KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
- Esas no
- 2016/188 Esas
- Karar no
- 2020/306
- Dava
- TAZMİNAT
- Dava tarihi
- 08/10/2012
- Dosya
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... E. ... K.S. D.
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ
- Dava tarihi
- 31/01/2013
Karar Metni
4.903 kelime·25 dk okuma·4 bölüm
Taraflarca karşılıklı olarak açılan "Tazminat- İtirazın İptali" davalarının birleştirilerek mahkememizce yapılan yargılaması sonunda;
DAVA /
Esas davada sunulan dava dilekçesinde özetle: Davacı ... Şti. vekili dava dilekçesinde özetle; taraf şirketler arasında ... Noterliği'nin ... tarih ... Y.s. ile onaylı, 3 yıl süreli Acente Aracılık Sözleşmesi düzenlendiğini, sürenin sonunda .... Noterliği'nin 28.02.2012 tarih ... Y.s. ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalı ...Ş.'nin bu fesih bildirimine karşılık keşide ettiği .... Noterliği'nin 15.03.2012 tarih ...
Y.s. cevabı ihtarnamesinde fesih ihtarını takip eden 3 ay boyunca sözleşmenin ayakta olduğunu ihtar ettiğini, müvekkilinin ekranlarının kapatıldığını, müvekkiline ait müşterilerle ilgili bilgi verilmediğini, geri dönüşüm komisyonlarının ödenmediğini, davalının acentelik yapmasının fiilen engellendiğini, bunun üzerine keşide edilen .... Noterliği'nin 08.06.2012 tarih ...
Y.s. fesihnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle derhal feshedildiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshediliğinin tespitine, müvekkilinin davalı şirkete kazandırdığı ve halen davalı ile sözleşmeleri devam eden müşteriler nedeniyle 5.000,00-TL portföy tazminatının 08.06.2012 tarihinden itibaren, davalının ayrımcılık ve iyi niyete aykırı hareketleri nedeniyle 20.000,00-TL tazminatın 18.05.2012 tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: Davalı vekili 07.12.2012 tarihli cevap dilekçesi ile. 11.07.2011 tarihinde sözleşmede öngörülen 3 yıllık sürenin dolmuş olmasına rağmen tarafların sözleşmeden doğan borçların yerine getirmeye devam ederek sözleşmeyi ayakta tuttuğunu, 11.07.2011 tarihinden itibaren belirsiz süreli sözleşme haline gelen sözleşmenin ancak 3 ay önceden ihbar edilmek şartıyla feshedilebileceğini, davacı şirketin 28.02.2012 tarih ...
Y.s. ihtarname ile, sözleşme süresi 11.07.2011 tarihi itibariyle sona erdiğinden ve bir daha sözleşmesel ilişki kurulmadığından bahisle sözleşmeyi feshi ihbar süresine uymak sızın, haksız yere feshettiğini, davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 15.03.2012 tarih ...
Y.s. ihtarname ile, sözleşmenin 3 ay önceden ihbar koşulu nedeniyle 01.06.2012 tarihinde sona ereceğinin bildirildiğini, taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin 01.06.2012 tarihinde sona erdiğini, buna rağmen davacının 08.06.2012 tarihinde keşide ettiği ... Y.s. ihtarname ile sözleşmeyi bir kez daha feshettiğini bildirdiğini, davalı şirket tarafından davacıya keşide edilen 09.07.2012 tarih ...
Y.s. ihtarname ile, davacının bireysel emeklilik cari hesabından 9.820,10-TL, hayat komisyon cari hesabından 8.014,22-TL tutarındaki bakiye borcunun 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, davacı aleyhine 05.11.2012 tarihinde ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E.s. dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı şirketin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin davacı şirket tarafından tek taraflı olarak ihbar süresine uyulmaksızın, haksız şekilde feshedildiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DOSYA
Davacı ...Ş. tarafından... Ltd. Şti. aleyhine bes komisyon ve hayat komisyon hesabı ekstresine dayanılarak 19.027,96-TL alacağın yıllık %9 faizi ile birlikte tahsili ile istemi ile 05.11.2012 tarihinde girişilen ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.s. icra takip dosyasında, ödeme emrinin 08.11.2012 tarihinde tebliği, davalının 12.11.2012 tarihli itirazı üzerine duran takip hakkında itirazın iptali talebi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 31.01.2013 tarihinde açılan ... E.s. itirazının iptali davasının yargılaması sonunda, aradaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine ilişkin 26.12.2013 tarih 240 s. karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
GEREKÇE /
Mahkememizce bozma öncesi. "Taraflar arasında düzenlenen 11.07.2008 tarihli 3 yıl süreli Acente Aracılık Sözleşmesi ve keşide edilen ihtarname suretleri dosyaya sunulmuş, taraf delilleri toplanmıştır.
Taraf ticari defter kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13.02.2014 tarihli raporda özetle; acentelik sözleşmesinin acente tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirildiği, 6762 s. TTK dönemindeki içtihat, 6102 s. TTK.'nun 122, Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddelerinde ön görülen sözleşmenin acente tarafından haklı sebeple veya şirket tarafından haklı bir sebebe dayanmadan sona erdirilmesi şartının gerçekleşmediği,
sözleşmenin sona ermesine ilişkin şartın gerçekleştiği kabul edilecek olursa acentenin yeni bir müşteri çevresi yarattığı veya mevcut olan müşteri çevresinin geliştirdiği, şirketin sözleşmenin sona ermesinden dolayı aynı müşteri çerçevesinden yararlanacağının ispatlanması gerektiği, davacının Sigortacılık Kanunu'nun 34. maddesi ile ön görülen idari para cezasının tazminat olarak kendi adına talep etmesinin mümkün olmadığı, davacının acente olması ve 34. maddenin sigortalılara karşı davranışa ilişkin yaptırım ön görmesi nedeniyle davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı,
birleşen dava yönünden ise davacının TTK. hükümlülerine göre usulüne uygun tutulmuş, lehine delil olma özelliğine sahip ticari defter kayıtları uyarınca davalıdan 17.834,32-TL alacaklı olduğu kanaati açıklanmıştır.
Taraflar arasında 11.07.2008 tarihinde düzenlenen ... Noterliği'nce onaylı Acente Aracılık Sözleşmesi'nin 9.1 maddesi ile, sözleşmenin süresi 3 yıl olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme süresi 11.07.2011 tarihinde son bulmasına karşın taraflarca sözleşmeye devam olunmuş, davacı tarafından keşide edilen ... Noterliği'nin 28.02.2012 tarih ... Y.s. ihtarnamesi ile davalıya feshi ihbarda bulunulmuştur. Davalı tarafından davacıya keşide edilen ... Noterliği'nin 15.08.2012 tarih ...
Y.s. ihtarnamesi ile, süresiz hale gelen sözleşmenin ancak 3 aylık ihbar süresine uyulmak suretiyle feshedilebileceği belirtilmek suretiyle sözleşmenin 3 aylık süre zarfından devam edeceği davacıya bildirilmiştir. 3 ayın sonunda yine davacı tarafından keşide edilen ... Noterliği'nin 08.06.2012 tarih ...
Y.s. ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği bildirilmiş ve acente ekranlarının kapatıldığı, acenteler arasında ayrımcılık yapıldığı ileri sürülerek 107.000,00-TL tazminat talebinde bulunulmuştur.
Dolayısıyla taraflar arasında düzenlenen ve 3 yıllık süre sonunda taraflarca feshedilmemesi, çalışılmaya devam edilmesi nedeniyle artık süresiz hale gelen sözleşme davacı acente tarafından önce feshi ihbar süresine uyulmaksızın, ardından davalının ihtarı üzerine feshi ihbar süresinin sonunda olmak üzere 2 kez, haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirilmiş, davalı ihtarında belirtili komisyon gider borcu ödenmemiş, davalı tarafından girişilen icra takibine de itirazda bulunulmuştur.
Asli dosyada; acentelik sözleşmesi davacı acente tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirilmiş bulunmakla, 6102 s. TTK.'nun 122. maddesinde koşulları hükme bağlanan Portföy Tazminatı talep koşulu gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davacının portföy tazminatı talebi haklı bulunmamış, kabul edilmemiştir. Sigorta şirketlerinin sigortalılara karşı iyi niyete aykırı davranışlarını cezalandıran idari para cezasının hükme bağlandığı Sigortacılık Kanunu'nun 34. maddesine dayalı tazminatı kendi adına talep etme olanağı bulunmayan davacının, davalının ayrımcılık ve iyi niyete aykırı hareketleri iddiası ile tazminat talebi de haklı bulunmamış, kabul edilmemiştir. Davacı acentenin kanıtlanamayan tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.s. dosyada; davacı şirketin TTK. hükümlülerine göre usulüne uygun tutulmuş, lehine delil olma özelliğine sahip ticari defter kayıtları uyarınca davalı acenteden 17.834,32-TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile saptanmış, itirazın iptali davasının 17.834,32-TL bedel üzerinden kısmen kabulüne, kabul edilen bedel üzerinden takdiren %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, takibe sırf haksız nedenle girişildiği davalı tarafından kanıtlanamadığından, yasal koşulları oluşmadığından redde konu bedel üzerinden davalının haksız tazminat talebinin isteminin reddine " dair karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen 07/05/2014 tarih ve ... sayılı karar davacı-birleşen davada davalı .... Şti. Vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. HD 2014/17279 Esas 2015/12335 Karar sayılı kararıyla. "Davacı-birleşen davada davalı ... Ltd.
Şti. vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 11.07.2008 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin 3 yıl süreli olduğunu, süre sonunda müvekkilince sözleşmenin 28.02.2012 tarihli ihtarla feshedildiğinin bildirildiğini, davalı sigorta şirketince keşide edilen 15.03.2012 tarihli cevabı ihtar ile sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin fesih ihtarını takip eden 3 ay boyunca ayakta olduğunun bildirildiğini, buna rağmen müvekkilinin ekranlarının davalı tarafından kapatıldığını, müvekkiline ait müşterilerle ilgili bilgi verilmediğini, geri dönüşüm komisyonlarının ödenmediğini, müvekkilinin acentelik yapmasının fiilen engellendiğini,
müvekkilince keşide edilen 08.06.2012 tarihli fesihname ile sözleşmenin haklı nedenle derhal feshedildiğini, müvekkilinin sözleşme süresi boyunca davalının iş hacmini genişletip, davalıya ait ticari işletmenin değerinde artış sağladığını, davalı şirkete yeni müşteriler kazandırdığından portföy tazminatını hakettiğini, davalı sigorta şirketinin 01.05.2011-01.05.2012 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde tüm acentelerine belli şartlarda portföy bonusu ödemeyi vaadettiğini, acente sadakat programına aykırı olarak bazı acentelere hak etmediği halde ikramiye/bonus ödemesi yapılıp,
eşit durumdaki müvekkiline ikramiye ödemesi yapılmayarak acenteler arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL portföy tazminatı ve BK'nın 8. maddesi uyarınca ödeneceği vaadedilen portföy bonus ödemelerinde Sigortacılık Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına aykırı hareket edilmesi ve acenteler arasında ayrımcılık yapılması nedeniyle 20.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davaya cevabında,
acentelik sözleşmesinin 4. maddesi gereğince prim iadesi söz konusu olmadığından sigorta şirketinin müvekkilinden komisyon talep edemeyeceğini savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, sözleşmenin davacı acente tarafından ihbar süresine uyulmaksızın haksız feshedildiğini, 6102 sayılı TTK'nın 122. ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesinde öngörülen portföy tazminatının koşullarının oluşmadığını, davacı şirket aracılığıyla müşteri portföyüne katılan sigortalıların önemli bir kısmının ... Sigorta'ya geçtiğini, davacının da 10.09.2012 tarihinde ...
Sigorta A.Ş'nin acentesi olduğunu, davacının acentler arasında ayrımcılık yapıldığına dair iddialarının yerinde olmadığını, davacı acentenin müvekkilince vaad edilen edimleri kazanmak için gerekli koşulları sağlamadığını, müvekkili şirketin acentelerine eşit muamele etme zorunluluğu bulunmadığını, davacının iddia ettiği promosyon ödemelerinin acentelerin sadakat ve performansına dayalı olduğunu, davacının portföyü 30.12.2011 tarihinde 2.000.000 TL müşteri portföyüne ulaşmadığından bonus ödemesine hak kazanmadığını, davacı acentenin dayandığı Sigortacılık Kanunu 32. ve 34. maddelerinin somut uyuşmalıkla ilgili olmadığını savunarak,
asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada, acentelik sözleşmesinin sona erdiği tarih itibariyle davalı acentenin müvekkili sigorta şirketine bireysel emeklilik sigortası komisyon hesabı ve hayat sigortası komisyon hesabından toplam 19.027,96 TL borcu bulunduğunu, borcun tahsili için başlatılan icra takibine davalı acentenin haksız yere itiarz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada acentelik sözleşmesi davacı acente tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirildiğinden 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde düzenlenen portföy tazminatı talep koşulunun gerçekleşmediği, sigorta şirketlerinin sigortalılara karşı iyiniyete aykırı davranışlarını cezalandıran idari para cezasının hükme bağlandığı Sigortacılık Kanunu'nun 34. maddesine dayalı tazminatı kendi adına talep etme olanağı bulunmayan davacının, davalının ayrımcılık ve iyi niyete aykırı hareketleri iddiası ile tazminat talebinin de haklı bulunmadığı,
birleşen davada, davacı sigorta şirketinin TTK hükümlülerine göre usulüne uygun tutulmuş, lehine delil olma özelliğine sahip ticari defter kayıtları uyarınca davalı acenteden 17.834,32 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 17.834,32 TL asıl alacak bedeli üzerinden devamına, hükmolunan bedel üzerinden takdiren %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen davada davalı .... Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı-birleşen davada davacı ...nin acenteler arasında ayrımcılık yaptığı iddiasının kanıtlanamamış olmasına, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesindeki yetki şartı uyarınca birleşen davadaki yetki itirazının yerinde olmamasına göre davacı-birleşen davada davalı ... ...Hiz.Ltd.Şti. vekilinin asıl ve birleşen dava ile ilgili olarak aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle portföy tazminatı, davalı sigorta şirketinin acenteler arasında ayrımcılık yaptığı, davacıya ikramiye bonusu ödemediği iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir. Birleşen dava ise bireysel emeklilik sigortası komisyon hesabı ve hayat sigortası komisyon hesabından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı ....
Şti. vekili, taraflar arasındaki 11.07.2008 tarihli 3 yıl süreli acentelik sözleşmesinin süre sonunda müvekkilince 28.02.2012 tarihli ihtarla feshedildiğini, davalı sigorta şirketince keşide edilen 15.03.2012 tarihli cevabı ihtar ile sözleşme hükümleri uyarınca fesih ihbar sürelerine uyulmaması sebebiyle sözleşmenin fesih ihtarını takip eden 3 ay boyunca ayakta olduğunun bildirildiğini, buna rağmen bu 3 aylık sürede müvekkilinin ekranlarının davalı sigorta şirketi tarafından kapatıldığını, müvekkiline ait müşterilerle ilgili bilgi verilmediğini, geri dönüşüm komisyonlarının ödenmediğini,
müvekkilinin acentelik yapmasının fiilen engellendiğini, müvekkilince keşide edilen 08.06.2012 tarihli fesihname ile sözleşmenin haklı nedenle derhal feshedildiğini iddia etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili de cevabında, davacı acentenin sözleşmede öngörülen fesih ihbar sürelerine uymaması nedeniyle müvekkilince davacıya gönderilen 15.03.2012 tarihli ihtarla sözleşmenin 01.06.2012 tarihinde sona ereceğinin bildirdiğini beyan ettiğine göre artık bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin ilk fesih ihtarından sonra 3 ay daha ayakta kaldığının kabulü gerekir.
Asıl davada davacı acente vekili 08.06.2012 tarihli fesih ihtarında davalı sigorta şirketinin 15.03.2012 tarihli ihtarı ile sözleşmenin 3 daha ayakta olduğunu bildirmesine rağmen bu ihtardan sonra müvekkilinin acente ekranlarının kapatıldığını, ekralarının açılması yönündeki yazılı taleplerinin karşılanmadığını, müvekkilinin müşterileri ile ilgili bilgilerin verilmediğini, müvekkilinin acentelik yapmasının fiilen engellendiğini bildirerek acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddia ettiğine göre mahkemece,
taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 2.ihtara kadar ayakta tutulduğu kabul edilerek sözleşmenin ikinci fesih ihtarında dayanılan sebeplerle haklı olarak feshedilip feshedilmediği konusunda olumlu olumsuz bir değerlendirme ve bu yönde bir araştırma yapılmadan dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde düzenlenen portföy tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada talep edilen portöy tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl kararın bu nedenle davacı ....
Şti.yararına bozulması gerekmiştir.
3-Birleşen dava, 31.01.2013 tarihinde açılmış ve 26.12.2013 tarihli celsede asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Asıl davada 02.12.2013 tarihli celse dosyanın bilirkişiye tevdi ile asıl dava ile ilgili olarak rapor alınması yönünde ara karar oluşturulmuştur. Bu ara kararın alındığı tarihte sigorta şirketinin açtığı itirazın iptali davasının henüz işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmemiştir.
Ancak dosya bilirkişiye verilirken birleşen dosya asıl dosyanın arasına konulmuştur. Bilirkişiler sadece asıl dava ile ilgili rapor tanzimi konusunda görevlendirildiği halde dayanaklarını da açıklamadan sadece sigorta şirketin kayıtlarına göre ...nin ...nden 17.834,32 TL alacaklı olduğunu bildirmişlerdir.
Birleşen dosyada asıl dava ile birleştirilmeden önce alınan 04.12.2013 tarihli raporda ise ...nin Acente ...nden takip konusu meblağ kadar alacaklı olduğunun kanıtlayamadığı görüşü bildirilmiştir. Davacı-birleşen davada davalı .... Şti. vekili asıl davada alınan ve sadece davalı ...nin defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesi hazırlanan rapordaki tespitlere, asıl ve birleşen davadaki raporlar arasındaki çelişkiye işaret ederek itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkileri giderecek, davacı-birleşen davada davalı .... Şti. vekilinin raporlara karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak denetime elverişli yeni bir rapor alınmadan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak asıl ve birleşen dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı-birleşen davada davalı .... Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davacı-birleşen davada davalı .... Şti. vekilinin birleşen davada hükmedilen icra inkar tazminatına yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Katip ... · e-imzalıdır . Hakim ... · e-imzalıdır .
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/188, K. 2020/306, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama