KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/273
- Karar No
- 2018/613
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Esas no
- 2017/145
- Karar no
- 2018/463
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/02/2017
- Karar tarihi
- 22/05/2018
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Davacı yanca davalı yan aleyhine açılan davanın yapılıp sona erdirilen açık yargılaması sonunda,
AÇILAN DAVA VE İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun yetkilendirmesi kapsamında "yer sağlayıcı" olarak faaliyet gösterdiğini, davalı ile 01.11.2013 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalının aldığı hizmet bedellerinin tahsili için giriştikleri icra takibine borçlu - davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip talebinde gösterilmeyen alacak dayanaklarının işbu davada kabul edilmemesi gerektiğini, davalının hizmet sözleşmesi veya faturalara yönelik bir borcunun bulunmadığını, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, MAHKEMECE VARILAN NİTELENDİRME VE SONUÇ
Tarafların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Somut olayda hukuki ihtilaf her iki tarafa borç yükleyen bir hizmet ilişkisinde davacnın davalıya hizmet verip vermediği ve bu kapsamkda alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri incelendiğinde ; 2016 yılı kayıtları hariç kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu kayıtlar arasındaki 2 adet farkın
Davacının davalı adına düzenlediği ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 13.898,71 TL lik faturalar toplamı ile
Davalı yanın kred kartı ile ödediği ancak kendi defterlerine kaydetmediği davacıya yaptığı toplam 7.151,42 TL lik ödemeye
İlişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı yan 2015 yılı sonundan itibaren davalı şirketten hizmet olmadığını savunmuş ise de ; davalı yanın borç mutabakatı haricinde 2016 yılında banka havalase haricinde kredi kartı ile yaptığı 7.151,42 TL ödemenin bulunması hizmeti kabul ettiğinin zımni göstergesi olarak kabul edilmiştir. Bir tacirin hiçbir izmet almadan peyderpey ödemeler yapması basit bir muhasebe hatası olarak nitelendirilemeyeceği nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/273, K. 2018/613, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama