6 adet faturaya dayalı toplam 136.083,34 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itiraz nedeniyle takibin durduğu, faturaların içeriğine süresinde itiraz edilmemekle borcun kabul edilmiş sayıldığı, davalının basiretli tacir gibi davranmayarak borcunu ifadan kaçındığı, alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu ileri sürülerek, davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının fatura bedellerine ilişkin alacak iddiasının haksız, gerçek dışı ve hukuken dayanaktan yoksun olduğu, faturalarda belirtilen malların müvekkil şirkete teslim edilmediği, teslim yükünün ispatının davacıda olduğu, faturaların tek başına borç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacının teslimi yazılı delille ispat etmesi gerektiği, faturalarda müvekkil imzası bulunmadığı gibi müvekkilin bu faturalardan icra takibine kadar haberdar olmadığı,
TTK m.21/2 gereği sekiz günlük itiraz süresinin başlaması için faturaların usulünce tebliğ edilmesi gerektiği ancak böyle bir tebliğin gerçekleşmediği, davacı tarafın da ticari defter kayıtlarının müvekkil kayıtlarıyla uyuşmadığı ve teslimi ispatlayacak nitelikte somut belge sunamadığı belirtilerek; davanın haksız ve kötü niyetle açıldığı, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi ile davacı aleyhine İİK m.67/2 kapsamında %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Fatura alacağından kaynaklı ve ... 34. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasın konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 34. İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 21/01/2025 tarihli ara karar ile dosyanın tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
14/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda. Davacı ... ile Davalı .... A.Ş. arasında uyuşmazlık konusunda. Tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri kayıtları dayanak belgeleri üzerinde yaptığım incelemeler ve değerlendirmelerim neticesinde. Sonuç ve kanaatim aşağıya çıkarılmıştır.
Davacı taraf, dava dilekçesinde, 5 adet fatura toplamı 136.083,34 TL alacağı olduğunu belirttiği ve aynı tutar üzerinde takip başlattığı tespit edilmiş ise de, incelen ticari defter kayıtları ve bu kayıtlardan oluşan muavin defter bakiyesinde ise davalı taraftan alacağının 134.359,40 TL. olduğu tespit edilmiştir. ( taraflar 0,52 TL. farkla mutabık ) Davacı ...'un davalı... Tic.
A.Ş.'nden 134.359,40 TL. alacağının bulunduğu, her iki taraf tacir olduklarından, 33095/2 sayılı yasaya istinaden % 51,75 ve değişen oranlarda avans faizi talep edilebileceği. Ancak davacı taraf vekili tarafından %24 oranında yasal faiz talep edildiğinden, davacının 134,359,34 TL alacağına 03.07.2024 takip tarihinden itibaren %24 oranında yasal faiz uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde. Davacı tarafça ticari satımdan kaynaklı fatura alacağı için ...
34. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasıyla takibe başlanıldığı, yapılan itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça ticari satımdan kaynaklı malın teslim edilmediği itirazın bulunulduğu, tarafların BA/BS formlarının dosyamız arasına alındığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davalı yanın ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formlarının ötüştüğü ve bu haliyle davalı yanın kayıtlarına itibar edilerek, davacı yanın alacak miktarı tespit edilmiş olup; davalı tarafça ödeme olgusu tespit edilmediğinden; davanın kısmen kabulü ile; ...
34. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 134.340,07-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/571, K. 2025/640, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama