KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2018
- Esas no
- 2016/1148
- Karar no
- 2018/314
- Dava
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/11/2016
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Davacı yanca davalı yan aleyhine açılan davanın yapılıp sona erdirilen açık yargılaması sonunda,
AÇILAN DAVA VE İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirkete toplam 456.170,41 TL tutarında 9 adet fatura kestiğini, bu faturalar karşılığında müvekkilinin çek ve banka havaleleri ile toplam 452.873,77 TL tutarında davalı şirkete ödeme yaptığını, müvekkili şirketin güvence olarak davalı şirkete 165.000.-TL bedelli çeki teslim ettiğini, davalının bu çeki takibe koyarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkilinin haciz baskısı altında 130.000.-TL'yi taksitli olarak ödeme taahhüdünde bulunduğunu, daha sonra 10.000.TL ödeme yapıldığını,
müvekkilin davalı şirkete borcunu ödemesine rağmen bu ödeme ile 6.703,36 TL tutarında fazla ödeme yaptığını açıklanan nedenlerle; icra takibi ve dava konusu çek nedeniyle davalı yana borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket aleyhine 165.000.-TL bedelli çekin tahsili için icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, kesinleşen takip gereği hacze gidildiğini, bu haciz işlemi sırasında davacı şirket yetkilisi 217.8841,45 TL'lik borcun 130.000.-TL'sini kabul edilerek taksitler halinde ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davacı ödeme taahhüdünü yerine getirmediği için ikinci sefer hacze gidildiğini ve ... plakalı aracın fiilen haczedilerek yediemin otoparkına çektirildiğini, davacının fazladan ödediğini iddia ettiği 6.703,36 TL'nin haciz sırasında vermiş olduğu ödeme taahhüdü gereği ilk taksit olduğunu, istirdat talebinin dayanıksız olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, MAHKEMECE VARILAN NİTELENDİRME VE SONUÇ
Tarafların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Somut olayda hukuki ihtilaf davalı yanın tahsile konu ettiği çekin teminat niteliğinde ve bedelsiz bir çek olup olmadığı noktasındadır.
Davacı yan kayıtlarında takip tarihi itibari ile halen 3.296,57 TL lik bir borcun davalı alacaklıya ödenmesi gerektiği görünmektedir.
Ancak çek bedeli kadar bir borç kayıtlarda görünmemektedir.
Ancak ;
TAKİP KESİNLEŞİP HACİZ UYGULANMASI ESNASINDA DAVACI ŞİRKET YETKİLİSİ BORCU KABUL ETTİĞİNİ VE ÖDEME TAAHHÜDÜNÜ İCRA ZAPTINA YAZDIRMIŞTIR.
Bu hususta Yargıtay uygulaması yerleşik olup, ihtiyati değil kesin haciz sırasındaki orç kabulü ve ödeme taahhüdünün bulunması durumunda artık bedelsizlikten ve teminattan bahsedilemeyeceği, kesin haciz ortamının bir haciz baskısı olmadığı, haciz baskısının ancak ihtiyati haciz gibi durumlarda sözkonusu olacağı kabul edilmektedir.
YARGITAY ... Hukuk Dairesi ESAS NO ... ve KARAR NO ... sayılı kararında da açıklandığı gibi
"..... “Davacı, davanın temelini oluşturan Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında 02/12/2009 tarihli haciz sırasında ''10.634,03 TL'yi 04/12/2009 tarihinde ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı hakkındaki haczin ihtiyati haciz olmaması, kesin haciz olması ve davacının yukarıda belirtilen şekildeki borcu kabul beyanı göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, imza incelemesi yaptırılarak yazılı şekilde menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. ” denilmiştir.
Davacı yanın yetkili temsilcisinin borcu ikrarı ve ödeme taahhüdünde bulunması davacı şirketi kesin olarak bağlayıcı olmakla açılan davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1148, K. 2018/314, 17 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama